Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/766 E. 2019/1014 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/766
Karar No
2019/1014
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 24/04/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 09/11/2021 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 24/04/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacının Denizli 1.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile borçlu-davalı şirket hakkında 7 örnek ilamsız icra takibi yaptığını ancak davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla Denizli 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın 29.830,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle 29.830,00 TL'nin %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davalı şirketin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde karşı yana herhangi bir borcu olmadığının tespit edileceğini, davacının davalı şirketten herhangi bir alacağı olmadığı gibi davalı şirketin yetkilisine haricen borçları bulunduğunu, bu borçlar sebebiyle de davalı şirketin yetkilisi... tarafından davacı aleyhine Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının iş bu icra takibine haksız itirazı neticesinde Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasının açıldığını ve bu dosyanın halen derdest olduğunu belirterek davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretine mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... taraf defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davalının, davacı tarafından düzenlenen dava konusu faturayı ticari defterlerine davacıya alacak olarak kaydetmiş olduğu, bu faturaya süresinde itiraz ve iade ettiğine ilişkin savunma ve delil ileri sürmediği anlaşıldığından, bu aşamadan sonra, mal alım bedelinin ödendiğini ispat yükünün ise davalı/alıcı üzerinde bulunduğu; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalının, davacının yukarıda belirlenen alacağını ödediğini, TMK'nun 6. maddesi ve HMK'nun 200-(1) maddesi uyarınca yazılı delille ispat etmesi gerektiği halde, davalının davacıya fatura bedelini ödediğini yazılı delille ispat edemediği, her ne kadar davalının defterlerine göre davacıya olan borcun kapatıldığı, borcunun bulunmadığı kayıt edilmiş ise de, davacıya yapılmış bir ödeme bulunmadığı, ödemelerin dava dışı...kiralama firmasına yapıldığının kaydedildiği, davacı tarafça bu ödemeye icazet verildiğine dair bir beyan yada delil bulunmadığı, davalı taraf her ne kadar davacı ile dava dışı ... kiralama firması arasında organik bağ bulunduğunu iddia etmiş ise de, davalı tarafın cevap dilekçesinde bu savunmaya dayanmadığı, kaldı ki cevap dilekçesinin süresinde de ibraz edilmediği, dolayısıyla rapora karşı beyan dilekçesinde ileri sürülen bu hususun savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olması ve süresinde bu hususta herhangi bir delil de ibraz edilmemesi nedeniyle bu iddiaya itibar edilmemiş, bu nedenlerle, davacının, tespit edilen alacağını tahsil için icra takibi yapmakta ve işbu davayı açmakta haklı olduğu ve hukuki yararının bulunduğu; buna göre, davalının hakkındaki icra takibine vaki itirazında haksız bulunduğu, davacının alacağının varlığını HMK.'nun 222. maddesi uyarınca ispatlamış olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. ( Emsal Antalya BAM 11. HD 2019/766 E. 2019/1014 K. ) İİK.'nun 67-(2) maddesi; "bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne, göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmünü içermektedir. YHGK.'nun 17.10.2012 tarih ve ... E, ... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez (YHGK.'nun 14.07.2010 gün ve 19-376 Esas 397 Karar sayılı ilamı). Dava faturadan kaynaklanan bakiye alacak için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup; alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek; davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin cevap dilekçesinin süresinde olmadığı kanaatinin yerinde olmadığını, davacı ile ödemelerin yapıldığı... Firması arasında organik bağın mevcut olduğunu, bu hususun yerel mahkemece incelemeye tabi tutulmadığını, bilirkişi raporunda "davalı yanın ticari defterlerinde yer alan ödemelerin ... adına değil ...Kiralama firmasına yapıldığı" görüş ve kanaatine varıldığını, ... Kiralama Firmasına yapılan ödemelerin davacının iddia ettiği alacak bedelleri ve tarihlerle örtüştüğünün son derece açık olduğunu, bilirkişi raporunda ödemelerin ... adına ...kiralama şirketine yapılmış olduğunu ve müvekkilinin ticari defterlerinde bu sebeple herhangi bir borç kaydı bulunmadığının tespit edildiğini, davacı ile...arasındaki organik bağ ilişkisinin yerel mahkemece araştırılması gerektiğini, davacı ile ...Kiralama şirketinin kurucusu olan ...'ın evli olmaları ve iş yerlerinin aynı adreste faaliyet göstermeleri nedeniyle müvekkilinin ... tarafından gönderilen pos cihazına davacının isteği, yönlendirmesi ve yanıltmasıyla ödemeler yaptığını, fatura tarihlerinde .... ile davacının aynı adreste faaliyet göstermesi, aralarında kişisel ilişkisi olması organik bağın varlığını açık şekilde gösterdiğini, ayrıca ödemelerin dava dışı...yapıldığı hususuna davacı tarafın hiçbir itirazının olmadığını, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında servis taşımacılığından kaynaklı ticari ilişki olduğunu, davacının hiçbir ödeme almadan taşımacılık faaliyetini devam ettirmesi ve 2018 tarihli alacak için 2020 tarihinde takip başlatmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taşıma faaliyeti süresince ödemelerin yapılmadığına ilişkin herhangi bir ihtarın müvekkili şirkete gönderilmediği gibi taraflar arasında ticari ilişkinin devam ettiğinin de sabit olduğunu, itiraza uğrayan tek bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, ayrıca davacının ve ...Kiralama firmasının bu şekilde kötü niyetli ve mükerrer icra takipleri sebebi ile ödemeler alarak nitelikli dolandırıcılık faaliyetinde bulunmaları sebebiyle Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyalarının bulunduğu hususunun da göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, açıklanan tüm bu sebepler doğrultusunda davacı ve ... arasında organik bağın mevcut olması, ödenmediği iddia edilen faturaların 2018 tarihine ilişkin olması, aynı tarihlerde müvekkilince.. düzenli ödemelerin yapıldığını, ...ile müvekkili şirket arasında işbu davayı ilgilendiren bir ilişki olmadığını, ancak ilk derece mahkemesinde bu hususun incelenmediğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklanan cari ilişkiye dayalı alacak için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda davacı tarafça, fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddia edilerek takip başlatıldığı, davalının borca itirazının haksız olduğu iddia edilmiş, davalı tarafça ise davacının isteği üzerine ödemelerin dava dışı ... firmasının post cihazından yapıldığı, bu nedenle borcu bulunmadığı savunulmuştur. Taraf defterlerinin incelenmesi amacıyla alınan bilirkişi raporunda davalı yanın defterlerinde havale ve kredi kartıyla yapılan ödemeler olmak üzere toplam 34.977,80 TL tutarında ödeme yer aldığı, bu ödemelerle ilgili olarak kredi kartı ekstrelerinin dosyaya sunulduğu, ödemelerin... firmasına yapıldığı belirtilmiştir. Yerel mahkemece ise kredi kartı ile yapıldığı belirtilen ödemelerin tarihleri ve bedelleri, fatura tarihleri ve bedelleri ile örtüştüğü halde davalının bu savunmasına ödemelerin dava dışı şirkete yapıldığı belirtilerek itibar edilmemiştir. Yerel mahkemece; davalı tarafın ödeme savunması dikkate alınarak ödeme yapıldığı iddia edilen dava dışı ... firmasının ve davalının ticari defter ve kayıtları incelenerek, davalı ve dava dışı ... firması arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, aralarındaki alacak-borç durumu, davalı tarafından dava dışı ... firmasına yapılan ödemelerin neye istinaden yapıldığı konusunda davalının rapora karşı itirazları da gözetilerek daha evvel rapor sunan bilirkişiden ek rapor ya da konusunda uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi Dairemizce yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/11/2021 tarih ve... Esas... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davalı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 509,42 TL nispi istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24/04/2025 ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/766, K. 2019/1014, T. 14.07.2010, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-766-e-2019-1014-k-778f390f4c12