Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/85 E. 2021/417 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/85
- Karar No
- 2021/417
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/563 KARAR NO : 2024/749 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/12/2021 NUMARASI : 2020/85 E. - 2021/417 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Cezai Şart Alacağı Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/12/2021 tarih ve 2020/85 Esas - 2021/417 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında, müvekkiline ait ... isimli dört adet eserin üretim, yayın, dağıtım telif ve mali haklarınız davalıyı devredilen 31.07.2017 tarihli dört adet yayın sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmelerden kaynaklanan 64.961,50.-TL telif alacağının süresinde ödenmemesi sebebiyle Bornova 1.Noterliği’nin 26.09.2019 tarih ve 22738 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu sözleşmelerin feshedildiğini, aynı ihtarnamede dört sözleşmenin 6.6 maddesinde yer alan, ödemenin yayıncı tarafından yazara yapılmaması ve geciktirilmesi halinde, yayıncının yazara 10.000.-USD tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğine dair hüküm uyarınca toplam 40.000.-USD tazminatın, ödeme tarihindeki kur üzerinden, ihtarnamenin davalı tarafından tebliğinden itibaren yedi gün içinde ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafından 18.09.2019 tarihinde asıl alacak olan 64.96150.-TL’nin ödenmesine karşılık, talep edilen tazminatın ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla 3.000.-TL cezai şart alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, i 03.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 40.000,00 USD cezai şart alacaklarından dava dilekçesi ile etmiş oldukları 500,00 USD'yi (3.000,00 TL), 9.500,00 USD (127.300,00 TL) arttırarak 10.000,00 USD'nin tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacı tarafından keşide edilen ihtarnameye cevaben gönderdikleri ihtarnamede belirtildiği üzere, taraflar arasında yapılan sözleşmeler uyarınca davacının hak ettiği, muaccel hale gelmiş telif alacaklarının, yapılan şifahi görüşmeler neticesinde kararlaştırıldığı üzere davacının talebi ve bilgisi dahilinde zamanında ödendiğini, davacının müvekkili ile yaptıkları sözleşmeler uyarınca üzerine düşen sorumlulukları tam olarak zamanında yerine getirmemesi üzerine yayınların baskılarının geciktiğini, buna bağlı olarak davacıya yapılan ödemelerin de geciktiğini, gecikmeye bizatihi davacının sebebiyet verdiğini, davacının sözleşmeleri feshettiği tarih itibari ile müvekkili şirketten muaccel hale gelmiş bir alacağının bulunmadığını, yapılan feshin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının, davalı ile akdettiğini belirttiği 4 adet sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının davalı tarafından zamanında ödenmemesine dayalı olarak, her sözleşmede yer alan 6.6 maddesine dayanarak toplam 40.000.-USD (10.000.-USD x 4) tazminat talebi ile huzurdaki davayı açtığı, ancak bu sözleşmelerin dosyaya sunulmadığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan celp edilen belgelere göre taraflar arasında 31.07.2017 ve 09.03.2017 tarihli sözleşmelerin bulunduğu, ilk sözleşmenin davacıya ait ... adlı eserler için, ikinci sözleşmenin ise ... için düzenlendiği, 09.03.2017 tarihli sözleşmede, tarafların edimlerini zamanında yerine getirmemeleri halinde tazminat ödenmesini öngören bir hükmün yer almadığı, 31.07.2017 tarihli sözleşmenin 6.6 maddesinde ise cezai şartın kararlaştırıldığı, anılan sözleşmeye konu ... ... adlı eserin ilk baskı tarihinin 09.01.2018, ... ... adlı eserin ilk baskı tarihinin ise 22.09.2017 olmasına karşın davalının telif ödemelerini 18.09.2019 tarihinde yaptığı, davacının davalının ödemede gecikmesi nedeniyle, sözleşmenin 6.6 maddesinde belirtilen toplam 10.000.-USD'nın dava tarihindeki kur üzerinden hesap edilen miktarı için tazminat talebinde bulunabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne 130.300,00.-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, hükmedilen tazminatın 3.000,00.-TL lik kısmına dava tarihinden itibaren 127.300,00.-TL lik kısmına ıslah tarihi olan 03.12.2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca üzerine düşen sorumlulukları tam ve zamanında yerine getirmemesi nedeniyle yayınların baskılarının geciktiğini, bu nedenle davacıya yapılan ödemelerin geciktiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kitapların ilk bandrol alım tarihlerinin baskı tarihi olarak baz alınmasının hatalı olduğunu, kitaplar basılmadan önce bandrollerin alındığını, davacının ödenmemiş telif ücreti alacağının bulunmadığını, davacıya sözleşme kapsamında ilk ödemenin 18.09.2019 tarihinde yapılmadığını, anılan tarihte yapılan ödemenin son baskılara ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki 31/07/2017 tarihli sözleşmenin 6. maddesi uyarınca, davacı olan yazara telif ödemesinin basım tarihinden 4 ay sonra ve 2 eşit taksit halinde yapılacağını, ancak ilk taksitin ve ikinci taksitin günlerinin taraflarca kesin olarak belirlenmediğini, yayın sektöründe ürünlerin satışının vadeli yapıldığını ve tahsilatların da sezon olarak tabir edilen Eylül-Ekim-Kasım aylarında yapıldığını, bu nedenle yayıncıların da ödemelerini bu aylar içerisinde yaptıklarını, ilk taksit tarihinin genel uygulama olarak Eylül ayı içerisinde yapıldığını, 2. taksitin ise sezonun bitimine denk getirildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kitapların son bandrol alım tarihleri 2019 yılı Mart ve Nisan ayı içerisinde olup matbaadan kaynaklı gecikmeler de gözetildiğinde bu 4 aylık sürenin yayın sektöründe sezon olarak tabir edilen ve ödemelerin yapıldığı döneme gelmediğini, davacı ile yapılan anlaşma gereği sözleşme gereği iki taksitte ödenmesi kararlaştırılan telif ücretinin 18.09.2019 tarihinde ödendiğini, davacının müvekkili şirket tarafından kendisine ödeme yapılmasından önce müvekkile gönderdiği hiçbir ihtar ve talep bulunmadığını, davacını kendisinden kaynaklı sebeplerle telif ödemesinin gecikmesine sebep olduğu ve anlaşılan tarihte tüm eserlerinden kaynaklanan telif alacaklarını aldığı halde, sözleşmeleri feshederek cezai şart talebinde bulunması dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye göre cezai şart talep edemeyeceğini, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE : Dava, yayın sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yukarıda özet kısmından da anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkili tarafından meydana getirilen 4 farklı eser için taraflar arasında 4 adet yayın sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelerden kaynaklanan telif ücretlerinin süresinde ödenmemesi nedeniyle sözleşmelerin fesih edildiğini ileri sürerek, anılan sözleşmelerde kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, ilk derece mahkemesince de, taraflar arasında 31.07.2017 ve 09.03.2017 tarihli iki adet yayın sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşmelerden 09.03.2017 tarihli olan da telif ödemelerin gecikmesi halinde cezai şart ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığı, 31.07.2017 tarihli sözleşmede ise telif ödemelerin gecikmesi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının telif ödemesini geciktirmesi nedeniyle davacının anılan sözleşme kapsamında cezai şart talep edebileceği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu gözetildiğinde, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, davacının taraflar arasında davacıya ait "..." adlı eserler için düzenlenen 31.07.2017 tarihli sözleşme kapsamında cezai şart alacağının tahsili isteminin yerinde olup olmadığı noktasındadır. Davacıya ait "..." adlı eserler için düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmayana 31.07.2017 tarihli sözleşmenin “Mali Hükümler” başlıklı 6. maddesinde yayıncının yazara telif ödemesini, eserin her baskı tarihinden 4 ay sonra 2 eşit taksitte ödeyeceği, belirtilen ödemelerin yayıncı tarafından yazara yapılmaması ve geciktirilmesin halinde yayıncının yazara 10.000.-USD tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği karalaştırılmıştır. Bahsi geçen sözleşmede kararlaştırılan ceza, belirtilen sürede telif ödemelerinin yapılmaması halinde ödenmesi öngörüldüğünden, 6098 sayılı Yasa'nın 179/2. maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ifaya ekli cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin feshedilmemiş olması ya da sözleşmede fesih halinde de ceza koşulunun istenebileceğine dair hüküm bulunması gerekir. Taraflar, ifaya eklenen ceza ile asıl borcun zamanında ve belirlenen yerde ifa edilme ihtimalini kuvvetlendirmek istediğinden, cezanın istenebilmesi için alacaklının ifayı talepten vazgeçmemesi gerekir. Başka bir deyişle sözleşme feshedilmemelidir. Akdin feshi istendiğinde ve feshe karar verildiğinde artık varlığı kalmayan sözleşmeye dayanarak o sözleşmede kararlaştırılmış bulunan cezai şart istenmez. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/6349 E-2023/7330 K, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/4628 E-2023/3938K, 2022/2709 E-2023/2976K, 2021/3163 E-2022/944K, Yargıtaya 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/3216 E-2020/2960K, 2018/4792 E-2019/1319K sayılı ilamları) Somut olayda ise, gerek dava dilekçesinden gerekse de dosya kapsamında bulunan tarafından Bornova 1. Noterliği kanalıyla davalıya gönderilen 26.09.2019 tarihli fesih ihtarından, davacının, taraflar arasındaki 31.07.2017 tarihli sözleşmeyi feshettiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen sözleşmede fesih halinde de ceza koşulu istenebileceğine dair bir hüküm de bulunmadığından, davacının feshedilen sözleşmede karalaştırılan ifadeye ekli cezai şart talebinde bulunması mümkün değildir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/12/2021 gün ve 2020/85 Esas - 2021/417 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 51,24-TL’nin düşümü ile kalan 376,36-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca belirlenen 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 42,00-TL posta masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 262,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333), 9-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 2.225,20-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Kararın niteliğine göre, İİK'nın 36. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması kararı için Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1367 sayılı dosyasına davalı/borçlu tarafından verilen ... şubesine ait 08/02/2022 Tarih 2025078 sayılı ve 185.282,40 TL tutarlı teminat mektubunun davalıya iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/04/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...