Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/1657 E. 2023/1112 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/1657
Karar No
2023/1112
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1657

KARAR NO : 2023/1112

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/10/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2023

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, Beyoğlu 27. Noterliğinin 13.08.2008 gün ve ...yevmiye sayılı devir temlik sözleşmesiyle ...Ticaret Ltd. Şti.'ndeki hissesinin tamamını ...'a devretmekle şirketle hiçbir bağı kalmamış olduğunu, bu devir işlemi 03.09.2008 tarih ve 7141 sayılı ilanla Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanmış, aynı tarihli kararla, şirketin 1 yıl süreyle temsile...un atanmış olduğunu, müvekkili şirketteki hissesinin tamamını devretmiş, yerine yeni müdürler de atanmış ise de müdürlük görevinin sona erdiği Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanmamış, bu hususun hukuki açıdan belirsizliklere yol açtığını, bu nedenle ivedilikle müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdiğine ilişkin karar alınarak iş bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmasını fazlaya ilişkin haklarımız ile dava açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla davalı şirkete Samsun 4. Noterliğinin...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar ettiklerini, ancak muhatap şirketin ticaret sicilinde belirtilen adresine adreste tanınmadığından tebligat yapılamamış olduğunu, müvekkilinin beyanına göre davalı şirketin faal olmadığını, görüleceği üzere şirketin adresine tebligat yapılabilmesinin dahi mümkün olmadığını, müvekkile iş bu şirketin borçlarından dolayı ödeme emirleri gelmekte olduğunu, müvekkiline gelen ödeme emri nedeniyle istanbul Anadolu Adliyesi 19. İş Mahkemesi 2017/93 esas ödeme emrinin iptali ve kuruma borcu olmadığının tespiti nedeniyle dava açmak zorunda kalmış olduğunu, müvekkilinin herhangi bir ilişkisi olmamasına karşın, muhatap şirket nedeniyle zarara uğradığını, müvekkilinin...Dış Ticaret Ltd. Şti'ndeki müdürlük görevinden istifa ettiğinin tescili ile müdürlük görevinin sona erdiğinin Ticaret ve Sicil Gazetesinde yayınlanması hususunu Samsun 4. Noterliğinin... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa ihtar ettiklerini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü 31. 03.2017 tarih 84 32 964 4/48078-80921 sayılı kararı ile istifanamenin şirkete ulaşmaması halinde müdürlükçe resen tescil işlemi yapılamayacağı gerekçesiyle talebin reddedilmiş olduğunu, Yargıtay kararında "şirket müdürünün istifa edemeyeceğine dair buyurucu bir kural yoktur, şirket müdürü genel kurallar çerçevesinde uygun zaman içerisinde her zaman istifa edebilir, bu itibarla davalı sicil memurluğunun bu istifa hakkında gereken işlemi yapması gerekirken reddi doğru görülmemiş " belirtildiğinden iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle ve re'sen belirlenecek durumlar karşısında, İstanbul Ticaret Sici1 Müdürlüğü 31.03.2017 tarih ...sayılı kararır; iptali ile müvekkilin müdürlük görevinden istifasının teşciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Ticaret Sicil Müdürlüğünün, TTK.m. 32 hükmü çerçevesinde işlem yapmış olduğunu, buna göre, limited şirkette müdürlerin istifası var ise, yeni atamaya ilişkin tescilin yapılabilmesi için de, mevzuat gereğince ilgililer (şirket yetkilileri) veya salahiyetli temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından talepte bulunulması gerektiğini, bu noktada; yenilik doğurucu bir hak olan "istifasının " sonuç doğurması için, ilgililere bildiriminin gerekmekte olduğu ve belirtildiği üzere, davacının müdür1ükten istifa ettiğini şirkete bildirilmesi halinde, bu bildirime istinaden, şirket yetkililerinin dava konusu şirketten istifaya ilişkin değişikliğin tescili amaçlı olarak, Sicil Müdürlüklerine başvurmasının lüzum ettiğini, Sicil Müdürlükleri.kayıtlarında,.davacının şirket müdürlüğünden istifa ettiğini ifade ettiği şirketi, taraflarına hiçbir başvurusu bulunmadığının saptanmış olduğunu, Limited şirketlerde müdürlükten istifa yada müdürlüğün sonlandırılmasının sicil kayıtlarından terkini, ilginin istifa ettiğini şirkete bildirdiğini belgelemesi koşuluyla ya da ilgilinin müdürlük görevinin sonlandırıldığına ilişkin bir ortaklar kurulu kararı alması ile mümkün olduğunu, bununla birlikte; sicil kayıtlarında yapılan incelemede, davaya konu şirketin ortaklar kurulu tarafından 23.03.2017 tarihinde alınarak tescil edilen karar ile; 15 yıl süre ile şirketin müdürlüğüne atanan davacının müdürlük sıfatının sonlandırıldığına ilişkin hiç bir karara rastlanmadığı gibi, ortaklıktan ayrılan davacının, müdürlükten istifa ettiğini şirkete tebliğ şerhini içeren noter marifeti ile düzenlenmiş istifaname aslı ya da onaylı suretini müvekkili davalı şirkete göndermediğinin saptanmış olduğunu, yani davacının müdürlük vasfının sicil kayıtlarından terkini yönünden, sicil müdürlüğüne usulüne uygun hiçbir başvuruda bulunmadığının görülmekte olduğunu belirterek, davanın reddini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... Davacı tarafından 14.09.2006 tarihinde kurulan şirkete 27.03.2007 tarihinde 15 yıl süre ile müdür atandığı, müdür olarak tayin edildiği şirket ortaklığından 13.08.2008 tarihinde ayrıldığı, ortaklık pay devrinin ortaklar kurulunca karar altına alınarak yeni müdürün şirkete atandığı kararında Ticaret Sicilinde 29.03.2008 tarihinde tescil ve 03.09.2008 Tarihinde ilan edildiğini, davacı tarafın müdürlük görevinin sonlandığına ilişkin ortaklar kurulu kararı mevcut olmadığını, buna mukabi1 davacının şirkete keşide ettiği ihtar ile müdürlük görevinden istifasının karar altına alınması ve sicile bildirilmesini istediğinin 13.03.2017 tarihli ihtarnamenin sicilde kayıtlı şirket adresinde şirketin bulunmaması sebebi ile tebliğ edilemediğini, davacının davalı müdürlüğe 27.03.2017 tarihli keşide ettiği ihtar ile istifasını bildirdiği ve işlem yapılmasını talep ettiğini, davalının, ihtarname aslı ve tebliğ belgesi ve şirket tarafından istemde bulunulması gerektiği yönünde istemin reddedildiğini, mahkemece tespit edilen hususlar kapsamında davacının istifasının tespiti ve davalı müdürlük nezdinde 28/2 kapsamında tescilini talep edebileceği hususunda taktirin Mahkemeye ait olacağına dair rapor sunmuştur.Dava: İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğü kararının iptali ile müdürlükten istifanın tesciline ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyadaki bilgi ve belgeler, alınan detaylı, gerekçeli ve dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, detaylı, gerekçeli, dosya kapsamı ile uyumlu olan ve bu nedenle de itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca, davacının dava dışı .... Şti. deki haklarını devrettiğini ve müdürlük görevinden istifa ettiğini ancak davalı tarafından istifanın yayınlanmadığının belirttiği, davalı ise cevap dilekçesi ile müdürlük görevinden istifanın sonuç doğurabilmesi için noter aracılığı ile şirkete tebliğinin veya şirket ortaklar kurulunun karar alması gerektiğini ancak böyle bir bilgi olmadığından istifanın yayınlanamayacağını belirttiği görülmüştür. Dava her ne kadar davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne karşı açılmışsa da dava dışı şirketin de hukukunu ilgilendirdiğinden dahili davalı olarak davaya katılımının sağlanması için davacıya süre verilmiş ve bu süreçte ...İcaret Ltd. Şti. de davaya dahil olmuş ancak her hangi bir beyan sunmamıştır. İstanbul Sicil Müdürlüğünden şirketin tüm sicil kayıtları istenmiş, Ticaret Sicil Gazetesinin 03/09/2008 tarih ve 7141 sayılı nüshasında şirket ortaklarından ...'ın 600 hisse tutarı 15.000,00YTL değerindeki hissesinin tamamını şirket dışından ... devrettiği ve Şirket Müdürü olarak ortaklardan ...un 15 yıl süre ile şirket müdürü olarak seçilmelerine ve şirket kaşesi altına atacakları münferit imza ile şirkete en geniş şekilde temsil ve ilzam etmelerine oy birliği ile karar verildiği yayınlanmıştır. Her ne kadar limited şirketlerde müdürlük yetkisi ortaklık sıfatına bağlı olmasa da hali hazırda görüldüğü üzere zaten yeni müdürler atanarak şirketin temsil ve ilzama münferit olarak yetkili oldukları belirtilmiştir. İlgili kararın verilmesi ve yayınlanması ile davacının Müdürlük yetkisi sona ermiş olduğundan davacının talebinde ve müdürlük görevinden istifanın yeniden yayınlanmasında hukuki yarar görülmeyerek davanın reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararda; yeni müdürler atanarak şirketi temsil ve ilzama münferit olarak yetkili olduklarının belirlendiği, bu nedenle davacının müdürlük yetkisi sona erdiğinden davacının talebinde ve müdürlük görevinden istifasının yeniden yayınlanmasında hukuki yarar olmadığı belirtildiğini, yeniden yayınlanmasında hukuki yarar olmadığı belirtilmiş ise de müdürlük görevinden istifa daha önce yayınlanmadığını, müvekkil şirketteki hissesinin tamamını devretmiş, yerine yeni müdürler de atanmış ise de müdürlük görevinin sona erdiği Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanmadığını, hukuki açıdan belirsizliklere yol açtığını, bu nedenle ivedilikle müvekkilin müdürlük görevinin sona erdiğine ilişkin karar alınarak iş bu kararın Ticaret ve Sicil Gazetesi'nde yayınlanmasını fazlaya ilişkin haklarımız ile dava açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla davalı şirkete Samsun 4. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar ettiğini, ancak muhatap şirketin ticaret sicilinden belirtilen adreste tanınmadığından tebligat yapılamadığını, dosyadaki bilirkişi raporu lehimize olmasına rağmen bilirkişi raporu aleyhimize imiş gibi karara gerekçe yapılması yerinde olmadığını, davanın reddi hukuka aykırı olmakla beraber müvekkilin kendisine gönderilen borç ödeme emirlerinden kurtulmak için iş bu davayı açmaktan başka çare olmaması, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermesi göz önüne alındığı davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yerinde olmadığını, İlk Derece Mahkemesince, eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesis edildiğini, yukarıda kısaca arz ve izah edilen nedenlerle, istinaf talebimizin kabulüne, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/422 esas 2020/177 karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, taleplerimiz gibi davamızın kabulüne karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.

GEREKÇE : Dava,TTK 34 maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz yoluyla kaldırılması ile davacının müdürlük görevinden istifasının tesciline karar verilmesi istemini ilişkindir.

İlk derece mahkemesince hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

6102 sayılı TTK'nın 32. Maddesi uyarınca, ticaret sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını ve tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği hususlarını incelemekle yükümlüdür.TTK'nın 623. maddesinde, şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir. Düzenlenmesi bulunmaktadır. Ortak olmayanlardan da müdür atanabilir. Müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir.Dava dışı ... Dış Ticaret Limited şirketinin 30/03/2007 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edilen 23/03/2007 tarih ve 2007/1 Karar sayılı şirket ortaklar kurulu kararına göre davacının15 yıl için şirket müdürlüğüne atandığı ve şirket kaşesi altında atacakları münferit imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, davacının hisselerinin tamamını Beyoğlu 27. Noterliği' nin 13/08/2008 tarih ...ayılı hisse devir ve temlik sözleşmesi ile ...'a devrettiği, devrin şirketin 14/08/2008 tarih 2008/3 karar sayılı kararı ile kabul edilerek pay defterine işlendiği, şirket müdürü olarak ...ve şirket kurucu ortaklarından dava dışı ...nın hissesinin tamamını devrettiği dava dışı...'un seçildiği, iş bu kararın da 03/09/2008 tarihli sicil gazetesinde tescil ve ilan edildiği ancak davacının hisse devri sonrasında yeni ortak müdür atanmasına rağmen davacının şirket müdürlüğünün sona erdirildiğine ilişkin ortaklar kurulundan alınmış bir kararın olmadığı ticaret sicil kayıtlarına göre davacının halen şirketin yetkili müdürü olarak göründüğü dosya kapsamına göre sabittir. Davacı, 23/03/2007 tarih 2007/01 Karar sayılı şirket ortaklar kurulu kararı ile dava dışı şirkete yetkili müdür olarak atanmıştır. Ancak ortaklar genel kurulu kararı ile davacı azledilmemiştir. Müdür olan davacının şirketteki hissesini devretmesi kendiliğinden müdürlük görevini sona erdirmeyecektir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/13645 Esas-2017/1451 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olan istifanın, iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracak olmasına ve bu nedenle şirket müdürlüğünden istifanın şirkete tebliğ edilmesi halinde sonuç doğurup ancak tebliğ ile birlikte müdürlük görevinin son bulacak olmasına, görev son bulmadan sicile tescil edilemeyecek olmasına, dış ilişkide ise istifanın ticaret siciline tescil ve ilan edilmesiyle sonuç doğurmasına (TTK 37. madde) şirketi temsile yetkili olan kişileri tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirmekle yükümlü olan yönetimin (müdür veya müdürler) istifa nedeniyle temsil yetkisi kalkan müdürün istifasını da sicile bildirmekle yükümlüdür. Davacı Samsun 4. Noterliğinin ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava dışı şirkete istifasını bildirdiğini iddia etmiş ise de tebligatın iade döndüğü, bu halde istifanın sonuç doğurmayacağı ve davacının müdürlük görevinin devam ettiği anlaşılmıştır. Davalının yaptığı işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı, davacının şirket müdürlüğünden istifası konusunda dava dışı şirkete çıkartılan tebligatın usulüne uygun olarak yapılmamış olduğu, davacının şirket müdürlüğünden istifası konusunda şirketçe ortaklar kurulu kararı alınması ve buna göre ticaret siciline müracaat edilip tescil ve ilan edilmesi gerekirken bu lüzuma uyulmadığı, davalıdan şekil şartlarına uymayan tescil ve ilan işlemini gerçekleştirmesinin istenemeyeceği değerlendirilerek ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğrudur.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.26/10/2023

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/1657, K. 2023/1112, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-1657-e-2023-1112-k-338df67741a9