Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/355 E. 2021/96 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/355
- Karar No
- 2021/96
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/401 KARAR NO : 2025/334 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : Doç. Dr. ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/01/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/355E., 2021/96K. Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 6646 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde Eskişehir, Afyonkarahisar, Bilecik, Uşak ve Kütahya illerinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından verilen elektrik dağıtım lisansı kapsamında dağıtım faaliyeti yürüttüğünü, müvekkili şirketin düzenleyici ve denetleyici üst kurul olan EPDK tarafından çıkarılan ikincil mevzuat ile Kurul Kararlarına uymakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin kurul kararları aleyhine iş ve işlemlerde bulunacak olması durumunda EPDK tarafından ağır idari para cezaları gibi yaptırımlar uygulanmakta olduğunu, davalı şirketin elektrik enerjisinin toptan satış faaliyeti ile iştigal ettiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında dağıtım sistem kullanım anlaşması imzalandığını, davacı müvekkili şirketin davalı şirkete davacı müvekkili şirketin işlettiği dağıtım sistemini kullanması nedeniyle taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşmaları uyarınca fatura tahakkuk ettirdiğini, söz konusu faturaların ödenmesi için davalıya tebliğ ettiğini, söz konusu faturaların süresi içerisinde ödenmemesi nedeniyle davacı müvekkili şirket tarafından Eskişehir 1.İcra Müdürlüğünün 2016/13415 E sayılı ilamsız icra dosyası ile tahsilinin talep edildiğini, davalı şirket tarafından anılan bu icra dosyasına böyle bir borcu olmadığı gerekçesiyle borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının icra dosyasına yaptığı bu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, davalının Eskişehir 1.İcra Müdürlüğünün 2016/13415 E sayılı ilamsız ödeme emrine ilişkin yapmış olduğu itirazının iptaline ve davalının itirazı ile durmuş olan takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle takip değeri asıl alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yargı yerinin caiz olup olmadığını, aynı konuda kesin hüküm bulunup bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, kesin yetki kurallarının bulunup bulunmadığı hususları dava şartlarından olduğundan bu hususların da mahkemece araştırılmasını talep ettiklerini, davalı müvekkili şirketin kayyum sıfatıyla TMSF'ye devredilen şirketlerden olduğunu, eski personelden şirket bünyesinde çalışan bulunmadığını, faal olarak şirketin çalışmadığını savunarak, yetki itirazlarının kabulüne, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, alacaklının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince " Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili davasıdır. Eskişehir 1. İcra Dairesinin 2016/13415 e. sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ... dağıtıcısı ile davalı toptan elektrik satıcısı arasında yapılan dağıtım sistem kullanım anlaşması gereğince davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, davalı şirket açısından dava şartının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Eskişehir 1. İcra Dairesinin 2016/13415 e. sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 772.580,44-TL asıl alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 07/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin süresi içinde 10/11/2016 tarihli dilekçesi ile takibe itiraz ettiği, işbu davamızın 772.580,44-TL'lik alacağa yapılan itirazın iptali konusunda yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce verilen 675 sayılı KHK'nın 16. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine ilişkin 23/05/2018 tarih 2017/980 e - 2018/499 k sayılı karar davacı vekilince istinaf edilmiş, Ankara BAM 23. Hukuk Dairesinin 09/06/2020 tarih 2018/2066 e - 2020/706 k sayılı karırı ile; "...İlk derece mahkemesi tarafından, davalı şirket yönetimine TMSF'ce el konulduğu ve yönetiminin kayyıma devredildiği, bu kapsamda davalı şirketin KHK ile kapatılan ya da devredilen kurum veya şirketlerden olduğu anlaşıldığından 675 sayılı KHK.'nin 16. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de dosyaya ibraz edilen belgelere göre Gaziantep 3. SCH'nin 02.09.2016 T., 2016/5555 D.iş sayılı kararı ile davalı şirket yönetimine atanan kayyımların yetkilerinin TMSF'ne devredildiği, Fon tarafından da yönetim kuruluna üye atamalarının yapıldığı, şirket tüzel kişiliğinin devam ettiği, taraf ehliyetinin bulunduğu, 675 sayılı KHK'nin 16. m. kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla HMK 353/1,a,4.m. uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yeniden görülmek üzere mahkememize gönderilmiştir. Söz konusu karar gereğince dosya mahkememizce yeniden görülmeye başlanmış, taraf ticari defter ve belgeleri ile taraflar arasında yapılan sözleşme ve dava dosyası kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosya Elektrik Mühendisi Bilirkişi ..., Elektirk yüksek mühendesi ... ile Mali Müşavir ...'dan oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişiler 22/12/2020 tarihli raporlarında; Davacı ...Ş.'nin davalı ... Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş'nin 2016 takvim yılına ait ticari defterlerinin HMK 222. Maddesi hükümleri gereğince sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı, Davacı ...Ş.'nin 2016 takvim yılı ticari defter kayıtları üzerinden alacak tutarına ilişkin tespit yapılamadığı, davalı ... Elektrik Toptan Satış A.Ş.'nin 2016 takvim yılı ticari defterlerinde davacıya 02/11/2016 takip tarihi itibariyle 710.402,66-TL borcu olduğu, taraflar arasında akdedilen 3 ayrı sistem kullanım anlaşması ve her iki tarafın uymakla yükümlü olduğu EPDK Mevzuatı kapsamında, davalı tedarik şirketinin davacı görev bölgesinde yer alan portföyündeki serbest tüketicilere tedarik ettiği enerji kapsamında, davacı şirketçe düzenlenen takibe konu fatura bedellerini zamamında ödemekle yükümlü olduğu, ancak davalı şirketin 2016 yılı başından itibaren bu yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, davacının ticari defterlerini alıcıları detaylandırmadan düzenlemiş olması nedeniyle davalıdan alacak miktarının tespit edilmediği, davacı şirkete ait 3 ayrı tedarikçi borcu görüntüleme formlarına göre 01/11/2016 tarihi itibariyle toplam 772.580,44-TL alacaklı olduğu, davalı ticari defter kayıtlarına göre ise davalının 01/11/2016 tarihi itibariyle 710.402,66-TL borçlu olduğu" yönünde görüş bildirmişler, davacı vekilince rapora herhangi bir itirazda bulunulmamış, davalı vekili rapora itiraz etmiş ise de rapor dosya kapsamı ve taraf ticari defter ve belgeleri incelenerek yasal mevzuata uygun biçimde düzenlendiğinden rapor hükümde esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucu; taraflar arasında elektrik dağıtım sistem kullanım sözleşmeleri yapıldığı, bu sözleşmelere göre davacının dağıtım sistemi işlettiği, davalının ise tedarik şirketi olduğu, tarafların yapılan bu sözleşme hükümlerine ve EPDK mevzuatına uymak yükümlülüğünde bulundukları, davalı ... tedarik şirketinin davacı ... bölgesinde yer alan serbest tüketicilere temin ettiği enerji kapsamında davacı tarafça düzenlenen takibe konu faturaları zamanında ödemekle yükümlü olduğu, ancak davalının 2016 yılından itibaren ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bilirkişi raporunda ayrıntılı belirtiltiği üzere davalı ticari defter ve belgelerine göre de, davalının davacıya icra takip tarihi itibariyle 710.402,66-TL borçlu olduğu, alacağın sözleşme ve faturalara dayalı olması nedeniyle belirlenebilir yani likit durumda bulunduğu, davalının bu miktardaki takibe yaptığı itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davalının Eskişehir 1. İcra dairesinin 2016/13415 e sayılı dosyasında 710.402,66-TL lik alacağa yaptığı itirazın iptali ile takibin bu bedel üzerinden devamına, devamına karar verilen alacağın sözleşme ve faturaya dayalı likit nitelikte olması nedeniyle haksız itiraz gözetilerek %20 si oranındaki 142.080,53-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi heyetinin Abone.net sisteminde 3 ayrı tedarikçi borcu görüntülenme formlarına göre 01/11/2016 tarihi itibariyle toplam 772.580,44 TL alacaklı olduğu yönündeki tespit doğrultusunda davanın tam kabulünün gerektiğini, kısmen kabulün usul ve yasaya uygun olmadığını, bilirkişi raporu ile haklılıklarının tespit edildiğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/355E., 2021/96K. sayılı dava dosyasında verdiği 27/01/2021 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL'den peşin olarak yatırılan 12.131,90 TL'nin mahsubu ile kalan 11.516,50 TL'nin davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4(HMK m.359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m.302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına 09/04/2025 günü dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m.362/1-a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 09/04/2025) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır