Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/220 E. 2020/461 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/220
- Karar No
- 2020/461
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1921 KARAR NO : 2024/855 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29.09.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/220E., 2020/461K. DAVACILAR : VEKİLLERİ : DAVALI : Davacılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacılar vekili; davalı Kooperatifin, İzmir Dikili ilçesinde bulunan arsanın sahibi olduğunu, ortaklarına arsa pay tahsisi yapıldığını, kooperatif ortaklarından, 88 kişinin hisselerine düşen arsa paylarına konut inşa edildiğini, geriye kalan 72 ortak hisselerine ilişkin arsa paylarının üzerine bina inşa edilmediğini, Kooperatif Genel Kurulunun 13.08.2011 tarihli kararı doğrultusunda; kooperatife ait arsanın 600.000,00-TL bedelle satılmasına karar verildiğini, arsanın 2013 yılında 600.000,00-TL bedelle 3. kişiye satıldığının, gelen paranın inşaat yapılan 88 paya ait yapıların inşaatında kullanıldığını, davacıların arsa payları üzerinde henüz bina inşa edilmediğini, 11.11.2018 tarihinde usulüne uygun toplantı daveti yapılmaksızın, karar nisabı sağlanmaksızın butlanla batıl olacak şekilde alınan kararla, denkleştirme payının kooperatif ortağı olan davacılara değil, satış anındaki (2013 yılındaki) paydaşlara ödenmesi yönünde komisyon kurulması şeklinde karar alındığını, ortaklar arasında denkleştirme yapılmadığını, kooperatifin hisselerinin tüm aktif ve pasifleri satın alarak, ortak olduğundan satıştan gelen bedelin güncel değerinin müvekkillerine ödenmesinin yasal zorunluluk olduğunu ileri sürerek, 11.11.2018 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline, 2013 yılı içerisinde kooperatif arsa satışında gelen bedelin güncel değerinin hesaplanarak denkleştirme payı olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir müvekkili için ayrı ayrı 100,-TL olmak üzere toplam 900,-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; kooperatife ait bütün arsaların bedelinin 88 üye tarafından ödendiğini, 72 arsa hissesinin konut üyeliğine bağlı olarak üyelere tahsis edilmiş olduğunu, arsa hissesini alamayan 10 üyenin de aidat ödemelerine tekabül eden miktarlarının aidatlardan düşerek denkleştirme yapıldığını, 05.06.2008 tarihli Genel Kurul kararına göre; arsa sahiplerinin ödemeleri gereken diğer ödemelere katılmadıklarını, 2013 yılı Genel Kurul kararı ile kooperatifin 272 ve 274 parsellerde bulunan toplam 9.661,89 m2 arsanın satılmasına karar verildiğini ve satış bedelinin mevcut inşaatlara ve kooperatif giderlerine harcandığını, kuruluşu ve aidat ödemelerini 42 yıldır devam eden dava konusu kooperatife davacıların tamamının dışarıdan ve genelde 2015-2018 yılları arasında konut sahibi üyelere tahsis edilen arsa paylarının satın alınmak üzere kooperatife üye olduklarını, diğer üyeler gibi aidat ve ara ödemelerde bulunmadıklarını, genel giderlere cüz'i oranda katıldıklarını belirterek; dava dilekçesinde, davacıların ayrı ayrı üyelik durumlarını belirtmiş, bugüne kadar itiraz ve genel kurulun iptaline yönelik dava açılmadığını, arsa satışının olduğu tarihte davacıların henüz üye dahi olmamalarına rağmen, satıştan pay istediklerini, 05.06.2018 tarihinde yapılmış bir Genel Kurul olmadığını, 11.11.2018 tarihli genel kurulun da Hükümet Komseri'nin gözetiminde yasal olarak toplandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince, "Dava, 2013 yılı içerisinde Kooperatif arsa satışından gelen güncel değerin hesaplanarak denkleştirme payı olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir davacı için ayrı ayrı 100,00'er TL olmak üzere toplam 900,00-TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. Kooperatif Genel Kurulu'nun 13/08/2011 tarihli kararı doğrultusunda; kooperatife ait 272 ve 274 parsellerde bulunan arsanın 600.000,00-TL fiyat üzerinde olmak şartıyla satışı konusunda Yönetim Kuruluna yetki verilmiştir. Dosyadaki ticaret sicili kayıtlarına göre de Kooperatifin 01/04/2018 günü yapılan Genel Kurul toplantı tutanağına göre davalı kooperatif 01/04/2018 tarihli kararla tasfiye girmiştir. Kooperatife ait arsaların devir tarihindeki hak sapilerinin ve haklarının belirlenmesi konusunda; seçilecek yönetim kuruluna yetki verilmesi genel kurul da kabul edildiği, kooperatif ana sözleşmesinin 87/4 maddesi gereğince, kooperatifin ve ortaklarının birbirlerine olan borç ve alacaklarının belirlenmesi konusunda, komisyon kurulması yönünde yönetim kuruluna yetki verilmesi genel kurulda kabul edilmiştir. Dosya ve sunulan tüm kayıt ve belgeler üzerinde bilirkişi kurulu heyeti tarafından inceleme yapılmış, bilirkişi raporunda; tüm davacılar yönünden yapılan inceleme de; 04/01/2009 tarihli Genel Kurul Kararı ile arsa hisselerini dışarıdan satın alanların kooperatife üye olarak kaydedilmesi yönünde karar üzerine, davacıların yönetim kurulu kararlarından da anlaşılacağı üzere; arsa satışından çok sonra 05/09/2015-26/09/2018 tarihleri arasında davalı kooperatife ortak olarak alındıkları, Genel Kurul kararları üzerine arsanın 2013 yılı nisan ayında 600.000,00-TL bedelle 3. kişiye satıldığı, satıştan gelen paraların ortaklara dağıtılmadığı, bedelinin arsa payları üzerinde inşaat yapılan 88 paya ait yapıların inşaatında kullanıldığı, arsanın satıldığı, hatta bir kısmının inşaatlara harcandığı tarihlerde; davacılar kooperatif ortağı olmadığı gibi, kesinleşen 11/11/2018 tarihli Genel Kurul 5. Gündem maddesinde, kooperatife ait arsaların devir tarihindeki, hak sahiplerinin (kooperatif ortaklarının) ve haklarının belirlenmesi hususunda; oy birliği ile yetki verildiği, ayrıca, arsaların satışından elde edilen değerin tüm ortaklara dağıtılmak istenmesi halinde; arsa hisselerini davacılara (veya devir olan diğer kişilere) devir eden kooperatif ortak alır, hem davacılara hisse devri sırasında bir bedel almış olmaları ve hem de devir ettikleri arsa hisselerinin, tüm arsa ile birlikte satılmış olması sebebiyle bir de bu satış bedelinden ayrıca pay alacak olmaları sebebiyle de mükerrer bir gelir elde etmiş olabilecekleri, davacıların anılan arsaların satış bedelinden pay talep edemeyecekleri ancak ana sözleşmenin 87. maddesinin 11 nolu bendindeki, "Kooperatifin borçlarının ve pay bedellerinin ödenmesinden sonra kalan miktar dağılma anında kayıtlı ortaklar veya hukuki halefleri arasında eşit olarak dağıtılır" hükmü gereği de tasfiye halinde bulunan bir kooperatifte kooperatifin 3. kişilere olan tüm borçlarının ve ortakların pay bedellerinin ödenmesinden sonra kalan miktarın, dağılma anında kayıtlı bulunan ortakları veya hukuki halefleri arasında eşit olarak dağılması gerektiği, kooperatifin 01/04/2018 tarihinde alınan kararla tasfiye haline girdiği, yukarıda açıklanan şekilde bir tasfiye ortağı kalması halinde, hisselerine düşen miktarı olabilecekleri belirtilmiş, davaya konu gayrimenkullere ilişkin değerlendirme yönünden ise; dava konusu parsellere ilişkin değerlendirme yönünden ise; dava konusu parsellere ilişkin bilgilere yer verildiği, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nden sorgulanarak, konumlarına yer verildiği, arsa rayiç değer değişim aşamasında; belediye tarafından belirlenen arsa rayiç değerlerinin 2013/2018 yılları arasında %24 oranında artış gösterdiği, 2013/2019 yılları arasında; %39 artış gösterdiği, gayrimenkulün değeri satışın gerçekleştiği andaki değeri olup parselasyon ve imar değişikliklerinin satış değerinin güncellenmesinde dikkate alınmayacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; mahkememizin bu dosyası, mahkememizin 2019/47 E. sayılı dosyasından tefrik edilmiş, her iki dosya ile birlikte yapılan incelemeler sonucu ve yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan bilirkişi heyeti raporları da değerlendirildiğinde; 04/01/2009 tarihli genel kurul kararı ile arsa hisselerini dışarıdan satın alanların kooperatif üye olarak kaydedilmesi yönünde karar üzerine, davacıların arsa satışından çok sonra, 05/09/2015-26/03/2018 tarihleri arasında kooperatife ortak olarak alındıkları, 2019/47 E. sayılı dosyada; 11/11/2018 tarihinde yapılan Genel Kurul'da alınan kararların butlan hükmünde olduğunun tespiti istemi ile açılan davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, arsa satışının davacıların ortak olmasından çok önce Nisan 2013'de yapıldığının, davalı kooperatifin o tarihte henüz tasfiye halinde olmadığından elde edilen gelirin inşaat, imalat işlerinde kullanıldığı, arsaların satışından elde edilen değerin, tüm ortaklara dağıtılmak istenmesi halinde, arsa hisselerini davacılara devreden kooperatif ortakları, hem davacılara hisse devri sarasında bir bedel almış olmaları ve hem de devir ettikleri arsa hisselerinin tüm arsa ile birlikte satılmış olması sebebiyle bu satıştan pay alacak olmaları sebebiyle mükerrer bir gelir elde etmiş olabilecekleri, ana sözleşmesinin 87. maddesinin 11 no'lu bendindeki hüküm gereği, kooperatifin borçlarının ve pay bedellerinin ödenmesinden sonra kalan miktar dağılma anında kayıtlı ortaklar veya hukuki halefleri arasında eşit olarak dağıtılır hüküm gereği ve kooperatifin 01/04/2018 tarihli kararla tasfiye haline girdiği nedenle ve davacıların tamamının kooperatif ortağı olduğuna göre; ancak tasfiye artığından hisselerine düşen miktarı hisselerine göre alabilecekleri anlaşılmakla davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran-davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kooperatife ait arsanın 2013 yılında satıldığı ve satıştan gelen paranın tamamının sadece bir kısım ortaklara ait binaların yapımı için harcandığını, davalı kooperatifin 01.04.2018 tarihinde tasfiyeye girdiğini, dosyaya sunulmuş olan Bağımsız Denetçi Raporununda da yapılan işlemin hukuka uygun olmadığını, gelen arsa bedelinin sadece bir kısım paydaşlara ait inşaatlar için harcandığı ve denkleştirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bağımsız denetçi raporunda belirtildiği ve davalı tarafça da kabul edildiği üzere kooperatife ait bir mal satılmış ve gelen para sadece bir kısım paydaşlar için harcandığını, payları oranında denk olan paydaşlar arasında ayrım yapılmış ve neticede paydaşlar arasında da denkleştirme yapılmadığını, karara esas teşkil eden bilirkişi raporunda denkleştirme alacağının son maliklere ödenmesi gerektiğinin de kabul edildiğini, Kooperatifler Kanunu gereği tüm kooperatif ortaklarının ortak oldukları tarihe bakılmaksızın kooperatifin tüm borçlarından sorumlu ve tüm aktiflerinden paydaş olduklarını, kooperatif borçlarının ve pay bedelinin ödenmesinden sonra kalan bedelin ortaklara eşit dağılımını sağlamanın adaleti sağlamayacağını, konut yaptıran 88 payın aslında 600.000,00 TLyi inşaatlarında kullanarak bu tutarın konut yaptırmayanlara ait olan 270.000,00 TL sini de haksız yere inşaatlarında kullandıklarını, tasfiye döneminde alınan kararların genel kurul kararlarıyla değiştirilemez kuralının çiğnendiğini, bilirkişilerin değerlendirmelerinde ve ilamda kooperatifin yapısal durumunun, bağımsız denetleme raporlarının ve tasfiye hükümlerinin hiç denetlenmediğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, 2013 yılı içerisinde Kooperatif arsa satışından gelen güncel değerin denkleştirme payı olarak tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/220E., 2020/461K. sayılı dava dosyasında verdiği 29.09.2020 tarihli kararına yönelik davacılar vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 54,40 TL'nin düşümü ile kalan 373,20 TL'nin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına. 05.06.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 06.06.2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır