Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/8205 E. 2020/6039 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/8205
- Karar No
- 2020/6039
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/507 KARAR NO: 2023/1544 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 27/12/2021 NUMARASI: 2019/797 Esas -2021/970 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 17/11/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/03/2014 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralanmalı olarak trafik kazası meydana geldiğini, ... aleyhine başvuruda bulunduğunu, ödeme yapılmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, dava şartının yerine getirildiğini belirterek trafik kazasında davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın kaza tarihinde sigortası bulunmadığını, ... Sigorta AŞ tarafından 07/05/2013 - 07/05/2014 dönemlerini kapsayan trafik poliçesinin 29/03/2014 tarihinde satıştan dolayı iptale uğradığını, bununla birlikte yeni işleten tarafından düzenlenen poliçenin de 31/03/2014 başlangıç tarihli olduğu dikkate alındığını bahisle 29/03/2014 tarihinden 31/03/2014 tarihine kadar geçen süre içerisinde ek tazminat süresinin devam ettiği ve bu sürede poliçe teminatının ... Sigorta AŞ olduğunu, yargılama öncesi ...na usulüne uygun yapılan bir başvuru söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 142.863,60TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 17/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili, davaya konu kazanın, 30/03/2014 tarihinde meydana geldiğini, ıslah ile artırılan tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS poliçesi bulunduğundan ...'nın sorumluluğu bulunmadığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde sigortası bulunduğunu, ... Sigorta AŞ tarafından 07/05/2013 - 07/05/2014 dönemlerini kapsayan trafik poliçesinin 29.03.2014 tarihinde satıştan dolayı iptale uğradığını, bununla birlikte yeni işleten tarafından düzenlenen poliçenin de 31/03/2014 başlangıç tarihli olduğu dikkate alındığında, 29/03/2014 tarihinden 31/03/2014 tarihine kadar geçen süre içerisinde ek tazminat süresinin devam ettiğini, bu sürede poliçe teminatının ... Sigorta AŞ'ye ait olduğunu, mevzuata uygun bir rapor olmadığından hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, maluliyet oranları açısından çelişki bulunduğunu, somut olayda, davacı ... motosiklette sürücü olarak bulunduğunu, kaza esnasında dizlik vb. güvenlik önlemleri almadığını, kaza tarihinde ehliyete sahip olmadığının belgelerle sabit olduğunu, ...’nın temerrüdü bulunmamakta olduğundan 17/02/2015 tarihi itibariyle yasal faize hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12.maddesinde "Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir.Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. " düzenlemesi yer almaktadır. Aynı Kanununun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nin tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/8205 E. 2020/6039 K. Sayılı kararı) Dava şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nin 114/1. maddesinin (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" şeklinde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz, buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir.Dosya kapsamından, eldeki davanın açılmasından önce aynı kaza nedeniyle davacının davalıya karşı 26/12/2017 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, bedensel zararı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL daimi maluliyet tazminatı talep ettiği, Uyuşmazlık Hakeminin 30/03/2018 tarih K-2018/20919 sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, davacı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 18/07/2018 tarih ve 2018/İHK-5832 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, ancak hakem kararı ve itiraz hakem heyeti kararının taraflara usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Eldeki dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 18/07/2018 tarih ve 2018/İHK-5832 sayılı kararı sayılı kararına konu başvuruda davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olduğu, Tahkim Heyeti tarafından verilen kararın taraflara tebliğ edilmediğinden henüz kesinleşmediği anlaşılmakla kesin hüküm teşkil etmesi mümkün değildir. Ancak eldeki davada başka bir dava şartı olan derdestlik söz konusu olduğundan HMK'nin 114 ve 155. madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın dava şartı yokluğundan reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 44,00 TL peşin harç ve 484,54 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 528,54 TL harçtan mahsubu ile 258,69 TL harcın davacıya iadesine,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdiren 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davalı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 55,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 276,45 TL yargılama giderinin, davacıdan tahsil edilerek, davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/11/2023