Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/77 E. 2020/7306 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/77
- Karar No
- 2020/7306
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/263 KARAR NO : 2024/701 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2022 NUMARASI : 2022/422 Esas - 2022/568 Karar DAVACI : AXA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALILAR : 1 -DİLEK GIDA DAĞITIM VE LOJİSTİK HİZMETLERİ TİCARET A.Ş. - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... : 2 -TÜRKİYE SİGORTA A.Ş. - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... İHBAR OLUNAN : ... - - ... - ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 19/08/2022 KARAR TARİHİ : 22/04/2024 KR. YAZIM TARİHİ : 06/05/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından “Axa Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi” ile sigortalanmış bulunan ...’ın maliki olduğu ... plakalı araca Dilek Gıda Dağıtım ve Lojistik Hiz. A.Ş.’nin araç maliki, Türkiye Sigorta A.Ş.’nin sigortacısı olduğu ... plakalı araç çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/77 Esas sayılı dava dosyasında alınan 04.03.2021 tarihli Bilirkişi Raporu, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/77 Esas 2021/582 Karar sayılı ilamı, trafik kazası sonrası tutulan tutanak ve Ekspertiz Raporu doğrultusunda ... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün de kusursuz olduğu tespit edildiğini, müvekkil Şirket tarafından poliçe sorumluluğu gereği meydana gelen trafik kazası neticesinde sigortalı ... plakalı araçta oluşan hasar sebebiyle 20.445,14.-TL tazminat ödemesi yapıldığını belirterek davamızın kabulüne, davalıların haksız ve yersiz borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türkiye Sigorta vekili cevap dilekçesi ile; İşbu davada müvekkile atfedilecek kusur ve sorumluluk bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, sigorta şirketine yapılmış olan başvurularda belirli kriterlerin sağlanması gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkil şirketten dava dilekçesinde müvekkil şirketten ödediğini iddia ettiği hasar bedelini talep ettiğini, davacının talep etmiş olduğu hasar miktarı fahiş tutarda olup işbu miktarda hasar meydana geldiğinin iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, başlatılan icra takibinin herhangi bir hukuki dayanağı olmayıp haksız başlatılan icra takibinin devamı mümkün olmadığını, davacı her ne kadar sigortalının kusuru bulunması sebebi ile icra takibinin başlatıldığını iddia etmiş ise de işbu beyanlar gerçeği yansıtmadığından davacının icra takibinin devamı taleplerinin reddi gerektiğini, araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın herhangi bir dayanağı bulunmadığını, davacı hiçbir kusur tespitine ilişkin delil sunmamış olup KTT dahi sunulmayan araç kazasında kimin kusurlu olduğunun tespitinin davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda belirlenmiş olup hukuki mesnetten uzak olan kusur tespiti doğrultusunda tazminat talebinde bulunulmasına itiraz ettiklerini, davacı tarafından sunulan bilikişi raporu fahiş katsayılarla hesaplanmış olup herhangi bir dayanağı bulunmadığını, müvekkil sigorta şirketi tarafından mesnetsiz rapor doğrultusunda ödeme yapması beklenemeyeceğini, müvekkil şirket nezdinde sigortalının ve müvekkilin kusurunu kabul etmemekle beraber, müvekkilin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti teminatı ile sınırlı olduğunu, yapılan incelemelerde talebin teminat kapsamı dışında kaldığı tespit edildiğini, haksız davanın sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması sebebi ile usulden reddine, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulması gerekirken usul ekonomisine aykırı olarak dava açılmış olması sebebiyle davanın usulden reddine, takibin iptaline, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, taleplerin haksız ve hukuki gerekçelerden uzak olması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Dilek Gıda Dağ. ve Loj. Hiz. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; İşbu davada 19/03/2019 tarihli kaza sebebiyle oluşan hasara ilişkin davacı sigorta şirketi tarafından poliçe sorumluluğu gereği ödenen 20.455,14-TL tazminat ödemesine ilişkin açılan icra takibine yapılan itirazın iptali talep edildiğini, ancak kazanın üzerinden 2 yıldan fazla süre geçtiği dikkate alındığında davacının talepleri müvekkil şirket açısından zaman aşımına uğradığını, müvekkil firma kaza neticesinde oluşan zararlardan sorumlu olmadığını, trafik kazasının meydana geldiği yer ve meydana geliş şekline göre müvekkil şirkete ve araç sürücüsüne herhangi bir kusur yükletilmesinin mümkün olmadığını, kaza anında kazaya sebep olacak nitelikte herhangi bir arıza da araçta mevcut olmadığını, 19.03.2019 tarihinde gerçekleşen kazada, ... isimli şahsın idare ettiği araç ile davacının sigortalısı olan şahsın idare ettiği aracın çarpışması sonucunda ortaya çıkan zararın gerçekleşmesinde müvekkil firmanın ve araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, müvekkil firmanın ve araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu iddiası yerinde olmadığını, bu noktada kusura itiraz ettiklerini, kazadan doğan hasar poliçeler kapsamında Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından karşılanması gerektiğini, kasko sigortası genel şartlarına dikkat edilmeli, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin kasko sigortası genel şartlarında belirtilen durumlara uygun olup olmadığı yönünde araştırma yapılması gerektiğini belirtmiş olup, haksız ve mesnetsiz açılmış huzurdaki davanın reddine, icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın Zaman Aşımı Nedeniyle Reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "yerel mahkemece davanın reddi için ileri sürülen sebep hatalı ve hukuka aykırı olması nedeniyle kaldırılması gerekmektedir. TBK Madde 72 “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar” demektedir. Müvekkil şirket tarafından “Axa Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi” ile sigortalanmış bulunan ...’ın maliki olduğu ... plakalı aracın iş bu kazada hasar alması sebebiyle müvekkil şirket sigortalısına 20.445,14.-TL tazminat ödemesi yapmış ve ilk kusur durumuna göre sigortalısı kusurlu göründüğü için karşı tarafa rücu talebinde bulunmamıştır. Ne zaman ki Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/77E. sayılı dava dosyasında alınan 04.03.2021 tarihli bilirkişi raporu ve bu yargılama sonucu verilen kararla kusur oranlarının tam tersine değiştiğini öğrenmiş ve bundan sonra rücu hakkı doğmuştur. İlgili madde hükmünde çok açık bir şekilde iki yıllık zamanaşımı süresinin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayacağını belirtmiştir. Müvekkil şirketçe tazminat yükümlüsü 04.03.2021 tarihli bilirkişi raporu ile öğrenilmiş olup 2 yıllık zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren başlayacaktır (Yargıtay 10. HD E. 2020/7306 K. 2021/6145 T. 28.4.2021 - Yargıtay 10. HD 2021/6916 E. 2021/10274K.15/09/2021T.) " beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih, 2022/422 Esas - 2022/598 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın Zaman Aşımı Nedeniyle Reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı şirket nezdinde “Axa Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi” ile sigortalanmış bulunan, dava dışı ...’ın maliki olduğu ... plakalı araca, davalı Dilek Gıda Dağıtım ve Lojistik Hiz. A.Ş.’ ye ait diğer davalı Türkiye Sigorta A.Ş.’nin sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarptığı, çarpma neticesinde sigortalı araçta maddi hasar meydana geldiği, davacı tarafından poliçe sorumluluğu gereği ,meydana gelen trafik kazası neticesinde dava dışı sigortalıya 20.445,14.-TL tazminat ödemesi yapıldığı, yapılan bu ödemenin davalılardan tahsil edilmesi amacıyla eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Davacı eldeki davada, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet gereğince poliçe kapsamında ödediği bedelin rücuen tazminini talep etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder". Bu hüküm uyarınca davacı sigortacı, sigortalısına ait iş yerinde meydana gelen hasarı ve hasar bedelini ödediğini ispat ettiğinde sigortalısının yerine geçerek sorumlulardan sorumlulukları oranında ödediği bedeli istemeye hak kazanacaktır. Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir. Diğer bir anlatımla zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumu ile ilgili olmayıp, istenmesini önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı, savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel bulunmamaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 72. maddesinde; "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" hükmü düzenlenmiştir. Eldeki davada, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından sigortalanan aracın genişletilmiş maksimum sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğu, davalı Dilek Gıda Dağıtım ve Lojistik Hizmetleri A.Ş.'nin maliki olduğu, diğer davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olan ... plakalı aracın, davacı tarafından sigortalanmış olan araca 19/03/2019 tarihinde çarpması sonucunda sigortalı araçta hasar meydana geldiği, kaza sonrası meydana gelen zararın 11/04/2019 tarihinde davacı sigorta şirketince karşılandığı, davacı sigortacının sigortalısının zararını karşılarken tazminat yükümlüsünü öğrenmiş olduğu, zira, kaza sonrası düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında tazminat yükümlülerinin belli olduğu, davacının ileri sürdüğü Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/77 E. dosyasında alınan ikinci bilirkişi raporu ile kendisi tarafından tazminat yükümlüsünün öğrenildiği iddiasının bu aşamada dinlenilebilir bir yanının olmadığı, çünkü az önce de ifade edildiği gibi trafik kaza tespit tutanağında kazaya karışan tarafların ve bu taraflara ait kusur durumlarının bulunduğu, ayrıca bahsedilen dosyanın dava konusunun farklı olduğu, bu dava da davacının taraf olmadığı anlaşılmakla, açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle davacı tarafından yapılan ödeme, kaza tespit tutanağı içeriği ve eldeki davanın açılış tarihi göz önünde bulundurulduğunda yerel mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davacının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/04/2024 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*