Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/577 E. 2020/571 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/577
- Karar No
- 2020/571
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/166 KARAR NO: 2024/320 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/10/2020 NUMARASI: 2018/577 E. - 2020/571 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari satım ilişkisinde faturaya konu emtianın teslim edildiğini, davalının tebliğ edilen takip konusu 9 adet faturaya itiraz etmediğini, fatura konusu emtiada ayıp bulunduğunun ihbar edilmediğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taralar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinin açık hesap şeklinde işlediğini, açık hesap ilişkisi nedeniyle müvekkilinin emtianın tesliminden önce avans ödemeleri yaptığını, borç alacak ilişkisinin teslim edilen emtia karşılığı yapılan ödemeler ve verilen kıymetli evrakın mahsubu ile belirlenmesi gerektiğini, ticari ilişkide yalnızca takip konusu fatura bedellerinin ödenmediği ididasının doğru olmadığını, müvekkilinin ticari defterlerine göre, verilen kıymetli evrak ve nakit ödeme sonucu borç kalmadığını, müvekkilinin teslim öncesinde fazla ödeme yaptığını, fatura karşılığı verilen kıymetli evrakların listesinin sunulacağını, davacının kıymetli evrakları defterlerini işlememe ihtimali karşısında, üçüncü kişilerle olan ticaretinin belirlenerek kıymetli evrakın bu kişilere verilme ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Ticari defter ve kayıtlara göre;davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 01.04.2017 tarihinde başladığı, davacının satıcı, davalının ise alıcı (müşteri) konumunda olduğu, Davacının 2017 yılına ait muavin defter kayıtlarına göre, 31.12.2017 tarihi itibariyle davalı şirketten 215.148,02 TL, 2018 yılına ait muavin defter kayıtlarına göre, 04.06.2018 takip tarihi 545.672,48 TL alacaklı bulunduğu, Davacının 183 adet açık fatura karşılığı toplam 3.229.334,61 TL tutarında malı davalıya sattığı, tarafların ticari defterlerinin kesilen toplam 183 adet mal satış faturası ve bedeli konusunda uyumlu olduğu, Ancak davacı şirketin; 23.05.2017 tarihinde teslim ettiği 24.05.2017 tarih ve 60.000 TL bedelli, 21.12.2017 tarihinde teslim ettiği 22.06.2018 tarih ve 20.000 TL bedelli, 04.06.2018 tarihinde teslim ettiği (6 adet) 465.672,50 TL bedelli çekleri ticari defterlerine kaydetmediği, kayıt dışı bıraktığı, Bu ödemelerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ve davalı vekilinin açıkladığı ödeme belgeleri araştırılıp incelendiğinde; 1- Davalı şirketin ... (...) A.Ş. Karaköy Şubesinde mevcut ... IBAN nolu ticari mevduat hesabı üzerinden düzenlenen ... seri nolu 24.05.2017/60.000,00 TL bedelli çek ile yapılmış olup; ... (...) A.Ş.nin dosyaya sunulu 28.01.2020/... nolu yazısı ekinde mevcut çek fotokopisinin ön yüzü ile arka yüzünde mevcut ciro silsilesinin incelenmesinde; "24.05.2017/60.000 TL bedelli Çek borçlusunun, takip borçlusu-davalı şirket, lehtarının takip alacaklısı-davacı şirket olduğu, çekin çek lehtarı takip alacaklısı- davacı tarafından davadışı ... Ticaret- ... şahsi firmasına ciro edildiği, ... tarafından davadışı ... A.Ş.ne, bu şirket tarafından davadışı ..., onun tarafından davadışı ... ciro edildiği, 24.05.2017/... seri nolu çekin son cirantasının davadışı ... tarafından ... Bankasına (TFK) ibraz edilerek 24.05.2017 tarihinde 60.000 TL olarak tahsil edilmiş bulunduğu' anlaşılmıştır. 2-Takip borçlusu-davalının ... Perpa Şubesinde mevcut ... iban nolu ticari mevduat hesabı üzerinden düzenlenen ... seri nolu 22.06.2018/20.000,00 TL bedelli çekin akıbeti ile ilgili olarak muhatap ...'ın verdiği 10.02.2020 tarihli cevabi yazıda; ... sayılı çekin kendilerinde olmadığı, çekin ... A.Ş. Bankalar Caddesi Şubesine ibraz edildiği ve 20.06.2018/... seri nolu çek bedelinin (20.000 TL) bu banka tarafından hamiline ödendiği bildirilmiştir. 3- İhbar olunan ... Tic Ltd Şti yetkilisi 25.02.2020 tarihli dilekçesi ekinde muavin defter kayıtlarını ibraz etmiş olup incelendiğinde; a)Takip alacaklısı-davacı şirket ile aralarında mevcut borç/alacak ilişkisini izlediği, 120.ALICILAR (120.01.U001 ... ) ... A.Ş.) b)Takip borçlusu-davalının takip alacaklısı-davacı şirket lehine düzenlediği toplam 465.672.50TL bedelli (6) adet ... çekini takip alacaklısı-davacı şirketten teslim aldığına ilişkin 13.08.2018 tarihli tahsilat makbuzu örneğini sunmuştur.(davacı şirketten olan alacağına karşılık olarak ) c) 13.08.2018 tarihli tahsilat makbuzu mukabili, takip alacaklısı-davacı şirketten devir ve temlik aldığı, ... Bankası A.Ş. (...) Sirkeci Şubesinde mevcut ... iban numaralı Ticari Mevduat hesabı üzerinden takip alacaklısı-davacı şirket lehine keşide edilmiş aşağıda dökümü yazılı toplam 465.672,50 TL bedelli (6) adet vadeli çekin fotokopileri ile birlikte sunularak alındığını açıkladığı görülmüştür. Bu çeklerin muhatabı olan ... Sirkeci Şubesi Müdürlüğünün 05.02.2020 tarihli yazısı ekinde dosyaya sunulu (6) adet çekin arkalı önlü çekilmiş fotokopilerinin incelenmesinden; Takip borçlusu-davalı şirketin ... Bankası A.Ş. (...) Sirkeci Şubesinde mevcut ... iban numaralı Ticari Mevduat hesabı üzerinden takip alacaklısı-davacı şirket lehine keşide ettiği aşağıdaki dökümü yazılı (6) adet vadeli çekin,çek lehtarı takip alacaklısı-davacının emrühavalesine, takip borçlusu-davalı tarafından ödendikleri bildirilmiştir. Bu çeklerden 21.08.2019/... nolu 58.372.50 TL bedelli çekin, çek lehtarı-takip alacaklısı davacı tarafından davadışı ...Ltd. Şti.ne, davadışı şirketin dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti.ne onun da davadışı ...'a ciro ettiği, çek bedelinin takip borçlusu-davalı şirketçe davadışı çek hamiline (...) gününde banka havalesi ile ödendiği, 21.08.2019/... nolu 58.372,50 TL bedelli çekin, çek borçlusu-davalı şirket tarafından fiziken ... Sirkeci Şubesine iade edildiği yine muhatap banka tarafından bildirilmiştir. Sonuç olarak;Davalı takip borçlusu şirketin; -Muhatabı ... (...) A.Ş. Karaköy şubesi, seri numarası ... , keşide tarihi 24.05.2017, bedeli 60.000,00 TL olan -.Muhatabı ... Perpa Şubesi, seri numarası ..., keşide tarihi 22.06.2018, bedeli 20.000,00 TL olan -Muhatabı ... Bankası A.Ş. (...) Sirkeci Şubesi olan 6 adet ve toplam 465.672,50 TL bedelli çekler ile davacıya olan borcunu 60.000+20.000+465.672,50= 545.672,50 TL olarak ödediği sabit bulunmuştur. Davalı takip borçlusu, takip tarihi itibariyle borcu bulunmadığı ve ödediğini ispat ettiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı kendi kusuruyla defterlerine işlemediği ödemeler sonucu davalı hakkında kötü niyetli olarak icra takibi başlatmıştır. İİK 67 gereğince likit ve belirlenebilir nitelikteki borçta ; takip miktarı olan ve hükümle reddedilen dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalı lehine davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili 08/10/2020 tarihli son celsede müvekkili şirkete verilen çeklerdeki ciro imzasının müvekkiline ait olmadığından bahisle savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ve bekletici mesele yapılmasını istediklerini beyan etmiştir. Huzurdaki davada davalı ödeme defini yukarıda açıklanan şekilde, ispat etmiş olup, davacı şirketin ciro imzalarının sahteliği iddiası kendisinden sonra gelen cirantaları bağlayacağından ve davanın sonucunu etkileyemeyeceğinden..." gerekçesiyle davanın reddine, 555.760,00 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilince satılarak teslim edilen emtialara ait faturaların davalıya tebliğ edildiğini ve faturaların kesinleştiğini, 9 adet fatura borcunun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik haksız itirazın iptali için dava açıldığını, Dosyada bulunan 05.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların ticari defterlerinin satıma ilişkin 183 adet fatura yönünden mutabık olduğu ve müvekkilinin sonuçta 525.672,48 TL alacaklı bulunduğunun belirlendiğini, itiraz üzerine alınan 10.12.2019 tarihli ek raporda bu kez davalının ödeme iddiasına ilişkin 6 adet çekin davalı tarafından davacıya tesliminin, takip tarihi ve dava tarihi itibariyle ispata muhtaç bulunduğu, vadeleri takip ve dava tarihleri arasında gelecek olan 6 adet çekin kısmen ve/veya tamamen davalı tarafından davacı müvekkile ödendiğini gösteren kanunen geçerli bir belgenin dosyaya ibraz edilmediğinin belirtildiğini, Raporda tacir olan tarafların diğerini TTK'nın 18. maddesine göre temerrüde düşürmesi gerektiğinin belirtildiğini, daha düşük çekler için müvekkilinin imzasının alınmasına rağmen, 465.672,50 TL bedelli 6 adet vadeli çekin teslimi sırasında imza alınmamasının TTK'nın 18. maddesine aykırı olduğunun tespit edildiğini, bu çeklerin müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmadığını, davalı tarafından delil olarak sunulan dava dışı ... Ltd.Şti. tarafından müvekkili şirkete hitaben düzenlenen 13.08.2019 tahsilat tarihli tahsilat makbuzunda (fotokopi) müvekkilin imzasının bulunmadığını, bu nedenle dışı ... Ltd. Şti. tarafından tanzim edilen tahsilat makbuzu muhteviyatı toplamı olan 465.675,50 TL bedelli 6 adet vadeli çekin, davacıya teslim edildiğine dair karine teşkil eden iddiaların yerinde olmadığını, ayrıca raporda belirlendiği üzere çeklerin müvekkilinin emrine ödendiğinin de kanıtlanmadığını, ödemeye ilişkin bankalardan gerekli araştırmaların yapılmadığını, müvekkilinin ticari defter kayıtlarının incelenmesi halinde müvekkil şirket ile ihbar olunan ... Şirketi arasında 2018 yılından bu yana ticari ilişki olmadığının görüleceğini, dava açıldıktan sonraki tarihlerde keşide edildiği iddia olunan ve davalı tarafından her zaman düzenlenebilme imkanı bulunan mezkur çeklerin, ödeme belgesi olmayıp bu davada davalı lehine delil vasfı taşımadığını, davanın dava dışı şirkete ihbarının savunmanını genişletilmesi niteliğinde olması karşısında, bu yöne ilişkin itirazın dikkate alınmadan ihbar edildiğini ve bu belgelerin de ödeme belgesi olarak kabul edildiğini, Dava tarihi itibariyle bu çeklerin sunulmadığını ve davanın açılmasından bir yıl sonra sunulduğunu, davadan sonra borçtan kurtulma amacıyla kötü niyetli olarak çeklerin ticari defterlere işlendiğini, 03.06.2020 tarihli 2. ek bilirkişi raporunda, ihbar olunan şirkete çeklerle yapılan ödemelerin geçerli kabul edildiğini, ancak mahkemece çeklerin ödenip ödenmediğine ilişkin belgelerin tam olarak bankalardan getirtilmeden ve yazılan yazı cevapları beklenmeden karar verildiğini, var olduğu iddia edilen çeklerdeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/80537 soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, mahkemece çek asıllarının getirtilerek imza incelemesi yapılması veya soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin ceza soruşturmasındaki beyanında çeklerin ciro silsilesinin araştırılmasını talep ettiğini ve davalı şirket ile ihbar olunan şirket yetkililerinin dolandırıcılık oluşturan eylemleri nedeniyle şikayetçi olduğunu, mahkemece bankadan gelecek cevaplar ile ceza soruşturmasının beklenmeden karar verildiğini, dava dışı ....’nin sunduğu tahsilat makbuzlarının aslı dahi araştırılmaksızın, önceki çeklerin imza karşılığı teslimine rağmen, bu çeklerin neden imza karşılığı teslim edilmediği araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve bu satım sözleşmesi kapsamında 183 adet mal satım faturası ile toplam 3.229334,61 TL tutarında davalıya emtia sattığı, satım miktarı ve fatura adeti bakamından tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu ve birbirini doğruladığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık, satılan emtia nedeniyle davalının ödemelerini tam olarak yapıp yapmadığı ve özellikle uyuşmazlık konusu olan 6 adet çekin davalı tarafından davacıya verilip verilmediği ve çek bedellerinin ödenip ödenmediği noktasındadır. Davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında çeşitli faturalara dayalı olarak 541.952,22 TL asıl alacak ve 13.850,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 555.760,00 TL alacağın tahsili talep edilmiş, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Takip ekinde 21.04.2018, 25.04.2018, 26.04.2018, 19.04.2018, 17.04.2018, 14.04.2018, 13.04.2018, 06.04.2018 ve 09.04.2018 tarihli faturalar bulunduğu görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde, bir kısım kıymetli evraklarla borcun ödendiğini, yargılama sırasında ticari defterlerinin sunulacağını ve davacı emrine keşide edilen çek ve bonoların bilgilerinin verileceğini savunmuştur. Davalı 18.02.2019 tarihinde sunduğu delil listesinde, kıymetli evrakların bilgisinin verileceğini, davacının müvekkilince verilen kıymetli evrakları üçüncü kişiye devir etme ihtimali bulunduğundan davacı defterlerinin de incelenmesini talep etmiş ve bir kısım çek ve tahsilat makbuzları sunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafından verildiği ileri sürülen çeklerin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirlenmiş, bunun üzerine davalı yeniden çek bilgilerini sunarak rapora itiraz etmiştir. Rapora yönelik itirazda, keşidecisi davalı şirket olan ... Bankası AŞ Sirkeci şubesine ait 28.03.2019 keşide tarihli ... çek nolu 78.000 TL bedelli 18.04.2019 tarihli ... çek nolu 84.700 TL bedelli, 24.05.2019 tarih ... çek nolu 67.600 TL bedelli, 20.06.2019 keşide tarihli ... çek nolu 100.000 TL bedelli, 16.07.2019 keşide tarihli ... çek nolu 77.000 TL bedelli ve 21.08.2019 keşide tarihli ... çek nolu 58.372,50 TL bedelli toplam 465.672,50 TL bedelli çek ödemelerinin raporda dikkate alınmadığını, bu çeklerin davacının ticari defterlerine işlemediğini, ancak çeklerin davacı tarafından....Tic. Ltd. Şti'ne ciro edildiği, çeklerin ... Şirketine davacı tarafından verildiğine ilişkin tahsilat makbuzu bulunduğu bildirilmiştir. Ödeme bir itiraz olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Davalı vekili yukarıda belirtilen bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ve 03.01.2020 tarihli dilekçesinde ifa uğruna verilen ancak davacı defterlerine kayıt edilmeyen ... Sirkeci şubesine ait yukarıda bilgileri verilen 6 adet çek ile ... Perpa Şubesine ait 22.06.2018 tarihli ... seri nolu 20.000 TL bedelli ... AŞ Karaköy şubesine ait ... seri nolu 24.05.2017 keşide tarihli 60.000 TL bedelli çeklerle ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece, belirtilen çeklere ilişkin bilgiler bankalardan getirtilmiş ve çeklerin keşidecisinin davalı şirket olduğu, bu çeklerin davacı emrine düzenlendiği ve davacı cirosuyla tedavül gördüğü anlaşılmıştır. Ancak bu çeklerin herhangi bir makbuz veya tahsilat belgesiyle davacıya teslim edilmediği ve davacı vekilince çeklerdeki ciranta imzasının inkar edilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/80537 Soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davacı genel olarak davalı şirket ile dava dışı .... Şti. tarafından müvekkilinin dolandırıldığını ve çekteki cironun davacı şirkete ait olmadığını ifade etmiştir. Davanın ihbar edildiği ... Şti. Temsilcisi 25.02.2020 tarihli dilekçesi ile yukarıda özetlenen ... Sirkeci şubesine ait altı adet çeki davacı şirketten teslim aldığını belirtmiş ve tahsilat makbuzunu sunmuştur. Bu aşamadan sonra alınan ek raporda ödeme olgusu kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgilere göre taraflar arasındaki ticari ilişki ve satılan emtia miktarı sabittir. Davalı tüm emtia bedelini ödediğini, bir kısım bedeli yukarıda belirtilen ... Sirkeci şubesine ait altı adet toplam 456.672,20 TL bedelli çeklerle ödendiğini, davacının bu çekleri ticari defterlerine kayıt etmemesine rağmen, ciro yolu ile ticari ilişkide bulunduğu dava dışı ... Şirketi'ne verdiğini savunmuştur. Davacı vekili ise çeklerin müvekkiline verildiğini kabul etmemiş ve çeklerin tahsilat makbuzu ile verilmediğini belirterek çeklerdeki ciranta imzasının müvekkiline ait olmaması nedeniyle, İstanbul C. Başsavcılığının 2020/80537 Soruşturma sayılı dosyasında yapılan suç duyurusunun beklenmesini, 08.10.2020 tarihli dilekçe ile talep etmiştir. Çeklerin davalı tarafından davacıya teslim edildiğinin tereddütsüz belirlenmesi halinde mahkemece varılan sonuç doğru olacaktır. Ancak, taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı tarafından verilen bir kısım çeklerin tahsilat makbuzu ile verilmesine rağmen, uyuşmazlık konusu altı adet çekin davalı tarafından davacıya verilmesinde tahsilat makbuzu düzenlenmediği görülmüştür. Çekler, davacının ticari defterlerinde de kayıtlı değildir. Mahkemece bu çeklerin davacının dava dışı ... Şirketi ile olan ticari ilişkisi kapsamında lehtar cirosuyla bu şirkete verildiği kabul edilmiştir. Ancak davacı lehtara atfen atılan cirodaki imzalarını inkar etmiş olup, buna ilişkin yapılan suç duyurusunun sonucu beklenmemiştir. Davacının cirosunun sahte olması halinde bu çeklerin ifa amacıyla davacıya verilip verilmediğinin değerlendirilmesini gerektirir. Bu durumda mahkemece soruşturma dosyasının sonucunun beklenerek TBK'nın 74. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca davacı ile HMK'nın 221. maddesine göre üçüncü kişi olan dava dışı ... Şti'nin ticari defter ve belgelerinin de incelenerek, davacı ile bu şirket arasındaki ticari ilişkinin başlayışı, ne şekilde sürdüğü, ödemelerin ne şekilde yapıldığı ve davalı tarafından davacıya verildiği savunulan altı adet çekin bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafından dava dışı ... şirketine verilip verilmediği değerlendirilmeden, gerektiğinde imza çek asılları üzerinde imza incelemesi yapılmadan ve esasa ilişkin bu deliller toplanmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçe kapsamında diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.02.2024