Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/375 E. 2021/390 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/375
- Karar No
- 2021/390
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/1740 KARAR NO : 2025/666 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/06/2021 NUMARASI : 2020/375 Esas 2021/390 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 25/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2025 Davalı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkiline yaptırmış olduğu lastik kaplama ve tamir ücretlerinin ödenmediğini, söz konusu lastiklerin kaplandıktan sonra Soma'da davalının taşeron olarak çalıştığı ... ...'ya veresiye fişleri karşılığında teslim edildiğini, davalının kendisine gönderilen faturaları iade ettiğini ve ödemediğinden alacağın tahsili istemiyle Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2020/1753 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğinden bahisle borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediklerini, icra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini savunarak açılan davanın reddine, Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2020/1753 E sayılı icra dosyasında takip tutarının % 20 sinden az olmamak üzere davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "....Dava, İİK.nun 67.madde uyarınca açılmış olup, ticari ilişki kapsamında ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Harçlandırılan dava değeri:83.603,00 TL'dir. Aliağa İcra Müdürlüğününün 2020/1753 esas sayılı takip dosyasının uyap üzerinden mahkememize gönderildiğini icra takip dosyası ile; 83.6036,00-TL lastik kaplama, lastik kaynağı, işlem ücreti alacağının asıl alacağa %117,75 avans faizi ile birlikte tahsili istemi ile, davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine 19.06.2020 tarihinde girişilen ilamsız icra takibinde, ödeme emri davalı-borçluya tebliğ edilmiş, davalının takip konusu alacağa 29.06.2020 borca itirazı üzerine durduğu, davacı tarafından 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde dava açıldığı tespit edilmiştir. Davacı vekili delil olarak; Aliağa İcra müdürlüğü 2020/1753 E sayılı dosyası, işin yapılması sırasında imzalanan veresiye fişleri, taraflara ait defter ve kayıtlar, SGK kayıtları, tanık ile bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur. Davalı vekili delil olarak, Aliağa İcra müdürlüğü 2020/1753 E sayılı dosyası, taraflara ait defter ve kayıtlar, yemin ile bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur. Taraflar arasında davaya konu olan ticari ilişkinin gerçekleşip gerçekleşmediği konusu da dahil olmak üzere, davacının davalıya ait araçlara ilişkin lastik kaplama ve tamir işleminin yapıp yapmadığını, yapmış ise davacının davalıdan alacağının olup olmadığı, tahsili için başlatılan icra takibinde icra ve dava konusu olan miktar kadar davacı alacağı bulunup bulunmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olup olmadığı , kötü niyet tazminatının yerinde olup olmadığı yönünde uyuşmazlık bulunduğu tespit edilmiştir. Aliağa İcra Müdürlüğününün 2020/1753 esas sayılı takip dosyasının uyap üzerinden mahkememize gönderildiğini icra takip dosyası ile; 83.6036,00-TL lastik kaplama, lastik kaynağı, işlem ücreti alacağının asıl alacağa %117,75 avans faizi ile birlikte tahsili istemi ile, davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine 19.06.2020 tarihinde girişilen ilamsız icra takibinde, ödeme emri davalı-borçluya tebliğ edilmiş, davalının takip konusu alacağa 29.06.2020 borca itirazı üzerine durmuş, davacı tarafından 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde dava açıldığı tespit edilmiştir. Mahkememizin 26.01.2021 tarihli celsesinde verilen ara kararı gereğince; söz konusu uyuşmazlık konusunda davalı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, ilgili faturanın davalı kayıtlarında bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkememizin17.03.2021 tarihli duruşma dışı ara kararı ile davacı defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; davacının 2020 yılına ait yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, ancak yevmiye defterinin kapanış tasdik süresinin 30.06.2021 olması sebebiyle henüz kapanış tasdikinin yapılmadığı, taraflar arasında 2020 inceleme döneminde ticari bir ilişkinin var olduğu, dosya içeriğindeki, davacı tarafından davalıya 19.02.2020 - 24.03.2020 tarih arasında düzenlenen 10 adet veresiye fişlerinin içeriklerinin çıkma lastik, kepçe lastik, lastik kaynağı, silindir tamir, orling, karkaslı kaplama olduğu, veresiye fişlerinin 64.900,00-TL, toplam tutarında olduğu, teslim eden ve teslim alan hanelerinde ...'nın isim ve imzaların olduğu, SGK cevabi yazısına göre, ...'nın 02/2020 ve 03/2020 dönemlerinde davalı işyerinde SGK lı olarak 30'ar gün çalıştığı, 64.900,00.-TL toplam tutarındaki 10 adet Veresiye Fişleri için düzenlenmesi gereken faturanın 64.900,00.-TL + 11.682,00.-TL %18KDV = 76.582,00-Tl toplam tutarında olması gerektiği, tarafların defterleri arasında 83.603,00-TL tutarında bakiye farkı olduğunun tespit edildiğini, farkın sebebinin; takibe ve davaya konu, davacının davalıya düzenlediği 83.603,00-TL toplam tutarındaki faturanın, davacı defterlerinde davalı hesabına borç kaydedilirken, davalı defterlerine hiç kaydedilmeyerek noter ihtarnamesi ekinde iade etmesinden kaynaklandığının tespit edildiğini, davacının düzenlediği veresiye fişleri için düzenlenmesi gereken %18 KDV dahil fatura tutarının 76.582,00-TL toplam tutarında olması gerekirken, 7.021,00-TL fazlalıkla, 83.603,00.-TL toplam tutarında düzenlendiğini, davalının borcunun 76.582,00-TL olduğunu bildirmiştir. Dosya içine alınan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; gerçeğe ve hukuka uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davaya konu olan faturanın davacı defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğunu, davacının vermiş olduğu hizmet bedeli karşılığında düzenlemiş olduğu veresiye fişlerinde teslim alan olarak isim ve imzası bulunan ...'ın davalı çalışanı olduğu tespit edilmiş olmakla, davacı tarafça bu hizmetin verilmiş olduğu, verilen hizmet bedelinin KDV dahil toplam miktarının 76.582,00-TL olduğu, davacının bu miktar kadar davalıdan alacağının olduğu, davalının yapmış olduğu itirazın iptalinin gerektiği, İİK.nun 67.maddesi uyarınca alacak likit olduğundan davacı yararına % 20 tazminat verilmesi gerektiği" gerekçesi ile; "Davanın KISMEN KABULÜNE Davalının Aliağa İcra Müdürlüğünün 2020/1753 sayılı dosyasında 76.582,00-TL ye yapmış olduğu itirazın iptaline. Takibin talepnamedeki şartlarla %10 avans faiz oranını geçmeyecek şekilde değişen oranlarda avans faiz uygulanarak devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine. Davacı yarına %20 ( 15.316,40TL) icra inkar tazminat verilmesine. " karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafça düzenlenen faturaların davacı taraf defterinde kayıtlı olduğunu, veresiye fişlerinde teslim alan olarak isim ve imzası bulunan ...'ın davalı çalışanı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacı tarafından lastiklerin kaplandıktan sonra YS Batı Anadolu Madencilik şirketinin çalışanına teslim edildiğini, davacının da müvekkiline yapılan bir teslimin söz konusu olmadığını beyan ettiğini, müvekkiline verilen bir hizmet bulunmamakta iken müvekkil aleyhine icra takibi başlatılması ve akabinde dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça sunulan fişler incelendiğinde, "veresiye fişi" başlığı taşıdığını, takip ve dava konusu faturalarda yazılı ürünlerin tesliminin sevk irsaliyeleri ile ispatlanması gerektiğini, davacı tarafça takibe ve davaya konu ürünlerin teslimine ilişkin müvekkilince ve yetkili kıldığı çalışanınca teslimi kabul anlamında gelen imzaları taşıyan sevk irsaliyesi ibraz edilmediğini, davacı tarafça veresiye fişinin altına "teslim alan", "teslim eden" ibareleri yazılarak imzalatılması, siparişe konu ürünlerin teslim edildiğini ispatlamayacağını, sunulu belgelerin veresiye fişi başlığı taşıdığı göz önünde bulundurularak teslim niteliği taşımayan belge olarak kabul edilmemesi gerektiğini, davacının alacak iddiası bir adet faturadan kaynaklandığını, fatura içeriğinin "karkaslı kaplama", "karkaslı kaplama" ve "dış lastik kaynağı" olduğunu, fakat sunulan veresiye fişlerinin içerikleri bu faturaların içeriklerinden farklı olduğunu, mahkemece teslim eden ve teslim alan hanelerinde ...'nın isim ve imzaların olduğu, SGK cevabi yazısına göre, ...'nın 02/2020 ve 03/2020 dönemlerinde davalı işyerinde SGK lı olarak 30'ar gün çalıştığını, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemece alacağın likit olduğu gerekçesi ile davacı yararına % 20 tazminata hükmettiğini, oysa davacı tarafça icra takibine ve akabinde davaya konu edilen alacağın likit olmadığını, davacı tarafça müvekkilinden talep edilen alacağın 83.603,00-TL olduğunu, oysa mahkemece kabul edilen miktarın 76.582,00-TL' olduğunu, istinaf başvurularının esası hakkında karar verilinceye kadar asıl alacak, harç, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücreti yönünden müvekkili aleyhine cebri icra yoluna başvurulacağının kuvvetle muhtemel olduğunu, istinaf kanun yoluna başvurumuz dairenizce değerlendirilinceye kadar müvekkilimiz aleyhine asıl alacak ve yargılama giderleri bakımından cebri icra yoluna baş vurulmaması için icranın geriye bırakılmasını, akabinde istinaf gerekçelerimiz göz önünde bulundurularak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi, 28.06.2021 tarih, 2020/375 E., 2021/390 K. Sayılı kararın davanın kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın külliyen reddine karar verilmesini talep zorunluluğu doğduğunu, istinaf gerekçeleri göz önünde bulundurularak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 28.06.2021 tarih, 2020/375 E., 2021/390 K. Sayılı kararının davanın kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın külliyen reddine, yargılama giderleri, vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne, davalının Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2020/1753 sayılı dosyasında 76.582,00-TL ye yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin talepnamedeki şartlarla %10 avans faiz oranını geçmeyecek şekilde değişen oranlarda avans faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı yarına %20 ( 15.316,40TL) icra inkar tazminatı verilmesine " şeklinde karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dava dosyasına konu Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2020/1753 esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı tarafça davalı hakkında 19/06/2020 tarihinde 83.603,00 TL'lik asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. Takibe dayanak faturanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından davalı hakkında düzenlenen 16/06/2020 tarih KDV dahil 83.603,00 TL'lik fatura olduğu görülmüştür. Fatura içeriğindeki mal ve hizmet bölümünde ise, birinci sırada "mal ve hizmet" olarak 13R22,5 "Karkaslı kaplama", miktar 35 adet birim fiyat 1.000,00 TL, %18 KDV'si 6.300,00 TL olmak üzere mal ve hizmet tutarının 35.000,00 TL olarak gösterildiği, İkinci sırada mal ve hizmet olarak 315/80R22,5 "Karkaslı kaplama", miktar 30 adet birim fiyat 1.000,00 TL, %18 KDV'si 5.400,00 TL olmak üzere mal ve hizmet tutarının 30.000,00 TL olarak gösterildiği, üçüncü sırada mal ve hizmet olarak "dış lastik kaynağı", miktar 39 adet birim fiyat 150,00 TL, %18 KDV'si 1.053,00TL olmak üzere mal ve hizmet tutarının 5.850,00 TL olarak gösterildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapora göre, takip ve davaya konu 16/06/2020 tarih 83.603,00 TL'lik faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, herhangi bir davalı ödemesinin kayıtlarda görülmediği, bu kapsamda takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kayden 83.603,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Davalıya ait ticari defterler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesindeki raporda 16/06/2020 tarih KDV dahil 83.603,00 TL'lik faturanın 18/06/2020 tarihinde davalı ... adına GİB sistemine düştüğü, iş bu faturanın davalı tarafça davacıya keşide edilen İnegöl 6.Noterliği'nin 19/06/2020 tarihli ihtarnamesiyle itiraz edilerek iade edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça takip ve davaya konu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin davalıya verilmiş olmasına rağmen fatura bedelinin ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali talebiyle eldeki davanın açılmış olduğu görülmüştür. Davalı vekili ise sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle takip ve davaya konu fatura muhteviyatı mal ve hizmetin alınmadığı, bu nedenle davacı tarafça faturaya konu mal ve hizmetin davalıya teslim edildiğinin ayrıca ispatlanması gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı tarafça yapılan yargılama sırasında sunulan 25/09/2020 tarihli delil listesi ekinde takip ve davaya konu fatura muhteviyatı hizmetin davalıya verildiğine dair bir kısım veresiyle fişlerinin sunulmuş olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan 10/02/2020 tarih 4834 seri nolu, 26/02/2020 tarih 4837 seri nolu, 29/02/2020 tarih 4838 seri nolu, 03/03/2020 tarih 4841 seri nolu, 05/03/2020 tarih 4840 seri nolu, 07/03/2020 tarih 4845 seri nolu, 13/03/2020 tarih 4846 seri nolu, 21/03/2020 tarih 3602 seri nolu, 16/03/2020 tarih 3601 seri nolu, 24/03/2020 tarih 3604 seri numaralı veresiye fişlerinin tamamının malı alan kısmınında ... isim ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından sunulan 28/04/2021 tarihli dilekçe ile, davacı tarafça sunulan veresiye fişlerinin teslim niteliği taşıyan belge olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafça takip ve davaya konu fatura muhvetiyatı mal ve hizmetin davalı şirketin yetkili kıldığı çalışanına teslim edildiğine dair bir sevk irsaliyesini ibraz etmediği, ayrıca takibe konu fatura içeriğindeki mal ve hizmetin "karkaslı kaplama", "karkaslı kaplama" ,"dış lastik kaynağı" şeklinde olduğu ve davacı tarafça sunulan veresiyle fişlerinin içeriklerinin ise fatura içeriğinden farklı olduğu, bu nedenle kabulünün mümkün bulunmadığı savunma olarak ileri sürülmüştür. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 24/04/2021 tarihli rapor incelendiğinde, takip ve davaya konu fatura içeriğindeki mal ve hizmetin raporun 3.sayfasında tablo halinde gösterildiği, buna göre davaya konu fatura içeriğindeki mal ve hizmetin 13R22,5 "karkaslı kaplama" birim fiyatı 1.000,00 TL'den 35 adet olmak üzere 35.000,00 TL, 315/80R22,5 "karkaslı kaplama" birim fiyatı 1.000,00 TL'den 30 adet 30.000,00 TL ve "dış lastik kaynağı" birim fiyatı 150,00 TL'den 39 adet toplam 5.850,00 TL olmak üzere KDV hariç mal ve hizmet bedelinin 70.850,00 TL ve %18 KDV'siyle birlikte ise 83.603,00 TL olduğu bildirilmiştir. Yine aynı raporun 5.sayfasında davacı tarafça sunulan veresiye fişlerine göre düzenlenmesi gereken fatura tutarının tablo halinde gösterildiği, buna göre veresiye fişleri içerisindeki mal ve hizmetin birim fiyatı 1.000,00 TL'den 30 adet olmak üzere toplam 30.000,00 TL "karkaslı kaplama", birim fiyatı 180,00 TL'den 23 adet olmak üzere toplam 4.140,00 TL "dış lastik kaynağı" -"kaynak", birim fiyatı 190,00 TL'den 27 adet toplam 5.130,00 TL "lastik kaynağı"- "kaynak" olduğu, bunun dışında 700,00 TL'lik 1 adet "çıkma lastik", 21.450,00 TL'lik 33 adet "çıkma lastik", 3.000,00 TL'lik 4 adet "kepçe lastiği", 400,00 TL'lik 1 adet "silindir tamiri", 80,00 TL'lik 2 adet "orling" olmak üzere mal ve hizmet toplamının 64.900,00 TL ve %18 KDV ile birlikte ödenecek toplam tutarın 76.582,00 TL olduğunun hesaplandığı ve iş bu rapor hükme esas alınmak suretiyle davanın hesaplanan bu tutar üzerinden kabulüne karar verildiği görülmüştür. İş bu dava İİK 67.maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup, takibe sıkı sıkıya bağlı davalardandır. Takibe konu faturanın incelenmesinden, mal ve hizmet bölümünde açıklama olarak; birinci sırada mal ve hizmet olarak 13R22,5 "Karkaslı kaplama" 35 adet birim fiyat 1.000,00 TL, %18 KDV'si 6.300,00 TL olmak üzere mal ve hizmet tutarının 35.000,00 TL olarak gösterildiği, İkinci sırada mal ve hizmet olarak 315/80R22,5 "Karkaslı kaplama", 30 adet birim fiyat 1.000,00 TL, %18 KDV'si 5.400,00 TL olmak üzere mal ve hizmet tutarının 30.000,00 TL olarak gösterildiği, üçüncü sırada mal ve hizmet olarak "dış lastik kaynağı" 39 adet birim fiyat 150,00 TL, %18 KDV'si 1.053,00TL olmak üzere mal ve hizmet tutarının 5.850,00 TL olarak gösterildiği görülmüştür. Bu durumda faturaya konu mal ve hizmetin "karkaslı kaplama", "karkaslı kaplama" , "dış lastik kaynağı" şeklinde olduğu görülmüştür. Bu durumda davacı tarafça sunulan veresiye fişleri içeriğinde geçen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun 5.sayfasındaki tabloda, dava konusu fatura içeriğinde gösterilen mal ve hizmet ile eşleşen, birim fiyatı 1.000,00 TL'den 30 adet olmak üzere toplam 30.000,00 TL "karkaslı kaplama", birim fiyatı 180,00 TL'den 23 adet olmak üzere toplam 4.140,00 TL "dış lastik kaynağı" - "kaynak", birim fiyatı 190,00 TL'den 27 adet toplam 5.130,00 TL "lastik kaynağı"- "kaynak" olmak üzere toplam 39.270,00 TL mal ve hizmet tutarı ve bunun %18 KDV'si olan 7.068,60 TL olmak üzere toplam 46.338,60 TL üzerinden davanın kabulüne, bakiye kısma ilişkin talebin ise ispatlanamadığından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde 76.582,00 TL'lik asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır. Yine her ne kadar davalı vekili tarafından sunulan veresiye fişlerindeki teslim alan bölümünde isim ve imzası geçen ...'ın davalı şirketi temsile yetkili kişi olmadığı savunma olarak ileri sürülmüş ise de, SGK'dan getirtilen kayıtlara göre bu kişinin veresiye fişlerinin düzenlendiği dönemi kapsar şekilde davalı çalışanı olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş olup ayrıca o dönem davalı çalışanın olduğunun da davalı tarafça inkar edilmediği, ayrıca her ne kadar 30/07/2021 tarihli dilekçeyle taraflar arasındaki ticari ilişkide davalının davacıya gönderdiği 20/11/2019 tarihli mail ile tedarik edilen fatura irsaliye, tüm fiş ve belgelerin imza yetkilisinin ... olduğunun davacıya mail yoluyla bildirildiği belirtilerek dilekçe ekinde mail örneğinin bir sureti sunulmuş ise de, bu belgenin davacı şirket yetkilisine tebliğ edildiğine dair belgenin okunaklı olmadığı gibi HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde davalı tarafın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Ayrıca icra takibine konu alacak faturaya likit bir alacak olduğundan ilk derece mahkemesince kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebininde reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak toplam 46.338,60 TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne, bakiyeye ilişkin istemin reddine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince taraflar yarına kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurularının KISMEN KABULÜNE, 1-Davalı vekilinin yatırmış olduğu 1.380,00 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, 2-Davalı vekilinin yatırdığı 162,10 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, B-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/375 Esas-2021/390 Karar sayılı 28/06/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "Davanın Kısmen Kabulü ile; Davalı borçlunun, Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2020/1753 esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; 46.338,60 TL asıl alacak üzerinden, takip talepnamedeki şartlarla %10 avans faiz oranını geçmeyecek şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 9.267,72 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.165,38 TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan toplam 1.009,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.155,66 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 1.009,72 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı,7,80-TL vekalet harcı, 1.285,10TL müzekkere, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.347,30-TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 741,01 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 1.320,00 TL Arabuluculuk ücretinin 6183 Sayılı Yasa'ya göre davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderleri iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/03/2025