Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/1945 E. 2021/1627 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/1945
Karar No
2021/1627
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/124 - 2025/560 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/124 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/560 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2024 ESAS-KARAR NO : 2024/61 E - 2024/1202 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 12/05/2025 YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalılardan ... Plastik... AŞ. arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin15.01.2018 düzenlenme tarihli ve 75.000,00 TL bedelli avans olarak çeki keşide ettiğini, anılan davalının mal teslim etmediği gibi çeki ... Ambalaj... Ltd. Şti.'ne ciro ettiğini, davalılar ... Plastik A.Ş. ile ... Ambalaj Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğunu, faturalı mal alımına dayanmayan avans çekinin son olarak davalı ... Faktoring A.Ş.' ye ciro edildiğini, faktoring şirketinin faturalara dayanmadığını bile bile çeki davacı müvekkilinin zararına teslim kötü niyetli davrandığını belirterek takip konusu çek nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı takip alacaklısı faktoring şirketinin tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı ... Faktoring A.Ş. vekili; müvekkili faktoring şirketi ile davalılardan ... Ambalaj Ltd. Şti. arasında 24.05.2016 tarihli Faktoring Sözleşmesi akdedildiğini, davalı faktoring müşterisi ... Ambalaj Ltd. Şti.'nin söz konusu Faktoring Sözleşmesi kapsamında alacak bildirim formu, çek çıkış bordrosu, fatura dökümü, fatura ve taahhütnameye istinaden dava konusu çeki müvekkili faktoring şirketine ciro etmek suretiyle devrettiğini, takip ve dava konusu çekin de yer aldığı faktoring işlemi neticesinde müvekkili faktoring şirketinin davalı faktoring müşterisi ... Ambalaj Ltd. Şti.'ye 234.300,00 TL tutarında finansman sağladığını, müvekkili faktoring şirketi ile davalı faktoring müşterisi ... Ambalaj Ltd. Şti. arasındaki faktoring işleminin mevzuata uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, bildirerek davanın reddine, alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalılar ... Plastik A.Ş ile ... Ambalaj Ltd. Şti. tarafından cevap verilmediği gibi yargılamaya da katılmamaışlardır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece Dairemizin 2021/1761 Esas, 2023/1694 Karar 08/12/2023 tarihli kaldırma kararımız doğrultusunda: Davalı tarafından 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesinin yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesinde yazılı "Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması; ... c)Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur." hükmüne uygun davranmadığı, dava menfi tespit istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan izahatlara göre davalı faktoring şirketinin çekleri iktisabında ağır kusurlu olduğu, zira çekler hakkında, keşideci olan davacıya başvurması halinde davacının borcu teyit etmeyeceği, çekleri avans olarak verdiğini ve karşılığında mal alamadığını, bu nedenlerle de çeklerin bedelsiz kaldığını öğrenme imkanı varken anılan davalının yönetmeliğin 5/1.maddesine aykırı şekilde sadece müşterisinin beyanı ve muvafakatiyle yetinmiş ve bu araştırmayı yapmamış olması ağır kusur olup davalı ... Faktoring A.Ş. yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerektiği, davalılar ... ve ... yönünden yukarıda açıklanan aralarında geçerli bir ticari ilişki bulunmadığı, faktoring şirketi yönünden ise her ne kadar alınan son bilirkişi raporunda yükümlülüklerini yerine getirdiği belirtilmişse de, yukarıda açıklanan gerekçelerle aksi yönde kabul oluştuğu, davaya konu çeki devralırken 6361 sayılı yasadan kaynaklanan araştırma yükümlülüğünü gerektiği şekilde yerine getirmeyerek ağır kusurlu olması, buna bağlı olarak da 6102 sayılı TTK m. 18/II'ye göre basiretli bir tacir gibi hareket etmediği, davacı tarafça her ne kadar kötü niyet tazminatı isteminde bulunulmuş ise de takip alacaklısı olan faktoring şirketi lehtar ve ara cirantalar hakkındaki iktisadi özdeşlik hususunda istihbarat yükümlülüğünü yerine getirmemiş ise de faktoring sözleşmesi kapsamında ciro yoluyla teslim alınan çeklerle ilgili icra takibinde haksız ise de kötü niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne; davacının, ... Şubesi tarafından verilmiş 3529319 seri numaralı 15/01/2018 keşide tarihli, 75.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2018/94 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin iptaline, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiş hükme karşı davalı faktöring şirketince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı faktöring şirketi vekili; faktoring mevzuatı kapsamında değerlendirme yapıldığında, aralarında organik bağ bulunan iki ayrı tüzel kişiliğe sahip şirketlerin birbirlerine çek cirolamış olmasının, bu çeki faktoring işlemine konu etmesi bakımından yasaya aykırı herhangi bir yön içermediğini ve bu konuda bir yükümlülük de bulunmadığını davacının icra takibi dosyasında 05/02/2028 tarihli haciz sırasında borcu kabul ettiğini, bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davalı faktoring şirketinin, iyiniyetli hamil olup olmadığı, araştırma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davacı keşidecinin çek nedeniyle faktoring şirketine karşı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, avans olarak verilen çekle mal tesliminin gerçekleşmemesi nedeniyle bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit davasına ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesi gereğince faktoring şirketlerinin ancak sahih ve fatura ile tevsik olunan mal veya hizmet satışına dayalı olan alacakları devralabilecekleri, bir başka söyleyişle, anılan hükümler gereğince, faktoring işlemi bakımından mal veya hizmet satışının sadece fatura ile tevsik olunması yeterli olmayıp faktoring şirketince faturaya konu mal veya hizmet satışının fiktif nitelikte olup olmadığı, işlem taraflarının ve faturanın güvenilirliği, ilgililerin mali durumları konularında araştırma ve istihbarat çalışması yapılması gerektiği, ayrıca temlik alınan alacağı temsil eden kambiyo senedinin fatura tutarı ile uyumlu olup olmadığına bakılarak açık uyumsuzluk halinde işlem yapılmaktan kaçınılması, senedi düzenleyen ve sair ilgililer açısından da borcun varlığı bakımından teyit işlemleri yapıldıktan sonra ve ancak tüm bu araştırma ve soruşturma sonucunda olumlu bir sonuca varılması halinde faktoring işlemi yapılmasının öngörüldüğü, Faktoring şirketlerinin imtiyazlı kuruluşlar olduğu da gözetildiğinde, yukarda belirtilen usul-esaslar çerçevesinde bir inceleme-araştırma yapılmaksızın faktoring işlemi yapılması halinde, mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hasıl olacak sonuçlar bakımından ağır kusurlu kabul edilmeleri gerektiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/1945 E. 2021/1627K. ve 23/02/2021 tarih sayılı kararı) anlaşılmakla mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Dolayısıyla davalı faktoring şirketi tarafından alacak temlik alınırken üzerine düşen yükümlülükler yerine getirilmediğinden, davalı faktoring şirketinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir. Davalı faktoring şirket vekili; ihtiyati haciz tutanağındaki borcu kabul beyanının davacıyı bağlayacağı gözetilerek hüküm oluşturulması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de Dairemizin ve Yargıtay’ın istikrarlı uygulamasına göre ihtiyati haciz sırasında alınan borcu kabul beyanlarının müzayaka altında gerçekleştiğinin ve tek başına sonuç doğurmayacağının gözetilmesinde bir usulsüzlük görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda; yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı Faktoring şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.123,25TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.280,81TL harcın mahsubu ile bakiye 3.842,44‬TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 12/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/1945, K. 2021/1627, T. 24.05.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-1945-e-2021-1627-k-83bf2909c727