Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/13600 E. 2023/2797 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/13600
- Karar No
- 2023/2797
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/871 - 2025/540 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/871 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/540 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2024 ESAS-KARAR NO : 2020/137 E 2024/73 K DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09/05/2025 YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında canlı hayvan temini ve teslimi işine dair 2 sözleşme bulunduğunu, sözleşmeler kapsamında müvekkili tarafından tüm edimlerin yerine getirildiğini, ancak davalı yanca ödeme yapılmadığı gibi taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedilerek iki sözleşmede belirlenen teminatın irat kaydedildiğini, taraflarınca kabul edilmemekle birlikte bir an olsun sözleşmelerin feshinin haklı olduğu kabul edilse dahi taraflar arasındaki sözleşmelerde, sözleşmenin feshi halinde davalı ...'in teminatları gelir kaydetmesine izin veren bir düzenleme de bulunmadığını, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle müvekkil şirketin uğradığı her türlü zararın tazmini gerektiğini belirterek Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (...) ile davacı ... Tarım Ve Hayvancılık İnşaat Ormancılık Nakliyat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan 09.07.2018 tarihli 09.07.2018 tarihli (5.095 Baş Sığır) Yurtiçi Hayvan Alım Sözleşmesi ve 09.07.2018 tarihli (3.000 Baş Manda) Yurtiçi Hayvan Alım Sözleşmesi'nin feshinin haksız fesih niteliğinde olduğunun tespitine, haksız fesih ve sözleşmeye aykırılık nedeni ile davacı şirketin uğramış olduğu zararlar sebebiyle 10.000,00 TL maddi tazminatın en yüksek ticari temerrüt faizi (avans faizi) ile davalıdan tahsili ve müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasındaki 09.07.2018 tarihli 3000 baş manda yurt içi hayvan alım sözleşmesini ve 09.07.2018 tarihli 5095 baş sığır yurt içi hayvan alım sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından teslimin yapılmasına karşın bir kısım ödemelerin yerine getirilmediğini, faturada belirtilen hayvanların bedeli toplamının yaklaşık %80'ine tekabül eden kısmının ödendiğini, bir kısım faturaların hiç ödenmediğini, müvekkili şirketin bakiye alacağının 3.921.986,00 TL olduğunu, bu alacağın tahsili talebi ile Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2021/13600 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Asıl ve birleşen davada davalı vekili, Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen 2018 yılı Genç Çiftçi Projesi kapsamında hak sahibi genç çiftçilere dağıtılmak üzere ihtiyaç duyulan büyükbaş ve küçükbaş hayvanların temini için Genel Müdürlükleri ile davacı arasında 09/07/2018 tarihli 5.095 baş sığır ve 09/07/2018 tarihli 3000 baş manda temini ve genç çiftçilere canlı ve sağlıklı teslimi konulu sözleşmeler imzalandığını, imzalanan sözleşme kapsamında sözleşme konusu hayvanların tesliminin yapıldığını, ancak teslim edilen hayvanların canlı ve sağlıklı olup olmaması konusunda sözleşme devam ederken Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun 2019/73 Soruşturma sayılı 06/09/2019 tarihli yazısı ile müvekkil İdareye Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülmekte olan bir soruşturmaya esas olmak üzere aralarında davacı tarafın da bulunduğu firmaların ... ile Genç Çiftçi Projesi kapsamında imzalanan sözleşmelerde yasak fiil ve davranışların işlendiğinin bildirildiğini, yapılan inceleme sonucunda sözleşme kapsamında 4735 sayılı Kanunun 25. maddesinde sayılan yasak fiil ve davranışları bulunduğu tespit edilmiş olup sözleşme maddesi uyarınca sözleşmeler ihtarsız feshedildiğini, kesin teminatların irat kaydedildiğini ve ihalelerden yasaklanmasına karar verildiğini, davacı ile imzalanan ve ifa ile sonuçlanmayan sözleşmelerin feshinin haklı ve hukuka uygun olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, aşamalarda ceza dosyasının beklenilmesine karar verilmişse de süreçte davalı idarenin işleminin Danıştay tarafından 4735 sayılı Kanunun 25 ve 26 maddelerine uygun olduğu gerekçesiyle Ankara BİM kararının bozulduğu, Ankara BİM tarafından bu karar üzerine Danıştay bozma kararı doğrultusunda idarenin idari yaptırım kararını yerinde bularak davanın reddine karar verildiği, ceza davasının beklenilmesi kararından rücu edilerek Danıştay ve BİM kararları doğrultusunda idarenin teminat kesintisinin yerinde olduğu belirtilerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden- asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından; Mahkemece usul hükümleri ihlal edilerek karar verildiğini, ceza dosyası bekletici mesele yapıldığı ara karardan dönme yönünde bir ara karar oluşturulmadan esas hakkında karar verilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, ayrıca idare mahkemesi kararının henüz kesinleşmediğini, sözlü yargılamaya geçilmeksizin karar verildiğini, idare mahkemesi kararının hatalı olduğunu, ceza davasının sonucu beklenmeksizin dosya kapsamında müvekkilinin delilleri toplanmaksızın ve bilirkişi raporu alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, Genç Çiftçi Projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan satım sözleşmeleri gereğince asıl ve birleşen davada davacı tarafından genç çiftçilere teslim edilen hayvanların küpelerinin sahte olduğu iddiasıyla davalı yanca sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, sözleşme kapsamında teminat mektuplarının irat kaydedilmesinin doğru olup olmadığı, sözleşme kapsamında davacının talep edilebilir zararının bulunup bulunmadığı, sözleşme bakiye bedelinden davalı yanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava, satım sözleşmeleri kapsamının haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava ise satım sözleşmeleri kapsamında bakiye borcun tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Taraflar arasında 09.07.2018 tarihli 3000 baş manda yurt içi hayvan alım sözleşmesi ve 09.07.2018 tarihli 5095 baş sığır yurt içi hayvan alım sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeler eki teknik şartnamelerde A-3 maddesinde hayvanlarda bireysel tanımayı sağlayan kulak küpesinin bulunacağının kararlaştırıldığı, bu sözleşmeler kapsamında hayvanların teslim edildiği, sözleşme bakiye bedeli ödenmeden Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun 2019/73 Soruşturma sayılı 06/09/2019 tarihli ihbarı üzerine yapılan değerlendirme sonucunda ...'in 08.10.2019 tarihli ve E.2019.46.208254 sayılı yazısında imzalanan her iki sözleşmeyi feshettiği, iki sözleşmede belirlenen teminatın irat kaydedildiği hususları ihtilafsız olup, davacı yanca sözleşmelerin haksız olarak feshedildiği ileri sürülmüştür. 4735 sayılı Kanunun 26. maddesi hükümleri gereğince 2 yıl süreyle kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanma yönündeki kararın iptali için davacı yanca açılan dava sonucunda Ankara 7. Bölge İdari Dava Dairesi’nin 08/11/2023 tarih 2023/1099 E. 2023/2797 K. sayılı davacının hayvan teslimi konusunda sözleşme imzalayarak üstlendiği taahhüdünü sözleşme hükümlerine göre yerine getirmediğinden davanın reddine dair verilen kararın Danıştay 13. Dairesi’nin 2024/284 E. 2024/1692 K. sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır. UYAP üzerinde bulunan mahkemece yargılama sırasında bekletici mesele yapılan Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2021/102 E. sayılı dosyasının incelenmesinden birden fazla sanık hakkında zincirleme Rüşvet, Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık iddiaları ile kamu davası açıldığı, davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. Maddesinde: "...Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklinde olup, ayıp gerekçesi ile bedelden indirilecek miktarın tespitinde, nispi metodun uygulanması gerekmektedir. Buna göre satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline göre miktarı belirlenmektedir, yani satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile mevcut ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran satış bedeline uygulanmaktadır. Buna göre somut olayda mahkemece yukarıda incelenen dosyalar, sözleşme konusu hayvanların teslim edilmiş olması, sözleşme kapsamında teslim edilen hayvanlarda sözleşmeler eki teknik şartnamelerde A-3 maddesinde hayvanlarda bireysel tanımayı sağlayan kulak küpesinin bulunacağının kararlaştırıldığı hususları gözetilerek sözleşme kapsamında teslim edilen hayvanların kulak küpelerinin sahte olup olmadığı araştırılmaksızın sözleşmenin davalı yanca haklı olarak feshedilip edilmediği tespit edilerek ayıbın niteliği, ayıp ihbar sürelerine riayet edilip edilmediği, bu kapsamda davacı yanın talep edilebilir bir zararının bulunup bulunmadığı hususunda eksik inceleme ve araştırma ile dosya kapsamında denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınmaksızın karar tarihi itibariyle idare mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği, ceza yargılamasının halen derdest olduğu gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı ayıplı canlı hayvan satışı nedeniyle sözleşmenin feshiyle malın bedelinin ödenmesi talebinde bulunarak davacı satıcının hak edişinde kesinti yaparak teminat mektuplarını davacının alacağından mahsup ederek böylece ödediği bedeli tahsil etmiş, ancak ayıplı malın aynen iade edilmediği davacı yanca iddia edilmiş olup, davacı satıcıya malın aynen iadesi gerektiğinden bahisle hayvan bedelinin tahsili talep edildiği gözetilerek, mahkemece hayvanların iadesinin mümkün olup olmadığı, iade edilip edilmediği araştırılmaması da doğru değildir. Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/137 Esas, 2024/73 Karar ve 01/02/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde asıl ve birleşen davada davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Asıl ve birleşen davada davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 09/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üyee-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."