Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/181 E. 2020/731 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/181
- Karar No
- 2020/731
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/308 KARAR NO : 2023/1513 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.11.2020 NUMARASI : 2020/181 E. 2020/731 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 30.10.2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 30.10.2023 İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2020 tarih 2020/181 E: 2020/731 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, Müvekkili banka ile dava dışı ... Şti. arasında 04.12.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede ... ve ...'nın müteselsil borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığını, borcun ödenmemesi üzerine borçlulara ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığından alacağın tahsili amacıyla İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2019/13694 E. Sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine takibe başlandığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek icra takibine vaki itirazın 13.151,29-TL tutarında iptaline ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacı banka tarafından sözleşmeye dayalı olarak takibe başlandığını, yapılan takibin haksız olduğunu, TBK Md. 598/3 hükmü uyarınca 04.12.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalamasından itibaren 10 yıl geçmiş olmakla müvekkilin kefaletinin sona erdiğini, yükümlülüğünün yasa gereği ortadan kalkmış olduğunu, şirket hisselerini 11.11.2016 tarihinde devrederek şirketten ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda davalının kefaletinin uzatıldığına veya yeni bir kefalet verildiğine dair herhangi bir delilin davacı tarafça sunulmadığı, sözleşmenin tarihine göre 10 yıllık sürenin 04.12.2017 tarihinde dolduğu, icra takibinin de 2019 yılında başlatıldığı dolayısıyla TBK'nın kefaleti düzenleyen 598. maddesi uyarınca kefaletin 10 yıllık sürenin dolmasıyla kendiliğinden ortadan kalktığı, davalının kefaletten kaynaklı bir sorumluluğunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötüniyetli takip yaptığı ispatlanamadığından, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, davanın reddine ilişkin kararın açıkça yasaya aykırı olduğunu, davalı borçlunun kefaletinin hem eski 818 sayılı BK yönünden, hem de 6098 sayılı TBK önünden geçerli olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğini , davacı banka ile davalı arasında tanzim edilen genel kredi sözleşmesinde mevcut kefalet sözleşmesinin tanzim tarihinin ise 04.12.2007 olup, kefalet sözleşmesinin tanzim tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanununa tabi olduğunun kabul edilmesi halinde zaten 818 sayılı Borçlar Kanununda kefalet süresi öngörülmediğinden kefaletin geçerli olduğunu, 10 yıllık kefalet süresi sınırlamasının 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu ile getirildiğini, 10 yıllık sürenin uygulanması halinde bu sürenin yasanın yürürlük tarihinden başlatılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili, davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatıldığını, davalının mallarına haciz konulduğunu, İİK'nun 72/5 maddesi gereğince şartları oluştuğu halde davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Şti. arasında 04.12.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini davalının müteselsil borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmış ve alacağın tahsili amacıyla İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2019/13694 E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine takibe başlanmış ise de, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. Maddesine uyarınca somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 598. maddesi uyarınca 10 yıllık kefalet süresinin dolduğu, kefaletin uzatıldığına veya yeni bir kefalet verildiğine dair herhangi bir delilin de dosyaya sunulmadığı, bu itibarla kefalet tarihi olan 04.12.2017 tarihi ile icra takip tarihi arasındaki süre dikkate alındığında, yasada belirtilen 10 yıllık sürenin dolması nedeniyle kefaletin kendiliğinden ortadan kalktığı, bu şekilde davalının kefaletten kaynaklı sorumluluğunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve İİK'nun 72/5 maddesi gereğince şartları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmasına yer olmadığına ilişkin yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik veya usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirildiğinden, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 269,85 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 210,55 TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 269,85 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davalı'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30.10.2023