Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/517 E. 2019/976 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/517
Karar No
2019/976

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1067 - 2025/276 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1067 KARAR NO : 2025/276 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/12/2023 NUMARASI : 2022/705 Esas - 2023/772 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/02/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21/03/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15/01/2018 tarihinde, davalı Kenan’ın sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı aracın müvekkili ...’in eşi, müvekkili ...’nin annesi olan ...’a çarparak vefat etmesine neden olduğunu, müvekkillerinin ölenin desteğinden yoksun kaldıkları gibi, ölüm nedeniyle manevi zarara da uğradıklarını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak müvekkilleri için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için 50.000,00 TL, ... ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’ten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili talep artırım dilekçesi ile davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatını 22.564,24 TL olarak, davacı ... için 73.094,24 TL olarak belirleyerek davalılardan tahsilini istemiştir. Davacılar vekili davanın belirsiz alacak davası olduğunu ve ıslah haklarını kullandıklarını belirterek, davacı ... için taleplerini 38.546,33 TL, davacı ... için 278.022,01 TL olarak tazminat alacağını belirleyerek, davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde yolun solundan karşısına geçmekte olan vefat edenin kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kasıt yahut ağır kusurunun bulunmadığını, davacıların kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince, daha önce verilen 18/11/2019 tarihli, 2018/517 E. 2019/976 K. Sayılı kararın, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin 15/09/2022 tarihli 2022/43 E. 2022/20 K. Sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle kaldırılması üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde; Davanın, trafik kazası nedeniyle ZMMS poliçesinden destekten yoksun kalma tazminatı ile araç sürücüsü / işletenden destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu daha önce mahkemenin 18/11/2019 tarih 2018/317 esas, 2019/976 karar sayılı ilamı ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi sonrasında davacılar vekili ile davalılardan ... vekilinin kararı istinaf etmeleri üzerine, kararın Ankara Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin kararı ile kaldırılması sonrasında yargılamaya devam edildiği, Karayolları Fen Heyetinden kusur yönünden alınan raporda, müteveffa yaya ...'ın meydana gelen olayda % 85 oranında kusurlu olduğu, otomobil sürücüsü ...'in meydana gelen olayda % 15 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişiden alınan raporlar sonrasında alınan 05/10/2023 tarihli İkinci Ek raporda; ...(eş)'in destek zararının 382.952,43 TL olduğu sigortanın sorumlu olduğu miktarın 228.731,70 TL, limiti aşan zararın 154.22073 TL, ...(çocuk)'in destek zararının 44.037,43 TL olduğu, sigortanın sorumlu olduğu miktarın 26.302,88 TL, limiti aşan miktarın17.734,55 TL olduğunun tespit edildiği, tüm dosya kapsamı, dava, cevap , kusur ve hesap raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, 15/01/2018 tarihinde davalı ...'in kullandığı, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçeli aracın %30 oranında kusurlu sevkiyle, davacıların desteği ...'a yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada çarpması sonucu ölümüne neden olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacılar murisi ...'nin ölümü nedeniyle davacıların murislerinin desteğinden yoksun kalmış olduğu, bu itibarla destekten yoksun kalma tazminatını karşı tarafın kusuru oranında talep edebilecekleri anlaşıldığından, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kabulü ile, davacı ... ... için 279.022,01 TL(sigorta şirketinin 218.868,12 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla), davacı ... için 38.546,33 TL (sigorta şirketinin 28.279,44 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla), destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'den kaza tarihi olan 15/01/2018, davalı sigorda şirketinden temerrüt tarihi olan 09/07/2018 tarihinde itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat isteminin; ölenin davacılara yakınlığı, ölenin ve davacıların yaşları, kusur durumu, davacılar ile davalı sürücü / işletenin ekonomik sosyal durumları, manevi tazminat olarak hükmedilecek paranın bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması da olmadığı, hak sahibi için zengileşme, karşı taraf için de yoksullaşmaya neden olmaması, manevi acı ve ızdırabın giderimine hizmet etmesi gerektiği nazara alınarak davacıların eş ve annesinin ölümü nedeniyle elem duymalarının muhakkak olacağı kabul edilerek takdiren eş ... ... için 20.000,00 TL, çocuk ... için ise 15.000,00 TL manevi tazminatın sürücü/ işleten davalıdan tahsiliyle davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiği vicdani kanısına varıldığı gerekçesiyle; “1-Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı isteminin kabulü ile; davacı ... ... için 279.022,01 TL (sigorta şirketinin 218.868,12 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla ), davacı ... için 38.546,33 TL (sigorta şirketinin 28.279,44 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla), destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'den kaza tarihi olan 15/01/2018, davalı sigorda şirketinden temerrüt tarihi olan 09/07/2018 tarihinde itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 2-Davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle; davacı ... ... için 20.000,00 TL, Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ..."ten kaza tarihi olan 15/01/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla istemin reddine,” karar verilmiş hüküm davacılar vekili ve davalı Kenan vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, mahkemenin ısrarlarına rağmen kusura ilişkin keşif talebini kabul etmemesinin haksız olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusursuz olduğunu, davacı yaya geçidinde olsa dahi, davalının duramayacağının açık olduğunu, bu nedenle kazanın meydan gelmesinde davalının kusurlu olduğunu, hesaplama yapılırken de hataya düşüldüğünü, gelirinin hatalı olarak tespit ediliğini, iş veren tarafından vefat edene yapılan yemek ve yol yardımının da gelirine ilave edilmesi gerektiğini, ayrıca, destek süresinin belirlenmesinde vefat tarihinin nazara alınmasının da hatalı olduğunu, bu durumun davacılar açısından destek süresinin kısalmasına neden olduğunu, davacı ...’in destek zararının 18 yaşına kadar değil, 25 yaşına kadar hesaplanması gerektiğini, buna ilişkin itirazlarının da görmezden gelindiğini, sigorta açısından faiz başlangıcının 14/03/2018 tarihinde hasar dosyası açılmış olması nedeniyle bu tarihiten itibaren temerrüt faizine karar verilmesi gerektği halde 09/07/2018 kabul edilmesinin de uygun olmadığını, manevi tazminat miktarının da yetersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin %15 kusurlu olduğunun belirtildiğini, kusuru raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, aktüer raporunun da uygun olmadığını, evlenme ihtimalinin rapor tarihine göre kabul edilmesinin hatalı olduğunu, sosyal durum, çocuk sayısı vs özlelikler nazara alınarak evlenme ihtimalinin belirlenmesi gerektiğini,TRH2010 Yaşam tablosuna göre muhtemel yaşam süresi belirlenmesinin de hatalı olduğunu, desteğin yol ve yemek yardımlarının destek hesaplanmasında nazara alınmaması gerektiğini, bozma kararından önce sigorta şirketi tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin ve faizlerinin nazara alınması gerektiğini, mahkemece bozmadan önceki ıslaha göre karar verilmesi gerekirken, bu talep, artırım dilekçesi olarak kabul edilerek, bozmadan sonra verilen ıslah dilekçesine göre HMK’nın 176. maddesine aykırı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, takidir edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, tazminattan ihbar olunan ... Sigorta A.Ş.nin de sorumlu olması gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, maddi tazminata ilişkin davanın belirsiz alacak olduğu kabul edilerek talep artırım ve ıslah dilekçesi ile zarar belirlendiğinden, belirlenen zarar çerçevesinde maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Olay tarihinde, davacıların desteğinin geçiş önceliği olmayan orta refüj ile bölünmüş, far ışığı ile seyredilen yolda, davalının seyir yönüne göre yolun solundan taşıt yoluna girerek, orta refüje kadar geldiği, orta refüjde durmaksızın taşıt yoluna girerek, kısa bir mesafe ilerlediği anda, davalının sevk ve idaresindeki aracın sol ön kısmı ile davacıların desteğine çarptığı, Dairemizce de incelenen olay yerine ait görüntüler, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamından anlaşılmıştır. Kaza anında bölünmüş yolda karşılıklı olarak far ışığında seyreden araçların olduğu görülmüştür. Ceza yargılamasında alınan kusur raporunda da, desteğin yaklaşan araçlara rağmen, geçiş önceliği olmadığı halde taşıt yoluna girerek kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu, davalının/sanığın ise alt düzeyde tali kusurlu olduğunun tespit ediliği, tspit edilen kusur çerçevesinde Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2019 tarihli 2018/194 E. ve 2019/808 K. sayılı kararı ile davalının/sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/2619 E. Sayılı, 2022/1825 K. sayılı kararı ile kazanın oluş şekli ve kusur durumu uygun bulunarak, hükmedilen cezaya yönelik olarak kaldırılarak, sanığın taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği, ceza mahkemesinin kararı ile davalının haksız eyleminin sübuta erdiği görülmüştür. Yerel mahkemece, Dairemiz kaldırma kararı sonrasında, dosyada bulunan, olay anına ilişkin görüntüleri içeren CD, ceza dosyası ve dosyada alınan deliller ve Kaza Tespit Tutanağı ile alınan beyanlar değerlendirmek suretiyle, kazanın meydana gelmesinde desteğin %15 oranında, davalı araç sürücüsünü ise %85 oranında kusurlu olduğunun değerlendirildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi gerekçesinde, raporun uygun olduğu değerlendirilmekle beraber, gerekçe kısmında %30 kusur denilmiş ise de, karar içeriğine ve gerekçesine göre davalı %15 kusura göre sorumlu tutulduğundan, %30 kusur denilmiş olması, yine desteğin adının ... olarak yazılmış olması maddi hata olarak değerlendirilmiş, kaldırma sebebi olarak görülmemiştir. Yine aktüer bilirkişinden alınan 28/08/2023 tarihli birinci ek raporda davacı ...'in evlenme ihtimali nazara alınarak yapılan hesaplamada davacının destek zararı 340.827,66 TL belirlenmiş iken, garame hesabında evlemenme ihtimali nazara alınmadan davacının 382.952,43 TL tazinat alacağına göre garame hesabına dahil edilmesi nedeniyle, ilk derece mahkemesi tarafından hata fark edilerek 2. kez alınan 05/10/2023 tarihli raporda bilirkişinin ...'in tazminat miktarının garame hesabının hatalı gösterildiği kabul edilerek raporunu düzelttiği, davacı ...'in destek zararının 340.827,66 TL (sigorta 218.868,12 TL ile sorumlu), davacı ...'in destek zararının 44.037,43 TL (sigorta 28.279,44 TL ile sınırlı olarak gösterildiği görülmüştür. Her ne kadar yerel mahkeme gerekçesinde davacının ...'in destek zararını, öncesinde hatalı görerek düzelttirdiği halde ve raporda bu yönde tespit olmamasına rağmen 382.952,43 TL olarak belirttiği, görülmüş ise davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, davada ıslah ve dava değerini belirleme hakkını kullandığını belirttiğinden, davacı ... için destek zararını 279.022,01 TL olarak, davacı ... için 38.546,33 TL olarak belirlediğinden, yeniden ıslah hakkı da bulunamadığından gerekçede yapılan rakam hatası, sonuca etkili olmayan maddi hata kabul edilerek sonuca etkili görülmemiştir. 1-Taraflarca kusur raporuna itiraz edilmiş ise de, davalının haksız eyleminin ceza dosyası ile kesinleşen mahkumiyet kararı ile subuta ermiş olmasına, Kaza Tespit Tutanağı, ceza dosyası, olay anına ilişkin görüntüler nazara alındığında, davalının kazanın meydana gelmesinde alt düzeyde %15 kusurlu kabul edilmş olmasında isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davacılar vekili tarafından davanın 2 kez ıslah edilmeyeceğii ileri sürülmüş ise de, belirsiz alacak davalarında davacının bir kez davayı ıslah, bir kez dava değerini belirleme hakkının bulunmasına göre davalının buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. 3-Davacı vekili aktüer hesaplamada, gelire dahil edilmesi gereken yan ödemelerin dahil edilmediğini, davalı ise yan ödemelerin dahil edilmemesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, yan ödemeler gelire dahil edilmiş olup, hesaplamanın da bu şekilde yapılmış olmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, aktüer hesaplamanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemde yapılmış olmasına göre karar vermeye elverişli olmasına, taraflarca ileri sürülmeyen ancak yukarıda açıklanan hataların, belirsiz alacak davası olarak açılan davada tazminat miktarının belirlenmiş olması karşısında, sonuca etkisi olmayan maddi hata mahiyetinde olmasına, davacıların davadan önce temerrüt başlangıç tarihini kanıtlayamamış olmaları nedeniyle dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmş olmasında isabetsizlik bulunmamasına, aktüer hesaplamasında destek süresinin belirlenmesinde muhtemel yaşam süresinin kaza tarihine göre belirlenmiş olmasının, evlenme ihtimalinin ise rapor tarihine göre belirlenmiş olmasının yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olmasına , takdir edilen manevi tazminat miktarının, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, kazanın meydan gelmesinde davalının alt düzeyde %15 kusurlu ve olayın taksirli eylem olması nazar alındığında TMK'nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafet gözetilerek takdir edilmiş olduğundan uygun bulunmasına göre; davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin alınan 855,20 TL harçtan mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazladan alınan 239,80 TL'nin isteği halinde davacılara iadesine, 3- İstinaf eden davalıdan alınması gerekli mahsubu ile bakiye 24.083,94TL harçtan, peşin alınan 6.020,99 TL'nin nahsubu ile bakiye 18.062,95 TL'nin davalı ...'ten tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/517, K. 2019/976, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-517-e-2019-976-k-29220046af1b