Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/346 E. 2021/380 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/346
Karar No
2021/380
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/429 Esas KARAR NO:2024/1696 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:13/10/2021 NUMARASI:2019/346 E. - 2021/380 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/10/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1971 yılından bu yana oda parfümleri, koku gidericiler vb. ürünler üretmekte olup, günümüzde koku kontrolü ve hava temizleme ürünleri bakımından Amerika’nın lider tedarikçisi olduğunu, müvekkilinin geliştirdiği ürünlerden bazılarının "..." markalı oda spreyleri, "...” markalı pisuvar kokuları, "..." vc "..." markalı oda kokuları olduğunu, Davalı ... Şirketi ("... Gıda"} ile müvekkili olan şirket arasında birkaç yıldır devam eden ticari ilişki bulunmakta olup, müvekkili şirketin bahsi geçen ürünlerini davalı şirket aracılığı ile Türkiye’de satışa sunduğunu, diğer davalı.... Şti.’nin ise ....’nın ürünlerini İstanbul’da "..." adresinde satış ve pazarlamasını yaptığını, davalı şirketin müvekkiline ait ürünleri birebir kopyalayarak "..." markası altında veya markasız bir şekilde sattığını, müvekkili aleyhine haksız rekabet ve tescilli markaları ve telif hakları aleyhine tecavüz yarattığını, davalıya ait .../ alan adlı internet sitesinde de iltibas oluşturan ürünlerin kullanıldığını iddia ederek; müvekkilinin başta ürünlerine, ticari sunumlarına ve tescilli marka ile telif haklarına iltibas yaratan, davalılar tarafından "...", "...", "...", "..." ve "..." markaları altında tanıtılan, ’..." çatı markası altında üretilerek satılan, üzerinde marka içeren ya da içermeyen dava konusu ürünlerin ve bu ürünlere ait kutuların başta şirketlerin merkez adresleri olan "... Başiskele/Kocaeli” adresinde ve ayrıca "... Esenler/istanbul, "... Esenler/İstanbul” ve "... Yenimahalle/Ankara" adreslerindeki kullanımları ile ... internet sitesindeki her türlü kullanımın engellenmesi, siteye erişimin engellenmesine karar verilmesine ve davacı yanca sunulan 19.1.2021 tarihli dilekçe ile de davalılar tarafından "..., "...", "..." "..." ve "...." markaları altında tanıtılan, "...." çatı markası altında üretilerek satılan, üzerinde marka içeren ya da içermeyen dava konusu ürünlerin ve bu ürünlere ait kutulara yaratılan haksız rekabet ile müvekkilin tescili marka ve ürün ambalajlarına ilişkin telif haklarına iltibas suretiyle yaratılan marka ve telif hakkı tecavüzünün tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın taleplerinin büyük bir kısmının tasarımlara ilişkin olduğunu, bu tasarım tescillerinin kendilerine aidiyeti ile ilgili bir belge dava dosyasına sunulmadığını, ,tasarımların davacıya aidiyetini kabul anlamına gelmemek kaydıyla 6769 sayılı SMK 69/2 maddesi uyarınca koruma süresinin dolması dolayısıyla dava konusu tasarımlar kamuya mal olduğu, dolaysıyla talepler yok hükmünde olduğu, bilirkişi raporunda haksız rekabet ile ilgili açıklamaların kabulü mümkün olmadığı, bilirkişilerin davacının ticaret ünvanının kullanıldığı beyanları gerçek dışı olduğu, müvekkili şirketin “...” markası altında kendi markası ile piyasaya sürdüğü bir ürün bulunmadığı, “...” markası ile sunulmuş ürünler marka hakkının tüketilmiş olduğu ürünler olduğu ,davacı tarafın distribütörlük sözleşmesinin haksız feshi dolaysıyla müvekkili şirketin elinde kalan ürünler olduğu, dava dosyasına sunulu bilirkişi raporunu hukuki ve bilimsel olmaktan uzak olması dolaysıyla kabul etmediklerini, davanın reddini talep ettikleri anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; Davalının internet sitesinde ürünlerimiz kısmında davacının internet sitesinde yayınladığı görselin fotoğrafını kendi sitesinde kendi ürünü gibi gösterdiği, bu eylemin TTK 54/1-a 4 bendinin ihlali olduğuyine davalının sitesinde davacının resmi distribütörü olduğu bilgisine yer vermesinin TTK 55/1-a-2 bendinin ihlali olduğu, davacının sitesinin lila ve mavi renk unsurlarının davalı sitesinde kullanıldığını, ayrıca davacının ürünlerinin dış görünüş biçimlerini, takdim şekillerini dış görünüm şekil unsurlarını kendi ürünlerinde taklit ederek kullanmasının TTK 55/1-a4 bendinin ihlali olduğundan haksız rekabet eyleminin tespiti durdurulması ve önlenmesine karar verilmiş, keza davacının grafik sunum ambalaj tasarımının taklit edilmesi nedeniyle davacının dava konusu eserin mali hak sahipliği nedeniyle FSEK 21 ve 22 çerçevesinde işleme ve çoğaltma hakkının ihlali olduğu, eylemin FSEK 84 VE 86. madde kapsamında haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle telif hakkına tecavüzün tespit ve önlenmesine karar verilmiş, keza Davalının; Davacının başta ürünlerine, ticari sunumlarına ve tescilli marka ile telif haklarına iltibas yaratan, davalılar tarafından “..., “... ”, “...”“....” ve “...” markaları altında tanıtılan, “...” çatı markası altında üretilerek satılan, ticaret mevkinine konulan , internet sitesinde tanıtım ve reklamı yapılan dava konusu ürünlerin ve bu ürünlere ait kutuların kullanımlarının tedbiren önlenmesine, karar kesinleştiğinde bulundukları yerlerden toplatılarak yeddiemine teslimine, belirtilen ürün ve kutulara ilişkin içeriklerin davalı yana ait .... internet sitesinden çıkarılmasına, kararın infazında 17.11.2020 tarihli bilirkişi raporundaki görsellerin dikkate alınmasına , hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline" gerekçeleri ile,Davalı eyleminin davacıya ait marka hakkına, telif haklarına tecavüz oluşturduğunun ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, İhtiyat tedbir isteminin kısmen kabulü ile; Davacının başta ürünlerine, ticari sunumlarına ve tescilli marka ile telif haklarına iltibas yaratan, davalılar tarafından “..., “... ”, “...”“...” ve “...” markaları altında tanıtılan, “...” çatı markası altında üretilerek satılan, üzerinde marka içeren ya da içermeyen işbu dava konusu ürünlerin ve bu ürünlere ait kutuların kullanımlarının tedbiren önlenmesine, karar kesinleştiğinde bulundukları yerlerden toplatılarak yeddiemine teslimine, belirtilen ürün ve kutulara ilişkin içeriklerin davalı yana ait ... internet sitesinden çıkarılmasına, kararın infazında 17.11.2020 tarihli bilirkişi raporundaki görsellerin dikkate alınmasına,Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/346 E. 2021/380 K. sayılı kararın gerekçesinde davacı tarafın yazılı taleplerine aykırı gerekçe sunulduğunu, dava dilekçesinde anlaşılacağı üzere yasal sürelerin dolduğunu, yerel mahkeme kararında tasarımın dava konusu olmadığı belirtildiğini, dava dilekçesinde açık talep olması ve telif hakkı olarak düşünülen husus tasarım olması dolayısıyla bu kutu tasarımlarının mali hak sahibinin ispatının zorunlu olduğunu, özgün kutu tasarımları ve ticari sunumları üzerindeki hakların davacı şirkete ait bulunduğunu, tasarımların tescil edildiğini veya eser sahibi olduğuna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, dava konusu kutuların tümü boyutları ile oynanmış kendine has bir özelliği bulunmayan şekillerden oluştuğunu, tasarım niteliği de bulunmadığını, müvekkil şirketin “...” markası davacı tarafın markaları ile iltibas yaratmadığını, müvekkilin alt marka olarak kullandığı ve marka olarak tescil başvuruları yapılmış markalar ile de benzerlik taşımadığını, davacı tarafın markaları ile bir benzerliğinin olmadığını ve tüketici tarafından da anlaşıldığını, müvekkil şirketin markaya haklarına ilişkin bir tecavüzü söz konusu olmadığını, davacı tarafın marka tescilleri ingilizce yazılmış ve genel olarak kullanılan sözcükler olduğunu, davacı adına tescilli yapılan ve halk arasında da malum olan “dalga” anlamına gelen “...”; “kolay, basit” anlamlarına gelen “easy”; taze, temiz anlamına gelen “....”; “çevre, doğa” anlamına gelen “eco”; “klipslemek” anlamına gelen “clip”; sözcüklerinden bir kısmının tek olarak, bir kısmının ise birleştirmek ve birine de üç boyutlu anlamına gelen “3D” eklemek suretiyle, hiçbir ayırt edicilik unsuru bulunmadığını, ayırt ediciliğinin belirlenmesinde, karıştırma ihtimali olduğu gibi, ilgili mal veya hizmete yapılan referans ile toplumun ilgili kesimindeki bir kimsenin, eğer dava konusu mal günlük yaşamda sıkça kullanılan bir mal ise halktan ve “dikkatli, tedbirli, gözlemci bir tüketici” nin makul beklenti ve algısı dikkate alınması gerektiğini, davacının ürünlerin şekline ve ürünlerin kutularının şekline ilişkin ortada bir tescil bulunmadığını, müvekkil şirket kendi markası altında "....” olarak ürün sunmadığını, şirket ile davacı şirketin ticari çalışmasının eskilere dayandığını, davacının da dilekçesinde beyan ettiğini, bu ticaretin davacı tarafından haksız ve hukuksuz sonlandırılması sonucunda müvekkilin şirketin elinde davacı tarafından ürünlerin bulunduğunu, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/346 E. 2021/380 K. sayılı kararına istinaden verilen bilirkişi raporunda, davacının ürünlerinin dış görünüş biçimlerini, takdim şekillerini dış görünüm şekil unsurlarını kendi ürünlerinde taklit ederek kullanılmış olduğunu, haksız rekabet oluştuğu bildirildiğini, bu tespitlerin aksine, davacının kendi tasarımları olduğunu iddia ettiği ürünlere ilişkin internette Google veya başka bir arama motoru üzerinden yapılacak basit bir aramada dahi, ürünlerin herkes tarafından kullanılan sıradan ürünler olduğu görüleceğini, davacının ürünlerinin dış görünüş biçimlerini, takdim şekillerini dış görünüm şekil unsurlarını kendi ürünlerinde taklit ederek kullandığı ve bu durumun haksız rekabet sayılacağını, müvekkilin internet sitesinde, taraflar arasında bulunan distribütörlük sözleşmesinin son bulduğunu, davacının resmi distribütörü olduğu bilgisine yer verilmediğini, dosyasına sunulu bilirkişi raporları hukuki ve bilimsel olmaktan uzak olduğunu, subjektif değerlendirmeler içeren, teknik bilgilerin yok sayıldığını, sunulu raporlardaki değerlendirmeler FSEK kapsamında ESER tanımına, SMK kapsamında korunma için geçerli tescil şartlarına açıkça aykırılık teşkil etmesi nedenlerinden hükme esas alınmaları kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu sonucunu doğurduğunu,Ayrıca tescilli veya tescilsiz bir tasarım, koruma süresi içinde yaygın olarak kullanılan bir tasarım haline gelmişse artık haksız rekabet korumasından yararlanamayacağını, bu durumda tasarımın özgünlüğü ve haksız rekabet koruma şartları mevcut olmayacağından böyle tasarımın kullanılması veya taklit edilmesi haksız rekabet oluşturmayacağını,Takdir edileceği üzere; bir tasarımın ancak FSEK kapsamında ESER kabul edilebiliyorsa FSEK korumasından faydalanabileceğini istinafa konu dava dosyasına sunulu ürünler ve/veya kutular ve sair tüm dosya kapsamındakilerden herhangi biri FSEK kapsamında ESER olarak değerlendirilemeyeceği ve pek tabi FSEK kapsamında korunmaya elverişli olmadığını,Müvekkil Şirketin, davacı tarafın resmi distribütörü olduğu yönünde yayın yapmadığını, hatalı gerekçe ile hüküm tesis edildiğini, müvekkilin tescilli markalarına tecavüz edecek şekilde tedbir kararı tesis edilemeyeceğini belirterek İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/346 E. 2021/380 K. sayılı davada verilen kararın kaldırılmasını ve tüm taleplerin reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP ve KATILMA YOLUYLA İSTİNAF: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi nezdinde görülen davada davalının dava konusu ürün şekillerinin, ürün ambalajlarının (kutularının) ve internet sitesindeki kullanımlarının, müvekkilin ürün şekillerine ve ticari sunumlarına karşı haksız rekabet yarattığını, davalının ürün ambalajlarının (kutularının) müvekkilinin telif haklarını ihlal ettiğini, davalının “...” ve “...” şeklindeki tescilsiz. marka kullanımlarının, müvekkil aleyhine marka tecavüzü yarattığını, bu kapsamda özetle marka tecavüzü, haksız rekabet ve telif hakkı ihlalinin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile ihtiyati tedbir talep edildiğini, iki farklı bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınmış, tüm bu raporlarda haksız rekabet, telif hakkı ihlali ve marka tecavüzünün gerçekleştiği sonucuna varıldığını, yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince davanın kabul edildiğini, davalıların istinaf başvurusuna ilişkin gerekçeleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu ürünler, “...”, “....”, “...”, “...” ve “...” markaları altında üretilip satıldığını, işbu davada marka tecavüzü iddiasına konu olan davalı markaları yalnızca “...” ve “....” markaları olduğunu, müvekkilin TÜRKPATENT nezdinde 05 ve 11. sınıfta tescilli ... sayılı “...” markasının ve 05. sınıfta tescilli ... sayılı “...” markasının sahibi olduğu ve davalının “...” ve “Clip 2.5” markalarına ilişkin kullanımları, müvekkilin tescilli markalarına tecavüz yarattığını, zira “...” ibaresi, müvekkilin tescilli .... sayılı “...” markasının aynı olduğunu, “...” ibaresi de müvekkilin ... sayılı “...” markasının benzeri olduğunu, davalı da “...” ve “...” markalarını benzer mallar yani ortamı kokuları, oda kokuları üzerinde kullandığını, davalının “...” için bir marka tescili bulunmayıp, her ne kadar .... sayılı “...” markası davalı adına tescilli olsa da, bu marka müvekkilin .... sayılı “...” markasından sonraki tarihli olduğunu, davalılar, istinaf dilekçesinde, müvekkilin “...”, “...”, “... ..” ve “...” markalarının herhangi bir ayırt ediciliği bulunmadığını, müvekkilin marka tecavüzü iddiasına dayanak olan “...” ve “...” markaları ise son derece ayırt edici olan, tanımlayıcı olmayan, usulüne uygun tescil edilmiş markalar olduğunu, davalılar ayrıca, dava konusu “...” markalı ürünleri, davacı tarafın temsilcisi oldukları dönemde kullandıklarını, bu dönem dışında kullanmadıklarını ve bu dönem dışında, elinde kalan ürünleri sattıklarını iddia ettiklerini, davalı taraf, müvekkili ile olan ticari ilişkisi bittikten sonra internet sitesinde “...” markalı ürünü, kendi ürünüymüş gibi, ... çatı markası altında tanıtmaya ve satmaya devam ettiğini, davalılar, müvekkilin “...” markasını da kullanmadıklarını, bu markayı tescilli bir marka olarak “....” şeklinde kullandıklarını, davalıların, “... markasının davacı tarafın markaları ile iltibas yaratmadığı”, “... markasının davacı adına tescilli olmadığı” gibi iddiaları da yine somut olayda marka tecavüzü iddiaları ile ilgili olmadığından, bu yöndeki iddialara ilişkin açıklama yapılmacağını, davalılar, somut olayda, müvekkilin üretip sattığı ürünlerin şeklini birebir taklit ettiğini, davalılar, her ne kadar patentin dava konusu olmadığını belirtmiş ise de söz konusu patent belgeleri, müvekkilin bu ürünlerin yaratıcısı olduğunu kanıtlayan belgeler olduğunu, dava konusu ürün şekillerinin ve ürün ambalajlarının (kutularının) ve internet sitesindeki kullanımların, davalılar, istinaf dilekçesinde, dava konusu ürün şekillerinin anonim olduğunu da ileri sürdüğünü, ancak davalıların sunduğu internet sitelerindeki ürünler incelendiğinde örneğin ... yevmiye no'lu tespite konu ürünlerin .... markalı olduğu görüldüğünü, .... markalı ürünler bizzat müvekkil tarafından üretilen ürünler olduğu, ... ve ... yevmiye no'lu tespitlerde Alibaba.com internet sitesinden bazı ürün görsellerinin sunulduğunu, ...com, uygun fiyatlı Çin ürünlerinin sipariş verilebildiği ve özellikle de ilgili piyasada tanınmış ürünlerin taklitlerinin çokça yer aldığı bir site olduğunu, sitede, müvekkilin ürünlerinin benzerinin satıldığı iddiası ile müvekkilin hak sahibi olmadığının, bu ürünlerin anonim olduğunun iddiasının kabul edilemeyeceğini, ..., ..., ... ve ...yevmiye no'lu tespite konu ürünler de müvekkilin ürünlerine müvekkilin ürünlerindeki detaylar bulunduğunu, ancak davalının satışa sunduğu ürünler, tüm detaylarıyla müvekkilin ürünlerinin birer kopyası olduğunu, davalıların ürün kutularında, müvekkilin ürün kutularında olduğu gibi, alt ve üstte mavi şeritler kullanılmış, ürün isimleri üstteki şeritin üzerine yerleştirildiğini, kutunun sağ tarafında ürün görseline ve sağ alt kısmında “...” ismine yer verilmiş, ürünün sol kısmında da ürün açıklamalarına yer verildiğini, davalıların, müvekkilin ürün kutularını taklit etmesi, müvekkilin telif haklarını ihlal ettiğini, davalıların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını,İlk derece mahkemesi, gerekçeli kararında, davanın tümden kabulüne karar verildiğini, Ancak kararın hüküm kısmında, 1 no'lu paragrafta, "Davalı eyleminin davacıya ait marka hakkına, telif haklarına tecavüz oluşturduğunun ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine" yazıldığını dava dilekçelerindeki taleplerinden biri olan "haksız rekabet, marka tecavüzü ve telif hakkı fiillerinin sonuçlarının ortadan kaldırılması"taleplerine ilişkin hüküm bulunmadığını, Ayrıca, dava dilekçesinde, dava konusu ürünlerin ve bu ürünlere ait kutuların üretiminin, satışının, dağıtımının, ithalinin, ihracının, yurt içinde ve yurt dışında ve internet üzerinden satışa sunulmasının önlenmesi; bunların her türlü tanıtım malzemesi ve ticari evrak üzerinde kullanılmasının önlenmesi; tüm bu ürünlerin, ürün kutularının ve tanıtım malzemesi vb.'nin bulundukları yerden toplanarak hüküm kesinleştiğinde imhası; davalının internet sitesine erişimin engellenmesi ve internet sitesinde yer alan her türlü kullanımın önlenmesi de talep edilmesine rağmen bu konuda hüküm kurulmadığını, Öte yandan, gerekçeli kararın 2 no'lu paragrafında, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak tedbir kararında, "dava konusu ürünlerin ve bu ürünlere ait kutuların kullanımlarının tedbiren önlenmesine" karar verilmiş olmasına rağmen, bu ürün ve kutuların "karar kesinleştiğinde bulundukları yerlerden toplatılarak yeddiemine teslimine" karar verildiğini İhtiyati tedbir kararının niteliği gereği, tedbir konusu ürünlerin ve bu ürünlere ait kutuların karar kesinleştiğinde değil, tedbir uygulandığı sırada bulundukları yerden toplatılarak yeddiemine teslimi gerektiğini, Karar kesinleştiğinde ise, yeddiemindeki ürünlerin ve bu ürünlere ait kutuların imhası yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, tüm talepleri bakımından karar verilmesini, tedbir taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/346 E. 2021/380 K. sayılı müvekkil aleyhine ikame edilmiş olan davada deliller toplanmadan, yasal düzenlemelerdeki hükümler yok sayılmak sureti ile usul ve yasaya aykırı olarak tanzim edilmiş bilirkişi raporları mesnet yapılmak suretiyle hatalı ve eksik inceleme neticesinde usul, yasa ve içtihatlara aykırı şekilde karar verildiğini, dava dosyasında delillerin toplanmadan eksik değerlendirme ve maddi hata yapıldığını, davacı taraf tasarım belgeleri sunmadan tasarım koruması talep ettiğini, davacı tarafın yeminsiz dosyaya sunduğu tercümeler delil vasfında olmadığı halde bu belgelerin marka hukukuna istinaden tescil olduğunu iddia ettiğini, mahkeme de bu belgeleri araştırmadan ne olduklarını tespit etmeden karar verdiğini, bilirkişi raporunda ise “grafik eser” olarak adlandırılan ve eser olduğunu iddia ettiği kutuların hak sahibi olduğunu ispat eden herhangi bir belge dava dosyasına sunulmadığını, davacı tarafından sunulu dava dilekçesinin 35. ve 36. sayfalarında beyan etmiş olduğu delilleri arasında “grafik eser” olarak adlandırılan kutuların tescil edilmiş belgeleri ve/veya bu eserlerin davacı tarafa münhasıran aidiyeti ile ilgili herhangi bir delil dava dosyasına sunulmadığını, dava konusu görselleri davacının kullanıyor olması bu görsellerin hak sahibi olduğuna delil olmadığını dava konusu sunulu ürünler veya kutular ve sair tüm dosya kapsamındakilerden herhangi biri fsek dava dosyasındaki deliller arasında davacının tescil edilmiş bir grafik sunum ambalaj tasarımı bulunmadığı kutu tasarımı ayırt edicilik unsurda taşımadığını, davacı taraf öncelikle hak sahibi olduğunu iddia ettiği ve korunma talep edilen kutu ve sair tasarımların kendilerine ait olduğunu ispat etmesi gerektiğini, gibi sıradan, basit geometrik şekiller (ki davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği şekiller) ayırt edici nitelikte olduğunu, türk patent ve marka kurumu tarafından hazırlanan 2019 tarihli marka inceleme klavuzu’nda hangi şekillerin marka olabileceği yahut olamayacağı açıklandığını, dikdörtgen, daire gibi basit geometrik şekillerin, ayırt edici niteliği olmayan, benzinlik amblemi gibi sektörel gösterimlerin marka korumasından faydalanamayacağını bilirkişi raporunun usul ve yasaya açıkça aykırı bulunduğunu, davacının ürünlerin şekline ve ürünlerin kutularının şekline ilişkin ortada birz tescil bulunmadığını, davacı taraf, kutu tasarımları ve ticari sunumları üzerindeki hakların münhasıran davacı şirkete ait bulunduğunu iddia ettiğini, bu tasarımların tescil edildiğine ilişkin herhangi bir delil sunmadığını, davacı tarafından katılma yoluyla sunulu istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinin "sonuç ve istem" kısmında yer alan tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, şeklinde beyan ve talep ileri sürülmüş ise de, davacı taraf taleplerini ispatlayamadığını, bu sebeplerle davacı tarafından ileri sürülen tüm taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafından davalının dava konusu ürün şekillerinin, ürün ambalajlarının (kutularının) ve internet sitesindeki kullanımlarının, kendisine ait ürün şekillerine ve ticari sunumlarına karşı haksız rekabet yarattığı, davalının ambalajlarının (kutularının) telif haklarını ihlal ettiği, davalının “...” ve “...” şeklindeki tescilsiz marka kullanımlarının markaya tecavüz ettiği iddiası ile bu kapsamda özetle marka tecavüzü, haksız rekabet ve telif hakkı ihlalinin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile ihtiyati tedbir talep edilmiştir.Davacı ... ..., ... ya ait ... nolu “...” ibareli markanın, ... no ile tescilli ...”, ... sayı ile “....”, 2... sayı ile “... .”, ... sayı ile ...” markalarının sahibi olduğu ve markaların 5 ve 11. Sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... Ştine ait ... nolu “mervel fresh the clip” ibareli marka tescilinin de 5 ve 11. sınıf için 6.2.2025 tarihine kadar tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 27/01/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı tarafa ait .... adresli web sitesinde yer alan ürünler ile Davalı tarafa ait ... adresli web sitesinde yer alan ve dava dosyasına delil olarak sunuları ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı yana ait tescilli “...” ibareli ... tescil numaralı marka ile davalı yanın kullanımlarının, aynı mal ve hizmet sınıfında gerçekleştirildiği birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın markasal kullanımlarının, davacı yanın tescilli markasına tecavüz teşkil edeceği, Davalı yanın davacı yanın kullanımlarını sürdürdüğü ürünler ve ürün ambalajları ile benzer olmakla yine davacı yan adına tescili “...” ibareli ... tescil numaralı marka ile iltibas yaratacak ve davacı yanın ticaret unyanı kullanılarak gerçekleşmekte olan davalı yan kullanımlarının davacı yan haksız rekabet teşkil ettiği görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.17/11/2020 tarihli farklı bilirkişi heyet raporunda özetle : Haksız rekabet Yönünden; Davalının sitesinde ürünlerimiz kısmında davacının internet sitesinde yayınladığı görselin fotoğrafını kendi sitesinde kendi ürünü gibi göstermesinin TTK 54/1-a 4 bendi anlamında haksız rekabet teşkil edebileceğini, davalının sitesinde davacının resmi distribütörü olduğu bilgisine yer vermesinin TTK 55/1-a-2 bendinin ihlali sayılabileceğini, davacının sitesinin lila ve mavi renk unsurlarının davalı sitesinde kullanıldığını, ayrıca davacının ürünlerinin dış görünüş biçimlerini, takdim şekillerini dış görünüm şekil unsurlarını kendi ürünlerinde taklit ederek kullanmasının TTK 55/1-a4 bendinin ihlali sayılabileceğini, Telif Hakkı Yönünden; davacının grafik sunum ambalaj tasarımının taklit edilmesinin davacının söz konusu bu eserin mali hak sahipliği nedeniyle FSEK 21 ve 22 çerçevesinde işleme ve çoğaltma hakkının ihlali sayılabileceğini, Davalının kendi tescilli markası olan "...” markası ile birlikte davacının ... ,...., ..., ... markalarını ürün ismi şekliyle kullanımının SMK 7/3 a bendinin ihlali sayılabileceği belirtilmiştir. 06/07/2021 tarihli EK bilirkişi heyet raporunda özetle; kök rapordaki görüşlerin aynen geçerli olduğu belirtilmiştir.Marka hakkına tecavüz 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29. ve 30. maddelerinde düzenlenmiştir. 6769 sayılı SMK 115 hükmüne göre;" Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez. " düzenlemesi yer almaktadır.TTK Md. 55/4 “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” hükmünü ihtiva etmektedir.“Her türlü mal bakımından marka hakkına tecavüz söz konusu olmaksızın ya da marka hakkına tecavüz ile birlikte, “ürün şekli” “ürün ambalajı” ve “satışa sunum şekli” gibi hallerde yaratılan karıştırma (eski ifadeyle iltibas) nedeniyle haksız rekabet söz konusu olabilmektedir.” (Türk Marka Hukuku 4. Baskı Sayfa 578, Uğur Çolak) Davalı tarafından istinaf dilekçesinde bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu ileri sürülmüş ise de her iki rapor arasında çelişki bulunmadığı iki raporda da markaya tecavüz ve haksız rekabet tespit edilmiş olmakla bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Davalılar bu ürünlerin distribütörlük anlaşmasının bulunduğu dönemde ellerinde kalan ürünler olduğunu ileri sürmüş iseler de,, taraflar arasında ki ticari ilişki bittikten sonra, internet sitesinde, “...” markalı ürünü, kendi ürünüymüş gibi, ... çatı markası altında tanıtmaya ve satmaya devam ettiği bilirkişi raporu ile saptandığından ve bu iddiası ispat edilemediğinden bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller bilirkişi raporları hepsi birlikte değerlendirildiğinde; markaya tecavüz yönünden; Davalının kendi tescilli markası olan "...” markası ile birlikte davacının ... ,..., ..., ... markalarını ürün ismi şekliyle kullanımının markaya tecavüz oluşturduğu, Haksız rekabet Yönünden yapılan incelemede, Davalının sitesinde ürünlerimiz kısmında davacının internet sitesinde yayınladığı görselin fotoğrafını kendi sitesinde kendi ürünü gibi göstermesinin TTK 54/1-a 4 bendi anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, davalının sitesinde davacının resmi distribütörü olduğu bilgisine yer vermesinin TTK 55/1-a-2 bendininin ihlali olduğu davacının sitesinin lila ve mavi renk unsurlarının davalı sitesinde kullanıldığı, ayrıca davacının ürünlerinin dış görünüş biçimlerini, takdim şekillerini dış görünüm şekil unsurlarını kendi ürünlerinde taklit ederek kullanmasının TTK 55/1-a4 bendinin ihlali olduğu, Telif Hakkına dayalı talep yönünden yapılan incelemede ise; FSEK m.84 hükmünde de belirtildiği üzere hak sahibinin fotoğrafların sahibi sıfatıyla bunların üçüncü bir kişi tarafından çoğaltılmasını veya yayınlanmasını haksız rekabet için öngörülen düzenlemelere göre men etme imkanı bulunduğundan davacının dayandığı görsellerin eser niteliğinde olmadığından FSEK 84 madde atfı nedeniyle haksız rekabeti oluşturduğu anlaşılmakla, mahkemece markaya tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklanan davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de, eser vasfında olmayan kullanımlar yönünden haksız rekabet hükümlerine göre karar verilmesi gerekirken, eser sahipliğinden kaynaklanan telif haklarına tecavüz nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; mahkemece davalı eyleminin davacıya ait marka hakkına, tecavüz oluşturduğunun ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmiş ise de, ref i yönünden hüküm kurulmadığı dava dilekçesindeki taleplerin karşılanmadığı gibi, ihtiyati tedbir kararında davalının internet sitesindeki kullanımları yönünden talebinin karşılanmadığı anlaşılmakla hükümde belirtilen ürün ve kutulara ilişkin içeriklerin davalı yana ait .../ internet sitesinden çıkarılmasına, çıkarılmadığı takdirde erişimine engellenmesine karar verilmesi gerekir iken bu konuda hüküm kurulmaması yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3-İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 13/10/2021 tarih, 2019/346 E. 2021/380 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,4-Davalı eyleminin davacıya ait marka hakkına, tecavüz oluşturduğunun ve haksız rekabet oluşturduğunun Tespitine, Durdurulmasına, Önlenmesine ve Refine, -Bu kapsamda, davalının davacının tescilli markalarına tecavüz teşkil eden, haksız rekabet yaratan “..., “... ”, “...”“...” ve “...” markalarının kullanıldığı ürünlerin üretiminin, satılmasının, ithal ve ihracının yasaklanmasına, davalının ürün ambalajı ile iltibas yaratan ürün ve ambalajların, broşür, ilan ve reklam materyallerinin toplatılarak yeddiemine teslimine, hüküm kesinleştiğinde imhasına, bu ürünlerin ve fotoğrafların internet üzerinde kullanılmasının satış ve tanıtımının yasaklanmasına, -Davalının ... internet sitesindeki markaya tecavüz ve haksız rekabet yaratan kullanımların içerikten çıkartılmasına, içerikten çıkartılmaması halinde erişimin engellenmesine, 5-İhtiyat tedbir isteminin kısmen kabulü ile; Davacının başta ürünlerine, ticari sunumlarına ve tescilli markalarından kaynaklanan haklarına iltibas yaratan, davalılar tarafından “..., “... ”, “...”“...” ve “...” markaları altında tanıtılan, “....” çatı markası altında üretilerek satılan, üzerinde marka içeren ya da içermeyen işbu dava konusu ürünlerin ve bu ürünlere ait kutuların kullanımlarının tedbiren önlenmesine, bulundukları yerlerden toplatılarak yeddiemine teslimine,Belirtilen ürün ve kutulara ilişkin içeriklerin davalı yana ait ... internet sitesinden çıkarılmasına, çıkartılmadığı takdirde erişimin tedbiren engellenmesine, Kararın ve tedbir kararının infazında 17.11.2020 tarihli bilirkişi raporundaki görsellerin dikkate alınmasına,6-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;7/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar harcından peşin alınan 44,40-TL'nin mahsubu ile 383,20 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 7/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 422,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.511,30 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 7/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;8/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı ve davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,8/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 136,40-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 357,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,8/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,8/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,9-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/346, K. 2021/380, T. 17.11.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-346-e-2021-380-k-8763883b1f84