Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/451 E. 2021/1094 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/451
- Karar No
- 2021/1094
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/758 KARAR NO : 2024/2009 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2021 NUMARASI : 2020/451 E. 2021/1094 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27.11.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 27.11.2024 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.12.2021 gün ve 2020/451 E. 2021/1094 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davacının kullandığı ... plakalı aracın davalı yönetimindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu hasara uğradığını, kazanın davalının kusurundan kaynaklandığını, davacının aracında meydana gelen hasarın tespiti için İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/30 D.İş numaralı dosyası ile tespit yapıldığını, bilirkişi tarafından sunulan raporda araçtaki hasarın giderilmesi bedelinin 106.600-TL. hesaplandığını, davacının araç onarımı için harcadığı bedelin daha yüksek olduğunu, ayrıca aracın değer kaybı nedeniyle zararı olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle davacı aracını kullanmaktan mahrum kaldığını ve aracın tamiri süresince muadil araç kullanım bedeli ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, 20.000 TL. araç onarım bedeli, 8.000 TL. araç değer kaybı, 2.000 TL. muadil araç bedeli olmak üzere asgari 28.000 TL. maddi zararın her iki davalıdan da olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, 2.000 TL. muadil araç bedelinin araç maliki davalıdan olay tarihi olan 19.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01.09.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, 54.750,00 TL maddi zararın her iki davalıdan da olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline. (Sigorta şirketinin limiti dahilinde) 3.000 TL muadil araç bedelinin araç maliki davalı ...'dan olay tarihi olan 19.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı sigorta vekili, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davalı şirketin KTK 91. Maddesi ve ZMMS uyarınca, sigortalının kusuru ile 3.şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere mükellef olduğunu, kusur tespitinin Mahkemece Adli Tıp Kurumu ve Karayolları Genel Müdürlüğünden seçilecek uzman bilirkişi heyetiyle yapılmasını, kusur oranları tespit edilirken Karayolları Genel Müdürlüğünden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafça iddia olunan araç hasar onarım bedeli ve değer kaybı tutarlarının son derece fahiş olduğunu, söz konusu tazminatın uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, davalının faizden sorumluluğu bulunmadığını savunarak davacının kendilerine tebliğ edilmeyen delillerin taraflarına tebliğini, davanın reddini, kusur durumunun Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınmasını, araç hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin tazminat hesabının Uzman Sigorta Eksperi tarafından yapılmasını, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen kazada davacı sürücünün aktif kaçınma davranışını sergilemediği davalı sigorta şirketine ait ZMM poliçesi, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kavşakta ilk geçiş hakkına vermediği, dava dışı ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in herhangi bir kusurunun olmadığının anlaşıldığını, ıslah dilekçesi de dikkate alınarak alınan bilirkişi raporunda değer kaybının bulunmadığını, dava konusu ... plakalı aracın 19/01/2021 tarihli kaza nedeniyle total pert olarak değerlendirildiğinden ayrıca bir değer kaybı zararına uğramadığı belirtilmekle davacının 8000 TL değer kaybının talebinin reddine, davaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş) tarafından 21/12/2019-21/12/2020 vadeli 94815 sayılı ZMMS poliçe ile sigortalı olduğu anlaşılmakla, ıslah dilekçesine göre hasar tazminatına yönelik talebin sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı ...dan 19/01/2020, davalı sigorta şirketinden ise başvurudan itibaren 23/01/2020 tarihinde başvurunun yapıldığı dikkate alınarak 8 iş gününden sonraki 04/02/2020 temerrüd tarihinden itibaren yasal faizi ile her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alınan 27/05/2021 tarihli usul yasa ve mevzuata uygun bilirkişi raporunda davaya konu aracın benzer özellikteki muadilinin günlük kirasının 200 TL olduğu belirtilmekle davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak talebi doğrultusunda 3000 TL muadil araç bedelinin davalı ...'dan kaza tarihi olan 19/01/2020 tarihinden itibaren delil tespiti ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline dair mahkemece vicdani kanıya varıldığı gerekçesiyle davacının 8.000,00 TL lik değer kaybına yönelik talebin reddine, davacının; 54.750,00 TL lik maddi hasar tazminatına yönelik talebinin, davalı ...'dan kaza tarihi olan 19/01/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta AŞ den ise temerrüt tarihi olan 04/02/2020 tarihinden itibaren ( davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere), yasal faizi ile her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden, faizin başlangıç tarihi ve her iki davalı yönünden, faizin avans faizi olarak, talep edilmesi, şartları oluşmadığından, bu taleplerin reddine, faizin başlangıç tarihi ve türüne yönelik ret sebebi feri nitelikte olduğundan, davalı lehine vekalet ücreti lehine yer olmadığına, 3.000,00 TL araç muadil bedelinin, davalı ... dan kaza tarihi olan 19/01/2020 tarihinden itibaren, yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ticari faiz talebinin, şartları oluşmadığından reddine, faizin türüne yönelik ret sebebi eri nitelikte olduğundan, davalı lehine vekalet ücreti lehine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta vekili, eksik ve hatalı bilirkişi incelemesi sonucunda karar verildiğini, davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna ilişkin tespitin detaylı bir şekilde inceleme yapılmaksızın belirlendiğini, davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle hukuka aykırı karar verildiğini, sigorta şirketi açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla davalı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve sigorta poliçe limiti ile sınırlı olacağını, bu kapsamda, kusur oranları açısından en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun detaylı ve net bir şekilde incelenmediğini, kusur bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davaya esas trafik kazasının gece vakti meydana gelmiş olmasına karşın kazaya karışan araç sürücülerinin alkol durumlarının tespit edilmemesinin davalı şirket açısından büyük önem arz ettiğini, kazada bulunan alkol şüphesinin aydınlatılması gerektiğini, tüm bu hususların kusur incelemesi kapsamında göz önünde bulundurulmasını ve kusur temini uyarınca hesap raporu tanzim edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporu’nda tayin ve tespit edilen yedek parça fiyatlarının fahiş oranda yüksek olup kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu tazminatın uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporu alınmadan önce öncelikle hasarın nasıl ve ne zaman meydana geldiği ile hasar ile haksız fiil arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi haksız fiil ile hasar arasında illiyet bağı var ise hesaplamanın yapılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, 19.01.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan araçta oluşan hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve muadil araç bedeline yönelik maddi tazminatın karşı araç sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 19.01.2020 tarihinde meydana gelen kazada sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile Üniversitesi Caddesi üzerinde ...-... istasyonunda girişi yerinde çıkış yaptığı esnada aracının arka kısmına Ege Üniversitesi hastanesi istikametinden gelerek Üniversite caddesi üzerinden seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpması sonucu ... plakalı aracın sol arka tekerleğinin ... önündeki yaya kaldırımına çarparak aracının sağ ön köşe çamurluk kısmına yine aynı yönden gelen ve sağ şeritte seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın sol ön kapı kısmın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf nedeninin incelenmesinde; davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzetmektedir, bu kapsamda, dosyada alınan bilirkişi raporunda kusur oranlarının belirlenmediği, raporunun kusur açısından hükme esas almaya elverişli ve yeterli olmadığı, yine mahkemece tazminata hükmedilmesine karşın meydana gelen kazada taraflara atfedilen kusur durum ve oranlarının tartışılmaksızın, gerekçesiz şekilde hüküm kurulduğu görülmekle, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik Kürsüsü veya Karayolları Fen Heyetinden veya İTÜ de görevli 3 kişilik öğretim görevinden oluşturulan bilirkişi kuruluna gönderilerek tarafların iddia savunmaları çerçevesinde, hasar ile haksız fiil arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenerek, tarafların kusur durumuna ilişkin davalıların dosyadaki mevcut rapora yönelik itirazlarını da karşılacak şekilde; ayrıntılı ve gerekçeli, denetime açık şekilde rapor alınarak, varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğu da belirtilmek sureti ile kabul ve red edilen taleplerin her yönünden infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin alkol durumlarının tespit edilmemesi yönündeki istinaf itirazının değerlendirilmesinde, bilirkişi raporunda, olayla ilgili kaza tespit tutanağı tutulduğu, kusur durumunun belirlendiği, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın alkolsüz olduğu ve yeterli sürücü belgesinin bulunduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun alkolsüz olduğu ve yeterli sürücü belgesinin bulunduğu,... plakalı otomobil sürücüsü ...'in alkolsüz olduğu ve yeterli sürücü belgesinin bulunduğu, olay anını gösteren kamera kaydının olmadığı, kaza sonrası fotoğrafların olduğu ifadelerin olmadığı, Google mapsten 2019 yılına ait uydu görüntüsü temin edildiği belirtilmekle, meydana gelen kazada araç sürücülerinin alkollü olduklarına ilişkin delil sunulmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin yedek parça fiyatlarının fahiş olduğu, söz konusu tazminatın uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazlarının irdelenmesinde, İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/30 Değişik İş sayılı dosyasına sunulu bilirkişi raporunda; 19.01.2020 tarihli kaza sonrası otomobilde hasara uğrayan parçaların listelendiği, hasara uğramış ve değişimi gereken malzeme listesinde yer alan; motor kaputu, sağ ön çamurluk, sabitleme paçası, sol ve sağ far, ön tampon, ön tampon orta ızgara, sağ ve sol sis farları, sağ ve sol sis alt kaplaması, ön park sensör takımı, ön park sensör kablo takımı, ön panel, sol ve sağ tutucu braketleri, klima radyatörü, hararet müşiri, radyatör ızgarası, su radyatörü, radyatör ızgara çerçevesi, logo arması, logo, çeki demir kapağı, ön tampon demiri, tampon demir straforu, şanzıman yatağı, sol motor takozu, motor braketi, sağ motor yatağı, hava filtre ünitesi, hava kanal emiş borusu, emme manifolt borusu, ön panjur kapağı, kaput dili ve karşılığı, klima boruları, klima hortumları, ön tampon sağ ve sol braketleri, sağ ön davlumbaz, alt motor koruması, sağ aks, sağ z rot, klipsler, sağ ön amortisör, sağ ön alt salıncak, sağ rot başı kolu, sağ tekerlek spoyler, klima fanı ve koruması, intercooler, su soğutma radyatör fanı, arka disk takımı, arka sol amortisör, arka dingil, ön göğüslük, sürücü airbag, ön yolcu airbag, sol ve sağ emniyet kemerleri yer aldığı , bu parçaların değişimi ile hasarın giderileceği, yedek parça bedelinin KDV dahil 97.654,67 TL hesaplandığı, onarım için gereken işçilik işlemlerinin ise; kaportada değişim gereken ve onarım gerektiren işlemlerin yapılarak boyanması, hasar gören mekanik parçaların değişimi, elektrik aksamında yapılması gereken işçilik, klima ve airbag işçilikleri, jant onarımları ile şasi düzeltme işlemlerinden oluştuğu ve bedelinin ise KDV dahil 9.200 TL olduğu, toplam onarım bedeli olan 106.854,67 TL. den 254,67 TL. hurda bedeli düşüldüğünde toplam hasar tutarının 106.600 TL ( KDV dahil) olduğu, bilirkişi raporunda yer alan yukarda yer alan parçaların dava konusu 19.01.2020 tarihli kaza ile uyumlu olduğu ve sayılan parçaların değişimi ve işçilik işlemleri ile onarımın tamamlanabileceği, yedek parça ve işçilik bedellerinin piyasa fiyatları ile uyumlu olduğu ve orijinal parça fiyatları olduğu, dolayısıyla tespit edilen onarım bedelinin 106.600 TL ( KDV dahil) olduğu, bu nedenle aracın pert total işlemine tabi kılınması gerektiği, kazada hasar gören aracın ikinci el rayiç değerinin ortalama 141.000,00 TL civarında olup, bu bedelden ortalama sovtaj bedeli olarak kabul edilen 68.000,00 TL'nin düşümü ile gerçek hasar tutarının 73.000,00 TL olduğuna ilişkin raporun dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu değerlendirilmekle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.12.2021 gün ve 2020/451 E. 2021/1094 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27.11.2024