Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/14 E. 2021/203 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/14
- Karar No
- 2021/203
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/794 Esas KARAR NO:2024/1918 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:10/11/2021 NUMARASI:2021/14 E. - 2021/203 K. DAVANIN KONUSU:Patent (Maddi Tazminat İstemli) Patent Hükümsüzlüğü ve Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: ASIL DOSYA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin elektrik ürünleri alanında, önde gelen bir Türk imalatçısı olduğunu, 1973 yılından bu yana kaliteli ürünleri ve markasıyla faaliyette bulunduğunu, müvekkili firmanın, davaya konu TPE nezdinde kayıtlı 16.10.2001 tarihinden beri ... tescil no.Iu "Köşe Birleştirme Elemanı" başlıklı incelemeli patent tescilindeki tarifnamenin "Bu buluş, örneğin bir dolap veya dikdörtgen prizma şeklindeki konstruksiyonun taşıyıcı iskeletini oluşturan metal profillerinin köşe noktalarında birbirleri ile kaynak tekniği kullanmaksızın birleştirilmesini sağlayan bir köşe birleştirme elemanı ile ilgilidir" şeklinde belirtildiğini, davalı ...’nın 551 sayılı KHK uyarınca patent hakkı müvekkiline ait olan ... sayılı "Köşe Birleştirme Elemanı" adlı buluşu ile aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünleri üretmekte ve piyasaya sürerek patent hakkına tecavüz etmek suretiyle haksız kazanç sağladığını, işbu eylemin Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2015/142 D.İş sayılı tespit dosyası ile sabit olduğunu, müvekkiline ait patentin birebir aynısını üreten ve satışını gerçekleştiren ...'nın bu yol ile ticari faaliyet gösterdiğini, katalog ve internet gibi hızlı iletişim vasıtaları ile geniş çevreye yayılan ...'nın müvekkilinin gelirinin düşmesine sebep olduğunu, 18/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda "Davacı yana ait ... no. ile TPE nezdinde tescilli buluş ile davacı tarafından imal edilen köşe birleştirme elemanının aynı amaç için aynı cins materyal kullanılarak aynı imalat yöntemleri ile imal edilen köşe birleştirme elemanları olduğu, davacıya ait buluşta korunması gereken unsurlar ile Davalı ürünü unsurların birebir aynı olduğu, bu nedenle davalı eylemlerinin tecavüz teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde kanaat belirtildiğini, müvekkili firmanın, ...'nın haksız rekabeti ile 551 sayılı KHK'ye aykırılık teşkil eden eylemleri nedeni ile maddi zarar uğradığını, iş bu nedenle tüm zararların davalı ...'dan tahsilinin gerektiğini, müvekkiline ait ... tescil no.lu "Köşe Birleştirme Elemanı" isimli patente vaki tecavüzün durdurulmasına ve ortadan kaldırılmasına, mümkün olduğu takdirde tecavüze konu mamul-yan mamul ürünler ile kalıplar üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasına, olmadığı takdirde imhasına, davalı ...'nın hukuka, ticari ahlak ve rekabete aykırı davranışı sebebi ile içerisinde bulundukları haksız rekabetin tespiti ve durdurulmasına, 551 sayılı KHK uyarınca müvekkiline tescilli patente yönelik tecavüzün tespitine, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak koşulu 2.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmolunmasına, karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.Davalı/karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile; davacı/karşı davalının TR.. numaralı patent sahibi olduğunu, ancak sözkonusu patentin buluş kabul edilemeyeceğini, tekniğin bilinen yeni durumuna dahil olmayan bir ürün olmadığını, sanayiye uygulanabilir olma konusunda buluş basamağının aşılmadığını, iddia edilenlerin tekniğin mevcut durumunda dünyada uygulanan montaj unsurlarından olduğunu, koruma altına alınmasının mümkün olmadığını, iddia edilenlerin tekniğin mevcut durumunda dünyada ve sektörde yaygın uygulanan ürün olduğunu, koruma altına alınmasının mümkün olmadığını, sektörde köşe elemanlarının firmalarca değişiklik göstererek kullanıldığını, davacı/karşı davalının üretimi ile şirketlerinin ürettiği ürünlerin fiziksel ve gözle görülür farklılıkları olduğunu aksinin piyasa koşullarında mümkün olmadığını,davacı/karşı davalının dayanak yaptığı Bakırköy 2. FSHHM 2015/142 Değişik iş dosyası bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davalı/ karşı davacı tarafın ürettiği ürünlerin tescilli patentleriyle aynı olduğu ve bu durumun Bakırköy 2 FSHHM 2015/142 D.İş dosyası ile sabit olduğunu, karşı dava yönünden davacı-karşı davalı şirkete ait ... numaralı, Köşe Birleştirme Elemanı başlıklı ürün davalı tarafın patent tescilinden önce ... (...) numaralı patent belgesi ile korunma altına alınmış, ülkemizde ve dünyada bilinen genel montajlama kurallarından biri olan, pano sektöründe üretim yapan ve firmalarca kullanılan bir ürün olduğundan gerek müvekkili şirketin gerekse de pano sektöründe üretim yapan diğer üreticilerin mağduriyetini önlemek amacıyla davacı-karşı davalı şirkete ait patent belgesinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, esas dava yönünden davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı/karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesi ile, davalı/karşı davacı tarafın dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu ... (...) yayın numaralı patent belgesine ilişkin delillerin usule aykırı olduğunu, Türkçe tercümesi bulunmayan Yabancı dildeki delilleri kabul etmediklerini ve davalı/karşı davacı yanın hak bahşetmeyeceğini, müvekkiline ait davaya konu ... numaralı "Köşe Birleştirme Elemanı" başlıklı patentin, tüm patent verilebilirlik şartlarını haiz olduğunu, ... (...) numaralı patent ile birbirinden tamamen farklı olduğunu, doktrinde kabul edildiği üzere bir patent dökümanı içerisinde istemler kısmında tariflenmiş olan unsurlarla, aynı işlevi gören, bunu aynı şekilde gerçekleştiren ve aynı sonucu ortaya koyan yapılanmalardan uzak durulması gerektiğini, müvekkili şirkete ait davaya konu patent bakımından buluş basamağının aşıldığının açık olduğunu, davalı/karşı davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DOSYADA DAVA:Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket adına TPMK nezdinde tescilli, ...numaralı, ... isimli patent belgesi hakkında Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2015/259 esas sayılı dosyada derdest karşılıklı dava mevcut olduğunu, bahse konu dava dosyasında ... Elektrik firması patente tecavüz iddiasıyla müvekkili firması hakkında maddi-manevi tazminat talebinde bulunurken, müvekkili firmasının ise davaya konu ... numaralı patentin patentlenebilirlik kriterlerini taşımadığı ve kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğünü talep ettiğini, davalarının 6100 sayılı HMK 166. Maddesi uyarınca tarafları ve konusu aynı olan ancak dava sebebi farklı Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/259 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalı patentinin kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğüne, karar verilerek sicilden terkinine karar verilmesini, davalı şirkete ait ...numaralı, ... başlıklı incelemeli patent belgesinin hatalı çeviri sonucu inceleme raporunun olumlu sonuçlanmış olması sebebiyle esasen patente konu ürünün patentlenebilir olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini, fazlaya dair dava ve talep haklar ısaklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline ve davalı şirketin hukuka aykırı davaya konu işlem ve eylemi sebebiyle 20.000 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesi ile, mahkeme nezdinde derdest ulunan davanın 2015 senesinde ikame edildiğini, davalı-karşı davacı tarafından ikame edilen yeni davada 2016 senesinden bu yana dile getirilen tüm hususların sadece tekrar edildiğini, açılan davanın yargılamanın uzatılması maksadı ile daha evvel sunulan görüşlerin tekrarından ibaret olduğunu, karşı tarafın tutumunun MK2 kapsamında kötüniyet olarak kabul edileceğini, davanın hakkın kötü kullanılması ilkesi bağlamında usulden reddinin gerektiğini, 2015 senesinden bu yana devam eden davanın içeriği dikkate alındığında aynı iddialar ile aynı talepli davanın ikame edilmesi mümkün olmadığından, derdestlik sebebi ile yeni ikame edilen davanın usulden reddini talep ettiklerini, davalı-karşı davacı tarafından müvekkilinin patent tescili bakımından kötüniyetli olarak hareket etmekte olduğunun iddia edildiğini, bu iddia bakımından da Yargıtay'ın kararlarında marka-tasarım vb.tesciller bakımından yaptığı kötüniyet incelemelerini dayanak olarak gösterildiğini, patent mevzuatında "patentin gaspı" ilkesinin mevcut olduğunu, karşı tarafın unmuş olduğu dava dilekçesi içeriğinin daha evvel sunulan dilekçe içerikleri ile aynı olduğunu, ayrıca sunulan uzman görüşünün yeni görüş gibi dosyaya ibraz edildiğini, çeviri hatasının olmadığını, davacı tarafça talep edilen tazminat talebinin gerekçesinin gösterilmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Somut olayın değerlendirilmesinde, davalı yana ait ürünlerin, davacıya ait ... tescil numaralı patentin koruma kapsamına girdiği, patentin istemlerinin tümünün davalı ürününde bulunduğu,. Değişik iş tespit dosyası ve mahkememizce alınan raporlar ile sabit olduğu anlaşıldığından patent hakkına tecavüz iddiası yönünden yasal unsurların oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.Davaya konu ürünün tek başına satışı yapılan bir ürün olmayışı, birleştirme aparatı olması sebebiyle davalının münhasıran tecavüze konu üründen net kazancının hesabının yapılamaması karşısında BK 50-51 maddeleri nazara alınarak, davacının talep ettiği 2000 TL maddi tazminatın makul ve uygun olduğu; davalının kusurunun ve oluşan zararın derecesi ile tarafların ekonomik durumları nazara alınarak 20 bin TL manevi tazminatın dengeleyici ve hakkaniyete uygun olduğu hukuki kanaatiyle, maddi tazminat talebinin tamamen, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karşı dava ve birleşen davada patent hükümsüzlüğü talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Hukukumuza göre patentin unsurları yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirliktir. Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği hükümsüzlük sonucunu doğurur. Patent tescilinin ilk şartı, buluş olduğu iddia edilen konunun "yeni" olmasıdır. Bu yeniliğin kapsamı patentin istemlerine göre belirlenir. Tescil ve hükümsüz kılınmama şartı olarak yeniliğin ne olduğunu ise 6769 sayılı SMK'nun 82, 83 ve 84.maddelerine göre tespit etmek gerekir. Buluşa patent alınması ve alındıktan sonra hükümsüz kılınmaması için yapılan başvuru tarihinden ve varsa rüçhan tarihinden önceki tarih itibarıyla yenilik araştırması yapılması gerekir. Dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanda kamunun ulaşabileceği biçimde açıklanmış buluşa ilişkin bilgi mevcutsa artık o buluş yerinde değildir. Bir buluşun yeni ve patent korumasından faydalanabilir olması için içerdiği tüm unsurların (istemlerin) tekniğin bilinen durumu ile birebir aynı özelliklere sahip olmaması gerekir. "Tekniğin bilinen durumu" kavramı ve kriterinin uygulamada geniş yorumlanması gerektiği kabul edilmektedir. Buluşun öncelik talep edilen tarihinden önce dünyada herhangi bir yerde açıklanmış, ulaşılabilir hale gelmiş bilgiler tekniğin bilinen urumunu oluşturur. Bir buluşun tekniğin bilinen durumuna dahil olması halinde patent tescili kabul edilmez; eğer inceleyen uzmanın gözünden kaçarak patent verilmiş olsa bile iptal edilmesi (hükümsüz kılınması) gerekir. Davaya konu olayın değerlendirilmesinde, davacı-karşı davalı-birleşen dosya davalısına ait patentin yukarıda anılı ilkeler ışığında yapılan değerlendirilmesinde mahkememizce alınan raporlarda patentin yenilik unsuruna haiz olduğu; yalnızca sektör bilirkişisinin karşıt görüş sunduğu, bu görüşün davaya konu patentin tüm istemleri ile yenilik kırıcı ürün ya da patent karşılaştırması içermediği ve nihayet çelişki gidermek için alınan son heyet raporunda da yenilik hususunun tevsik edildiği, ayrıca birleşen davaya konu çeviri hatası iddiasının makina mühendisi yeminli tercüman bilirkişi incelemesi ve raporu ile sübut bulmadığının anlaşıldığı, ortada kasti olarak yapılan çeviri hatası sonucu alınmış bir patent belgesinin olmadığı ve kötüniyetin ispatlanamadığı anlaşıldığından karşı davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine," ASIL DAVADA; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalının davacıya ait ... tescil numaralı patentten kaynaklı haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile bu tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, ortadan kaldırılmasına, tecavüz oluşturan ve mahkememize ait 2015/142 değişik iş sayılı dosya kapsamında tespiti yapılan davalı uhdesindeki ürünler ile münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla kalıplar üzerinde davacı lehine mülkiyet hakkı tanınmasına, 2.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın 16/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,-Hüküm özetinin masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, -Karşı davacının davasının REDDİNE, BİRLEŞEN MAHKEMEMİZE AİT 2020/9 ESAS SAYILI DOSYADA; 1-Davacının davasının REDDİNE" karar verilmiştir. Davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -dava konusu olay bakımından tazminat hesaplamasının yanlış ve hatalı yapıldığını, Dava konusu patentin bir bağlantı elemanına ilişkin olduğunu, ürünün kullanıldığı panolar bakımından bağlantı parçası farklılık arz ettiğinden esasen bu parçanın kullanıldığı ürünlerin de farklılık arz ettiğini, dava konusu patenti kullandığı ürünler bakımından gerçekleştirdiği satışların çok yüksek meblağlarda olduğunu, bilirkişi raporunun tazminat hesabı bakımından yetersiz olduğunu, bilirkişilerce karşı taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme ile anılan satışların dava konusu patent ile bağlantısı olmadığı bildirildiğini, yine karşı tarafça dahi dava konusu patente ilişkin bağlantı elemanının “tek başına” ve ayrıca satışının yapılmadığı bildirilmiş olmasına karşın sayın bilirkişiler tarafından bu husus dikkate alınmaksızın kesinlikle kabul edilemeyecek şekilde bir tazminat hesaplaması yapıldığını, teknik olarak dava konusu patente konu köşe parçası ancak ve yalnız Müvekkili tarafından tasarlanan iskelet yapısında kullanılabilir şekilde tasarlandığını, hal böyle iken, sayın bilirkişilerin tazminat hesaplamasında dayanak aldığı iddiaların hukuki bir karşılığı bulunmadığını, anılan bağlantı sistemi de sadece köşe parçasından ibaret olmadığından davalının Müvekkiline ait patenti taklit etmek sureti ile ürünün tamamını da farklılaştırdığı, Müvekkili ile birebir hale getirdiği ve muadili olarak satış yaptığı görüldüğünü, anılan ürünün bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini, Emsal niteliğinde bir Yargıtay Kararının da sunulduğunu, -Tazminat taleplerine dayanak olarak dava dilekçesi ile mülga 551 sayılı KHK MD.140/1 uyarınca “patent hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin hukuka uygun şekilde kullanılması halinde ödenmesi gereken lisans bedeline göre” hesaplama yapılması talep edildiğini, talep edilmiş olan hususlar bakımından inceleme gerçekleştirilmeksizin hesaplama yapılmış olmasının kabul edilemeyeceğini,-Hükme esas alınan raporda sayın bilirkişi heyeti tarafından; “2013, 2014, 2015 yıllarında l kodu ile satılmayan dik, diktip vb. kodlar ile satılan dik tip pano satışlarında da davaya konu patente ait ürünler olduğunun dosyadaki bilgi ve belgeler ile ispatının mümkün olmadığı” şeklinde yapılan açıklamanın kabulü mümkün olmadığını, davalı tarafından internet sitesinde yer alan “ef serisi” olarak adlandırılan seride de dava konusu olan müvekkili patentinin haksız olarak kullanıldığı davalının internet sitesinden yaptığı yayınlar ile sabit olduğunu, buna rağmen hükme esas alınan raporda işbu ürünler bakımından yapılan satışların hiçbir suretle hesaba dahil edilmediğini, tecavüzün yalnızca “l serisi” ürünler üzerinden gerçekleştirilmediği sabit iken hükme esas alınan raporda yapılan tazminat hesaba itibar edilmediğini, Yüksek Mahkeme, hükme esas alınan raporda, davalının ... - ... vb. kodlar ile satılan dik tip kabin satışı bulunduğunu ancak bu ürünlerin davaya konu birleştirme aparatı ile üretilen ürünler olmadığı beyan edildiğini ancak bu bakımından herhangi bir gerekçe de bildirilmediğini, davalının ... – .. - ... vb. ayrımlar yapmadığını ve “...” şeklinde genel bir ürün bildirimi yaptığı görüldüğünü, hal böyle iken, sadece davalı tarafın tarafsız olması hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olmayan beyanı gerçeğe uygun kabul edilmek sureti ile, hesaplama yapılmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili firma tarafından davalı ile aynı sektörde faaliyet gösterilmekle birlikte, davalının müvekkiline ait patente konu ürünü sektörde çok daha fazla tutarlarda satmakta olduğunu, -ürünün asıl özelliği ve tüketiciler tarafından tercih edilmesinin sebebinin de patent konusu ihlal olduğunu, davalı tarafça da bu sebeple başkaca bağlantı elemanları yerine müvekkiline ait patent kapsamında bir kullanım gerçekleştirildiğini, Yüksek Mahkeme, hem Anayasa’da hem de Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen yargılama sürelerinin makul olması yönündeki düzenlemeler aşikar olduğunu, Davalı- karşı davacının kötü niyetinin dosya kapsamında aşikar olduğunu, yargılamayı uzattığını, Yargılamanın başından bu yana davalı tarafça Müvekkiline ait patent kapsamında bulunan tecavüzü havi kullanımlara devam edildiğini, davalı tarafça da anılan ürünün satışının durdurulduğu beyan edilmediğini ve aksine sektörde yargılama boyunca da satışlar artarak çoğaldığını, tedbir taleplerinin de kabul edilmediğini, davalı tarafça son iki senedir dava konusu patente tecavüz teşkil eden ürünün üretim ve satışı azalmamış aksine oldukça artmış olduğunu, asıl dava bakımından gerekli ve yeterli inceleme yapılarak tazminat hesabı yapılması ile buna göre karar verilmesi gerektiğini, -Müvekkili firmanın milyonlarca lira tutarında sektörde satıldığını bildiği bir ürün bakımından 600 lira civarında bir tazminat hesaplanmasının en hafif tabiri ile dayanaksız olduğunu, faturalar layık olduğu şekilde incelenmediğini ve bu ürünlerin kullanıldığı projeler de dikkate alınmamış olduğunu, -Karşı tarafça müvekkiline ait patentin kullanılmaması halinde tüm sektörün üretiminin duracağı iddia edildiğini ancak her nasılsa tüm dünyada kullanıldığı iddia edilen bu buluş bakımından başvuru tarihinden önce üretilmiş tek bir ürün dahi gösterilemediğini, çok sayıda şirketin bu ürünü ürettiği iddia edilmesine karşın müvekkiline ait buluşu ihtiva eden tek bir katalog veya tek bir ürün görselinin dahi karşı tarafça ibraz edilemediğini,-Karşı tarafça Müvekkiline ait patentin hükümsüzlüğü talepli olarak iki ayrı dava ikame edildiğini, Karşı tarafça açılan ikinci davada (birleşen dava) karşı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesi içeriği daha evvel sunulan dilekçe içerikleri ile aynı olmakla birlikte, ayrıca bir uzman görüşü de ibraz edildiğini, karşı tarafça 30.12.2019 tarihli mütalaada Av. R...’nun yine çeviri hatası ile ilgili görüşlerine yer verildiğini ve bu da yeni bir görüş gibi dosyaya ibraz edildiğini, aynı uzman tarafından aynı kelimeler üzerinden sunulan çeviri hatası görüşü dosyaya 29.4.2016 tarihli görüş ile de ibraz edildiğini, bunun üzerine Müvekkili firma tarafından Patent Vekili/ Elektrik Mühendisi Sayın ... tarafından hazırlanmış olan “tercüme hatası iddiasının değerlendirilmesi ve İsveç Patent Ofisinin İnceleme Raporunun değerlendirilmesi” başlıklı uzman görüşü de Ekim 2017 de dosyaya ibraz edildiğini, karşı tarafça ikame edilen her iki davanın da aynı talep ve aynı deliller ile ikame edildiğini, ilgili metinde müvekkili tarafından daha evvel de sunulan görüşte dile getirildiği üzere patentin koruma kapsamının belirlendiği “...” ibaresi dahi “...” olarak çevirildiğini, incelemeli patent bakımından her ülkenin araştırma ofisine sahip olmaması sebebi ile hemen her dilde yapılan başvuruların çevirilerinin kullanılması olağan bir süreç olup ancak tüm dünyada istemler ibaresinin karşılığı olarak “...” ibaresinin kullanıldığını, sadece bu kelime dahi karşı tarafın yaptırmış olduğu tercümenin “patent” gibi teknik bir konudan haberdar olmayan bir tercümana ait olduğunu ispat eder nitelikte olduğunu, zira patent bakımından istemler kelimesi tüm dünyada “...” olarak ifade edilirken ilgili çevirmen tarafından farklı bir kelime kullanıldığını, hal böyle iken, ilgili çevirmenin patent hukuku kapsamında bir deneyimi ve bilgisi olmadığı standart bir ingilizce metin olarak çeviri gerçekleştirdiğini, alınan çok sayıda rapor içeriğinde çok sayıda farklı bilirkişi tarafından karşı yanın iddialarının dayanağının bulunmadığı bildirildiğini, asıl davada iddialarını karşılar nitelikte patente konu ürün üzerinden tazminat hesaplaması yaptırılarak sonucuna göre tüm talepleri bakımından haklı asıl davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mahkemenin asıl, karşı ve birleşen davada çelişkili, teknik yönden yetersiz, hükme esas alınabilecek, denetime açık rapor olmaksızın karar verdiğini, taraflarca mütalaalar sunulduğunu, asıl davada dava dosyasına patent sahibi davacı karşı davalı taraf, 29.02.2016 tarihli İTÜ Makina Fakültesi tarafından hazırlanan Prof. Dr. ... imzalı bir mütalaa sunduğunu, bu mütalaada dosyaya taraflarınca sunulan ... numaralı patent ile ... numaralı davacı patent karşılaştırması yapıldığını, Mahkemenin 2021/14 (eski no:2015/259 Esas) esas sayılı dava dosyası davacısı tarafından dosyaya sunulan 29.02.2016 tarihli İTÜ mütalaasında, davacının patentinin karşılaştırıldığı ... numaralı patente göre yenilik taşıyan unsurlarının sadece "köşe destek kulağı(12)" ve "taşıma deliği (11)" olduğu, bu unsurların ABD patentinde mevcut olmadığı değerlendirildiğini, Asıl dava dosyasına taraflarınca bilirkişi listesinde yer alan, marka patent hukuku bilirkişiliği yapmakta olan Endüstri Mühendisi, Patent Vekili, Av. ... imzalı 29.04.2016 tarihli Uzman Görüşü sunulduğunu, 29.02.2016 tarihli İTÜ mütalaasında, davacının patentinin karşılaştırıldığı ... numaralı patente göre yenilik ve üstünlük taşıyan unsurlarının sadece "köşe destek kulağı(12)" ve "taşıma deliği (11)" olduğu, bu unsurların ABD patentinde mevcut olmadığı değerlendirilmiş iken taraflarınca dosyaya sunulan Patent Vekili Av.... görüşünü içeren 29.04.2016 tarihli raporda ... nolu 1939 tarihli ABD patentinde bu iki unsurun (Köşe destek kulağı, taşıma deliği) da mevcut olduğu tespit edilmiş ve bu iki unsur yönünden davacı patentinin yenilik içermediği ortaya konulmuş olduğunu, -Asıl dava dosyası davacısı tarafından dava dosyasına Patent Vekili ... ve ... imzalı uzman görüşleri sunulduğunu, patent vekillerine ait raporlarda dava dosyasına sundukları ... nolu ABD petenti ile...numaralı patent belgeleri ile davacıya ait TR ... numaralı patenti karşılaştırıldığını, her iki patent vekili tarafından yapılan karşılaştırmada davacı patentinde var olup ... nolu yabancı patent istem ve unsurları arasında olmayan unsurlar "Kabartma" ve "sabitleme parçaları" olduğu yönünde tespite yer verildiğini, asıl dava dosyası davacısı... şirketi vekili tarafından dosyaya sunulan 29.02.2016 tarihli İTÜ mütalaasında "Kabartma" ve "sabitleme parçaları" unsurlarının taraflarınca dosyaya sunulan ... numaralı ABD patentinde mevcut olduğu, İTÜ mütalaası 7.sayfasındaki karşılaştırma tablosunda açıkça gösterildiğini, ...ve ... raporları karşılaştırma tablolarına bakıldığında İTÜ mütalaasında, ... firması adına tescilli TR ...ile ...nolu Patent ABD petenti ile ... numaralı patent belgeleri karşılaştırma tablolarında İTÜ mütalaasında,... patentine üstünlük verilen "köşe destek kulağı(12)" ve "taşıma deliği (11)" unsurlarının sözkonusu yabancı patent unsurları içerisinde mevcut olduğu yönünde görüş bildirildiğini, her iki patent vekiline ait teknik görüşler dosyaya taraflarınca sunulan Endüstri Mühendisi, Patent Vekili Av.... imzalı 29.04.2016 tarihli uzman görüşü başlıklı raporundaki karşılaştırmasının ve tespitinin doğruluğunu teyit ettiğini, -Asıl davada, dava dosyası mahkemece re'sen seçilen bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, dava dosyasına 11.08.2016 tarihli heyet raporu sunulduğunu, rapora itiraz ettiklerini ve Mahkeme ara kararında, sözkonusu raporun teknik yönden yetersizliği, hükme elverişli, denetime uygun bir rapor olmadığının açıkça belirtildiğini, -Asıl ve karşı davanın görüldüğü 2021/14 Esas sayılı dava dosyası 03.11.2016 tarihli mahkeme ara kararı doğrultusunda ikinci kez mahkemece re'sen seçilen yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş dava dosyasına 02.06.217 tarihli bilirkişi heyet raporu sunulduğunu, Dosyaya giren bu rapor mahkemece re'sen seçilen ikinci heyet raporu olduğunu, Üç kişilik uzmandan oluşan ikinci heyet raporunda ... ve ... isimli uzmanlar davaya konu ... adına tescilli üründe patentlenebilirlik kriterlerinin mevcut olduğu yönünde görüş belirtirken sektör uzmanı ... karşıt görüş ortaya koyarak; davaya konu ürünün patentlenebilirlik kriterlerini haiz olmadığını, ... numaralı ... isimli patentte de davacı patentine üstünlük verilen kabarcıkların kullanıldığını, bu özelliğin basit bir internet araştırması ile ulaşılabilecek bir bilgi olduğunu ve buluş niteliğinde olmadığını olsa olsa endüstriyel tasarım olarak değerlendirilebileceğini belirttiğini, iş bu bilirkişi raporuna, heyet bilirkişileri arasındaki çelişkili görüşlerden dolayı itiraz edildiğini, -... şirketi adına tescilli davaya konu ... numaralı "..." isimli incelemeli patentin tesciline (patentlenebilirlik) dayanak oluşturan ... tarafından verilen 2004 yılı tarihli araştırma ve 2006 yılı tarihli inceleme raporu olduğu dosyadaki Türk Patent Enstitüsü kayıtları ile sabit olduğunu, ...'nden verilen sözkonusu raporlarda TR ... numaralı patente olumlu rapor verilmesinde patentin "..." (...) unsuruna dayandırdığını, taraflarınca, davaya konu patentin İngilizce'ye çevirisi yeniden yaptırıldığını, ...'ne gönderilen patentin İngilizce dilindeki metni ise dava dosyasına TPE tarafından gönderilen belgeler arasında mevcut olduğunu, 2021/14 Esas sayılı dava dosyasına taraflarınca 22.09.2017 tarihli dilekçe ekinde 21.07.2017 tarihli İsveç Patent Ofisinden Patent Denetçisi ... imzalı "Yazılı Görüş Raporu" başlıklı uzman görüşü sunulduğunu, bahse konu uzmandan, ...'ne patent sahibince gönderilen davaya konu patentin İngilizce çeviri metni ile taraflarınca yaptırılan davaya konu patentin İngilizce çeviri metni üzerinden ayrı ayrı inceleme ve araştırma yapması, ortaya çıkan sonuca dair rapor sunması talep edildiğini, ...uzmanının ortaya koyduğu görüş özetle; ...'ne ...atentin İngilizce metni -Türkçe metnindeki "..." unsuru, olması gereken doğru şekilde "..." olarak İngilizce diline çevrilerek ...'ne gönderilmiş olsaydı olumlu yönde rapor alınması ve ... şirketinin köşe birleştirme elemanı isimli ürününe patentlenebilirlik verilmesi mümkün olmayacaktı şeklinde olduğunu, -Asıl dava olan 2021/14 Esas sayılı dava dosyasına sunulan yeni belgeler, uzman görüşleri ve ikinci heyet raporuna taraflarınca yapılan itirazlar üzerine mahkemenin 09.04.2019 tarihli celsesinde dosyada taraflarca sunulan birden fazla uzman görüşleri ve mahkemece re'sen seçilen bilirkişi heyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından dosyanın biri patent uzmanı, biri üniversitelerin makina veya endüstri mühendisliği bölümlerinden ve de sektörden oluşacak bir heyet bilirkişisine tevdine karar verildiğini, 19.09.2019 tarihli üçüncü bilirkişi heyet raporunda dava dosyasının o aşamasına kadar sunulan mütalaa ve bilirkişi heyet raporları arasındaki çelişkiyi gideremeyen, davaya konu ihtilafa dair teknik yönden mahkemeye bilimsel görüş sunmaktan son derece uzak, hatta önceki heyet raporları ile karşılaştırıldığında teknik yönden her bakımdan son derece zayıf, hükme esas alınabilecek bir rapor olmadığı, mahkemenin 26.11.2020 tarihli 17.celsesi ara kararı ile net bir şekilde anlaşıldığını, -bu defa; ... şirketinin TR ... numaralı patentine dair Türk Marka ve Patent Kurumu nezdindeki dosyası daha ayrıntılı ve dikkatli şekilde incelendiğinde bahse konu şirketin sanayide uzun yıllardır kullanılan davaya konu köşe birleştirme elemanı isimli ürüne patent alabilmek için ...'ne gönderdikleri İngilizce metindeki çeviri hatasını, kasten ve kötü niyetli olarak, inceleme raporunun olumlu sonuçlanması için bilinçli bir kurgu ile İngilizce metin oluşturdukları kanaatine ulaştıklarını, davalı ... firması aleyhine Bakırköy 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/9 Esas sayılı dava ile kötü niyetli tescil sebebiyle hükümsüzlük ve tazminat talebi ile birleştirme talepli dava açıldığını ve bahse konu davanın mahkemenin 10.01.2020 tarihli kararı ile aynı mahkemenin derdest dosyası (2021/14 Esas) sayılı dava dosyası ile birleştirme kararı verildiğini ve 30.12.2019 tarihli uzman görüşü başlıklı mütalaa sunulduğunu, Mütalaa bir bütün olarak ele alındığında kötü niyetli tescile dair iddialarının doğruluğu dil uzmanı bilirkişi ... tarafından sunulan örneklemelerle gözler önünde olduğunu, Prof.Dr. ... makine mühendisliği disiplini yönünden bakıldığında davaya konu patentin Türkçe metninde yer alan "köşe destek kulağı" teriminin İngilizce'ye çevirisinin "..." olarak çevirisinin hatalı olduğunu, "..." olarak çevirisinin kabul edilebilir sınırlarda olduğunu ancak ideal teknik terimin "..." olduğunu ifade ettiğini, Dil uzmanı Dr.... 'de aynı yönde görüşünü açıklamakla birlikte örneklerden yola çıkarak ..., ... terimlerinin teknik alanda kullanımlarına dair somut örnekleri kaynakları ile birlikte gözler önüne serdiğini, Patent Vekili, Endüstri Mühendisi Av. ... ise davaya konu patentin tescil sürecini ... inceleme ve araştırma safahatına dair raporları da detaylı inceleyerek ele aldığını, her iki kuruluşun inceleme ve araştırma metotlarını karşılaştırıldığını,...'nin davaya konu patentin inceleme ve araştırma raporlarında hatalı sonuca ulaşılmasına sebebiyet veren hususlar tek tek izah edildiğini, ...nin araştırmada kullandığı teknik terimleri ve veri tabanına raporunda yer vermediğini, buna karşılık ...'nin inceleme ve araştırma raporlarına dair sonucun inceleme ve araştırma metodu, hangi terimlerle arama yapıldığı ve kullanılan veri tabanına dair ayrıntılara yer verilmesi sebebiyle inceleme ve araştırmaya dair metodun ve yer verilen ayrıntıların ulaşılan sonuç bakımından denetlenebilir olduğu belirtildiğini, 30.12.2019 tarihli mütalaada sonuç olarak hatalı tercüme sebebiyle davaya konu patente hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiği sonucuna varıldığını, -2021/14 Esas sayılı dava dosyası ile birleşen dosyadaki kasten ve kötü niyetli hatalı tercüme sebebiyle hükümsüzlük ve tazminat taleplerine dair davayı da dikkate alan mahkeme 26.11.2020 tarihli 17. Celsedeki ara kararı ve talepleri doğrultusunda dava dosyasına üçüncü heyet raporunu sunan bilirkişi heyetine Makine Mühendisi ve yeminli tercüman ... isimli bilirkişiyi de ilave ederek dosyayı ek rapor için yeniden 19.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda imzası bulunan heyet bilirkişisine tevdi ettiğini, Dava dosyasına 06.05.2021 tarihli ek bilirkişi raporu sunulduğunu buna da itiraz ettiklerini, Yeminli Tercüman bilirkişisi ise sözkonusu raporda çeviri hatası olup olmadığı yönündeki değerlendirmesinde "..." ifadesi ile "..." ifadeleri birbirinden tamamen farklı ifadelerdir" şeklinde bir tespit yaptığını, 06.05.2021 tarihli ek raporun 5.sayfasında yeminli tercüman bilirkişi tespit ve değerlendirmelerine yer verildiğini, Bilirkişi, tarafımızdan dosyaya sunulan 30.12.2019 tarihli uzman görüşü ve 21.07.2017 tarihli ... incelemelerine konu olan "..." ve "angle supporting shackle" terimlerinin Türkçe anlamlarına dair açıklamalarda bulunduğunu, "..." teriminin, dosyaya sundukları 30.12.2019 tarihli uzman görüşü raporunda belirtildiği gibi "köşe destek kulağı veya tablası" anlamına geldiğini, "..." kelimesinin Türkçe'ye "..." olarak da yerleştiğini, "..." terimin "..." olarak da ifade edilebileceğini belirttiğini, Bilirkişi, "angle supporting shackle" terimini ise Türkçe'ye dosyaya taraflarınca sunulan 30.12.2019 tarihli uzman görüşü raporunda da belirtildiği üzere "vidalı veya pimli kelepçe" " açı destekleyen kelepçe" manasına geldiğini açıkça belirttikten sonra " yukarıda da izah edildiği gibi, "..." ifadesi ile "angle supporting shackle" ifadeleri birbirinden tamamen farklı ifadelerdir, mamafih neticeye zıt anlamlar ifade ettiği söylenemez" şeklinde bir tespit ve değerlendirmeye yer verdiğini,Yeminli Tercüman Makine Mühendisi bilirkişinin bu tespit ve değerlendirmesinin esasen birleşen dava dosyası kapsamındaki iddialarını doğrulayan, 30.12.2019 tarihli uzman görüşü başlıklı mütalaada da ortaya konulan patent belgesine ... olumlu yönde inceleme ve araştırma raporu verilmesine yol açan tercüme hatası tespit ve değerlendirmesi ile paralel bir tespit olduğunu, Dil uzmanı bilirkişi iki terimin tamamen farklı ifadeler olduğu tespitinden sonra sözkonusu hatanın kasti ve kötü niyetli olup olmadığı hukuki değerlendirme olduğu, mahkemenin takdir alanı içinde olan bir husus olduğu, bu sebeple bilirkişinin kötü niyet olup olmadığı hususundaki değerlendirmesinin de soyut ve bilimsel bir temeli olmadığını, bu sebeple bilirkişinin kötü niyete yönelik soyut değerlendirmesine katılmadıklarını, Mahkemenin karar gerekçesinde yeminli tercümanın "..." ifadesi ile "..." ifadeleri birbirinden tamamen farklı ifadelerdir" şeklindeki tespitini gözardı ederek çeviri hatasının kasten ve kötü niyetli olup olmadığı yönünündeki soyut değerlendirmesini kararına gerekçe yapmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, Yeminli tercümanın tartışma konusu olan çeviri hatasına dair yeminli tercümanın tespiti ile dosyadaki ...raporları sonucunu birlikte değerlendirdiğinde hükümsüzlük davalarındaki haklılıklarının teknik yönden gözler önüne serildiğini,-İlk derece mahkemesinin asıl dava yönünden karar gerekçesine bakıldığında 26.11.2020 tarihli 17. Celse ara kararı ile açıkça çeliştiğini, Mahkemenin söz konusu tarihteki ara kararında, o tarihe kadar dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporları ile taraflarca sunulan mütalaalar arasındaki çelişkinin 19.09.2019 tarihli kök raporla giderilmemiş olması sebebiyle kendisine bu kapsamda görev tevdi edilen bilirkişi heyetine 26.11.2020 tarihli ara kararında 19.09.2019 tarihli kök raporlarına atıf yaparak; "hükme dayanak olabilecek derecede ve denetlenebilir yeterli ve bilimsel gerekçe içermediği, ulaşılan sonuçlar açısından tüm deliller ile birlikte yeterli analiz yapılmadığı anlaşıldığından usulüne uygun bir şekilde bilimsel gerekçelendirilmiş bir şekilde ek rapor" hazırlamalarına yönelik görev tevdi ettiğini, buna karşılık dosyaya sunulan 06.05.2021 tarihli ek raporun, mahkemece verilen söz konusu göreve uygun teknik bir rapor olmadığı, kök rapordaki görüşlerin tekrarından ibaret bir rapor sunulduğu, teknik yönden uyuşmazlığı çözen bir rapor olmadığı bu bakımdan 26.11.2020 tarihli ara kararla bu husus mahkeme kaydına da geçmiş olmasına karşılık 06.05.2021 tarihli, her bakımdan teknik yönden yetersiz olan ek rapor ile uyuşmazlığa dair teknik tartışmayı ve ihtilafı bir sonuca bağlamadan ve çözüme kavuşturmadan hüküm verdiğini,-Davacı karşı davalının ileri sürdüğü patente tecavüz ve haksız rekabete ilişkin iddialarının, ... şirketine ait TR ... numaralı patentin hükümsüzlüğü için açılan karşı ve birleşen dava dosyasında uyuşmazlık konusu dosyaya sunulan bilirkişi ve uzman görüşleri çerçevesinde tartışıldığını, sunulan yabancı ülke patentleri ile davaya konu patente ilişkin uzmanlarca yapılan karşılaştırmalar dikkate alındığında davaya konu TR ... numaralı patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan 29.04.2016 tarihli Endüstri Mühendisi, Patent Vekili Av.... Uzman Görüşü, ... Raporu, 30.12.2019 tarihli Uzman Görüşü başlıklı heyet raporu ile mahkeme dosyasına sunulan 06.05.2021 tarihli ek bilirkişi raporundaki yeminli tercüman görüşü birlikte ele alındığında davaya konu patentin kasten ve kötü niyetli çeviri metni üzerinden ... tarafından verilen olumlu inceleme raporu sonucu TPE (TMPK) nezdinde tescil edildiğinin ortada olduğunu, yetersiz 06.05.2021 tarihli ek bilirkişi heyeti raporuna dayandırarak hüküm kurmasının hukuka, yasa ve usule aykırı olduğunu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı/karşı davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yüksek Mahkeme, esas davada karşı tarafça dosyaya ibraz edilen beyanlar tek tek incelendiğinde karşı tarafın yargılamanın başından bu yana bugün yeni bir hükümsüzlük gerekçesi gibi sunduğu “çeviri hatası” iddiasını sunulan her dilekçe ile dile getirmekte olduğunu, karşı tarafın bu tutumunun açıkça MK2 kapsamında kötü niyet olarak kabul edileceğini, Müvekkilin başvuru tarihinden önce ülkemizde ve yurt dışında “herkesçe kullanılan” bir buluş olduğunu iddia eden tarafça çeviri bakımından sunulan onlarca sayfa dilekçe yerine üretilmiş tek bir ürünün gösterilmesinin yeterli olacağını, Karşı tarafça 30.12.2019 tarihli mütalaada Av. ...’nun yine çeviri hatası ile ilgili görüşlerine yer verilmiş ve bu da yeni bir görüş gibi dosyaya ibraz edilmiş olduğunu, oysa aynı uzman tarafından aynı kelimeler üzerinden sunulan çeviri hatası görüşü dosyaya 29.4.2016 tarihli görüş ile de ibraz edildiğini, Müvekkili firma tarafından Patent Vekili/ Elektrik Mühendisi Sayın .... tarafından hazırlanmış olan “tercüme hatası iddiasının değerlendirilmesi ve ...nin İnceleme Raporunun değerlendirilmesi” başlıklı uzman görüşü de Ekim 2017 de dosyaya ibraz edildiğini, karşı tarafın daha evvel dosyaya ibraz etmiş olduğu ve tüm iddialarına dayanak gösterdiği 06.09.2016 tarihli metin dayanak gösterildiğini, ilgili metinde müvekkili tarafından daha evvel de sunulan görüşte dile getirildiği üzere patentin koruma kapsamının belirlendiği “...” ibaresi dahi “...” olarak çevirildiğini, incelemeli patent bakımından her ülkenin araştırma ofisine sahip olmaması sebebi ile hemen her dilde yapılan başvuruların çevirilerinin kullanılması olağan bir süreç olduğunu ancak tüm dünyada istemler ibaresinin karşılığı olarak “...” ibaresinin kullanıldığı bilindiğini, sair çevirilerde kelimeler eş anlamlı benzer kelimelerle karşılanabilecek olsa dahi, patent ofisleri tarafından claims ibaresi bakımından kullanılan başkaca bir ifade mevcut olmadığını, bu sebeple de çevirilerde istemler bakımından başkaca bir ifade kullanılması imkanı olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2017/1505 Esas, 2018/7762 karar sayılı içtihat metni ile sabit olduğu üzere patent hükümsüzlüğü bakımından yapılacak inceleme yargıtay ictihatları ile sabit olup, atıf yapılan hüküm ise khk madde 83 olduğunu, hükümsüzlük bakımından gerekçe gösterilen ürün ile patentte yer alan istemler,tarifname ve resimler esas alınarak yorumlanmalı ve buna göre bir karar verilmesi gerektiğini, karşı tarafça sunulan tüm ürün ve eski tarihli patentler incelenmiş ve sayın bilirkişiler tarafından Müvekkiline ait patentin yenilik kriterini haiz olduğu da defalarca dile getirilmiş olduğunu, istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davada davacı-karşı davalı şirket, Türk Marka Patent Kurumu nezdinde adına tescilli TR ... kod numaralı incelemeli patentine davalı karşı davacının tecavüz ettiği iddiasında bulunmakta, tecavüzün önlenmesi, Türk Ticaret Kanunu haksız rekabete ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün önlenmesi ve bu iddiasına dayalı olarak maddi-manevi tazminat talebinde bulunduğu, Asıl davada Karşı dava ile; davacı-karşı davalı şirkete ait TR... numaralı, ... isimli patentinin buluş kabul edilebilecek, tekniğin bilinen durumunu aşan bir ürün olmadığı, bahse konu patentin tescilinden önce ülkemizde ve dünyada bilinen ve uygulanan bir üretim tekniği olarak sanayi üretiminde var olan bir teknik olduğu,davalı şirketin, davacı tarafın patentli ürününü taklit etmediği, sözkonusu piyasada bilinen ve uygulanan bir tekniği ürünlerinde kullandığı, bu sebeple karşı dava olarak hükümsüzlük talebi ile dava ikame edildiği, birleşen dava ile de yargılamaya konu TR ... kod numaralı incelemeli patentin alınmasının katsen ve kötü niyetli hatalı çeviri sonucu alındığı iddiasıyla hükümsüzlük davası açıldığı anlaşılmıştır. Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/142 değişik iş sayılı dosyası dosya içerisine alınmış, tetkikinde; talep edenin .. A.Ş., karşı tarafın ... Şti olduğu, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda; "davacı yana ait ... numarası ile TPE nezdinde buluş ile davacı tarafından imal edilen köşe birleştirme elemanının aynı amaç için, aynı cins materyal kullanılarak, aynı imalat yöntemleri ile imal edilen ... olduğu, davacıya ait buluşta korunması istenen unsurlar ile davalı ürünü unsurlarının birebir aynı olduğu, bu nedenle davalı eylemlerinin tecavüz teşkil ettiği" hususlarının rapor edildiği görülmüştür. Davacı/karşı davalı vekilince, Marka Patent Vekili Elektronik Mühendisi ...'dan alınan Şubat 2016 Tarihli Teknik Mütalaa dosyaya sunulmuş, tetkikinde; "... numaralı patentin, TR ... numaralı patentin olmazsa olmaz unsurlarını içermediğini, bu nedenle TR ... numaralı patentin ilgili Amerika Patenti karşısında yeni olduğunu" bildirdiği; 29/02/2016 tarihli İTÜ Makine Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. ... ve Y. Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan rapor dosyaya sunulmuş, tetkikinde; inceleme konusu TR ... nolu incelemeli patent belgesinin ... nolu Amerikan Patent belgesi karşısında tekniğin bilinen durumunu aştığını, iki belge arasındaki farklılıkların buluş basamağını tesis edecek türde (aşikar olmayan) farklılıklar olduğu" hususlarını bildirdikleri görülmüştür. Davalı/karşı davacı vekilince, Patent Vekili Endüstri Mühendisi Av. ...'nun 29/04/2016 tarihli "Uzman Görüşü" başlıklı inceleme raporunun dosyaya sunulduğu görülmüş, tetkikinde; "İstem 1'in D1 ve D2 karşısında buluş basamağı içermediği, İstem 1'in, D1 ve D3 karşısında buluş basamağı içermediği, İstem 2'nin, D1 ve D2 karşısında buluş basamağı içermediği, İstem 2'nin D1 ve D3 karşısında buluş basamağı içermediği, İstem 3'ün D1 ve D2 karşısında buluş basamağı içermediği, İstem 3'ün, D1 ve D3 karşısında buluş basamağı içermediği" hususlarını bildirdiği görülmüştür. Davalı/karşı davacı vekilince, ... sayılı, ... sayılı,... sayılı, ... sayılı, ... sayılı, ... sayılı ve ... sayılı ABD Patentlerine ait İngilizce ve Türkçe dökümanları dosyaya sunulmuştur. Dosya, davalı kullanımlarının TR ... sayılı patent kapsamında kalıp kalmadığı, davacıya ait TR ... sayılı patentin hükümsüzlük açısından değerlendirilerek yenilik vasfı ve buluş basamağı konusunda değerlendirme yapmak suretiyle ayrıntılı ve denetlemeye uygun rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 11/08/2016 tarihli raporlarında; "TR ... nolu patentin tescil koşullarının tümüne haiz olduğu; davalı/karşı davacının dosyaya ibraz etmiş olduğu örneklerin davacı/karşı davalının TR ... nolu patenti ile benzer olduğu, dava konusu TR ...tescil sayılı patentin, aksi bir belge sunuluncaya kadar başvuru tarihi itibari ile yenilik, ayırt edicilik ve tekniğin bilinen durumun aşılması niteliklerini taşıdığı, davalı/karşı davacının, davacı/karşı davalı tarafından TPE nezdinde TR ... no ile tescil edilen patentinde tanımlı ürüne benzer ürün imal ettiği ve ticari olarak kullandığı Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/142 değişik iş dosyası ile anlaşılan davalı/karşı davacının faaliyetleri ile davacının sahip olduğu patent haklarını ihlal ettiği" hususlarını rapor etmişlerdir.Davalı/karşı davacı vekili 03/09/2016 havale tarihli 11/08/2016 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ile, bilirkişi raporunun son derece yetersiz, davacı-karşı davalının dosyaya sunduğu uzman görüşleri ve taraflarınca dosyaya sunulan Patent Vekili teknik değerlendirmeleri ile çelişen ve yetersiz kalan bir rapor olduğunu, bilirkişi heyetinin 6 ayrı patent ile davacıya ait patentteki yenilik doğuran unsurları tek tek karşılaştırmadığı, genel bir değerlendirme ile yetindiği, son derece üstün körü bir değerlendirme ile neticede davacının patentindeki unsurların buluş basamağını aşar nitelikte olduğu görüşünü ortaya koyduğunun görüldüğünü, bilirkişi raporunda değindiği gibi mahkemenin yargılamaya konu patentin yenilik ve ayırtediciliğini re'sen incelemesi gerektiğini, dosyanın yeni heyete tevdi ile ihtilafın çözümü için rapor sunulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı karşı davalı vekilince Patent Vekili Elektrik Mühendisi ...'dan alınan Kasım 2016 tarihli teknik mütala dosyaya sunulmuş, tetkikinde; "... numaralı patent müracaatı ile ... numaralı patent müracaatında dikey ve yatay profilleri ek aparat ve ekipman kullanılarak yani cıvata kullanılarak sabitleme işlevini yerine getiren TR ... numaralı patent başvurusunun önceki tekniğine ait dökümanlar olduğu, bahsi geçen D1 ve D2 dökümanlarında bahsedilen TR ... numaralı patent başvurusunun ana isteminde koruma altına alınan kabartma unsurunun yer almadığı, dolayısıyla delil olarak sunulan D1 ve D2 dökümanlarının varlığında TR ...numaralı patent müracaatının yeni olduğu" hususlarını bildirdiği görülmüştür.Davacı/karşı davalı vekili 05/12/2016 havale tarihli dilekçesi ile, Patent Vekili ...'dan alınan teknik mütalaa dosyaya sunulmuş, tetkikinde; "TR ... numaralı patentin ... ve ... numaralı patentler karşısında yenilik ve buluş basamağı kriterlerine sahip olduğu ve KHK'nın 5.maddesi olan "Yeni tekniğin bilinen durumunu aşan ve şantiyeye uygulanabilir olan buluşlar, patent verilerek korunur" hükmüne uygun olduğu" hususlarını bildirmiştir.Davalı/Karşı davacı vekilince İsveç Patent Ofisi Araştırma ve İnceleme Raporları ile 11/09/2017 tarihli mütalanın dosyaya sunulduğu görülmüştür. Dosya, davalı/karşı davacı tarafın dosyaya ibraz ettiği itirazlar, beyan ve belgeler, ayrıca daha önce sunulan bilirkişi raporu, uzman görüşleri dikkate alınarak aradaki çelişki ve incelenmeyen bir kısım delil dikkate alınarak, dava konusu ... sayılı patentin patent verilebilirlik özelliği taşıyıp taşımadığı, daha önce var olan bir hususta olup olmadığı hususlarında rapor tanzimi için üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 02/06/2017 tarihli rapor ile, "... nolu patentin istem 1'in D1 (...nt karşılığında yenilik ve buluş basamağı unsurlarını içerdiği, ... nolu patentin istem 1'in D2 (...) nolu patent karşılığında yenilik ve buluş basamağı unsurlarını içerdiği, ... nolu patentin istem 1'in D3 (...) nolu patent karşılığında yenilik ve buluş basamağı unsurlarını içerdiği, ... nolu patentin istem 1'in (Dd: ..., D5: ..., D6: ..., D7: ... nolu patentler) karşılığında yenilik ve buluş basamağı unsurlarını içerdiği, Bakırköy 2. Fikri Sınai ve Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ilgili dosyasından alınarak yapılan değerlendirme sonucunda davalı (karşı davacı) nın ürünün davaya konu patent ürünü ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu" hususlarını rapor etmiş iseler de heyette bulunan sektör bilirkişisi ... karşıt görüş olarak "Dosya incelendiğinde endüstriyel amaçlı üretilen çeşitli metal profillerin çatılmasıyla elde edilen kabinlerin sağlamlaştırılması ile ilgili köşe bağlantılarında kullanılmak üzere yapılmış köşebentlerin patent haklarının ihlalinin dava konusu olduğu, bu tür ürünlerin 1980 yıllarından başlayarak kullanıldığı, dava dosyasına sunulmuş olan ABD menşeli iki adet patent ... ve ... patentlerin bu görüşlerini desteklediği, dava konusu patent belgelerinde tek farkın köşe birleştirmelerinde profilin sabitlenmesi için kullanılan kabarcıklar olduğu, bu kabarcıkların köşe elemanı üzerinde bulunması önemli kolaylıklar sağladığı, ancak yenilik olarak kabul edilemez. Çünkül3/Ekim/1998 yılında ABD de alınan ... sayılı .... isimli bir patentte bu tür kabarcıklar kullanıldığı, bu tür sorunu yaşayan teknik uzmanın internet aracılığı ile yapacağı bir araştırmada bu fikre kolayca ulaşabileceğinin değerlendirildiği, ayrıca 17/Şubat/1984 tarih ....., 12/Mart/1996 tarih ... sayılı ... patentlerinde de kabarcık sistemleri kullanıldığı, sorunu yaşayan teknik bir uzmanın yapacağı tek iş internet aracılığıyla elde edebileceği bu tekniği elindeki köşe birleştirici parçaya uygulamaktan ibaret olduğu göz önünde tutularak bu uygulamanın yenilik taşımadığı kanaatine varıldığı, günümüzde endüstriyel bilgi açısından kolayca ulaşılabilecek kaynaklardan fikir alınarak geliştirilebilecek bir ürünün patente konu olacak bir buluş olamayacağı, olsa olsa endüstriyel tasarım çerçevesinde değerlendirilebilecek bir ürün sınıfında olması gerekeceği, dava konusu ürün bir sanat eseri olmaması nedeniyle ilk bakışta benzerliğin olması geçerli bir görüş değildir. Sonuçta her tür köşeler hayatın normal akışına uygun görünümde olduğu, her iki ürün de incelendiğinde üretim tekniklerinin farklı olduğu, davalı ürünün kıvrıldıktan sonraki kaynak yeri ile, patent belgeli olan ürünün kaynak yerleri farklı olduğu, davalıya ait ürünün üzerindeki kabarcıklar kare, patentli ürünün ki dikdörtgen biçiminde olup, montajda kullanılacak vida delik koordinatları ve çapları farklı olduğu, ayrıca patentli ürünün tabanı dikdörtgen biçimli, diğerininki bir köşesi yuvarlatılmış kare Biçiminde olduğu, patentli ürünün yapıldığı metal parçanın et kalınlığı Smm patentsiz ürünün 4 mm olduğu, bu verilerden anlaşılacağı gibi her iki ürününde kullanım amaçları farklı olduğu, bu nedenle patentsiz ürünün, patentli ürünün birebir kopyası olduğunun söylenemeyeceğini, kullanım alanı açısından mevcut ürünler açıkça görünülebilir yerlerde olmadığı" hususlarını bildirmiştir.Davalı/karşı davacı vekili 28/06/2017 havale tarihli 02/06/2017 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile, bilirkişi raporunda buluş basamağı incelemesinin yapılmadığını, davaya konu ihtilafın, davacının ... sayılı patentinini Patent verilebilirlik özelliği taşıyıp-taşımadığı yani buluş basamağının aşılıp-aşılmadığı noktasında toplandığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda dosyadaki delil ve belgelerin tamamının incelenmediğini, eksik inceleme ile bir rapor düzenlendiğini, bilirkişi heyetinin dosyaya taraflarınca sunulan dökümanlar ile davaya konu patentle karşılaştırmasını yapmak yerine dosyadaki raporlara dair değerlendirmesinde değinerek geçiştirdiğini, raporda davacı lehine görüş bildirine bilirkişilerin davacının sunduğu mütalaalar arasındaki ve taraflarınca sunulan mütalaada ortaya çıkan görüş farklılığı ve çelişkiyi giderici hiçbir teknik izahat yapmadığını, mutlak yenilik incelemesinin bilirkişilerce yapılması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan İTÜ mütalaasında "karşılıklı birbirine geçen kabartma" unsuru yönünden davacı patentinin yenilik unsuru taşımadığı ve buluş basamağının aşılmadığı yönündeki görüşün HMK 188.maddesi kapsamında ikrar olduğunu, dosyanın mahkemece seçilecek yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasını talep etmiştir. Dosya, davalı/karşı davacı tarafın sunduğu beyanlar, tercüme ve raporlar, itirazlar dikkate alınarak; davalı tarafın iddia ettiği hususlara ilişkin patentteki yanlış bir tercümeden dolayı patent niteliği kazandığına ilişkin hususlar, ayrıca ...'nden yanlış tercüme nedeniyle patentlenebilirlik verildiğine ilişkin iddia, dosyaya ibraz edilen İsveç Raporu ve uzman görüşü dikkate alınarak patentin patentlenebilirlik şartlarına yönelik bir tercüme hatası olup olmadığı, bir yanlışlık olup olmadığı konusunda rapor tanzimi için dosya kapsamında rapor alınan ikinci heyete tevdi edilmiş, bilirkişiler 22/02/2018 tarihli raporlarında; "davaya konu ... nolu patent, istemleri, tarifnamesi ve resimleri ile birlikte bir bütün olarak dikkate alındığında yeni olduğu ve buluş basamağı unsurunu içerdiği hususları bildirilmiş, heyette bulunan sektör uzmanı bilirkişisi ...; davaya konu ... nolu patentin tekniğin bilinen durumuna dahil olduğunu, konusunda uzman bir teknik eleman tarafından da düşünebilecek olduğundan buluş basamağını aşmadığından patent niteliğinin bulunmadığı yönünde görüşlerini bildirdiği görülmüştür. Davalı karşı davacı vekili 13/03/2018 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi heyetinin ek raporunun ara karar ile heyete verilen görevi yerine getirmediklerini, ayrıntılı ve denetlemeye uygun bir sunulmadığının açık olduğunu, aleyhe rapor sunan bilirkişilerin görüşlerini bilimsel bir izah olmaksızın açık e net teknik bir tespit e değerlendirmeye dayandırmadıklarını, sektör uzmanının yargılamaya konu davalı ürününün patentlenebilir bir ürün olmadığını sektördeki tecrübesini de ortaya koyarak açıkladığını, ek raporun, ihtilafın çözümünde mahkemeye yol gösterici, denetlemeye uygun bir rapor olmadığını, açıklanan nedenlerle İngilizce teknik terimlere vakıf bir mütercim uzman, bir sektör uzmanı, buluş basamağının aşılıp aşılmadığı hususunda görüş bildirebilecek bir patent uzmanı ile çelik taşıyıcı sistemlerde srüktüel tasarım konusunda üniversitelerin mühendislik fakülteleri veya endüstriyel tasarım bölümlerinden seçilecek uzman akademisyenin yer aldığı bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilerek rapor tanzimine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı/karşı davalı vekili 13/03/2018 tarihli dilekçesi ile, karşı görüş olarak raporda yer verilen beyanlara hukuken itibar edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişinin karşı görüş olarak kaleme aldığı kanaatlerinde tamamen soyut kabuller ile dosya kapsamında yer alan tarif name, inceleme raporları ve karşılaştırmaları hiçe sayarak dava konusu patentin buluş basamağı kriterini haiz olmadığını ileri sürdüğünü, ek raporda bilirkişiler tarafından davalı-karşı davacının sözde tercüme hataları bakımından itiraz ve beyanlarının haksız olduğunun tespit edildiğini, patentin koruma kapsamının yalnızca kullanılan kelimeler ile belirlenmediğini, aslen patent ile korunan hususun işlev olduğunun mevzuatta tartışmaya yer bırakmayacak derecede açık şekilde düzenlendiğini, aynı buluşun ve patent ile korunmak istenen işlevin farklı kelimeler ile farklı cümle yapıları ile anlatılmasının mümkün olduğunu, kaldı ki "..." ve "..." kelimelerinin tarifnamede teknik kullanım açısından açıkça aynı anlama geldiği hususunun teknik mütalaalar ile beyan edildiğini, dosyanın tazminat talepleri bakımından rapor tanzimi için uzman bilirkişiye tevdini talep etmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce; söz konusu sektöre ilişkin firmalar arasında lisans sözleşmesinin yapılmış olması durumunda sözleşmede belirtilen şartların geçerli olacağı, sözleşmenin olmaması durumunda ise, bahsi geçen sistem den elde edilen cironun %15 oranında rakamın emsal lisans bedeli olarak tespit edilebileceği hususunda cevap verildiği görülmüştür. Dosya, dava tarihinden geriye doğru mali yönden davacı tarafın talep ettiği tazminata ilişkin olarak davalı tarafın defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzimi için muhasip bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 06/06/2018 tarihli raporunda; "davaya konu ürünlerin satışının firma tarafından ibraz edilen katalog ve ilgiler dahilinde L ayrıştırıcı kodu ile satışının yapıldığı, L kodu ile satışı yapılan ürünlere ait alınan fatura kopyalarından 316 adet kabin satışının yapıldığı ve 290.563,41 TL ciro elde edildiği, her kabinde davaya konu ürünlerden 8 adet kullanıldığı ve tespit edilen kabinlerden toplam 2528 adet ürün kullanıldığı, ürünün tek başına satışının yapılmadığı, tek başına satışının yapılması dahilinde satış fiyatının 1,68 TL olacağı, 2013, 2014, 2015 yıllarında L kodu ile satılmayan ..., ... vb. Kodlar ile satılan ... Kabin satışlarının bulunduğu ama bu ürünlerin davaya konu birleştirme aparatı ile üretilen ürünler olmadığı, davaya konu ürünün bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde kabin satışlarından elde edilen cirodan hesaplanan tazminat tutarının 43.584,51 TL olduğu, davaya konu ürünün kendi başına satışının yapılması neticesinde tazminat tutarının 637,06 TL olacağı, manevi tazminat talebi hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu" hususlarını bildirmiştir. Davacı/karşı davalının itirazları doğrultusunda mali müşavir bilirkişi ve bilirkişi heyetindeki patent uzmanı bilirkişi ...'a yeniden tevdi edilerek rapor tanzimi istenilmiş, bilirkişiler 21/01/2019 tarihli raporlarında; "davaya konu ... nolu patentin hükümsüzlüğünün dosyadaki ilgi ve belgeler karşısında ispat edilemediği, davaya konu patent hakkı ile korunan bir bütün pano ürününün olmadığı, tescil edilen ve istemler ile korunan ürünün köşe birleştirme elemanı olduğu, davacının bu ürün üzerinde mutlak hak sahibi olduğu ve sadece bu ürünün tecavüzünün korunması gerektiği, 2013, 2014, 2015 yıllarında L kodu ile satılmayan ..., ...vb.kodlar ile satılan ... pano atışlarında da davaya konu patente ait ürünler olduğunun dosyadaki bilgi ve belgeler ile ispatının mümkün olmadığı, muhasip bilirkişi tarafından hazırlanan raporda 637,06 TL tutarındaki hesaplamanın esas alınması gerektiği" hususlarını rapor etmişlerdir.Hükümsüzlüğe ilişkin karşı dava yönünden birden fazla rapor ve birden fazla uzman görüşü olduğundan, aralarındaki çelişkiyi gidermek amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile önceki raporlar, uzman görüşleri ve deliller değerlendirilmek suretiyle: davacı adına tescilli daha önce faydalı model iken patente dönüştürülen TR ... numaralı patentin, patent başvuru tarihi itibariyle yenilik içerip içermediği, buluş basamağı içerip içermediği ve hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, bu koşulları taşıyorsa davalı tarafın bu patentten doğan hakları ihlal edip etmediği yönünden rapor tanzimi istenilmesine karar verilmiş, bilirkişiler 19/09/2019 tarihli ayrıntılı ve gerekçeli raporlarında; "TR ... sayılı patent dosyasının gerekli kriterlere sahip olduğu, ...'in bunu uygun bulduğu ve 2001 yılından beri tescilli olan bu belgenin de gereği olarak davacı tarafın buluş konusu ürünü kullandığı, uygulama yaptığı ve belgesinden kaynaklı olarak da tekel hakkından faydalanmak istediği hususlarını haklı gördükleri, davalı tarafın iddia ettiği üzere; ... sayılı patent belgesinin, olması gereken yenilik, ayırt edicilik ve tekniğin bilinen durumunun aşılması kriterlerine sahip olmadığına dair bir kanaatleri oluşmadığı, uluslararası patent araştırması da olumlu olarak sonuçlanarak tescile bağlanmış olan bir belgenin sağladığı hakların gereğinin yapılmasını talep eden tarafın bu talebinin ilgili kanunlar gereği uygun bulunarak yanıtlanmasının isabetli olacağı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Davalı/karşı davacı vekili 02/10/2019 tarihli 19/09/2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ile, dosyaya sunulan rapor incelendiğinde, raporun HMK 266.maddesi ve devamı hükümlerine tamamen aykırı şekilde bir rapor olduğunu, raporun 09/04/2019 tarihli celsede bilirkişilere verilen görevi hiçbir şekilde karşılamadığını, dosyada mevcut rapor ve uzman görüşleri arasındaki çelişkilere tek satır açıklama ile değinmeden ve çelişkileri giderici hiçbir teknik tespite yer vermeden, soyut ve sübjektif ifadeler içeren bir sonuç ortaya koyduğunu, raporun hükme esas alınabilecek mahiyette olmadığını, açıklanan nedenlerle dosyanın yeniden uzman bilirkişilere tevdine, mahkeme aksi kanaatte ise dosyaya uzman görüşü, mütalaa sunan uzmanların HMK 293/2 maddesi uyarınca sözlü beyanlarının alınmasına karar verilmesini, mahkemenin bu talepleri de kabul etmemesi halinde, dosyaya taraflarınca sunulmuş Uzman Görüşü başlıklı mütalaada imzası bulunan Av. ... ile dosyaya sunulan 02/06/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda karşıt görüş sunan sektör uzmanı ...'nun davet edilerek sözlü beyan ve açıklamalarının alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dosya, rapor sunan son heyete üniversitelerin ingilizce dili bölümünden bir bilirkişi eklenmek suretiyle birleşen dosya yönünden çeviri hatası nedeniyle hatalı ve kötü niyetli tescil olup olmadığı, çeviri hatası varsa kasıt unsurunun bulunup bulunmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler 06/05/2021 tarihli raporlarında; "Yeminli Tercüman-Makine Mühendisi görüşü: "... -teknik terim olarak Türkçe'deki anlamı "köşe destek kulağı veya tablası olarak ifade edildiği, ayrıca, sanayi kesiminde "flange" kelimesi de Türkçe'ye "..." olarak yerleşmiş olup çok yerde kullanıldığı, "..." kelimesinin tam teknik anlamının başka bir objeye bağlanmak için ve desteklemek için bir şeyden çıkan uç vb manasında olduğu, yani köşe destek flanşı olarak da ifade edilebildiği, "angle supporting shackle" -teknik terim olarak Türkçe'deki "... kelimesinin karşılığı, U şeklindeki bir bağlama parçasının bir pim veya vida yardımıyla her iki ayağının uç kısımlarından emniyete alınması" ile ifade edildiği, daha basit bir ifade terimi olarak "vidalı veya pimli kelepçe" de kullanılabildiği, burada ifade edilmek istenilen "angle ssupporting shackle" açı destekleyen kelepçe manasını taşıdığı, "..." ifadesi ile " ..." ifadeleri birbirlerinden farklı ifadeler gibi görünmüş olmasına rağmen netice itibari ile varılmak istenen sonuç ve anlatılmak istenen teknik izahat mantık çerçevesi ve terimlerin gerek lokal gerekse farklı ülkelerde kullanılması anlamlarını fazla etkileyemeyeceği, sonuç olarak terimler kullanılarak anlatılmak istenen teknik ayrıntının aynı olduğu, birleşen dosya yönünden çeviri hatası nedeniyle kötüniyetli tescil olmadığı, anlam ve mana yönünden farklı fakat neticeye uygun yönelik ifadeler taşıyan ve zıt olmayan çevirilerde kasti bir uygulama olmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Mahkemece 26.11.2020 tarihli 17. Celse ara kararında o tarihe kadar dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporları ile taraflarca sunulan mütalaalar arasındaki çelişkinin 19.09.2019 tarihli kök raporla giderilmemiş olması sebebiyle; "hükme dayanak olabilecek derecede ve denetlenebilir yeterli ve bilimsel gerekçe içermediği, ulaşılan sonuçlar açısından tüm deliller ile birlikte yeterli analiz yapılmadığı anlaşıldığından usulüne uygun bir şekilde bilimsel gerekçelendirilmiş bir şekilde ek rapor"hazırlamalarına yönelik görev tevdi ettiğini, buna karşılık dosyaya sunulan 06.05.2021 tarihli ek raporda tercüman bilirkişinin çevrisine yer verildiği, asıl ve birleşen davaya konu hükümsüzlük talepleri ve sunulan mütalaalara yönelik değerlendirme yapıldığı, teknik yönden hükme esas alınamayacağı, asıl dava yönünden yapılan incelemede ise, mahkemece davacı tarafça dava dilekçesinde lisans bedeline göre hesaplama yapılmasını istendiği ancak lisans bedeline yönelik araştırma ve rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verildiği, dosyanın teknik üniversiteden seçilecek uzman bilirkişiler ile makine mühendisi patent vekili bilirkişinin de aralarında bulunduğu bilirkişi heyetine tevdi edilerek asıl ve birleşen davaya konu hükümsüzlük talepleri, tescil sürecinde tercüme hatası bulunup bulunmadığı, varsa tercüme farklılığının tescil edilebilirlik sürecine etkileri, tarafların önceki raporlara itirazları ve dosyadaki yenilik ve buluş basamağı karşılaştırması yönünden sunulan mütalaalar incelenerek hükme esas alınabilecek yeni bir rapor alındıktan sonra karar verilmek üzere, her iki taraf vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile, sair istinaf istemleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesinin kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, Dairemizce işaret edilen hususlarda rapor alınarak karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hükü kurulmuştur HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı/karşı davacı vekili ve davacı/karşı davalı vekillerinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/11/2021 tarih, 2021/14 E. 2021/203 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024