Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/18729 E. 2021/43634 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/18729
- Karar No
- 2021/43634
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/646 - 2025/948 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/646 KARAR NO : 2025/948 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04.02.2025 NUMARASI : 2024/413 Esas 2025/82 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 07.07.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07.07.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, davalı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2021.E.80769 sayılı dosyasındaki alacakların tahsili için davacı şirket aleyhine başlatılan Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2021/18729 E. sayılı icra takibine konu tüm alacaklara yönelik 31.12.2021 tarihli ibraname ve feragat belgesi ile davalı vekilinin takibe konu tüm alacaklardan feragat ettiğini ve davalı şirketin takip dosyasına konu herhangi bir borcu bulunmadığının kararlaştırıldığı halde davalının önceki vekili azlettiğine ilişkin belge ile birlikte alacağı kalmadığı takip dosyasının yenilenmesini talep ettiği, yenileme talebi üzerine Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğü 2024/20963 Esas sırasına kaydedilen dosyaya davacının herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davacı şirketin davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, itfa nedeniyle takibin iptaline, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı şirket tarafından menfi tespit talebiyle Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/176 E.sayılı dosyası ile açılan davada görevsizlik kararı verilmesi üzerine Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/344 E. sayılı dosyası üzerinden arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine dair istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiğini, karar kesinleşmeden davacı şirket tarafından bu davanın ikame edildiğini, ikinci kez açılan bu davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ibranamenin geçersiz olduğunu, davacı tarafından davalının hakkına nispeten yarı yarıya az ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece toplanan delillere göre; davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, davalı tarafın derdestlik itirazına konu Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/344 Esas sayılı dosyasında davacı sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine Ankara 12. İcra Dairesi'nin 2021/18729 Esas sayılı (güncel Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/20963 Esas) sayılı takibinde takibe konu borcun feragatla itfa edildiğinden bahisle menfi tespit ve istirdat isteminde bulunulduğu, anılı dosya kapsamında arabuluculuk dava şartı nedeniyle usulden ret kararı verildiği ancak kararın eldeki dava tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği, her iki davanın taraflarının, konusunun, dayanılan maddi vakıa ve hukuksal sebeplerinin aynı olduğu, derdestliğe konu önceki aynı davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedildiği ve bu nedenle kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin maddi anlamda kesinlik teşkil etmediği gözetildiğinde usulden ret kararının kesinleşmesi halinde aynı hususta yeniden dava açılabileceğinden davacı vekiline Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/344 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleştirilmesi hususunda başvuru yapmak ve buna ilişkin belgeyi mahkemeye sunmak üzere kesin süre verilerek ve kesin süre içerisinde yerine getirilmemesi halinde eldeki davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği ihtar edildiği halde verilen süre içerisinde ara karar gereğinin yerine getirilmediği ve dava şartı noksanlığı giderilmediği belirtilerek, davanın "derdestlik" nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya içerisinde Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/344 E. Sayılı dosyasına ait 17.05.2024 tarihli kesinleşme şerhi bulunduğunu, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın 24.07.2020 tarihinde karıştığı kaza sonucu, başvuru sahibinin yaralanması nedeniyle meydana gelen zararların karşılanması talebiyle, ... AŞ'ye karşı Sigorta Tahkim Komisyonu'nda 2021.E.80769 sayılı dosyası ile başvuru yapıldığı, ... AŞ tarafından K-2021/137177 sayılı hakem kararına karşı itiraz üzerine 2021/İHK-43634 sayılı İtiraz Hakem Heyeti dosyasında verilen 13.12.2021 tarihli karardan sonra 31.12.2021 tarihli ibraname gereğince yetkili vekil hesabına 06.01.2022 tarihinde ödeme yapıldığını, ibranamede STK'nın 2021.E. 80769 sayılı dosyası ve Ankara İcra Dairesi'nin 2021/18729 E. sayılı dosyasındaki tazminat taleplerinden ve açılacak başkaca dosyalardaki sürekli iş görmezlik, tedavi giderleri ve her türlü maluliyete ilişkin rapor ücretleri taleplerinden ...AŞ sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsü yönünden ve davaya konu haktan gayri kabili rücu, ibra ve feragat edileceğinin kabul edildiğini, Ankara 12. Müdürlüğü'nün 2021/18729 Esas sayılı icra dosyasına 06.03.2024 tarihli azilname sunularak alacaklı vekilinin yenileme talebi uyarınca Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/20963 Esas sayılı dosyaya kaydı yapıldığını, ödeme ve ibraname nedeniyle davacının herhangi bir sorumluluğu kalmadığını ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının trafik kazasında yaralanmasından kaynaklı davacı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu'na yaptığı başvuru üzerine verilen 13.12.2021 tarih 2021/43634 K. Sayılı kararına istinaden Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2021/18729 E. Sayılı dosyasında başlatılan ilamlı icra takibine konu borcun alacaklı vekili ile yapılan ibraname gereği ödendiği halde davalı tarafından ibranamede imzası bulunan vekil azledilerek takibin yenilendiğini, davacının davalıya borcu bulunmadığını belirterek Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/20963E. Sayılı sırasına kaydedilen dosyada borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Dava Şartları” başlıklı 114/1-ı maddesinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” dava şartları arasında sayılmış, “Dava şartlarının incelenmesi” başlıklı 115/1. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” hükümlerine yer verilmiştir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açması hukukî olmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı HMK’nın 114.maddesi ile derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme ile derdestlik iddiası bir olumsuz dava şartı hâline getirilerek ilk itiraz olmaktan çıkarılmıştır. Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın halen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması halinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Somut olayda, davacı vekili tarafından 31.12.2021 tarihli ibraname ve ödeme nedeniyle dava konusu Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/20963E. Sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespiti talebi ile 22.04.2024 tarihinde Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/176 E. Sayılı dosyasında davalıya karşı açılan davada 24.04.2024 tarih, 2024/164 K. Sayılı karar ile mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, karar 17.05.2024 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilinin gönderme talebi üzerine dosyanın 21.05.2024 tarihinde tevzi edildiği Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/344E. Sayılı dosyasında 23.05.2024 tarih, 2024/367K. Sayılı karar ile dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, istinaf incelemesine konu bu dava ise 11.06.2024 tarihinde açılmıştır. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.02.2025 tarihli ve 07.07.2025 tarihli cevabi yazısında 2024/344 E. Sayılı dosyasında kararın kesinleşmediği gibi gerekçeli kararın taraflara tebliğe de çıkartılmadığının bildirildiği anlaşılmakla, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasına ilişkin dava şartının bulunmaması nedeniyle mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 07.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.