Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/1946 E. 2023/1427 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/1946
- Karar No
- 2023/1427
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1946 Esas
KARAR NO : 2023/1427
İNCELENEN KARARIN
MAHKEME : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 05/11/2019
NUMARASI : 2018/64 E. - 2019/843 K.
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının 22/06/2016 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi imzaladıklarını, ancak davalı yanın finansal kiralama konusu ekipmanın 3. kişi ... Tic Ltd Şti'den satın alınması sırasında ödemede temerrüde düştüğünü ve 3. kişinin, davalı yandan alacaklarını ancak icra yolu ile tahsil edebildiğini, ... Şti'nin İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibinde 73.692,93TL tahsil harcı, 54.537,40TL icra vekalet ücreti ödediğini, icra takibi nedeniyle ödediği rakamı toplam 130.557,67TL olarak bildirdiğini, davalı yanın, davacının davalının temerrüde düşmesi ve icra takibinin açılmasında bir kusuru olmadığı, bu ödenen rakamdan sorumlu olduğunu iddia ettiğini, bu doğrultuda fatura düzenleyerek davacıya tebliğ edildiğini, ancak haksız olan faturaya süresi içerisinde ihtarname keşide edilerek iade edildiğini, süresi içinde iade edilen faturaya rağmen, davacının cari hesap kayıtlarında fatura konusu bedel kadar borçlu göstermekte, bu bedel için faiz dahi işletilmedğini, davalı yanla yapılan görüşmelerde bir sonuç alınamadığını, basiretli bir tacir olması gereken davalı yanın, kendi temerrüt ve kusuru ile açılmasına sebep verdiği icra takibinden doğan harç, vekalet ücreti ve ferilerinden doğan sorumluluğunu kusuru bulunmayan davacıya yüklememesi gerektğiini, davacının davalı nezdindeki hesaplarına davalı yan tarafından bloke konulmasın düşüncesiyle sarfına herhangi bir şekilde sebebiyet vermediği ve hiçbir ksuru bulunmayan meblağı borç olarak kabul etmeye zorlanamayacağını beyanla, davacı hesaplarına davalı tarafından uygulanan blokenin ihtiyaten kaldırılmasını, davacının davalı yana 130.557,67TL tutarında borcu olmadığının ve bu borç iddiası ile davalı tarafından davacı hesaplarına konulan blokenin haksız olduğunun tespiti ile bloke işleminin meni ve refine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kiracı davacının, finansal kiralama sözleşmesi ve yürürlülük hükümlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğinden, sözleşmeye konu ekipmanların satın alındığı satıcının ödemesinin zamanında yapılamadığını, kiracının kusurlu hareketi nedeniyle satıcının ödemesinin tam olarak yapılmadığını, satıcının icra takibine başlaması üzerine ise ilgili bedellerin davalı şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını, satış bedeline ek olarak tahsil harcı, vekalet ücreti, faiz, başvuru harcı gibi kalemlerin ödenmek zorunda kalındığını, bu tutarların kiracının kusuru nedeniyle oluşan maliyet olup, kiracıya fatura ile yansıtıldığını, taraflar arasında imzalanmış finansal kiralama sözleşmesi veya temlik sözleşmesinde davalıya temlikten gelen bedellerin davacıya iade edileceğine dair bir hüküm bulunmadığını, temlik nedeniyle gelen tutarların finansal kiralama sözleşmesine konu tüm borç kapatılana kadar tutulabileceğini, müvekkilin iadeye zorlanamayacağını, temlik nedeniyle gelen bedellerin kiracının borçlarına mahsup edileceğini, davacı iddialarının yerinde bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Davalının, dava dışı üçüncü kişi ... Ltd. Şti'den satın aldığı ve davacıya kiradadığı finansal kiralama sözleşmesine konu 2. El güneş enerjisi sistemlerinin bedelini ödemede temerüde düşmesi nedeniyle dava dışı şirket tarafından icra takibinin başlatıldığı ve davalının .... Ltd. Şti tarfından kendisi aleyhine İstanbul ... İcra müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip dolayısı nedeniyle icra dosyasına ödemiş olduğu 130.557,67-TL'yi düzenlemiş olduğu 20/10/2017 tarihli ... nolu fatura ile davacıya fatura ettiği, davalının dava dışı .... Ltd. Şti ye karşı edimini gecikmesi nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağı, finansal kiralama sözleşmesinde böyle bir sorumluluk ihdas eden şartın da bulunmadığı, bu itibarla davacının 20/10/2017 tarihli ... sayılı 130.557,67TL bedelli fatura nedeniyle davalıya borçlu olmadığı, davacı tarafından fatura nedeni ile hesaplarına bloke konulduğu iddia edilerek blokenin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmişe de davacının hesaplarına konulan bir blokenin bulunmadığı anlaşılmakla, davacının menfi tespit talebinin kabulüne, hesaplarına konulmuş blokenin kaldırılmasına ilişkin talebi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına" dair, Davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına; davalının düzenlemiş olduğu 26/10/2017 tarihli ... sayılı 130.557,67 TL bedelli fatura nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından davacının hesaplarına konulmuş bir bloke bulunmadığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasındaki finansal kiralama sözleşmesinde sözleşmenin yürürlülük hükümleri bulunduğunu, davacı tarafından bu hükümlerin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, hükümler yerine getirilmediğinden finansal kiralama sözleşmesine konu mal ile ilgili satıcı ödemesi yapılamadığını, satıcı tarafından başlatılan icra takibi neticesinde mal bedelinin yanı sıra vekalet ücreti ve harç ödenmek zorunda kalındığını, bu tutarların kiracının kusuru nedeniyle oluşan maliyet olup kiracıya fatura ile yansıtıldığını, geç ödemenin kiracının kusurundan kaynaklandığını, finansal kiralama şirketinin kiracıya finansman sağlamaya yönelik olarak bir malı satın almakta ve sözleşme kapsamında kiracıya kiraladığını, finansal kiralama konusu mal/ekipmanın kiracının talebi üzerine satıcıdan satın alınmasının amacının kiracıya finansman sağlamak olduğunu, bu satın almanın ve kiralama işleminin yapılabilmesi için kiracının tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, kiracı ile finansal kiralama sözleşmesi ek-1 özel şartlar bölümünde belirlenen 2.000.000 Euro tutarlı temlike yönelik Beyoğlu .... Noterliği 04/08/2016 tarih ... yevmiye no'lu temlikname düzenlendiğini, bu temlikname ile kiracının ... A.Ş.'den doğmuş doğacak alacaklarının 2.000.000 Euro tutarlık kısmını müvekkil şirkete temlik ettiğini, ancak temlik borçlusu ile davacı kiracı arasındaki iş sözleşmesinde temlik yasağı söz konusu olduğundan temlikin geçerliliğinin kurumun kabulüne bağlı olduğundan söz konusu temlikin geçerli olabilmesi için temliknamenin temlik borçlusu kurum ... A.Ş. tarafından kabul edilmesi, kayıtlarının işlenmesi gerektiğini, buna ilişkin teyit yazısı verilmesi gerektiğini, kiracı ne kadar temlik sözelşmesi imzalamış olsa da finansal kiralama sözleşmesinin yukarıda belirtilen yürürlük hükümlerinde belirtildiği şekilde temlike ilişkin bilcümle işlem ve fillerin tamamen ikmal edilmediğini, söz konusu temlik borçlusu kurumdan temlik kabul edildiğine ve kayıtlara işlendiğine dair temlik teyit yazısı mahiyetinde bir cevap alınması sağlanmadığını, davacı kiracı tarafından sözleşmedeki yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediğini, satıcı firmaya yapılacak ödemenin bir kısmının yapılmadığını, davacının bu ödemenin yapılamamış olmasını müvekkil şirketin temerrüdü olarak değerlendirdiğini ve kendi sorumluluğu bulunmadığını iddia etse de kiraci sözleşmenin ek-1 özel şartlar teminatlar bölümünde belirlenen temlik teminatı verme yükümlülüğünü temlike ilişkin bilcümle işlem ve fiilleri tamamen ikmal ederek yerine getirmediğini ve bu hususun sözleşmenin 50/a bendine aykırılık teşkil ettiğinden satıcı firmaya yapılacak ödemenin bir kısmı yapılamadığını, satış bedelinin tamamını zamanında alamayan satıcının müvekkil aleyhine 20.01.2017 tarihinde İstanbul ... İcra Müd. ... E numaralı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilin sözleşmeye konu mal/ekipmanın bakiye satış bedeline ek olarak icra takibi nedenile oluşan 73.962,57 TL tahsil harcı+54.537,40 TL vekalet ücreti+2.010,70 TL faiz, 15.60 TL masraf+31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 130.557,67 TL fazladan ödemek zorunda kaldığını, 26.01.2017 tarihinde icra dosyasına müvekkil tarafından ödendiğini, satıcı ödemesinin yapılamamasının asıl nedeninin kiracının yükümlülüklerini yerine getirmemesi olduğunun izah edildiğini, müvekkil şirketin satış bedeli dışında oluşan masraf ve giderlerinin de davacı tarafça karşılanması gerektiğini, müvekkilin bu icra takibi nedeniyle fazladan ödemek zorunda kaldığı 130.557,67 TL'lik tutarın 20.10.2017 tarih A-265410 seri/sıra no'lu fatura ile dava icra masrafı yansıtması olarak kiracı davacıya fatura ettiğini, davacının bu olaylara sebep olan temlik teyidini sağlama yükümlülüğünün ise icra takibi ve ödemelerin yapılmasından sonra 05.05.2017 tarihinde yerine getirildiğini, kiracı yükümlülüğü yerine getirmediği için satıcı ödemesi yapılmadığını, kiracı kusuru nedeniyle oluşan masrafların kiracıya yansıtılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının iddialarının haksız olup kabulü mümkün olmadığını, davalı ile 2.06.2016 günü finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, davacı müvekkil firmanın üçüncü kişi ... A.Ş. nezdindeki hak ve alacakları 04.08.2016 tarihli temlikname ile temlik edilmiş ve temlikname aynı gün davalıya gereğini yerine getirmesi için teslim edildiğini, ancak davalının sonradan öğrenildiğine göre, temliknameyi, teminat olarak temlikini istediği hak ve alacakların doğacağı üçüncü kişi nezdinde zamanında takip edip işletemediğini ve geciktiğini, davacı müvekkilin 04.08.2016 tarihinde kendisinden talep olunan temliknameyi imzalayıp, davalı yana teslim etmekle, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, temlik sözleşmesinin imzalanması ile davacı müvekkilin, temlik olunan hak ve alacaklar üzerinde bir yetkisi kalmadığından, davacı müvekkil, temlik sözleşmesini imzalamak ile üzerine düşen yükümlülüğü tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, devamında temlik olunan hak ve alacaklar üzerinde işlem yapmaya ne yükümlülüğü ne de hakkı olmadığını, davalının kendi takvimini oluşturmada hataya düştüğünü, davacı müvekkilden finansal kiralama sözleşmesi konu ürünlerin kullanılması ile elde edilecek gelirleri temlik aldığını, satıcıya finansal kiralama sözleşmesi konusu ürünlerin alım bedellerini ödemede temerrüde düştüğünü, davacı müvekkilin temlik sözleşmesini imzalamasından 5 ay 16 gün sonra icra takibinin açılmasına ve dava konusu zararların oluşmasına sebebiyet verdiğini, davacı müvekkil, temliknameyi imzaladıktan sonra, temlik konusu hak ve alacaklarla ilgili bir tasarrufta bulunamamış, temlikin işlenmesi ve teyidinin alınması ile ilgili işlemlerin davalı tarafından takip edildiğini, davalının temlik teyidini 05.05.2017 tarihinde aldığını beyan etmekte ise de davacı müvekkilin 04.08.2016 günü sonrası yürütülen işlemlerde bir sorumluluğu kalmadığını, temlik teyidinin alınamadığından bahisle satıcı firmaya ödemelerin yapılmadığını, icra takibine sebebiyet verildiğinden haberi olmadığını, davalı tarafça bu konuda uyarıldığını, davacı müvekkilin temlik sözleşmesini kendisinden talep edildiği zaman imzalamak kaydıyla yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve kendisine bir kusur atfedilemeyeceğini, davalının istinaf talebinin reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasını talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından davalı tarafça fatura ile müvekkilden talep edilen 130.557,67 TL tutardan borcu bulunmadığının tespiti ile müvekkil hesaplarına uygulanan blokelerin meni ve refi talep ve dava edilmiştir.İstanbul ... İcra Müd. ... E. sayılı dosyasında dava dışı ... Ltd Şti tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine 1.625.550,93 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borca istinaden 26.01.2017 tarihinde toplam 1.756.108,60 TL yattığı, bu dosyada tahsil harcı miktarı, başvurma harcı miktarı, vekalet ücreti miktarı, toplam faiz miktarı, masraf miktarı olmak üzere toplam 130.557,67 TL ödendiği görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 15.02.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Dosyada bulunan delillerin takdir ve değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, usulüne uygun düzenlenmiş davacı ve davalı tarafın ticari defterler ve belgelerine göre. davacı ve davalı arasında 04.08.2016 tarihli temlikname düzenlendiği, 28.11.2016 tarihinde davacı ... Ltd Şti tarafından 3. kişi ... Ltd. Şti''ne ödeme yapılması yönünde davalı ...'ye talimat verildiği, 05.05.2017 tarihinde Söz konusu temliknamenin temlik borçlusu kurum ... A, Ş. tarafından teyit yazısı verildiği, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı takibi nedeniyle oluşan tahsil harcı, icra vekalet ücreti gibi masrafları davalının davacıya yansıttği davalı tarafından davacıya düzenlenen 20.10.2017 tarihli ... sayılı 130.557,67-TL lik faturanın yerinde olmadığına, Davacı ... Ltd.Şti, hesaplarına uygulanan blokenin yerinde olmadığı, davacının, temlik borçlusu ... A.Ş'i nezdinde doğan alacağından da Söz konusu 130.557,67-TL'nın Mahsup edilmesinin yerinde olmadığı" belirtilmiştir. Taraflar arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin yürürlük hükümlerini düzenleyen 50. maddesinin a bendine göre; "Kiralayan tarafından tespit ve talep edilecek teminatın temin ve kiralayanın hüküm ve tasarrufuna teslim, tevdi ve itası ile buna ilişkin bilcümle işlem ve fiillerin tamamen ikmali." şartı gerekmektedir.Somut olayda davacı ve davalı arasında Finansal Kiralama Sözleşmesi tanzim edildiği, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında dava dışı ... Ltd Şti tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından borcun ödendiği, icra dosyasına konu harç ve masrafların toplam tutarı 130.557,67 TL bedele istinaden davalı tarafından davacı hakkında 20.10.2017 tarihli ... seri no'lu fatura tanzim edildiği, davacı tarafından bu fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talep ve dava edildiği, taraflar arasındaki FKS 50/a maddesine göre davacının teyit mektubu alma yükümlülüğünü yerine getirmediği, temliknamenin 04/08/2016 tarihli olduğu, temlik teyidinin 05/05/2017 tarihli olduğu, bu nedenle davalı aleyhine takip yapılmasına sebebiyet verildiği anlaşıldığından davalı tarafından ödenen takip masrafları için düzenlenen faturadan sorumlu olduğu anlaşıldığından menfi tespit davasının reddi gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2019 tarih, 2018/64 E., 2019/843 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL karar harcından peşin alınan 2.229,60-TL'nin mahsubu ile Hazine'ye gelir kaydına, fazlaya ilişkin olan bakiye 1.959,75-TL harcın davacı tarafa talebi ve isteği halinde iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 20.889,23 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 31,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 180,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023