İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/3089 E. 2021/3441 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/3089
Karar No
2021/3441
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2021/479 Esas KARAR NO :2024/536 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:02/08/2021 KARAR TARİHİ:25/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacılar vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 06.05.2013 tarihinde ... ..., ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı, Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmayan motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucunda müvekkillerin oğlu ... ...'ın hayatını kaybettiğini, kaza sonucunda düzenlenen "tahkikat evrakı" uyarınca ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in asli ve tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, müteveffa ... ...'ın, söz konusu araçta yolcu olarak seyahat etmekte olup kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmamakta olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 53/1-3 maddesi "Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: ... 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." hükmünün amir olduğunu, söz konusu hüküm uyarınca bir haksız fiil neticesinde kişinin ölümü halinde, müteveffa ile arasında gerçek veya farazi destek ilişkisi olan kişiler destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceklerini, Yerleşik Yargıtay içtihatları ve öğretide ölüm meydana geldiği anda fiili bir destek ilişkisi bulunmasa dahi gelecekte eylemli bir desteğin meydana geleceği kuvvetle muhtemel olduğu takdirde farazi desteğin mevcut olduğu kabul edilmekte olduğunu, bu husus gereğince ölüm esnasında küçük yaşta olan evladın ileride anne ve babasına destek olma ihtimalleri mevcut olduğundan dolayı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanacağı kabul edilmekte olduğunu, somut olayda müteveffa ... ...'ın, 17 yaşında olup söz konusu Yargıtay içtihadında belirtildiği üzere az çok yakın gelecekte anne-babasına destekte bulunma ihtimalinin mevcut olduğunu, işbu sebepten dolayı müvekkilleri ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanmakta olduğunu, Yargıtay kararı uyarınca çocukların anne ve babaya destek olduklarının karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, müteveffa ... ...'ın vefatı sebebiyle anne ve babası ... ve ...'ın müteveffanın desteğinden yoksun kaldığının açık olduğunu, davalı kurum olan ... Hesabı'nın kuruluşunu düzenleyen Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ise "Hesaba ... Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için... başvurulabilir." hükmü ile Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan araçların sebep olduğu zararlar için ... Hesabı'na başvurulabileceğini göstermekte olduğunu, somut olayda kazanın meydana gelmesine sebep olan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmamakta olduğunu, taraflarınca ... Şirketleri ... Hesabı'na söz konusu destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi için 11.09.2020 tarihinde ihtarname gönderilmiş olup davalı kurum 8 iş günü içerisinde ödeme yapmayarak 24.09.2020 tarihinde temerrüde düştüğünü, bunun üzerine 24.12.2020 tarihinde söz konusu tazminatın ödenmesi amacıyla taraflarınca Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti ise 27.03.2021 tarihli ve 2020.E.122543 esas, K-2021/38051 sayılı kararı ile başvurularının usulden reddine karar verdiğini, taraflarınca yapılan itirazlar Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından uyuşmazlık miktarının kesinlik sınırının altında kalmasından dolayı reddedildiğini, bununla birlikte kazaya konu ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi tanzimine elverişli bir araç olduğu ve aynı araç için daha önce Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi tanzim edildiği tahkim yargılaması esnasında alınan Uyuşmazlık Hakem Heyeti Bilirkişi Raporu ile tespit edildiğini belirterek müvekkili ... için HMK M. 107 kapsamında arttırılmak üzere şimdilik 2.500,00 TL ve müvekkili ... için HMK M. 107 kapsamında arttırılmak üzere şimdilik 2.500,00 TL olmak üzere toplamda şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 24.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, derdestlik dava şartı nedeniyle ve kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerekmekte olduğunu, dava konusu talep ile ilgili olarak sigorta tahkim komisyonu tarafından verilmiş kesin kararın mevcut olduğunu, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuka aykırı olduğunu, başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkili kurumun, motorlu bisikletlerin neden olduğu zararlardan sorumlu olmadığını, davacı ...'ın, soruşturma aşamasında, zarara sebep olan sürücüyü "davacı ve şikayetçi olmadığını" açıkça belirttiğini, davacı tarafın delil listesinde bulunan delilleri taraflarına tebliğ edilmediğini, delil ve belgeler taraflarına tebliğ edilene kadar delillere cevap verme ve karşı delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte; 7327 sayılı yasa ve 14.05.2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ında yapılan değişiklik ile 01.06.2015 tarihinden itibaren gerçekleşen trafik kazalarına ilişkin olarak yapılacak hesaplamalarda TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faizin dikkate alınması gerekmekte olduğunu, huzurdaki davada, tazminat hesaplaması yapılması ihtimalinde, destek paylarının doğru hesaplanabilmesi için müteveffaya ait nüfus kaydının incelenmesi gerektiğini, tazminat hesaplanması halinde müteveffanın geliri asgari ücret olarak dikkate alınması gerektiğini, davacının meydana gelen kazada zararın artmasına sebebiyet verdiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, söz konusu kazada, ücretsiz bir taşıma söz konusu olduğunun aşikar olduğunu, tazminata hükmedilmesine karar verilmesi ihtimalinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafın faize hükmedilmesi talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ... Hesabı’nın sorumluluğunun, 06.05.2013 tarihinde geçerli olan teminat limiti ve kazaya sebep olan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, Sigortacılık Kanun’un 14. maddesi gereği zorunlu sigortası bulunmayan araçlar nedeniyle yaptığı ödemeler için, zarara neden olan ve zorunlu sigortası bulunmayan aracın işletenine, sürücüsüne ve diğer sorumlulara (ve bunların mirasçılarına) rücu ederek ödediği tazminatı masraflarıyla birlikte tahsil edeceğini belirterek davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, davanın araç maliki ...'ya ve araç sürücüsü ...' e ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: İhbar Olunan ... verdiği cevap dilekçesinde özetle; .... Asliye ticaret mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında aldırılan 11/01/2017 tarihli emniyet müdürü ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun 31/05/2022 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini, rapordaki aleyhine olan hususları kabul etmediğini, kazanın meydana gelmesinde oğlu ...'in kendisine izafe edilecek bir asli kusuru bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlu olan tarafın ... plakalı kamyonet sürücüsü ... ... olduğunu belirterek yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiştir. CEVAP: İhbar olunan ...'in cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 20/04/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; Karayolları Trafik Kanunu‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 tarihinde TBMM'de kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen Poliçeleri kapsayacağından, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin 2021/3089E. , 2021/3441K. , 2021/3834E. 2021/4568K. , 2021/17154E. , 2021/4325K. Sayılı ilamları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,Tüm dosya kapsamından kazaya karışan motorsikletin (motorlu bisitlet) motor hacmini gösterir belgelerin dosyada yer almadığından sorumluluğuna ilişkin değerlendirme yapılamadığını, ... Hesabını sorumluluğu yönünde değerlendirme yapıldığı takdirde; mevcut dosya kapsamında herhangi bir kusur raporu tespit edilemediği, müteveffanın yolcu konumunda olduğu göz önüne alınarak, takdir Mahkeme‘ye ait olmak üzere %100 (YüzdeYüz) kusur oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, destekten yoksunluk yönünden; dava dışı ... ya da başka bir kurum tarafından davacılara rücu ya tabi gelir bağlandığına / ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge ve bilgi görülmemiş ve de davalılar tarafından davacılara herhangi bir ödemenin yapılmadığı görülmüş olup davacıların zararından bu açılardan bir tenzil yapılmadığını, Müteveffanın, muhtemel eş ve çocukların payının hesaplanarak ayrıldığını, davacı paydaş anne ...'ın hesaplanan zararının 274.904,87 TL olduğu, tüm paydaşların toplam zararının teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, davacı paydaş anne ...‘ın teminat limiti kapsamında kalan zararının 138.080,18 TL olduğunu, teminat limitini aşan zararının 136.824,70 TL olduğunu, davacı paydaş baba ...‘ın hesaplanan zararının 222.822,03 TL olduğunu, tüm paydaşların toplam zararının teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, davacı paydaş baba ...‘ın teminat limiti kapsamında kalan zararının 111.919,82 TL olduğunu, teminat limitini aşan zararının 110.902,20 TL olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/9976 E., 2023/1721K. sayılı ilamında "Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacıların desteğinin kullandığı aracın, KTK'nın 3 üncü maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olduğunun ispatlanamadığı, ispat yükünün de davacılar üzerinde olduğu gözetildiğinde davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir." gerekçesi ile motosikletin 50 cc ve üzerinde motor silindir hacmine sahip olduğuna ilişkin ispat yükünün davacılar üzerinde olduğu belirtilerek davanın reddine dair verilen kararın onanmasına karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu belirtilmiştir. KTK ve ... Hesabı Yönetmeliği gereğince, ... Hesabının sorumluluğuna gidilebilmesi için aracın ZMMS yaptırma zorunluluğunun bulunması gerektiği, motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 50 cc'yi geçmeyen içten patlamalı motorların tescilinin ve ZMMS yaptırma zorunluluğunun bulunmadığı, motosikletin 50 cc ve üzerinde motor silindir hacmine sahip olduğuna ilişkin ispat yükünün davacılar üzerinde olduğu, kazaya sebep aracın 50 cc üzerinde olduğu ve ZMMS yaptırmasının zorunlu olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın ve 838‬ TL ıslah harcının mahsubu ile artan 469,7‬0 TL harcın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.907,17-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan, 22.092,83-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.360 TL ücretin tamamının davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Taraf vekillerinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/3089, K. 2021/3441, T. 04.12.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-3089-e-2021-3441-k-1dff48e65f62