Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2021/1230 E. 2025/1008 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1230
- Karar No
- 2025/1008
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2021/1230 KARAR NO : 2025/1008
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30.03.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/30 E., 2021/290 K.
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, davalının taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayanarak laboratuvar hizmetleri aldığını, dilekçe ekindeki cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere davalının 85.244,03 TL bakiye borcunun bulunduğunu, borcunu ödemesi için yapılan şifahi girişimlerin sonuç vermemesi üzerine, Ankara 28. İcra Müdürlüğü'ntin 2019/15389 sayılı dosyası ile davalı aleyhine takibe başlandığını, ancak davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, borçlunun borca itirazı herhangi bir hukuki delile veya vakıaya dayanmayıp yalnızca borç inkarı ve alacağı sürüncemede bırakma amacı içeren bir itirazdan ibaret olduğunu ileri sürerek, davalının Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15389 sayılı dosyasına yaptığı yetkiye ve borca itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olması ve borçlunun sırf alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli olarak takibe itiraz etmiş olması nedeniyle davalının % 20'den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin müvekkili şirketten talep edebileceği bir alacağı bulunmadığını, davacı ile davalı şirket arasında geçerli hiçbir hukuki ilişkinin bulunmadığını, müvekkili şirketin ... Hastanesini 26.08.2019 tarihinde satın aldığını, 10.01.2018 tarihinde davacının ekinde sunmuş olduğu sözleşmeye taraf olamacayacağını, mezkur sözleşmedeki imza ile şirket yetkilisinin imza sirküleri karşılaştınldığında basit bir gözlem ile bile imzaların farklı olduğunun görülebileceğini, bir an için geçerli hizmet sözleşmesi yapıldığı düşünülse dahi, dava dilekçesinde sunulan faturaların müvekkiline hiç ulaşmadığını, sunulan sözleşmede ücretlendirmeye ilişkin bir bölümün bulunmadığını, miktarların faturalandırılarak müvekkilinin borçlu gösterilmeye çalışıldığını, müvekkili şirkete çekilmiş bir ihtarnamenin bulunmadığını savunarak, davanın reddine, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...Dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınan rapor içeriğinde belirtildiği üzere; Davacı tarafından davalıya hastane hizmetlerinde kullanılmak üzere tetkik ve tahlil hizmeti verilmiş olduğu, davacı tarafça keşide edilen faturaların davalı çalışanı tarafından teslim alınmış olduğu, davacı tarafa ait defterlerin incelenmesi neticesinde, sunulan defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, defter ve kayıtların birbirini doğruladığı ne var ki davalı tarafça ibraz emrinin gereğinin yerine getirilmediği, buna göre HMK 222. Madde hükmü de nazara alındığında, davacı kayıtlarına üstünlük tanınmak suretiyle alacağın hesaplanması gerektiği anlaşılmıştır. Davalı vekilince dava dilekçesinde sunulan faturaların müvekkiline hiç ulaşmadığı ve "faturayı teslim aldım" el yazısı ve imza müvekkil şirketin herhangi bir çalışanına da ait olmadığı ve faturaları ticari defter kayıtlarına işlemediği belirtilmiş olunmasına karşın; yine davalı vekilinin 02.07.2020 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu Ekim ayı Ba formunda davaya konu faturalardan bu ayda adına düzenlenmiş olanının yer aldığı görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Davalı vekilince, davacı ile davalı şirket arasında geçerli hiçbir hukuki (temel) ilişkinin bulunmadığı, müvekkili şirket ... Hastanesini 26.08.2019 tarihinde satın aldığı, 20 Eylül 2019 tarihinde işbu satışa ilişkin bildirimin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde de ilan ettirildiği, şirketin, ... Hastanesini 26.08.2019 tarihinde satın aldığını, 10/01/2018 tarihinde davacının ekinde sunmuş olduğu sözleşmeye taraf olamayacağını savunmuş ise de; mahkememizce verilen ara karar uyarınca dosya içerisine sunduğu 30.06.2020 tarihli dilekçe ile bu kez bir devir söz konusu olmadığını, hastanenin bulunduğu taşınmazın dava dışı bir şirketten kiralandığını belirtmiş olmakla, dosya kapsamı dikkate alındığında, anılan savunmaya itibar edilmeksizin hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. Taraflar arasında İmzalanmış sözleşmenin, Sözleşme Şartlı başlıklı 5.4 maddede "Anlaşmalı kurum, fatura kesim tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödeme yapmakla yükümlüdür' şeklindeki hüküm nazara alındığında , davacı tarafça icra takibine konu edilen 59.439,56 TL'lik faturanın 15.11.2019 takip tarihinde muaccel olmadığı, takip tarihi itibariyle yalnızca 04.10.2019 tarihli 25.804,47 TL bedelli faturanın muaccel olduğu, eldeki davada dava dilekçesinde takipte işlemiş faize yönelik olarak talepte bulunulmamış olduğu, buna göre, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 25.804,47 TL alacaklı bulunduğu anlaşılmakla, bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davaya konu faturaya dayalı alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bilirkişinin Yargıtay kararlarına göre yorum yaparak yargı merci gibi hareket ettiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, dava konusu alacak kalemlerinden 59.439,56 TL tutarındaki fatura alacağının muaccel olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, böylece müvekkilinin bu kısım yönünden itirazında haklılığının ortaya çıktığını, reddedilen kısım bakımından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine hükmedilen icra inkâr tazminatının hukuka aykırı olduğunu, zira davacı alacağının likit olmadığını, vadesi gelmiş bir borç bulunmadığından müvekkilin itirazında haklı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/30 E., 2021/290 K. sayılı dava dosyasında verdiği 30.03.2021 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Alınması gereken 1.762,70 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 440,68 TL harcın düşümü ile kalan 1.322,02 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 20.11.2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 20.11.2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imza e-imza e-imza e-imza