Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/85 E. 2020/454 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/85
Karar No
2020/454
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/407 KARAR NO : 2025/1254 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :07/12/2023 NUMARASI :2023/387 Esas - 2023/661 Karar DAVACI :... - ... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVALI :... - ... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :03/08/2023 KARAR TARİHİ :03/07/2025 KR. YAZIM TARİHİ :07/07/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Gölcük İcra Müdürlüğünün 2023/2488 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile müvekkilini aleyhine takibin başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline 20/07/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili aleyhine icra takip başlatılmış ise de müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, dalı ile müvekkilinin davalının boşanma aşamasında kendisi devrettiğini ve sonradan üzerine aldığı taşınmazların devri dışında ve sonrasında herhangi bir irtibatının olmadığını, aralarında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, herhangi bir malın alım satımının gerçekleşmediğini, davalı tarafından takibe konu edilen senedin yabancı para bazlı olduğunu, ödeme tarihinden sonraki dönem içiş işletilen faiz oranının TL bazlı ticari alacaklara işletilen faiz olduğundan davalı tarafın faiz miktarına ve faiz alacağına da itiraz ettiklerini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, takibin dava sonuna kadar durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılırken arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, davacı tarafın tedbir talep etmesinin haksız olduğunu, davacı aleyhine müvekkili tarafından kambiyo senedinden kaynaklanan ve ödenmeyen alacağının tahsili amacıyla Gölcük İcra Müdürlüğü'nün 2023/2488 Esas sayılı dosyası kapsamında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, davacı tarafın senetlerin düzenlenmesi ve bu senetlerin icra marifetiyle ileri sürülmesiyle ilgili olarak hayal ürünü iddialarında bulunduğunu, davacı tarafın müvekkili ...'nın eşinden ayrılmak istediği sırada mal kaçırmak amacıyla davacıya taşınmazlarını devrettiği ve bu nedenle senetlerin düzenlendiğini ileri sürdüğünü, ileri sürülen iddiaların herhangi bir gerçekliği olmadığını, takibin dayanağından dolayı davacı tarafça senedin sonradan doldurulduğunun iddia edildiğini, taraflarınca bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, açık senet düzenlemesinde boş bırakılan yerlerin sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddianın davacı tarafından yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında alacak borç ilişkisi sebebiyle takip dayanağı senedin düzenlendiğini, davacı tarafın icra takibi konusu senette yer alan borcun var olmadığını iddia ettiğini, bu hususla ilgili ispat yükünün kendisinde olduğunu, eğer ki dava konusu senetteki borcu ödemişse de bunu senede karşı senetle ispat kuralı uyarınca ispat etmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve icra takibinin tüm borcunun depo edilip bir de bunun üzerine alacağın %15'inden az olmayacak bir teminat yatırılmasına, hukuka aykırı açılan davanın reddine, davacı borçlunun takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Arabuluculuk dava şartı noksanlığından TTK'nın 5/A Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A ve HMK'nın 114 maddesi uyarınca davanın USULDEN REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkililin, davalıya borçlu olmadığının tespiti için iş bu davayı 03.08.2023 tarihinde ikame ettiğini, mahkemece atıf yapılan 05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup.... menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğunu, kanun yürürlüğe girmeden önce ikame edilmiş iş bu davada arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi sebebi ile davanın reddine karar verilmiş olması, usule ve yasaya aykırı bulunduğunu, ayrıca, söz konusu senetler ticaret amaçlı olmadığından ve de taraflar ticaret ile uğraşmadıklarından mahkemece tarafların tacir olduğuna dair tespitleri de usule ve yasaya aykırı bulunduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca 01/01/2019 tarihinden itibaren ticari uyuşmazlıklarla ilgili açılan davalarda, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmuş olmak dava şartı haline getirilmiş olup davacı tarafın istinaf dilekçesinde de belirttiği üzere işbu dava 03.08.2023 tarihinde açıldığını, dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvuru halinde, son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu, arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğini (Yargıtay 3. HD. 2022/6323 - 2022/8692 10.11.2022 T.), ayrıca, davacı tarafın, tarafların tacir olduğuna dair tespitlerinin usule ve yasaya aykırı olduğu yönündeki taleplerinin de haksızlığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının onanması, davacı yanın istinaf taleplerinin reddini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2023 tarih, 2023/387 Esas - 2023/661 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; takibe konu edilen bonodan dolayı davacının borçlu olup olmadığı hususunda menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; Arabuluculuk dava şartı noksanlığından TTK'nın 5/A Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A ve HMK'nın 114 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, davalı tarafından Gölcük İcra Müdürlüğünün 2023/2488 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile aleyhine takibin başlatıldığını, ödeme emrinin 20/07/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, aleyhine icra takip başlatılmış ise de, davalıya borcunun olmadığını iddia ederek eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini savunduğu, Mahkemece dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmadığından davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık, davanın açıldığı tarih itibariyle menfi tespit davasında arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Eldeki dava bonodan kaynaklı menfi tespit davası olup 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca mutlak ticari davadır. 6102 sayılı TTK'nın dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 5/A maddesinde; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (DEĞİŞİK İBARE RGT: 05.04.2023 RG NO: 32154 KANUN NO: 7445/31) (YÜR. TAR.: 01.09.2023) para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü bulunmaktadır. Bu hükümde 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişiklik yapılmadan önce, menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olmadığından (Yargıtay 19. HD., 13/02/2020 tarih, 2020/85 E. 2020/454 K.; Sakarya BAM 7. HD., 20/11/2019 tarih, 2019/907 E., 2019/1226 K.) ve eldeki dava da anılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce açıldığından Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı bulunmuş, deliller toplanıp, yargılama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/12/2023 tarih, 2023/387 Esas ve 2023/661 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.03/07/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/85, K. 2020/454, T. 01.09.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-85-e-2020-454-k-84abfde0085d