Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/205 E. 2021/122 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/205
- Karar No
- 2021/122
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/428 KARAR NO : 2025/742 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2021 NUMARASI : 2020/205 E. - 2021/122 K. DAVANIN KONUSU :YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/03/2021 Tarih ve 2020/205 Esas - 2021/122 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin 2015/20806, 2015/20811 sayılı "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/33751 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin “...” esas unsurlu markalarının bulunduğunu, bu anlamda taraf markalarının birbirleri ile aynı olduğunu ve birbirlerinin serisi algısı yarattıklarını, müvekkili şirketin markalarının bilinirlik elde etmiş markalar olduklarını, her iki markanın da tek esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalinin 41. Sınıf hizmetler açısından mevcut olduğunu, müvekkilinin markalarının SMK 6/5 anlamında tanınmış olduğunu, bu nedenle başvurunun tüm mal ve hizmetler bakımından da reddi gerektiğini ileri sürerek, 2020-M-4202 sayılı YİDK karar iptali ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava konusu 2019/33751 başvuru sayılı markasına yönelik davalı firmanın 2015/20806 ve 2015/20811 mesnet sayılı markalar ile 6769 sayılı SMK 6/1 maddesi açısından iltibas iddiasına dayalı itiraz edilmesi üzerine Türk Patent Markalar Daire Başkanlığınca mesnet markalardan 2015/20806 sayılı marka açısından benzerlik olduğu gerekçesiyle başvuru kapsamından bazı hizmetlerin çıkartıldığını, bu işleme yönelik YİDK nezdinde itiraz edildiğini, YİDK tarafından da 2020-M-4202 sayılı karar ile itirazın reddine karar verildiğini, taraf markaları arasında iltibas oluşmadığına dayalı YİDK kararının yerinde olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı şirket verili davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili, müvekkili Kurum tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun “..." ibaresinden oluştuğu, kapsamında 35, 41. Sınıftaki; "35 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. 41 Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri" mal ve hizmetlerinin bulunduğu, itiraza dayanak markanın ise, 2015/20806, 2015/20811 sayılı "...", "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 35, 36. Sınıflardaki; "35. Sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. 36. Sınıf: Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri" mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru konusu marka kapsamında, yayına itiraz süreci sonrasında reddine karar verilen 35. Sınıf hizmetlerin tamamının, asıl davanın davacısına ait önceki tarihli markalar kapsamında aynı sınıf ve alt sınıflarda yer alan hizmetler ile aynı/ aynı tür oldukları, bununla birlikte taraf markaları arasında benzer görülmeyen 41. Sınıftaki hizmetler arasında yer alan ve başvuruda kalan hizmetlerden “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile yine 35. Sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.” alt grubu arasında yüksek düzeyli olmamakla birlikte, işaretler arasındaki yakınlığa bağlı olarak değerlendirilmesi mümkün olan bir birleşik hizmet ilişkisi bulunduğundan bahsedilebileceği, zira 41. Sınıfta bahsi geçen kongre, konferans, sempozyum organizasyonları gibi kitlesel tüketici katılımlarının gerçekleştiği etkinliklerin düzenlenmesi hizmeti sunan işletmelerin, benzer şekildeki kitlesel organizasyon hizmetleri olan sergi ve fuar organizasyonları da yapabileceği, bu anlamda ilgili hizmetlerin aynı iktisadi kaynaktan yararlanılabilecek nitelikteki hizmetler oluşları, buna bağlı olarak benzer tüketici kitlelerine hitap etmeleri, birbirleri yerine ikame edilebilir olmaları gibi sebeplerden ötürü söz konusu hizmetler arasında ortalama düzeyli bir benzerlik ilişkisinin mevcut olduğu, somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış “..." ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "...", "..." ibarelerinden oluştuğu, “...” ibaresinin dilimizde bilinen bir anlamı olmadığı gibi günlük dilde de kullanımı yaygın olan bir kelime olmadığı, asıl davanın davacısının önceki tarihli markalarına bakıldığında ise, "..." ve "..." şeklindeki markalarında “...” ve “...” ibarelerinin, markaların bütününe hakim unsurlar olarak kullanıldıkları, her iki markada da yer alan “...” ve “... ...” ibarelerinin tali nitelikte ve markanın bütününe nazaran oldukça küçük şekilde yazılmış kelime grupları oldukları, dolayısıyla davacı markalarının esas unsurunun “...” ve “...” ibareleri olduğu, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu, 41. sınıftaki “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile asıl dava davacısının markalarındaki 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.” alt grubu bakımından, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalini doğurabilecek düzeyde bir benzerliğin de mevcut olduğu, birleşen dosya bakımından birleşen dosya davacısı başvuru sahibinin, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönündeki iddiaları bakımından da reddedilen 35. Sınıf hizmetler açısından taraf markaları arasındaki aynı-aynı tür hizmet ilişkisi ve yine markaları oluşturan işaretler arasında karıştırılma ihtimaline ilişkin tüm koşulların meydana geldiği, asıl dosya davacısı tarafından işlem dosyasına tanınmışlık iddiaları ile ilgili sunulmuş delillere dosya içerisindeki bilgilerden rastlanılmadığı gibi bu yönde bir delil sunduğuna dair de bir beyanı tespit edilemediği, bununla birlikte hükümsüzlük talebi bakımından sunulan bu delillerin davacı markalarının tanınmışlığını ispata elverişli deliller olmadığı, davacı yanın tanınmışlık kapsamında bir korumadan yararlanamayacağı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2020-M-4202 sayılı kararının davacının itirazının reddine ilişkin kısmın 41. Sınıf “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile sınırlı olarak kısmen iptaline, 2019/33751 sayılı markanın 41. Sınıf “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin ... ibareli tanınmış markalarının son derece ayırt edici olup, dava konusu ... ibareli marka başvurusunun müvekkilinin markalarına ayniyet derecesinde benzer olduğunu, dava konusu marka kapsamında ilintili olarak kabul edilen ‘Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri’ dışında bırakılan 41. Sınıf kapsamında bulunan ‘Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” ile müvekkiline ait markaların tescilli olduğu 35. Sınıf ‘Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri,’ hizmetlerinin aynı ve ilintili olduğunu, nitekim bu hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderdiğinden ve birbirini tamamlama özelliğine sahip olduğundan aynı alıcı çevresine hitap ettiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2019/1182 K. 2019/8009 sayılı ve 9.12.2019 tarihli kararının somut olaya ışık tutacak nitelikte bulunduğunu, bahsi geçen kararda, marka başvurusu kapsamında yer alan 35. ve 41. sınıftaki hizmetlerin davacı markasının 35. ve 36. sınıflardaki hizmetleri ile bağlantılı görüldüğünü, gerekçeli kararda dava konusu marka kapsamında kalan bazı hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunmadığı kaanaati yerinde olmadığını, dava konusu ... marka başvurusunun, SMK 6/1 maddesi uyarınca tescil talebine itirazımızın haklı olduğunu ve itirazımızın kısmen reddi kararının tüm mal ve hizmetler bakımından iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ait “...” ibareli markaların 6769 sayılı smk 6/5. maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, “...” markasının, müvekkilinin tanınmış ... ibareli markalarıyla aynı ve ilintili sınıflar için tescil edilmek istendiği dikkate alındığında, söz konusu başvurunun anılan sınıflarda yer alan ürün ve hizmetler bakımından evleviyetle reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin ... markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer ... markasının tesciline izin verilmesinin müvekkilin emek ve zaman harcayarak itibar edindirdiği markalarının sulandırılmasına neden olacağını ileri sürerek asıl dava yönünden davanın kısmen reddine ilişkin olarak verilen kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması, asıl dava yönünden davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalı, birleşen davada davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece esas alınan bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkiler barındırdığını, dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin savunmalarına ve itirazlarını değerlendirmeyen yeni bir heyetten rapor aldırmayan mahkemenin müvekkilinin savunma hakkını kısıtladığını, dava konusu 41. Sınıftaki hizmetlerin ilgili tüketicisi, makul derecede bilgili, dikkatli ve gözlemci olarak kabul edilen ortalama tüketici olup, özenle ve dikkatle marka ve hizmet tercihi yapan bir kitle olduğunu, mahkemenin dava konusu markalardaki farklılıkları değerlendirmeden karıştırma ihtimalinin bulunduğunu belirtmesinin hatalı olduğunu, "..." ile başlayan 328 tane tescil edilmiş marka bulunduğunu, asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısının zayıf etkili bir markaya sahip olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalarda yer alan ".../..." sözcüklerinin, "*..." harflerinin aynı diziliş sırası ile yer almasının bir sonucu olarak belirli düzeyde görsel ve işitsel benzerlik arz etse de, söz konusu bu harflerin başvuru ve itiraz gerekçesi söz konusu markada ortak olarak yer alıyor olması, başvuru kapsamındaki hizmetler bakımından, tek başına, markaların birbiriyle karıştırılması veya ilişkilendirilmesi sonucuna yol açmamakla birlikte, ibareler bütünsel olarak farklılaştığını, anılan markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, başvuru markasının kapsamında kalan mal/hizmetler bakımından iltibasın gerçekleşmesinin ihtimaller dahilinde bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Asıl dava YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük, birleşen dava YİDK iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “..." ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet "...", "..." ibareli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira “...” ibaresinin dilimizde bilinen bir anlamı olmadığı gibi günlük dilde de kullanımı yaygın olan bir kelime olmadığı, asıl davanın davacısının önceki tarihli markalarında “...” ve “...” ibarelerinin, markaların bütününe hakim unsurlar olarak kullanıldıkları, dolayısıyla davacı markalarının esas unsurunun “...” ve “...” ibareleri olduğu, her iki markanın da görsel ve işitsel olarak çok yüksek benzerlik taşıdıkları, kavramsal olarak da “...” ibaresinin bilinen bir anlamının bulunmamasına rağmen tüketicinin birebir aynı iki kelime nedeniyle kavramsal olarak da aynı kökene ait markalar oldukları zannına kapılabileceği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden itiraza mesnet tescilli markalardan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, diğer yandan başvuru konusu marka kapsamında, yayına itiraz süreci sonrasında reddine karar verilen 35. Sınıf hizmetlerin tamamının, asıl davanın davacısına ait önceki tarihli markalar kapsamında aynı sınıf ve alt sınıflarda yer alan hizmetler ile aynı/ aynı tür oldukları, bununla birlikte taraf markaları arasında benzer görülmeyen 41. Sınıftaki hizmetler arasında yer alan ve başvuruda kalan hizmetlerden “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile yine 35. Sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.” alt grubu arasında benzerlik olduğu, asıl dosya davacısının markalarının tanınmışlığını ispat edemediği anlaşılmakla, birleşen davada davacı asıl davada davalı vekilinin tüm, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, başvuru kapsamında bulunan 41. Sınıf, "Eğitim ve öğretim hizmetleri." ile davacıya ait markaların tescilli olduğu 35. Sınıf "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri"in benzer bulunmasına rağmen bu sınıflar yönünden de davanın kabulüne karar verilmemesi yerinde olmamıştır. Zira bu hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderdiği ve birbirini tamamlama özelliğine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Öta taraftan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/1182 Esas, 2019/8009 Karar ve 9.12.2019 Tarihli kararının da bu yönde olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle birleşen davada davacı asıl davada davalı vekilinin tüm, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/03/2021 gün ve 2020/205 Esas - 2021/122 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile, YİDK'nın 2020-M-4202 sayılı kararının davacının itirazının reddine ilişkin kısmın 41. Sınıf “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile sınırlı olarak KISMEN İPTALİNE, 4-Davalı şirket adına tescil edilen 2019/33751 sayılı ... ibareli markanın 41. Sınıf “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.” ile sınırlı olarak KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, 5-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 6-Harçlar Kanunu uyarınca asıl dava yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile kalan 561,00 TL bakiye harcın asıl davada davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Asıl davada davacı ... AŞ. kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin asıl davada davalılardan alınarak asıl davada davacı ... AŞ.'ye verilmesine, 8-Asıl davada davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin asıl davada davacıdan alınarak asıl davada davalılara verilmesine, 9-Asıl davada davacı ... AŞ. tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.050,00 TL bilirkişi ücreti, 207,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 66,00 TL tebligat ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.815,50 TL yargılama giderinin 1/2'sinin asıl dava yönünden yapıldığın kabulü ile hesaplanan 907,75-TL'nin ve asıl davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 453,87 TL'ye, 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 562,67 TL'nin asıl davada davalılardan alınarak asıl davada davacı ... AŞ'ye verilmesine, bakiyesinin asıl davada davacı ... AŞ. üzerinde bırakılmasına, 10-Asıl davada davalı ... AŞ. tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.050,00-TL bilirkişi ücreti, 57,50-TL tebligat masrafı istinaf aşamasında yapılan 121,00-TL tebligat masrafından oluşan toplam 1.228,50-TL yargılama giderinin 1/2'sinin asıl dava yönünden yapıldığın kabulü ile ve asıl davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 307,13 TL'nin asıl davada davacıdan tahsili ile asıl davada davalı ... AŞ.'ye verilmesine, bakiyesinin asıl davada davalı ... AŞ. üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı ... tarafından asıl dava yönünden ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 12-Birleşen davanın REDDİNE, 13-Harçlar Kanunu uyarınca birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile kalan 561,00 TL bakiye harcın birlşene davada davacı ... AŞ.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 14-Birleşen davada davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.900,00-TL vekalet ücretinin birleşen davada davacı ...'tan alınarak birleşen davada davalılara verilmesine, 15-Birleşen davada davalı ... AŞ. tarafından birleşen davada yapıldığı kabul edilen 907,75 TL yargılama giderinin birleşen davada davacı ...'tan alınarak birleşen davada davalı ... AŞ.'ye verilmesine, 16-Davalı ... tarafından birleşen dava yönünden ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 17-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 18-Asıl davada davacı birleşen davada davalı ... AŞ'den peşin olarak alınan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde asıl davada davacı birleşen davada davalı ... AŞ'ye iadesine, 19-Harçlar Kanununa göre asıl dava yönünden alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, asıl davada davalılar vekillerince istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer TL'nin asıl davada davalılardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına, 20-Harçlar Kanununa göre birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin birleşen davada davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 21-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...