Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/59 E. 2020/291 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/59
Karar No
2020/291

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/806 - 2024/1132 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/806 KARAR NO : 2024/1132 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2020 NUMARASI : 2019/59 E. - 2020/291 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2020 tarih ve 2019/59 Esas - 2020/291 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2018/51806 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuru kapsamında 9. sınıf malların yer aldığını, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-c maddesi uyarınca "Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri" mallarının, başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusunun kelime ve logonun birleşmesinden meydana gelen karma bir marka olduğunu, davaya konu YİDK kararında, müvekkili başvurusundaki logo unsuru dikkate alınmadan değerlendirilme yapıldığını, Kurul tarafından yapılan hatalı değerlendirmenin, marka hukukunun temel ilkelerinden biri olan markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi kuralına aykırı olduğunu, müvekkili Şirket logosunun tüketiciler nezdindeki tanınmışlığı da göz önüne alındığında, kabul anlamına gelmemekle birlikte "..." ibaresinin bir an için tasvir edici olduğu düşünülse bile logo ile birlikte tasvir edici olmaktan uzaklaştığını, müvekkili başvurusunun bir bütün olarak ayırt edicilik vasfını haiz bulunduğunu ve vasıf bildirmediğini, müvekkilinin "..." ibareli birçok markasının olduğunu, dolayısıyla YİDK kararının aksine "..." ibaresinin, "..." kavramı algısını doğrudan oluşturmasının ve başvuru kapsamından çıkarılan mallar bakımından tanımlayıcı olmasının mümkün bulunmadığını, İngilizce’de "..." kelimesinin yaygın olarak "..." kelimesi ile ifade edildiğini, "..." ibaresinin iletişim sektöründe müvekkili ile özdeşleştiğini ve müvekkilinin "..." ibareli seri markalarının bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarının devamı olduğunu ve SMK'nın 5/1-c maddesi kapsamında bir tescil engelinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-10829 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, tescili talep edilen işarette yer alan "..." sözcüğü ile "..." anlamlarına gelen "..." ibarelerinin, "..." anlamına geldiğini, anılan ibarenin başvuru kapsamında çıkarılan mallar bakımından tanımlayıcı, vasıf bildirici nitelikte olduğunu, ayrıca anılan ibarenin, ret kapsamındaki mallar bakımından bir teşebbüsün mallarının ve hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından ve hizmetlerinden ayırt etmeyi de sağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu "...+..." başvurusunun, bütünsel olarak çekişme konusu "Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri." emtiası bakımından, 6769 sayılı SMK’nın 5/1-c maddesi anlamında somut ayırt edici niteliğe sahip bir işaret olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2018-M-10829 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuruda yer verilen "... ..." kelime unsurunun, öne çıkan baskın unsur olduğunu ve bu ibarenin tanımlayıcı bulunduğunu, "..." sözcüğü ile "..." anlamına gelen "..." ibaresinin, "..." anlamına geldiğini, başvuru kapsamından çıkarılan 9. sınıftaki malları tanımlayıcı nitelik taşıdığını, esasen bu durumun mahkeme kararıyla da sabit olduğunu, mahkemece, her ne kadar "..." ibaresinin ilgili sınıfta tanımlayıcı olduğu belirtilse de hatalı bir değerlendirme sonucu başvuru konusu ibarede yer alan şekil unsuru dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu markanın yeni bir kombinasyon olduğu şeklinde yanlış bir sonuca varıldığını, zira söz konusu başvuruda, tüketici nezdinde göze çarpan ilk unsurun kelime unsuru olduğunu, anılan kelime unsurunun da başvuru kapsamından çıkarılan 9. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun, "..." ibaresi ile davacı Şirketin logosu olarak kullanılan ve davacı adına 2015/56495 numarası ile müstakil olarak da tescilli bulunan şekil unsurundan meydana geldiği, her ne kadar "..." ibaresi başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden tanımlayıcı nitelikte ise de başvuruda yer verilen şekil unsurunun böyle bir vasfının bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu başvurunun tesciline SMK'nın 5/1-c maddesi anlamında bir engelin olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalı kurumdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/59, K. 2020/291, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-59-e-2020-291-k-09dcd8a0cc20