Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/136 E. 2022/297 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/136
Karar No
2022/297
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/941 KARAR NO: 2025/18 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/04/2022 NUMARASI: 2021/136 E. - 2022/297 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: İstanbul ...İcra Dairesi’nin ... Esas nolu icra dosyasındaki alacağın tahsili adına talimat yoluyla 10.02.2021 tarihinde müvekkili üçüncü kişi konumundaki şirkete haciz ve muhafaza işlemi için gelindiğini, davacının haciz ve muhafaza tehdidi altında ekte sunulu protokol düzenlenmek suretiyle menfi tespit davasına konu senetin, davacıların böyle bir borcu olmamasına rağmen baskı altında düzenlendiğinden bahisle öncelikle gösterecekleri teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafa elden teslim edilen bono bakımından borçlu olmadıklarının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla 10/02/2021 tarihli protokol düzenlediğini, protokole göre takip dosyalarına mahsuben beş adet senedin dosya borcuna mahsuben davacı 3.şahıstan kendi rızası ile alındığını, huzurdaki dava açısından dava ve taraf ehliyetinin takip borçlularına ait olduğunu, davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "davanın reddine " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul ....İcra Dairesinin ... esas nolu icra dosyasındaki alacağın tahsili adına müvekkili şirkete haciz ve muhafaza işlemi için gelindiğini, müvekkillerinin ticari itibar kaybına uğramamak, ham maddelere ve üretim makinalarının muhafaza altına alınıp götürülmesi olasılığında kalmamak adına protokol düzenlenerek haciz tehdidi altında imzalandığını, borçları olmamasına rağmen baskı altında senedi düzenlediklerini, davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verdiğini, hukuk hakiminin beraat kararlarıyla bağlı olmadığını, davalının yasal dayanaktan yoksun şekilde menfaat temin edebilmek amacıyla icra takibine başladığının sabit olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını davanın kabulünü karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, İstanbul ...İcra Dairesi’nin ... Esas nolu icra dosyası nedeniyle üçüncü kişi konumundaki şirkete haciz ve muhafaza işlemi için gelindiğini, davacının haciz ve muhafaza tehdidi altında protokol düzenleyip dava konusu senedi verdiğini beyanla menfi tespit talep etmiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın şikayet hakkında 2021/31057 Soruşturma, 2021/83889 Karar nolu Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, kararda haciz sırasında protokol ve senet düzenlenmesinin hakkın kullanılması olması nedeniyle tehdit ve yağma suçunu oluşturmayacağı gerekçesine yer verildiği yapılan itirazın ise İzmir 5. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 2021/7374 D.İş nolu kararıyla 10.03.2022 tarihinde kesin olmak üzere reddine karar verildiği görülmüştür. Dosya kapsamına göre, alacaklısı davalı ... şirketi , borçlusu ... olan İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı takip dosyası için talimat yolu ile 10/02/2021 tarihinde davacıya ait iş yeri adresine haciz ve muhafaza işlemi için gidildiği, aynı tarihli protokol düzenlendiği, protokolde İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... E. Sayılı ve ... E. Sayılı dosya borcuna karşılık tarafların anlaşması üzerine ,11.02.2021 tarihli 10bin TL, 18.02.2021 tarihli 10bin TL,25.02.2021 tarihli 10bin TL,30.04.2021 tarihli 25bin TL,30.06.2021 tarihli 45bin TL, olmak üzere 5 adet senet alındığı belirtilmiştir. Davacı şirket yetkilisinin bu belgeyi itirazı kayıt düşmeden imzaladığı görülmektedir. Haciz tutanağı içeriğine göre haciz mahallinde dosya borçlusuna ait ... şirketine ait evrakların ve iş makinalarının bulunduğu tespit edilmiş olup davacının özellikle işyerinde bulunan makinanın asıl borçluya ait hacizli mal olduğu kabul ve beyan edilmiştir. Dava konusu edilen senet 30.04.2021 tarihli 25bin TL bedelli olup , davalının beyanlarından vadesi daha önce olan senetlerin davacı tarafından her hangi bir itirazı kayıt ileri sürülmeden ödendiği anlaşılmaktadır. Davacının düzenlediği protokol içeriğinde , senetlerin borca mahsuben verildiğinin beyan edildiği, protokolde ve haciz tutanağında itirazı kayıt ileri sürülmediği, yine ödemenin itirazı kayıt olmadan yapıldığı, haczedilen mallarla ilgili istihkak iddiası ileri sürülüp bu konuda dava açılmadığı, bu durumda davacı üçüncü şahsın dava dışı takip borçlusunun borcunu TBK 196.maddesi kapsamında üstlendiğinin anlaşıldığı, bu nedenle senedin bedelsiz olduğu iddiasının ve söz konusu senedin haciz baskısı ile verildiği, davacının iradesi sakatlanarak baskı ile alındığı iddiasının dosya kapsamındaki delillere göre yerinde olmadığı, maddi vakıaya ilişkin tehdit ve yağma suçunun unsurlarının somut olayda bulunmadığına dair kesinleşmiş ceza soruşturma ve kovuşturma makamlarınca verilen karardaki tespitin bağlayıcı olduğu , düzenlenen 5 adet senetten biri için ileri sürülen irade fesadına ilişkin iddianın yöntemince ispatlanamadığı, davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2022 tarih ve 2021/136 E., 2022/297 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/136, K. 2022/297, T. 30.04.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-136-e-2022-297-k-9fd8fce466bb