Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1111 E. 2026/562 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1111
Karar No
2026/562
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1111 KARAR NO : 2026/562

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/10/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/198E., 2020/545K.

DAVA : Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ : 11/03/2026 YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davacının davalı kooperatifin üyesiyken üyeliğinin sona erdiğini, kooperatifin davacı aleyhine mali yükümlülük yerine getiremeyeceğini, kooperatifin 25/03/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların davacıyı bağlamayacağını, davacıya kooperatif genel kurul toplantısı için usulüne uygun olarak bir çağrı da yapılmadığını, davalı kooperatifin ek ödeme getirebilmesi için yasanın aradığı nisap ile bir karar almadığını ileri sürerek, davacının davalı kooperatifin üyesi olmadığının tespiti ile davalı kooperatifin 25/03/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında aldığı kararların yoklukla malul olduğunun tespitini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacının davalı kooperatifte 572 ve 1078 numaralı iki adet üyeliğinin bulunduğunu, 572 nolu üyelik için davacının davalı kooperatife anasözleşmenin 61/E maddesinde belirtilen bedeli tam olarak ödemediğini, 1078 nolu üyelik için davacının üyeliğinin halen devam ettiğini, bu üyelik için davacıya bir ilişki kesme belgesi de düzenlenmediğini, bu üyelik için davacıdan anasözleşmenin 61/E maddesinde öngörülen %10 bedelin talep edildiğini, davacının iddia ettiği gibi kooperatif üyesi olmaması halinde genel kurul kararının iptalini talep edemeyeceğini, genel kurulda alınan kararların mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; "...Davacının Kooperatif Üyesi Olmadığının Tespiti Değerlendirildiğinde; Mahkememizce davalı kooperatif başkanlığından, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden getirtilen belgeler, alınan bilirkişi raporu ile bir bütün halinde incelendiğinde, davacının davalı kooperatifte iki adet üyeliğinin bulunduğu 572 numaralı üyelik bakımından davacıya C Blok 9. Kat 35 BB numaralı dairenin isabet ettiği, davacının dairesinin tapusunu aldığı, kooperatif yönetim kurulunun 29/06/2012 tarihli 853 nolu yönetim kurulu kararı ile üyeliğinin sonlandırıldığı, davacı ve kooperatifin birbirlerini ibra ettikleri görülmektedir. 1078 numaralı üyelik bakımından ise, davacının bu üyeliği ...'dan devraldığı, davacıya bu üyelik sebebiyle 1. Etap G 14 Blok 2. Kat 5 nolu dairenin isabet ettiği, davacıya daire devrinin henüz yapılmadığı, 2013 ve sonraki yıllara ait kooperatif üye listesi ve genel kurul hazirun listelerinde davacının isminin yeraldığı, davacının bu üyeliğinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı 1078 numaralı bu üyelik sebebiyle davalı kooperatifin üyesi durumundadır. Bu sebeple kooperatif üyesi olmadığına yönelik talep hukuki dayanaktan yoksundur. Mahkememizce davacının bu talebi reddedilmiştir. Davacının Kooperatife Borcu Olmadığının Tespitine Yönelik Talebi Değerlendirildiğinde; ... Yukarıda belirtilen ana sözleşmesi hükümleri ve 61. Maddesi göz önüne alındığında; kesin maliyeti ödeyen kooperatif ortağının ileride ortaya çıkartılan genel giderleri karşılamak üzere ayrıca kesin maliyetin %10'unu ödemek kaydıyla üyelikten ayrılabileceğinin açık şekilde düzenlenmiş olduğu, bu bağlamda davalı kooperatifin ayrılan ortaktan kesin maliyet bedelinin %10'u ve genel giderlere katılım payı talep edebileceği, üyeliği devam eden 1078 kod nolu üyelik için ise; genel giderlere katılım isteyebilecektir. Davacının Genel Kurul Toplantısında Alınan Kararların Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti Talebi Değerlendirildiğinde; ... Somut olayda, Bakanlık Temsilcisi Raporunda da görüleceği üzere, davalı kooperatifin 25/03/2017 tarihinde yapılan genel kurulda toplantı öncesi gündemi de kapsayan toplantı davetini 405 ortağa 10/02/2017 tarihinde PTT 'den taahhütlü şekilde gönderdiği, PTT tarafından ... adına RR049194402467 barkod numarası ile çıkartılan gönderilen teslim belgesinin onaylı suretinin dosyaya sunulmuş olduğu, toplantı hazirun cetvelinde 405 ortağın bulunduğu, genel kurula 89 ortağın asaleten, 31 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 120 ortağın toplantıya katıldığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda toplantı yeter sayısına ulaşılarak toplantının gerçekleşmiş olduğu, davaya konu borca ilişkin karar ile ilgili olarak karar yeter sayısına aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesine göre; Ortaklar bu Kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler. Davalı kooperatifin hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine aykırı bir uygulaması da yoktur." gerekçesiyle, 25/03/2017 tarihli Genel kurul Toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine yönelik talebin reddine, davacının 1078 nolu üyesi olmadığı yönündeki talebinin reddine, davacının davalı kooperatifin 572 nolu üyeliğinin sona erdiğinin tespitine, davacının davalı kooperatife borçlu olmadığına yönelik menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 572 no'lu ve 1078 no'lu olmak üzere iki üyeliğinin bulunduğunu, ilk derece mahkemesinin 572 no'lu üyelik yönünden verdiği karara bir diyeceklerinin bulunmadığını, davalı kooperatifin bazı üyelikler yönünden çıkma kararı almasının, bazı üyelikler yönünden almamasının da eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinden 1078 no'lu üyelik yönünden genel giderler ve kesin maliyetin %10’u oranında borç çıkarılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının davalı kooperatiften ayrıldığı ve ilişiğinin kesildiği, zamanaşımı itirazlarının ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini, kooperatif tarafından eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını, kooperatif tarafından 2010 yılında çıkarılan kesin maliyet hesabına göre müvekkili konutun kesin maliyet bedelini ödediğini ve ilişiğinin kesildiğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Katılma yoluyla istinaf yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı tarafın yargılama aşamasında ileri sürmediği hususları şuan istinaf dilekçesinde ileri sürmesinin davayı genişletme yasağı ilkesine aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin davacının taleplerinin reddine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; kabul edilen kısım nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif ortaklığı nedeniyle menfi tespit ve ortaklığın sonlandığının tespiti istemine ilişkindir. Ana sözleşmenin 61. maddesine göre kesin maliyet hesabı tüm inşaatların tamamlanmasından sonra yapılır. Somut dosyada davacının istifa tarihinde kooperatifin tüm inşaatlarının tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından, tapu devri öncesinde yapılan "kesin hesap" olarak adlandırılan işlemlerin ana sözleşmenin 61. maddesindeki kesin hesap niteliğinde olduğu söylenemez. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve yukarıdaki açıklamalara, mahkemece davacı yanın talepleri ile sınırlı olarak değerlendirilme yapılmış olmasına göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) a)Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. b))Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11/03/2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/1111, K. 2026/562, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1111-e-2026-562-k-ab8dcc92105e