Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/878 E. 2019/891 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/878
- Karar No
- 2019/891
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1700 - 2024/771 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1700 KARAR NO : 2024/771 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 03.12.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/878E., 2019/891K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; davacının kamu tüzel kişisi olduğunu, asıl iş olan elektrik üretimi dışındaki işleri kamu ihale mevzuatı uyarınca dışarıdan temin ettiğini, nitekim kendilerine bağlı olan "...Termik Santralinin Santrale Kömür Temini Maksadıyla Kullanılan Araç Gereçlerin Mekanik ve Vulkanize İşlerinin Yapılması Hizmetleri" ihalesi neticesinde imzalanan sözleşme ile işin davalıya verildiğini, davalının kendi işçilerinin alacaklarını ödemeyerek yasa ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle dava konusu edilen işçi alacaklarının davacı tarafından ödendiğini, Ankara 6. İş Mahkemesinin 2013/577 Esas sayılı dosyasında açılan davada dava dışı işçiye 53.104,28 TL ödeme yapıldığını belirterek, şimdilik 100,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 11/09/2019 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi uyarınca taleplerini 53.004,28 TL artırarak, 53.104,28 TL olarak ıslah etmiş ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talebinde bulunmuştur. Davalı vekili; davanın halefiyet ilkesinin sonucu rücuen tazminat talebine ilişkin olduğu, yetkili mahkemenin Afşin Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkiye itiraz ettiklerini, Ankara 6. İş Mahkemesinin 2013/577 esas sayılı davasına konu kazanın oluşumunda kazanın oluş yeri ve somut olaylar değerlendirilmeden ve davalının bu konudaki savunmaları alınmadan tutulan tutanağın gerçek maddi vakıaları yansıtmadığını, bu nedenle kaza tespit tutanağının yeniden incelenmesi ve mahallinde keşif yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince '...Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi gereğince davacının davalı bünyesinde çalıştırılan işçiye meydana gelen iş kazası nedeniyle ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği maddi ve manevi tazminata ilişkin alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında ticari nitelikte hizmet alım sözleşmesi bulunduğundan mahkememiz görevli olmakla dava konusu uyuşmazlık 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, deliller, bilirkişi raporu, dava müstenidi icra takip ve iş mahkemesi dosyaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının kesinleşmiş iş mahkemesi ilamı doğrultusunda asıl işveren olarak dava dışı işçiye icraen ödediği iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminata ilişkin alacaklarının davalı alt işverenden rücuen tahsilini talep ettiği huzurdaki dava dosyasında, davacı ile davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olmakla, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davacı asıl işverenin dava dışı işçiye karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükleri nedeniyle davalı alt işverenle birlikte dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu olduklarına dair yer alan düzenleme, işçi alacağını güvence altına alma amacı taşımaktadır. Ancak asıl ve alt işveren arasındaki iç ilişkide ise Borçlar Kanunu ve sözleşmeler hukukunun esas alınması gerekmektedir. Bu bağlamda tarafların sözleşmede sorumluluklarının ne şekilde olacağının kararlaştırılmış olması halinde Türk Borçlar Kanunundaki iç ilişkide müteselsil sorumlular arasındaki eşit sorumluluk hükmü uygulanmayarak, davacının davalılar ile hizmet alım sözleşmesi imzalaması dolayısıyla tarafların sorumluluklarının belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanlarındaki taraf iradelerinin esas alınması gerekmektedir. Davacı ile yüklenici davalı arasında imzalanan sözleşmenin mezkur 23. maddesinde ''...Yüklenici personelinin işe başlamasını müteakip, işletmenin emniyet ve kaza önleme talimatlarına harfiyen uyacaktır. Yüklenici, elemanlarının sebep olacağı her türlü kazadan doğacak zarar ve işletmenin uğrayacağı bütün hasar ve ziyan ile bunlardan doğacak mali, hukuki, idari ve cezai sorumluluk yükleniciye aittir.'' düzenlemesinin yer aldığı görülmekle, sözleşme hükümleri, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, ödenen tazminattan yüklenicinin sorumlu olduğuna dair davalı ile imzalanan sözleşme ve eki şartnamelerde açık hüküm bulunması nedeniyle davalının davacıya karşı sorumlu olacağının kabulü ile, ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulüne ve 53.104,28 TL'nin ödeme tarihi olan 13/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: kararı kabul etmediklerini, Ankara 6. İş Mahkemesi 2013/577 Esas ve 2017/60 K sayılı dosyadaki kusur oranını ve raporundan dava dilekçesinde bahsedilmediğini, kazanın oluş yeri ve somut olaylar değerlendirilmeden ve müvekkilinin bu konudaki savunmaları alınmadan tutulan tutanağın gerçek maddi vakıaları yansıtmadığını, dolayısı ile kusur oranları ve hesaplamalar müvekkili tarafından incelenmemiş ve itiraz edilmemiş ve tartışılmadığını, bu nedenle kaza tespit tutanağının yeniden incelenmesi ve mahallinde keşif yapılması gerektiğini, davanın esasına itiraz ettiklerini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/878E., 2019/891K. sayılı dava dosyasında verdiği 03.12.2019 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.627,56 TL'den peşin olarak yatırılan 906,89 TL'nin düşümü ile kalan 2.720,67 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 22.05.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 22.05.2024 Başkan Üye Üye Katip