Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/492 E. 2020/77 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/492
- Karar No
- 2020/77
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1366 KARAR NO : 2024/813 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : Doç. Dr. ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14.02.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/492 E., 2020/77 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, Gaziantep Havalimanı güvenlik hizmetlerinin 15.04.2009-31.12.2009 tarihleri arasında davalıya, 01.01.2010-31.12.2012 tarihleri arasında ise davalı ile dava dışı ....Ltd. Ştii ortak girişimine, 01.01.2011-31.12.2012 tarihleri arasında ise davalıya ihale edildiğini, davalı bünyesinde çalışmakta iken iş akdine son verildiği iddiasıyla Gaziantep 2. İş Mahkemesi'nin 2011/83 esas sayılı dosyası işe iade davası açan, işe iade davası sonucunda Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6441 sayılı dosyası ile icra takibi başlatan ve davacı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine Gaziantep 4. İş Mahkemesi'nin 2014/98 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açan dava dışı işçi ...'ın icra dosyasına işçilik alacaklarının 23.06.2017 tarihinde 26.605,75-TL olarak ödendiğini beyan ederek davalı ile davacı arasında imzalanan güvenlik hizmetleri sözleşmesi hükümleri ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları gereğince davacı tarafından ödenen 26.605,75-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava kapsamında davalı firmanın iş akdini sona erdirmesinin geçerli nedene dayandığını, davacının rücu taleplerinin oluşmadığını, mahkeme ilamında davanın husumetten reddedildiğini, davacı idarenin hangi mahkeme kararına istinaden dava dışı işçiye ödeme yaptığının anlaşılamadığını, dava dışı işçinin kıdem tazminatından davacının, diğer işçilik alacaklarından ise son işverenin sorumlu olduğunu, yasa gereği iki yıl içerisinde rücu davalarının açılması gerektiğini, davacının rücu hakkı olduğu varsayılsa dahi zamanaşımına uğramış olduğunu, bu nedenle davalının sorumlu olamayacağını belirterek davanın reddine ve davanın ....Ltd. Şti.'ye ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, deliller, bilirkişi raporu, dava müstenidi icra takip dosyası ve iş mahkemeleri dosyaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının kesinleşmiş iş mahkemesi ilamı doğrultusunda asıl işveren olarak dava dışı işçiye icraen ödediği işçilik alacaklarının davalı alt işverenden rücuen tahsilini talep ettiği huzurdaki dava dosyasında, davacı ile davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olmakla, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davacı asıl işverenin dava dışı işçiye karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükleri nedeniyle davalı alt işverenle birlikte dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu olduklarına dair yer alan düzenleme, işçi alacağını güvence altına alma amacı taşımaktadır. Ancak asıl ve alt işveren arasındaki iç ilişkide ise, Borçlar Kanunu ve sözleşmeler hukukunun esas alınması gerekmektedir. Bu bağlamda tarafların sözleşmede sorumluluklarının ne şekilde olacağının kararlaştırılmış olması halinde Türk Borçlar Kanunundaki iç ilişkide müteselsil sorumlular arasındaki eşit sorumluluk hükmü uygulanmayarak, davacının davalı ile hizmet alım sözleşmesi imzalaması dolayısıyla tarafların sorumluluklarının belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanlarındaki taraf iradelerinin esas alınması gerekmektedir. Davacı ile yüklenici davalı arasında imzalanan sözleşme, şartnameler ve ihale dökümanı incelendiğinde, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6. Bölümünde belirlendiği, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu düzenlemesinin yer aldığı görülmekle, sözleşme hükümleri, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğuna dair davalı ile imzalanan sözleşme ve eki şartnamelerde açık hüküm bulunması nedeniyle davalının çalıştırdığı dava dışı işçinin işçilik alacakları dolayısıyla davacıya karşı kendi dönemi ile sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır. İşçilik ve ihale alacakları hesaplaması konusunda uzman bilirkişiden kök ve ek rapor alınmış olup düzenlenen kök raporlarda özetle; davalı şirketin iş akdinin feshedildiği tarihte tek yüklenici olduğunun dosya kapsamından anlaşılması nedeniyle ödenen meblağın tamamından davalının sorumlu olduğu şeklinde kanaat bildirilmiş ise de, raporun yeterli değerlendirmeleri ve hesaplamaları içermemesi dolayısıyla mahkememizce 03/12/2019 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı uyarınca rücuya esas kabul edilen icra dosyasına yapılan ödemeye ilişkin dosya hesabının yerinde olup olmadığı ve ilama ilişkin alacak kalemlerinin takibe doğru şekilde konu edilip edilmediği hususuda değerlendirme yapılması ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi yönünde dosya ek rapor tanzim edilmek üzere yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir. Düzenlenen ek raporda da özetle, icra inkar tazminatının hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği ve dosya kapak hesabının da 24.157,88 TL hesap edildiği yönünde kanaat bildirilmiş ve rapor eki hesap tablosu sunulmuş ise de, ek raporda hesaplamaların yasal faiz üzerinden hesap edildiği halbuki takibe konu alacak kalemlerindeki faiz oranlarından birinin yasal faiz diğerinin ise en yüksek mevduat faizi olduğu hususu gözetilmeksizin yapılan hesaplama ve düzenlenen ek raporun da hükme esas alınabilir mahiyette olmadığı anlaşıldığından, yargılamanın sürüncemede kalmaması adına bu hususlar mahkememizce değerlendirilmiş ve icra müdürlüğünün 16/06/2017 tarihinde yapmış olduğu dosya kapak hesabının yerinde olduğu ve Yargıtay ilamı uyarınca söz konusu dosya hesap raporunda icra inkar tazminatının da bulunmadığı tespit edilmek suretiyle davacı tarafından dosyaya yapılan 26.605,75 TL'lik ödemenin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalının dava dışı ... ... Ltd. Şti. ile 01/01/2010 - 31/12/2010 tarihleri arasında iş ortaklığı ile bulunması dolayısıyla müşterek müteselsil sorumlu olacağı ve dava dışı şirketin taraf olmadığı gözetilse dahi bu hususun iş ortaklığını kendi aralarındaki ilişki bakımından ilgilendirdiği bu nedenle bu süre yönünden de davacı tarafından davalıdan talepte bulunulabileceği kabul edilmekle, 26.605,75 TL'nin ödeme tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan talep edilebileceği kanaatine varılmakla, davanın kabulüne..." karar verilmiştir. İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın nitelik itibari ile bir rücu davası olup zamanaşımı süresinin iki yıl olduğunu, davanın esasına girilmeden usulden ret kararı verilmesi gerekirken esasa girilerek hüküm kurulmasının hukuki dayanağı bulunmadığını; dava zamanaşımına uğramamış olsa dahi müvekkilinin davacı kuruma karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını; Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin, dava dışı işçiye yapılan ödemelerden sorumlu olduğu kabul edilse dahi asıl işveren ve alt işverenin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu düşünüldüğünde, müvekkili şirketin davacı kurumun dava dışı işçiye yaptığı ödemelerin yarısından sorumlu tutulabileceğinin açık olduğunu; Taraflar arasında düzenlenen sözleşme eşitler arası yapılmış bir sözleşme olmayıp bu sözleşme hükümlerine göre karar vermenin hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine istinaden dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/492 E., 2020/77 K. sayılı dava dosyasında verdiği 14.02.2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Alınması gereken 1.817,44-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 340,77-TL harcın düşümü ile kalan 1.476,67-TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 29.05.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 29.05.2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır