İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/316 E. 2025/376 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/316
Karar No
2025/376
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/316 KARAR NO : 2025/376

DAVA : Ticari Şirket (İstifanın Sicile Tescili) DAVA TARİHİ : 02/05/2025 KARAR TARİHİ : 16/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (İstifanın Sicile Tescili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 02/05/2025 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesinde ticari faaliyetlerini icra eden ...'nin 30/06/2022'den itibaren münferiden temsile yetkili şirket müdürü olarak şirketin tek ortağı ve müdürü ... ile birlikte ve ayrı ayrı yetkili kılındığını, gördüğü lüzum üzerine ... 49. Noterliği kanalı ile ... tarih ... yevmiye numarası ile istifa ettiğini ve istifaya ilişkin tebligatın 15/04/2025 tarihinde tebellüğ edildiğini, davalı şirkete tescil ve ilan yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin olarak ... 49. Noterliği kanalı ile ... tarih ... yevmiye numarası ile bir ihtarname keşide edildiğini ve işbu ihtarnameye ilişkin tebligatın 02/05/2025 tarihinde tebellüğ edildiğini, şirketin tek hissedarı ve müdürü olan ...'a gerekli olan her türlü çabaya rağmen ulaşılamadığını, dolayısıyla davacının istifasına ilişkin diğer müdür tarafından ticaret sicil müdürlüğüne tescil talebinde bulunulamadığını, diğer şirket müdürüne ulaşılamadığından genel kurulun toplanamadığını bu sebeple istifaname ve genel kurulun toplanamadığına dair dilekçe ile ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne istifanın tescil ve ilan edilmesi için başvuruda bulunulduğunu, ... Ticaret Sicili müdürlüğünün ... tarihli... sayılı cevabi yazısında genel kurul tarafından istifaya ilişkin karar alınması ve bu kararın tescil ve ilan edilmesi gerektiği, bunun mümkün olmaması halinde Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından müdürlük görevinden istifa edilmesinin tescil ve ilanına hükmedilmesine ilişkin karar alınması gerektiğini, dolayısıyla ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün konu ile ilgili tescil işlemini gerçekleştirmediğini ve TTK madde 32/3 uyarınca sicil kayıtlarının gerçeğe uygun tutulması görevine aykırı davrandığını, istifanın tek taraflı bir irade beyanı olup, istifa beyanının davalı şirkete ulaşması ile hüküm ve sonuçlarını doğurduğunu, davacının istifası ile şirketin organsız kalmadığını ve diğer müdür olan ...'un genel kurul ve müdürler kurulu organı sıfatına haiz olduğunu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun 35. Maddesi uyarınca davacının şahsi mal varlığının korunması ve kamu borçlarından haksız bir şekilde sorumlu tutulmaması için istifa işleminin hukuki yarar taşıdığını, dolayısıyla davacının müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti ile bu hususun tescil ve ilanına karar verilmesine, dava vekalet ücreti, yargılama giderleri, harç, sair masrafların davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacının müdür olduğu limited şirket tüzel kişiliğe haiz olup davanın bu şirket hasım gösterilmek suretiyle açılması, müdürlük görevinden istifanın şirkete yöneltilmesi gerekmektedir. (Emsal nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E.... K. sayılı kararı) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), inandırıcılık sorunu taşımayan, karmaşık olmayan veya olaylarla ilgili hiçbir tartışmanın bulunmadığı, oldukça teknik davalar ile mahkemelerin tarafların sunduğu görüşlere ve diğer belgelere dayanarak, adil ve makul bir biçimde karar verebilecekleri davalar için duruşma yapılmasının gerekli olmayabileceğini belirtmiştir (AİHM, Jussila/Finlandiya, § 41, Döry/İsveç, B. No:28394/95, 12.11.2002, § 37, Mehmet Emin Şimşek/Türkiye, B. No: 5488/05, 28.2.2012, § 30). (Adnan Altın, kararı, § 47). Limited şirket müdürlüğünden istifanın tescili ve ilanı talebine ilişkin işbu davanın, karmaşık olmayan teknik bir dava olduğu, işbu dava yönünden davacının müdürlük görevinden istifasının muhataba ulaştığına dair belgeler ,istifanın sicile tescil talebinin reddedildiğine veya cevapsız bırakıldığına dair ortaklar kurulu kararı ve İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün cevabi yazısının incelenmesi gerekmekte olup dava şartlarının duruşma icra edilmeden dosya üzerinden incelenmesi usul ekonomisine uygun görülmüştür. Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde davalı şirket ile ilgili yapılmış ilanlar ve sicil kaydı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi internet sitesi üzerinden dosya içine alınmış, davacının müdürlük görevinden istifasına ilişkin dava dilekçesi ekinde sunulan ... 49. Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... 49.Noterliğinin... tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ve Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısı incelenmiş, dava şartlarının mevcut olup olmadığı tetkik edilmiştir. Davacı, ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne hitaben yazdığı 26.03.2025 tarihli yazı ile ; şirketin Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı tarafından yaptırım listesine alındığını, şirketin Türkiye Cumhuriyetindeki bankalar nezdinde işlem gerçekleştiremediğini, kurucu ortak ...'e ulaşılamadığını, şirketin kuruluşundan itibaren genel kurulunun toplanamadığını ve ortaklar kurulu kararı alınmadığını bu sebeple istifanameyi ... Ticaret Odası Sicil Müdürlüğü'ne elden teslim ettiğini, istifanın kabulünün gerektiğini belirterek bu hususun sicile tescil talebinde bulunduğu , talebin ... Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından reddedildiği anlaşılmıştır. Davacının 26.03.2025 tarihli başvurusu üzerine ... Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından davacıya verilen 18/04/2025 tarihli cevabi yazıda ; istifanın tescili için ortaklar kurulu kararı veya ilgili Asliye Ticaret Mahkemesinin tescil hakkındaki kararının ibraz edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dava, limited şirket müdürlüğünden istifanın tesciline ilişkindir. Davacı , limited şirketi münferiden temsile yetkili iki müdürden birinin kendisi olduğunu, şirketi münferiden temsile yetkili diğer müdürün aynı zamanda şirket sermayesinde tek pay sahibi olduğunu, kendisinin müdürlük görevinden istifa ettiğini; ... 49. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek ederek istifayı şirkete bildirdiğini , ... 49.Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile de istifanın sicile tescil edilmesi hususunda şirketin ihtar edildiğini , her iki ihtarnamenin şirkete tebliğ edildiğini iddia etmekle birlikte şirketi münferiden temsile yetkili diğer ortağa ulaşılamaması sebebiyle ortaklar kurulu kararının alınamadığını , istifanın sicile tescil edilmesi için yaptığı başvurunun ortaklar kararı bulunmadığı gerekçesiyle ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından reddedildiğini belirterek istifanın sicile tescil edilmesi gerektiğini iddia etmiştir. İstifa ve azîl hakkı tek taraflı ve karşı yana varması gereken irade beyanı ile kullanılır ve sözleşmeyi ileriye etkili olarak sona erdirdiği gibi azîl ve istifa beyanı herhangi bir şekle bağlı değildir (Yalçınduran, s. 97, 98). TTK'nın 623. Maddesinde; "Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir." düzenlenmesi bulunmaktadır. Müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olan istifanın, iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracak olmasına ve bu nedenle şirket müdürlüğünden istifanın şirkete tebliğ edilmesi halinde sonuç doğurup ancak tebliğ ile birlikte müdürlük görevinin son bulacak olmasına, görev son bulmadan sicile tescil edilemeyecek olmasına, dış ilişkide ise istifanın ticaret siciline tescil ve ilan edilmesiyle sonuç doğurmasına (TTK 37. madde) şirketi temsile yetkili olan kişileri tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirmekle yükümlü olan yönetimin (müdür veya müdürler) istifa nedeniyle temsil yetkisi kalkan müdürün istifasını da sicile bildirmekle yükümlüdür. İstanbul BAM 13.Hukuk Dairesi'nin ... E, ... K. sayılı emsal kararında belirtildiği üzere ihtarnamenin tebliğine ilişkin tebligat evrakları incelenerek tebligat sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı, davacının istifa beyanının sonuç doğurup doğurmadığı, müdürlük görevinin sona erip ermediği ve sona ermiş ise hangi tarihten itibaren sonra erdiği hususlarının tespit edilmesi gerekmektedir. Şirket müdürü olan davacının istifasının tescil ve ilanını dava etmekte hukuki yararının mevcut olduğunun kabulü için geçerli bir istifanın mevcut olması gerekir. Somut olayda, limited şirket müdürünün istifasının ve istifanın sicile tescil edilmesi gerektiğinin şirkete ihtarına dair ... 49. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... 49.Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliğ şerhinde yalnızca iş yerinde daimi çalışana tebliğ edildiği açıklamasına yer verildiği görülmüştür. İşbu dava yönünden istifanın muhatap şirkete tebliğ edilip edilmediğinin ( varıp varmadığının) ön sorun olarak incelenmesi gerekmektedir. Ön sorunun çözümü için öncelikle konuyla ilgili mevzuat hükümlerine kısaca değinilmelidir. Tüzel kişilere ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddelerinde düzenlenmiştir. Tebligat Hukuku bakımından tebligat yapılacak kişi “muhatap” olarak adlandırılır. Tebligatın temel amacı da muhataba tebliğ evrakını en sağlıklı şekilde ulaştırmaktır. Tebligat kural olarak muhatabın kendisine yapılır. Muhatap gerçek veya tüzel kişi olabilir. Gerçek kişiler yönünden muhatap kişinin kendisidir. Tüzel kişiler ise somut canlı varlıklar olmayıp sadece hukukî kişiliğe sahip olduklarından tüzel kişiler adına çıkarılan tebliğler, muhatap tüzel kişinin organlarını oluşturan gerçek kişilere yapılır (Muşul, Timuçin: Tebligat Hukuku, Ankara 2018, s. 167). Tüzel kişilerin yetkili temsilcileri ilgili kanun veya statülerine göre belirlenir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun “Hükmi Şahıslara ve Ticarethanelere Tebligat” başlıklı 12. maddesinde; "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir." 13. maddesinde, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır" şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. 25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin (Yönetmelik) " Tüzel kişilere ve ticari işletmelere tebligat" başlıklı 20. maddesinde ise; "(1) Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır. (2) Bakanlıkların ve bunların teşkilatının, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile il özel idarelerinin, belediyelerin, köylerin ve özel kanunlarına dayanılarak kurulmuş bulunan teşekküllerle, şirketlerin, derneklerin ve vakıfların yetkili temsilcileri, bağlı bulundukları kanunlara ve statülerine göre tayin edilir. (3) Gerçek ve tüzel kişilere ait ticari işletmelerin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ticari işletmenin o işlemde yetkili ticari temsilcisine yapılan tebliğ geçerlidir." hükmü bulunmaktadır. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Tüzel kişilerin memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 21. maddeye göre; "1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. (2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır". Bu noktada belirtmek gerekir ki Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, ticaret şirketleri tüzel kişiliği haiz olup üçüncü şahıslar ile olan ilişkilerinde ortaklardan oluşan temsilci-organ veya dışarıdan tayin edilen sair temsilciler tarafından temsil olunurlar. Tüzel kişiliğe sahip olmaları nedeniyle ticaret şirketlerinde tebligatın şirketlerin “yetkili temsilcilerine" yapılması icap eder. Yetkili temsilciler ibaresiyle öncelikle şirketi kanunen temsile yetkili organlar ve bu organlar adına hareket edenler kastedilmektedir. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri ile Yönetmeliğin bu hükümlere koşut düzenlemeler içeren maddelerinde tüzel kişilere tebligatın yapılma usulü açıklanmış, tebligatın bunların tabi oldukları kanunlara ve statülerine göre belirlenecek yetkili temsilcilerine, eğer tüzel kişinin yetkili temsilcisi yoksa veya evrakı bizzat alamayacak bir hâlde ise görev itibariyle temsilciden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi bu işle görevlendirilmiş bir kişiye, o da yoksa tüzel kişinin o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı öngörülmüştür. Eğer tebligat tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılmamış, sıralı kişilere yapılmışsa bunun nedenlerinin açıkça ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatasına yazılması gereğine de işaret edilmiştir. Yeri gelmişken belirtilmelidir ki; tebligat ile ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler, bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemi olmakla gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak Kanun ve Yönetmelikte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisi de daima göz önünde tutulmalıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ve Yönetmeliğin amacı tebligatın muhatabına en kısa zamanda ulaşması, konusu ile ilgili olan kişilerin bilgilendirilmesi (tebligatın bilgilendirme fonksiyonu) ve bu hususların belgeye (tebligatın belgelendirme fonksiyonu) bağlanmasıdır. Hâl böyle olunca Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte öngörülen şekilde işlem yapılmış olmadıkça tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı beyan onun mücerret sözünden ibaret kalır ve dolayısıyla belgelendirilmiş sayılmaz. Nitekim Kanun'un ve Yönetmeliğin belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı yerleşik yargısal içtihatlarda da açıkça vurgulanmış olup Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2022 tarihli ve ... E., ...K. sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Açıklanan ilkeler çerçevesinde somut talep değerlendirildiğinde, istifa bildirimine dair ihtarnameyi tebliğ alan kişinin şirketin yetkilisi olmadığı , tebligatın tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapıldığına ilişkin belge bulunmadığı gibi davacı tarafın beyanlarından istifa beyanının limited şirketi münferiden temsile yetkili diğer müdüre ( ...) de varmadığının anlaşıldığı dolayısıyla davacı tarafın istifasının dava tarihi itibari ile sonuç doğurmadığı , istifanın sicile tescilinin talep edilebilmesi için istifa beyanının muhatap şirkete varmasının -sonuç doğurmasının- özel dava şartı olduğu ve dava şartının mevcut olmadığı anlaşılmakla HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddesi uyarınca davacının davasının usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK m. 114/2 ve HMK m.115/2 gereği davacının davasının usulden REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsil edilmesi gereken karar harcı 615,40 TL peşin olarak alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi 16/05/2025

BAŞKAN ...

ÜYE ...

ÜYE ...

KATİP ...

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/316, K. 2025/376, T. 16.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-316-e-2025-376-k-76d94e5c19b5