Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/2705 E. 2020/19 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/2705
Karar No
2020/19
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2020/1049 KARAR NO : 2024/205 KARAR TARİHİ : 23/01/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2020 NUMARASI : 2019/307 Esas 2020/19 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 23/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2024 Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirketin talebi doğrultusunda "büyük sıkma aparatı, varil açma makinası dişlileri, sistem dişlileri takımı, mühür kapama aparatı" malzemelerini temin ederek davalıya teslim ettiğini, bu işlemlerin bedelinin 11.269,00 TL olduğunu, bu meyanda 04.05.2018 tarih 5.841,00 TL aynı tarih 2.360,00 TL ve 25.05.2018 tarih 3.068,00 TL tutarlı faturalar düzenlendiğini, ancak karşı tarafın müvekkilini sürekli olarak oyaladığını, müvekkili şirkette ilgisi olmayan ... isimli, firmaların tanışmasına sebebiyet veren şahsa borç ödemesi yaptıklarını beyan ettiğini, sonunda alacağın tahsili için Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2705 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu bildirerek sözü edilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davacı taraf arasındaki ticaretin başlamasını sağlayan ve firmaları bir araya getiren ... adlı şahıs olduğunu, anılan şahıs firmalar arasında bir köprü görevi gördüğünü, fatura içeriğindeki malzemelerin teslimini de ... tarafından gerçekleştirildiğini, ödemelerin de ... Bankası A.Ş.aracılığıyla toplam 11.269,00 TL olarak adı geçen ...'a yapıldığını bildirerek, davanın reddine ve %20 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...Dava, satım sözleşmesinden doğan semenin tahsili konusundaki icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2705 E. (yetkisizlik öncesi İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2019/2238 E.) sayılı dosyası ile davacı-alacaklı vekili tarafından davalı-borçlu aleyhine 18.02.2019 tarihinde, 11.269,00 TL asıl alacak, 1.466,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.735,82 TL alacağın, asıl alacağa işleyecek yıllık %19,50 avans faizi ile birlikte tahsili yönünde takip açıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu vekiline 13.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlunun vekili aracılığıyla verdiği 13.03.2019 tanzim tarihli borca itiraz dilekçesi üzerine icra müdürlüğünce 15.03.2019 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu davanın 1 yıllık yasal süre içerisinde açıldığı, ancak sadece 11.269,00 TL asıl alacak yönünden peşin ilam harcı yatırıldığı ve dava açılmış olduğu, işlemiş faiz tutarı 1.466,82 TL'ye ilişkin harç yatırılmadığı, Dava bölümünde belirtilen 3 adet fatura içeriği ürünlerin davalıya teslim edildiği, Dava şartı arabuluculuk son tutanağının dava tarihinden önce 16.05.2019 tarihinde düzenlendiği, Hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşulmayan noktalar ve çözülmesi gereken sorun; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 04.05.2018 tarih 5.841,00 TL aynı tarih 2.360,00 TL ve 25.05.2018 tarih 3.068,00 TL tutarlı faturalar içeriği ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen bu mal satışına dair ticari ilişkinin davanın tarafları arasında mı kurulduğu, yoksa davacı ile dava dışı ... arasında mı kurulduğu, böylece davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktalarındadır. Toplanan delillerin, özellikle taraflara ait ticari defter kayıtları ve belgeleri, bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda: Davacı-satıcı ile davalı-alıcı arasında 04.05.2018 tarih 5.841,00 TL aynı tarih 2.360,00 TL ve 25.05.2018 tarih 3.068,00 TL tutarlı faturalar içeriği ürünlerin (büyük sıkma aparatı, varil açma makinası dişlileri, sistem dişlileri takımı, mühür kapama aparatı malzemelerinin) satımı konusunda ticari ilişkinin kurulduğu, bu ürünlerin satımı ilişkisinin davacı ile dava dışı ... arasında kurulmadığı, ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edildiği, bu durumda icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 11.269,00 TL semen alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, olayın özelliklerine ve şartlara, takip dayanağı faturaların davalıya ait ticari defter kayıtlarında davacı-alıcı olarak işlenmiş olmasına, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki işlem niteliğinde olmasına, dava dışı ...'ın davada taraf sıfatının bulunmamasına göre; davalı tarafın fatura konusu malların dava dışı ...'tan satın alındığı ve bedelinin adı geçen şahsa ödendiği savunmasına itibar edilmemiş, tanık dinletme talebi ve adı geçen şahsın isticvap edilmesi talebi yerinde görülmemiştir. Bu açıklamalar ışığında, alacağın likit oluşu da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile; "Davanın KABULÜNE, Davalının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2019/2705 E.sayılı dosyası ile yapılan takibin dava konusu edilen 11.269,00 TL'lik bölümüne yönelik haksız itirazının İPTALİNE, Takibin bu miktar (11.269,00 TL) üzerinden ve takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranlarda avans faizi yürütülerek DEVAMINA, İİK’nun 67/2 maddesi gereğince, % 20 icra-inkar tazminatı 2.253,80 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından ikrar edildiği üzere müvekkili firma ile davacı yanın arasındaki ticaretin başlamasını sağlayan ve firmaları bir araya getiren ... adlı şahıs olduğunu, bu şahsın firmalar arasında köprü görevi gördüğünü, davacı tarafından fatura içeriğindeki malzemelerin teslimini de ... isimli şahsın gerçekleştirdiğini, bu husustaki tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğini, davacı tarafından kendisine ödenmediği iddia edilen faturalar bakımından, bu faturaların ödendiğini ispat eden ... Bankası A.Ş.’nin 07.05.2018 tarihli 2.000 TL bedelli, 12.06.2018 tarihli 6.201 TL bedelli, 13.07.2018 tarihli 1.500 TL bedelli ve 26.07.2018 tarihli 1.568 TL bedelli ödeme makbuzları sunulduğunu, fatura ve ödeme tarihlerine bakıldığında müvekkilinin derhal ifa gayreti gösterdiğinin görüldüğünü, davacı ile dava dışı ... arasındaki ilişki sebebiyle müvekkilin de uyanan güven ve temsil ilişkisinin var olduğu düşüncesiyle dava dışı şahsa ödeme yapıldığı belirtilmiş ve davacının bu hususta isticvabı talep edilmişse de bu taleplerinin reddedildiğini, yerel mahkeme tarafından önüne gelen uyuşmazlıkta dikkate alması gereken güven sorumluluğu ilkesi nazara alınmayarak ve eksik araştırma yapılarak hüküm kurulduğunu, dava dışı ...'ın örtülü ve zımni irade davranışlarıyla davacının temsilcisi gibi hareket ederek müvekkilin de güven oluşturulduğunu, bu nedenle ödemelerin de ...’a yapıldığını, ödemelerin açıklamasında davaya konu faturalar olması bu güvenin açıkça sağlandığı konusunda hiçbir şüpheye mahal bırakılmadığını, yerel mahkeme tarafından takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiği gerekçesi ile müvekkili aleyhinde %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedildiğini, bu nedenlerle usul ve yasalara aykırı olarak, noksan ve hatalı inceleme ile verilmiş Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 30.01.2020 tarih ve 2019/307 E. 2020/19 K. sayılı ilamının öncelikle İstinaf Kanun Yoluna Başvuran davalı müvekkili lehine kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesine, gerekmesi halinde anılan ilamın müvekkili lehine kaldırılarak dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili; davacı tarafça davalıya satılıp teslim edilen mallar karşılığında takip ve davaya konu faturaların düzenlendiği, ancak davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafça iddia edildiği şekilde davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı, zira cevap dilekçesi ekinde sunulan ... Bankası A.Ş'den davalı şirket hesabından, davacı şirketin yetkilisi olduğu düşünülen dava dışı ... hesabına 07/05/2018 tarihinde 2.000,00 TL, 12/06/2018 tarihinde 6.201,00 TL, 13/07/2018 tarihinde 1.500,00 TL ve 26/07/2018 tarihinde 1.568,00 TL havale edilmek suretiyle toplamda 11.269,00 TL ödeme yapılmak suretiyle borcun ödendiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, davalının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2705 E. sayılı dosyası ile yapılan takibin dava konusu edilen 11.269,00 TL'lik bölümüne yönelik haksız itirazının iptaline, takibin 11.269,00 TL üzerinden ve takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranlarda avans faizi yürütülerek devamına, İİK’nun 67/2 maddesi gereğince, % 20 icra inkar tazminatı olan 2.253,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İşbu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı tarafça takip ve davaya konu fatura bedellerinin ödenmediği iddia edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça takip ve davaya konu fatura bedellerinin ... Bankasından yapılan havalelerle ödendiği savunma olarak ileri sürülmüştür. Davalı tarafça sunulan ... Bankasına ait dekontların incelenmesinden, her biri davalı şirket hesabından dava dışı ... hesabına gönderilen 07/05/2018 tarih 2.000,00 TL, 12/06/2018 tarih 6.201,00 TL, 13/07/2018 tarih 1.500,00 TL ve 26/07/2018 tarih 1.568,00 TL olmak üzere toplam 11.269,00 TL'lik havale işlemi olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından havalelerin gönderildiği ...'ın davacı şirket çalışanı olmadığı gibi davacı şirket yetkilisi de olmadığı, bu nedenle bu ödemelerin davacı tarafça kabul edilmediği belirtilmiştir. Bu nedenle davalı tarafça dava dışı ... hesabına gönderilen havalelerin davacıya yapılmış ödeme olduğu yönündeki savunmanın davalı tarafça yazılı delillerle ispatlanması gerekmektedir. Hesabına havaleyle paranın gönderildiği ...'ın davacı şirket yetkilisi veya davacı şirket adına tahsilat yapmaya yetkili çalışanı olduğuna dair dosyada yazılı bir belge ve bu yönde bir delil bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı vekili işbu davada tanıklar dinlenmeksizin karar verildiği hususu istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de, dava değeri itibariyle HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince davalı tarafın ödeme savunmasını yazılı delillerle ispatlaması gerekmektedir. Bu nedenle davalının tanıklar dinlenmeksizin karar verildiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ayrıca HMK 169. maddesi gereğince, mahkeme kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir. Davalı vekili tarafından isticvabı talep edilen ...'ın davada taraf olmadığı gibi davacı şirket çalışanı yada yetkilisi olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Ancak ödeme savunması yönünden ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafça delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafa yemin delili hatırlatılmaksızın esas hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2020 Tarih, 2019/307 Esas ve 2020/19 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı taraf yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran taraftan alınan 54,40 maktu ve 192,45 nispi olmak üzere toplam 246,85 TL istinaf karar harcının istek halinde İADESİNE, 6-İstinaf yoluna başvuran taraftan alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 23/01/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/2705, K. 2020/19, T. 30.01.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-2705-e-2020-19-k-ca50a58bcd5c