Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/114 E. 2022/16 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/114
- Karar No
- 2022/16
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/1579 KARAR NO:2025/549 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:15/02/2022 NUMARASI:2021/114 E. - 2022/16 K. BİRLEŞEN İSTANBUL 2. FSHHM 2019/259 ESAS 2020/122 KARAR SAYILI DOSYASI DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım Hükümsüzlüğü İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil sektöründe "..." markası adı altında bayan konfeksiyon üreticisi olarak faaliyet gösterdiğini ve 19.11.2018 tarihinde ... numarasıyla tescil edilen 5 numaralı endüstriyel tasarımının davalı ... tarafından "..." markası adı altında taklit edilerek üretim ve satışının yapıldığını, davalı ... AŞ'nin de bu taklit ürünleri üretip satışa sunduğunu, ...'nin ürünlerinin "..." isimli Instagram satış sayfasında satıldığını, ... numaralı 5 numaralı tasarımın taklit ürünlerinin, davalı ... AŞ'ye ait "...-..." isimli ürünle ... internet sitesinde satışa sunulduğunu, bu kapsamda İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/90 D.İş sayılı dosyası ile ...'ya ait mağaza ve ilgili Instagram satış sayfasında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişi raporunda müvekkiline ait 5 numaralı "..." etiketli kadın abiye elbise modeli ile davalının "..." markalı pembe renkli abiye elbise modelinin tasarım olarak "..." olduğunun tespit edildiğini İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/91 D.İş sayılı dosyasında da davalı ... Tekstil AŞ'ye ait ... internet sitesi üzerinden bilirkişi incelemesi yapıldığını ve bilirkişi raporunda davalıya ait pembe renkli abiye elbisenin, müvekkiline ait 5 numaralı "..." etiketli tasarım ile tasarım olarak "tam benzer" olduğunun tespit edildiğini, davalıların bu eylemleri nedeniyle davacının aldığı siparişlerin iptal edildiğini ve büyük zarar gördüğünü, davalının kaç adet ürün sattığının belirlenmesi gerektiğini, davalının toptan üretim ve satış yaptığı için ihlalin boyutunun büyük olduğunu, müvekkilinin ticari itibarı ve cirosunun düştüğünü ve manevi zarara uğradığını , 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca, tasarım hakkına tecavüzün tespit edilmesini, önlenmesini ve durdurulmasını, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı kesin olarak belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın 23.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsil edilmesini, 10.000 TL manevi tazminatın da aynı tarih itibarıyla işleyecek faizle birlikte tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından üretilen ürün harcıalem bir tasarım olup, İstanbul 2.Fikri Sınai Haklar Mah. 2019/259 E.sayılı dosyası ile hükümsüzlük davası açıldığını,30.10.2018 tarihi öncesinde Google arama motoru benzer tasarım konusu ürünlerin dilekçe ekinde sunulduğunu, dosya ekine sunulu 4 adet örnek görsel karşılaştırıldığında ürünlerin tamamının modeli aynı olmakla birlikte dikimden veya kumaşın cinsinden kaynaklı küçük farklılıklar olabileceği, fakat modellerin neredeyse birebir aynı olduğunun görüleceğini, davacı taraf yenilik kriteri olmamasına rağmen dava konusu ürünü üreten ve satan kişilere ait ürünlerin toplatılacağını piyasada söylediğini, kendisine ait olmayan bir model nedeniyle tasarım belgesi alarak müvekkilinin ve bir çok firmanın üretim ve satış faaliyetlerine engel olduğunu, müvekkili ... ürünü piyasaya çıkartır çıkartmaz söz konusu tespit ile karşılaştığını, müvekkillerin ürünü kaldırmak zorunda kaldıklarını,fakat taraflarınca açılan hükümsüzlük davası sonuçlanıncaya kadar davacı tarafa ait belgenin geçerliliğini koruması nedeniyle müvekkilleri zarar etmekte olduğunu,bu hususta dava hakkını saklı tuttuklarını beyan ederek, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı tarafın ... tescil nolu tasarıma havi ürününün harcıalem bir model olduğunu, bu hususta tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafın yenilik kriteri olmamasına rağmen dava konusu ürünü üreten ve satan kişilere ait ürünlerin toplatılacağını piyasada söylemekte olduğunu, kendisine ait olmayan bir model nedeniyle tasarım belgesi alarak müvekkilinin ve birçok firmanın üretim ve satış faaliyetlerine engen olduğunu, müvekkilinin ürünü piyasaya çıkartır çıkartmaz söz konusu tespit ile karşılaştığını, müvekkilinin ürünü kaldırmak zorunda kaldığını, fakat kendilerince hükümsüzlük davası sonuçlanıncaya kadar davalı tarafa ait belgenin geçerliğinin korunması nedeniyle müvekkilinin zarar ettiğini belirterek davalı tarafa ait ... nolu tasarım belgesinin hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6769 sayılı SMK'nın m.57/2 gereğince bahsi geçen kişilerce tasarımın piyasada denenmesinin, bir nev'i tasarımın ekonomik anlamda piyasada test edilmesini müteakip tescil ile koruma yolunun seçilmesine imkan sağlanması amaçlandığını, müvekkilinin tasarımının kamuya sunduğu tarihten sonra davalı tarafça 30/10/2018 tarihinde örnek nispetinde paylaşıldığı ileri sürülen ürünlerin, müvekkilinin tescilli tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğini kaldırmadığı gibi harcıalem olduklarını göstermeyeceğini, İzmir FSHHM'nin 2019/90 ve 2019/91 D.İş sayılı dosyalarında alınan bilirkişi raporları ile davalıların tasarım hakkına tecavüzde bulunulduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesinde hükümsüzlük talebine yönelik herhangi bir somut delile dayanılmadığını belirterek işbu dava dosyasının yine Mahkemenin 2019/233 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Asıl davanın REDDİNE, Birleşen davanın KABULÜ İLE, davalı adına tescilli ...-5 numaralı elbise tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... - 5 numaralı tasarımın, davalı ... tarafından taklit edilerek ... internet satış sayfasında satıldığının tespit edildiğini kök bilirkişi raporunda tasarım hakkına tecavüzün varlığı tespit edilmesine rağmen, yerel mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme ve delil tespit dosyasındaki bilirkişi raporlarında, davalının müvekkilin tasarım haklarına yönelik tecavüz eylemlerinin tespit edilerek sabit hale geldiğini, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda piyasa ortalamalarına uygun tazminat hesabı yapıldığını, ancak mahkemenin bu hususu göz ardı ederek davayı reddettiğini, dava konusu tasarımın piyasa içerisinde beğenilen bir model olduğunu ve en az 2500-3000 adet üretilmiş olması gerektiğini ,tekstil sektöründe seri üretimin esas olduğu ve seri üretimde en az 2500-3000 adet üretim yapıldığının bilindiğini, davalının müvekkilin tasarımına tecavüz eylemi nedeniyle manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu , davalının müvekkiline ait tasarımı ülke genelinde yayarak ticari ve manevi zarar verdiğini, mahkemenin manevi tazminata hükmetmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ait ...-5 numaralı tasarımın ilk olarak 28.09.2017 tarihinde "..." Instagram sayfasında kamuya sunulduğunu ve bu hususun ek bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, buna rağmen yerel mahkemenin hükümsüzlük kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının, müvekkiline ait tasarımı 30.10.2018 tarihinde piyasaya sunduğunu ve müvekkilinin tasarımını daha önce kamuya arz ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduğunu, mahkemenin müvekkiline ait ...-5 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar vermesinin sürpriz karar yasağını ihlal ettiğini, tasarımın kamuya ilk sunulma tarihinin 28.09.2017 olduğunu ve davalı tarafından daha sonra piyasaya sürüldüğünün tespit edildiğini, beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tasarımın yeni olmaması ve ayırt edici özelliğinin bulunmaması nedeniyle hükümsüzlük kararının yerinde olduğunu bilirkişi raporunda, müvekkiline ait tasarımın "..." Instagram hesabında 28.09.2017 tarihinde paylaşıldığının tespit edildiğini, bu nedenle tasarımın tescil başvuru tarihi olan 19.11.2018 itibarıyla 12 aylık süreyi aştığını ve artık yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına sahip olamayacağını, karşı tarafın tasarımının aslında daha önce başka firmalar tarafından piyasaya sürüldüğünü ve karşı tarafın piyasada var olan bir modeli tescil boşluğundan yararlanarak kendi adına tescil ettirdiğini, böylece haksız kazanç elde etme çabasına girdiğini, bilirkişi raporunda ...internet sitesinde yer alan gri payetli elbisenin karşı tarafın tasarımıyla birebir aynı olduğunun tespit edildiğini, karşı tarafın aslında kendisine ait olmayan bir modeli tescil yoluyla sahiplenmeye çalıştığını, 2019/233 esas sayılı davanın haksız olduğunu, hükümsüzlük kararının doğru olduğunu ve karşı tarafın müvekkili aleyhine açtığı haksız davanın reddedilmesi gerektiğini, tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesiyle artık müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ettiği iddiasının da geçersiz hale geldiğini, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenle istinaf başvurusunun reddedilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Asıl dava dosyası endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat, birleşen dava ise endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.SMK 56/1 maddesine göre, tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir.Hükümsüzlük halleri yasanın 77.maddesi ile düzenlenmiştir. Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir.SMK 59. Maddesi hükmüne göre "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz." şeklinde düzenlenmiş aynı kanunun 81.maddesinde, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak , tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında gösterilmiştir.SMK 79.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından uyuşmazlığın çözümü için öncelikle birleşen dava konusu asıl davacıya ait tasarımın hükümsüzlüğü talebinin incelenmesi gerekmektedir.13.08.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... 5 nolu tasarım: “İki katlı yaka parçaları ön ortada birleşen kayık yakalı, belinde ince örgü kemeri ve sol önde diz üstüne kadar yırtmaçı olan kuplu abiye kadın elbisesi ” olduğu, ...-5 nolu tasarım ile tespit dosyasına konu görsellerin karşılaştırılması neticesinde, tespite konu tasarımlar ile tescilli tasarımın tam benzer olduğu, Birleşen dava dosyası davacısının sunduğu görseller ve internet üzeri resen yapılan tasarım araştırması neticesinde; 311,22,33,44,55 nolu tasarım görselleri ile 19.11.2018 başvuru tarihli ...-.. nolu tescilli tasarım görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, sunulan görsellerin tarihine göre tasarımın yeni olmadığı, davacının tazminat bedeli SMK 151/2a maddesine göre talep ettiğini, davacının 2018 ve 2019 yılı tutulması zorunlu yasal defter ve belgelerinin incelenmesi ile ürün bazlı, stoklu kayıt tutulmadığı, dava konusu ve dava dışı ürünlerin hepsinin Abiye olarak faturalandırıldığı, SMK 151/2a maddesine göre tazminat hesaplanmasının mümkün olmadığı ,piyasa uygulamalarında; asgari 500 adet üretim yapıldığı ortalama birim maliyet fiyatının 236,75 TL, talep edilebilecek tazminat tutarının 181.620,00-TL, olabileceği" belirtilmiştir. 30.09.2010 tarihli bilişim uzmanı bilirkişi raporunda;" -13/08/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda incelenen tasarım görsellerinden 11 ve 44 numaralı olanlar, üzerlerinde değişiklik yapıldığı ve görsellerin ilk hali bulunamadığından tarih incelemesinde kullanılamadığı, - incelenen 33 numaralı tasarım görselinin google arama motorunda yapılan incelemelde 30.10.2018 tarihi öncesi tespit edilemediği,-incelenen 22 numaralı görselin 13.05.2018 tarihinde google arama sonuçlarına eklendiği -incelenen 55 numaralı görselin 30.05.2018 tarihinde google arama sonuçlarına eklendiği, -İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 27.05.2019 tarihli 2019/90 d.iş ve 2019/91 d.iş tespit dosyalarına sunulan bilirkişi raporlarında incelenen ... internet adresinin bulunmadığı hotcontactdress instagram hesabında yapılan incelemede, görselin 28.09.2017 tarihinde paylaşıldığı" tespit edilmiştir. Dava konusu davacı adına tescilli 19.11.2018 başvuru tarihli,...-5 numaralı tasarımın "elbise" tasarımı olduğu ,dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu tasarımın, yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, başvuru tarihi olan 19.11.2018 öncesinde, 28.09.2017 tarihinde sosyal medya hesabında paylaşıldığı, 30.05.2018 tarihinde internet sitesinde yayınlandığı, asıl davacı vekili tarafından hotcontactdress instagram hesabının müvekkiline ait olduğu ve 28.09.2017 tarihinde tasarım görselinin paylaşıldığı belirtilerek SMK 57 gereğince değerlendirme yapılması gerektiği ileri sürülmüştür. Bilindiği üzere, tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olması onun yenilik ve ayırt ediciliğini kaldırır. Kamuya sunulan tasarımların yenilik özelliği kamuya sunulduğu tarihten on iki ay sonra ortadan kalkar. Tasarımın uygulandığı ürünün yayınlanması kamuya sunma şekillerinden biridir. SMK 57/2 maddesi uyarınca ,tasarım sahibi tarafından onun izni ile ya da ilişkilerin kötüye kullanılması suretiyle bir tasarım kamuya sunulmuş ise bu tarihten itibaren on iki ay içinde tasarımın tescil başvurusunda bulunulması gerekir. Davacı tarafından paylaşımın 28.09.2017 tarihinde yapıldığı , tasarım tescil başvurusunun 19.11.2018 olduğu dikkate alındığında 12 ay içinde tescil başvurusunun yapılmadığı,bu hali ile davacıya ait tasarımın kamuya sunulmuş tasarımlara göre farklılık içermediği, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde benzer olarak algılandıkları bu nedenle birleşen- davalı adına kayıtlı ...-5 numaralı tasarımın "elbise" tasarım tescilinin koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarına sahip olmadığından SMK 77.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, tasarımın hükümsüzlük koşulları mevcut olduğundan, SMK 79.maddesi gereğince tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından asıl dava yönünden asıl davalının kullanımlarının tasarım hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre dava ve birleşen dava konusu talepler hakkında kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Asıl davacı-birleşen davalı vekilinin, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2021/114 E. 2022/16 K. sayılı kararına karşı Asıl davacı-birleşen davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın Asıl davacı-birleşen davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Birleşen Dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın Asıl davacı-birleşen davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025