Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2022/960 E. 2024/1763 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/960
Karar No
2024/1763
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/960 Esas KARAR NO:2024/1763 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:02/02/2022 NUMARASI:2019/272 Esas - 2022/81 Karar DAVA:İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:07/11/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu kredi borçlarını zamanında ödemediği için hesapların kat edildiği, anılan sözleşmeyi diğer davalının müteselsil kefil olarak imzaladığı, müteselsil kefilin diğer davalı şirketin ortak ve yetkilisi olması nedeniyle eş rızasına gerek bulunmadığı; sözleşme kapsamında şirketin taksitli ticari kredi kullandırılmış olduğu, borçların geri ödemesinin aksaması üzerine hesaplar kat edilerek borçlulara Üsküdar ... Noterliği' nin 22/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine ... sayılı icra dosyası üzerinden takibe geçildiği itiraz üzerine zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ve İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu' nun ... arabuluculuk dosya numarası üzerinden anlaşamama son tutanağı düzenlendiği; itirazın haksız olduğu; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar hakkında genel haciz yolu ile takip yapıldığı, şirket hakkında ... sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılmış olması nedeniyle davalı şirket hakkındaki talebin 259.607,29 TL asıl alacak ve ferileri yönünden; diğer davalı hakkındaki talebin ise 2.434.074,13 TL ve ferileri üzerinden ileri sürüldüğü; borçlular tarafından tüm borca ve ferilere itiraz edildiği, itirazların haksız olduğu ileri sürülerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak takibin ... sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takiple mükerrer olduğu ve ayrıca kullandırılan 1.000.000,00 TL' lik kredinin bir yıl ödemesiz devlet destekli .. kredisi olup, henüz bir yıl ödemesiz olan sürecin tamamlanmasından önce icra takibi başlatılıp davaya konu edildiği, henüz muaccel hale gelmeyen alacağın tahsilinin talep edildiği ayrıca ödeme planına göre ödenen sekiz taksit bedeli olan 315.168,00 TL' nin mahsup edilmediği talep edilen temerrüt faizinde fahiş olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 02/02/2022 Tarih ve 2019/272 Esas - 2022/81 Karar sayılı kararında;".....İlgili icra dosyaları ile ilgili yazışmalar yapılarak dava dışı takipler yönünden icra dosyalarının gerekli kısımlarının UYAP içeriği celp edilmiş olup davalılar vekilinin söz konusu dilekçesinde belirttiği şekilde ... sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip olduğu; yaklaşık 1 ay sonra yine aynı alacak için ... sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı ve yaklaşık 1 yıl sonra eldeki bu davaya dayanak olan ... sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla takibe geçildiği ve aynı alacak nedeniyle bu üç takibin söz konusu olduğu ve bu hususlar yönünden taraf vekilleri arasında ihtilaf olmayıp ihtilaf "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" farklı usullerle bu takiplerin aynı anda yapılabilip yapılamayacağı ve borcun varlığı ile miktarı yönündendir. Öncelikle mükerrer takip itirazı yönünden irdeleme yapılması gerekmiş olup yukarıya aynen aktarılan İİK. madde 45 ve 167 düzenlemeleri, emsal nitelikli söz konusu Yargıtay 12. HD.' nin 2020/6052 Esas, 2021/3247 Karar sayılı ilamı, takiplerin tarihlerine göre birinci takibin kambiyo senedine mahsus yolla başlatılan takip olması ve davacı tarafın tercihini buna göre kullanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu emredici yasal düzenlemeler karşısında tercihini kambiyo senedine mahsus takip yolundan yana kullanan alacaklının genel haciz yoluyla takipte de bulunamayacağı ve mükerrerlik itirazının yerinde olduğu sonucuna varıldığından İİK. madde 45 ve 167 düzenlemelerine aykırı mükerrer takibe dayalı davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup mevzuatın yorumlanmasına bağlı yön ve davacının kötü niyetinin sabit olmaması nedeni ile davacı aleyhine icra tazminatına karar verilmemiştir. "gerekçesi ile,''Davanın reddine, 2-Davacı tarafın kötü niyeti sabit görülmediğinden aleyhine icra tazminatına karar verilmesine yer olmadığına,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesi incelendiğinde; "... takiplerin tarihlerine göre birinci takibin kambiyo senedine mahsus yolla başlatılan takip olması ve davacı tarafın tercihini buna göre kullanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu emredici yasal düzenlemeler karşısında tercihini kambiyo senedine mahsus takip yolundan yana kullanan alacaklının genel haciz yoluyla takipte de bulunamayacağı ve mükerrerlik itirazının yerinde olduğu sonucuna varıldığından İİK. madde 45 ve 167 düzenlemelerine aykırı mükerrer takibe dayalı davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup mevzuatın yorumlanmasına bağlı yön ve davacının kötü niyetinin sabit olmaması nedeni ile davacı aleyhine icra tazminatına karar verilmemiştir. " denildiğini, anılan gerekçeye yasal düzenlemeler kapsamında katılmanın mümkün olmadığını, davalılardan ...Ltd. Şti.ne kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; ... sayılı dosyası üzerinden kredi borçlusu ve taşınmazlar maliki olan davalı ...Ltd. Şti. hakkında, müvekkili Bankaya ipotekli üç adet taşınmazın paraya çevrilmesi için 19.06.2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi,Kredi borçlusu, davalı ...Şti. tarafından müvekkil Bankaya temlik edilen senetten kaynaklı alacağın tahsilini teminen, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden(yeni esas no: 2019/37218 Esas) kambiyo takibi, Kredi borçlusu ...Ltd. Şti. ile müteselsil kefil hakkında, ..Ltd.Şti. hakkında ipoteği aşan alacak ile sınırlı olmak üzere İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden, genel haciz yolu ile icra takipleri başlatıldığını,Yasal düzenlemelere uygun olarak başlatılan tüm takipler, öncelikle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan takipler olduğunu,...(Yeni ...)Sayılı dosyası ile ilgili açıklamalar: İlk takip olan, ...sayılı dosyası üzerinden, 30.05.2018 tarihinde, davalı/borçlular hakkında kambiyo takibi başlatıldığını, takibin iptali amacıyla, davalı/borçlular tarafından, İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/600 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, anılan mahkemece 27.11.2018 tarihli karar ile takibin iptaline karar verildiğini, söz konusu karara istinaden, davalı/borçluların talebi üzerine, İcra Dairesi tarafından 23.05.2019 tarihli karar ile takibin kapatılmasına ve tüm hacizlerin fekkine karar verildiğini, akabinde ise, İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/600 Esas 2018/1218 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun 06.11.2019 tarihinde kabul edilmesi üzerine, takip 04.12.2019 tarihinde bu kez İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... sayılı yeni esas numarasına kaydedildiğini, ... sayılı dosyası ile ilgili açıklamalar:... sayılı dosyası üzerinden, 19.06.2018 tarihinde davalı/borçlu şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, takibin iptali istemiyle davalı/borçlu tarafından İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1118 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, 17.09.2019 tarihli karar ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, temyiz incelemesi sonucunda ise 22.03.2021 tarihli karar ile bozma kararı verildiğini, bozma sonrası dosya, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/442 Esasına kaydedildiğini, 13.07.2021 tarihli karar ile takibin iptaline karar verildiğini, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulduğunu, ancak mahkemece karar verildikten sonra Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2021/11260 Esas 2022/1137 Karar sayılı 03.02.2022 tarihli onama kararı ile takibin iptali yönünde verilen kararın kesinleştiğini, ... Sayılı dosyası ile ilgili açıklamalar(dava dosyasına konu icra takip dosyasıdır.)... sayılı takibin, İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/600 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile iptaline karar verilmesi, akabinde borçluların talebine istinaden, istinaf incelemesi devam ederken, İcra Dairesi tarafından 23.05.2019 tarihli karar ile takibin kapatılmasına ve tüm hacizlerin fekkine karar verilmesi üzerine; davalı/borçlular hakkında haciz yolu takip kalmadığından, davalı/kredi borçlusu hakkında sadece ipotek takibi devam ettiğinden; davalı/kredi borçlusu hakkında ipoteği aşan kısım yönünden, diğer davalı/borçlu müteselsil kefil hakkında ise kefalet borcunun tamamı üzerinden, 16.07.2019 tarihinde ... sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, bahsedilen açıklamalardan anlaşılacağı üzere, davalılar hakkında mükerrer takip başlatılmadığının ortada olduğunu, İİK madde 45 ve 167, TBK 586 düzenlemelerine aykırı bir durum söz konusu olmadığını,İİK "Rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar başlıklı 45 Maddesinde;'' Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir. (Ek Fıkra: 21/2/2007-5582/1 md) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin edilmiş alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir veya haciz yoluna başvurulabilir.Police ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur.İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve borçlunun sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflas yollarına müracaat Olunabilir." Hükmünün düzenlendiğini, İİK da yer alan 167. madde düzenlemesinde; "Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir.Alacaklı, takip talebinde 58 inci maddedeki hususlardan başka iflasa tabi borçlusu aleyhine haciz ve iflas yollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeğe mecburdur. " denilmektedir.İİK madde 45'e göre, asıl kredi borçlusundan takip tarihinde ipotek limitini aşan alacak tutar üzerinden, müteselsil kefilin borçtan sorumluluğu TBK da yer alan kefalet ilişkisinden kaynaklandığından, müteselsil kefil hakkında alacağın tamamı üzerinden Sayın Mahkeme nezdindeki davaya konu olan ... sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, İş bu takibin yasal düzenlemelere uygun olduğu yönünde, istikrar kazanan Yargı Kararlarının aşağıda sunulduğunu, 12. HD., E. 2020/6650 K. 2021/2923 T. 15.3.2021"...İİK'nun 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup kefiller hakkında uygulanmaz. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde (eski Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi) ise, “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir” hükmü yer aldığını,Şayet müteselsil kefil, kendi kefaletinin teminatı olarak ipotek vermiş ise asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi uyarınca önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadığını şikayet konusu yapabilir. Müteselsil kefili olduğu borç için ayrıca ipotek alınmış ise, 6018 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 586. maddesi uyarınca alacaklının asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerekir. Bu hükme uyulmadan müteselsil kefil hakkında takip yapılması halinde takip borçlusu olan müteselsil kefil süreye bağlı olmaksızın icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini isteyebileceğini, Somut olayda, şikayetçi borçlu ...'ın her iki takibin dayanağı olan kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduğu, alacağın teminatı olarak, ... adına kayıtlı ... Ada ... parselde kain ... nolu bağımsız bölümde alacaklı banka lehine kredi borçlusu ... Şirketi'nin bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere 600.000 TL bedelli ipotek tesis edildiği, alacaklı banka tarafından asıl borçlu ve ipotek veren aleyhine ... Noterliği'nin 18.08.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek, borcun ödenmemesi üzerine 276.522,81 TL alacağın tahsili için 22.11.2016 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe geçildiği, ayrıca şikayetçi borçluya karşı aynı kredi alacağı için 21.09.2017 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, ipotek asıl kredi borçlusunun borçlarının teminatı olarak tesis edilmiş olup, şikayetçi borçlunun kefaletten kaynaklanan borçlarının teminatını oluşturmadığı açıktır..."12. HD., E. 2016/22519 K. 2016/26192 T. 27.12.2016"...İİK'nun 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde (eski Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi) ise, “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir” hükmü yer aldığını,Bir (üçüncü) kişi, hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuşsa, alacaklı o kişiye karşı, hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir, hem de ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabilir (Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı İkinci Basım 2013)..."12. HD., E. 2018/1233 K. 2018/2702 T. 19.3.2018 "...İİK'nun 45. maddesi, asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla İİK'nun 45. maddesi, asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde (eski Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi) ise, “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir” hükmü yer almaktadır. Bu konudaki başvurular, bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin bulunduğundan, İİK’nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayet yoluyla icra mahkemesinde ileri sürülebilir.Öte yandan bir (üçüncü) kişi, hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuşsa, alacaklı o kişiye karşı, hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir, hem de ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabileceğini, (Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı İkinci Basım 2013)...." seçimlik haktan bahsedilerek takibin mükerrer takip olduğuna karar verilmesinin; İİK 45, iik 167 ve TBK 586 düzenlemelerine açıkça aykırı olduğunu, Sayın Mahkemede görülmekte olan davaya konu İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının takip talebi incelendiğinde, kredi borçlusundan talep edilen alacak tutarının, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı ipotek takip dosyasından, dava açıldığı tarihte tahsilat yapılmamış olsa da ihale bedelleri düşülerek hesaplanarak talepte bulunulduğu, diğer davalı müteselsil kefil hakkında ise TBK 586 uyarınca kefalet limitine uygun olarak talepte bulunulduğu tartışmasız olduğunu, Takip talebinin yasal düzenlemelere uygun olduğu bu kadar açıkken, Sayın Mahkemece, seçimlik hakkın ilk takip olan kambiyo takibinden yana kullanıldığı gerekçesi ile takibin mükerrer takip olduğu kabul edilerek, davanın reddine karar verilmesi anlaşılabilir olmadığını, İleri sürerek; Yukarıda açıklamaya çalıştığı sebeplerle; İstinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/272 Esas 2022/81 Karar sayılı 02.02.2022 tarihli kararının kaldırılarak davanın kabulüne, ... sayılı dosyasından başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalıların haksız itirazı sebebiyle alacaklarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı banka ile davalı ... Şirketi arasında 12.06.2017 tarihli 2.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ....'nin Genel Kredi Sözleşmesinde 2.000.000,00 TL tutarında Müteselsil kefil sıfatıyla imzasının mevcut olduğu, Sözleşmenin Kefalet bölümünün, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 583. Maddesinde belirtilen şartlara göre düzenlendiği, ayrıca adı geçen kefilin davalı şirketin ortağı ve münferit yetkili yetkilisi olduğu, bu sebeple TBK'nın 584. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, şirket ortakları ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili verilecek kefalet için eşin rızasının aranmadığı, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden, davacı banka tarafından davalı asıl borçlu şirkete 30.06.2017 tarihinde, 24 ay vadeli, 780.000,00 TL tutarlı ... kredi referans numaralı ve 30.06.2017 tarihinde, 25 ay vadeli, 1.000.000,00 TL tutarlı ... kredi referans numaralı aylık taksit ödemeli ticari krediler kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından davalı muhataplara Üsküdar .... Noterliğinden gönderilen 22.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile her iki krediden kaynaklı toplam: 1.750.307,73 TL. Borcun 1 gün içinde ödenmesinin ihtaren bildirilerek hesabın kat edildiği anlaşılmıştır.Davaya konu ... sayılı icra dosyası ile; Davacı banka tarafından davalı borçlular hakkında GKS. Den kaynaklı 1.485.278,84 TL. Asıl alacak, 948.795,29 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam: 2.434.074,13 TL. Alacağın ( davalı ... Şirketinin 259.607,29 TL. Asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizinden sorumlu olmak üzere) tahsili talebiyle 16/07/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine istinafa konu itirazın iptali davası açılmıştır. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; Davacı tarafın aynı alacakla ilgili davaya konu icra takibinden önce ... Sayılı dosyasıyla kambiyo takibi, ... sayılı dosyası ile de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, dolayısıyla davacı yanın aynı alacaklar için birden fazla icra takibi başlattığını, iş bu davaya dayanak takibinde bu nedenle mükerrer takip olduğunu belirterek mükerrerlik itirazlarının mevcut olduğunu belirterek öncelikle bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği dosya arasında suretleri bulunan icra dosyaları incelendiğinde;... Sayılı icra dosyası ile; Davacı banka tarafından davalı borçlular hakkında 12/06/2017 tanzim ve 18/05/2018 vade tarihli 2.500.000,00 TL. Miktarlı bonodan kaynaklı 1.750.307,73 TL. Asıl alacak, 5.610,58 TL. İşlemiş faiz, 5.250,92 TL. Komisyon olmak üzere toplam: 1.761.169,23 TL. Alacağın tahsili talebiyle 30.05.2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır.... Sayılı icra dosyası ile; Davacı banka tarafından davalı borçlu ... Şirketi hakkında toplam: 1.802.917,44 TL. Alacağın tahsili talebiyle 19.06.2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatılmıştır.İlk takip olan, ... sayılı takibin iptali amacıyla, davalı/borçlular tarafından, İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/600 Esas sayılı dosyası ile İcra Takibine İtiraz (Borca İtiraz) Davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucu 27.11.2018 tarih ve 2018/14970 Esas -2018/1218 Karar sayılı kararı ile; Şikayetin kabulü ile .... Sayılı icra takibinin İİK 170/a maddesi uyarınca davacılar yönünden iptaline, karar verildiği, söz konusu karara istinaden, davalı/borçluların talebi üzerine, İcra Dairesi tarafından 23.05.2019 tarihli karar ile takibin kapatılmasına ve tüm hacizlerin fekkine karar verildiği, İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/600 Esas - 2018/1218 Karar sayılı kararına karşı banka tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 22 HD. Tarafından yapılan inceleme sonucu 06/11/2019 Tarih ve 2019/274 Esas - 2019/2064 Karar sayılı kararı ile; ''...Buna göre elinde aynı zamanda kambiyo senedi bulunan ipotek alacaklısı dilerse ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipten önce kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapabilir. İcra dosyasında bulunan belgelerden alacaklı tarafından İİK nun 45. Maddesine göre seçimin kambiyo senetlerine özgü haciz şeklinde kullanıldığı görülmüştür,'' gerekçesi ile davalının istinaf talebinin kabulü ile İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/600 Esas 2018/1218 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, davanın reddine, karar verildiği, bankanın istinaf başvurusunun kabul edilmesi üzerine, takip 04.12.2019 tarihinde bu kez İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı yeni esas numarasına kaydedildiği ve bu dosya üzerinden takibe devam edilmiştir.İkinci takip olan, ... sayılı takibin iptali amacıyla, davalı borçlu ... Şirketi tarafından, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1118 Esas sayılı dosyası ile Şikayet (İcra Memur Muamelesi) davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucu 17/09/2019 tarih ve 2018/1118 Esas - 2019/953 Karar sayılı kararı ile; 1-Açılan davanın kısmen kabul , kısmen reddi ile ... sayılı takip dosyasında : 19.06.2018 tarihli icra emrinde '' 1 no'lu ek kredi işlemiş akdi faiz ve BSMV '' miktarı 24.967,79-TL, '' takip tarihine kadar işlemiş %42,08 temerrüt faizi'' miktarı 47.625,35-TL ve toplam alacak miktarı 1.796.425,42-TL olmak üzere icra emrinin düzeltilmesine, aşan kısımlarının iptaline, karar verildiği, söz konusu karara karşı davacı... Şirketi tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 21 HD. Tarafından yapılan inceleme sonucu 22/06/2020 Tarih ve 2019/2867 Esas - 2020/1109 Karar sayılı kararı ile; İstinaf başvurusunun HMK. 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 12 HD. Nin 22/03/2021 Tarih ve 2020/6052 Esas - 2021/3247 Karar sayılı kararı ile; Somut olayda da, öncelikle bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiğinden, alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup aynı borca ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapamaz. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayete tabidir.O halde mahkemece, şikayetin kabulü ile mükerrer olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamlı icra takibinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.'' Gerekçesi ile İstanbul BAM 21.Hukuk Dairesi’nin 22/06/2020 tarih ve 2019/2867 E. - 2020/1109 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 17/09/2019 tarih ve 2018/1118 E.- 2019/953 K. sayılı kararının bozulmasına, karar verildiği, bozma sonrası dosyanın, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/442 Esasına kaydedildiği, mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 13.07.2021 tarih ve 2021/442 Esas - 2021/498 Karar sayılı kararı ile; Şikayetin kabulü ile ... sayılı takip dosyasında icra takibinin şikayetçi borçlu yönünden iptaline, karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2021/11260 Esas - 2022/1137 Karar sayılı 03.02.2022 tarihli onama kararı ile takibin iptali yönünde verilen karar kesinleşmiştir. Somut olayda; ... sayılı takip dosyası ile; alacaklı banka tarafından davalı borçlular hakkında 30/05/2018 tarihinde bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğu, yine ... sayılı takip dosyasında; alacaklı tarafından aynı kredi borcu nedeniyle borçlu şirket hakkında 19.06.2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, yine ... sayılı icra dosyası ile alacaklı tarafından borçlular hakkında aynı kredi borcu nedeniyle 16/07/2019 tarihinde davaya konu ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde ; "tahsilde tekerrür olmamak" kaydına yer verildiği görülmüş olup, her üç takip dosyasına konu borcun aynı borç olduğu anlaşılmaktadır. Davacı banka tarafından davalı muhataplara Üsküdar ... Noterliğinden gönderilen 22.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile her iki krediden kaynaklı toplam: 1.750.307,73 TL. Borcun 1 gün içinde ödenmesinin ihtaren bildirilerek hesabın kat edilmesinden sonra ilk olarak ... sayılı takip dosyası ile 12/06/2017 tanzim,18/05/2018 vade tarihli, 2.500.000,00 TL. Miktarlı, keşidecisi ...k toplam 1.761.169,23 TL. Alacağın tahsili talebiyle 30/05/2018 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiğinden, alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup aynı borca ilişkin olarak dava konusu olan genel haciz yoluyla icra takibinde bulunamayacaktır. (Yargıtay İBBGK., E. 2021/2 K. 2023/1 T. 20.1.2023 kararı aynı doğrultudadır.) Bu tesbitler ışığında İlk derece mahkemesince davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 07/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/960, K. 2024/1763, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-13-hukuk-dairesi-2022-960-e-2024-1763-k-fcae93c06314