Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/444 E. 2019/582 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/444
- Karar No
- 2019/582
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/238 KARAR NO : 2024/886 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : Doç.Dr. ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/444 Esas-2019/582 Karar DAVACI : VEKİLİ : Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife 14.05.2007 tarihinde 89.510,00 TL bedelle üye olduğunu, bu miktarın 50.810,00 TL'sını 20.12.2012 tarihine kadar 38 taksitte ödediğini, bakiye 38.700,00 TL için ise 12 adet 3.225,00 TL bedelli senet tanzim edildiğini, bir senedin ödenip iade alındığını, senetlerin davalı kooperatif tarafından dava dışı yüklenici firmaya devredildiğini, müvekkilinin senet bedellerini ödemesine rağmen kendisine iade edilmeyip iki senedin dava dışı bankaya ciro edildiğini, bu senet bedellerinin bankaya ödendiğini, bakiye 9 senedin bedelinin ise bankaya ve elden makbuz karşılığında yüklenici firmaya ödendiğini, ancak senetlerin müvekkiline iade edilmediğini ve davalı kooperatife devredildiğini, davalı kooperatif yönetiminin de kötü niyetli olarak müvekkiline aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle noter kanalıyla ihtar gönderdiğini, müvekkilinin ihtara cevap verdiğini ancak aidat tutarının artırılması ihtimaline karşı davalı kooperatife toplam 3.700,00 TL daha ödediğini, ancak davalının müvekkilinin ihracına 04.07.2017 tarihli genel kurul uyarınca karar verdiğini, bu kararın 28.03.2018 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu savunarak müvekkilinin ihracına ilişkin 04.06.2017 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif yönetimi; yönetim kurulu kararı uyarınca yapılan ihtarlar neticesinde davacının üyelikten ihraç edildiğini, ihraca ilişkin 04.06.2017 tarihli genel kurul kararının kanun ve hukuka uygun olduğunu, davacının müvekkiline aidat ödeme borcunu yerine getirmediğini, bu nedenle girişilen takibe davacının itirazının icra mahkemesince reddedilip kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiğini, davacının davalı kooperatif ile tüm ilişkisini kestiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi'nce "Talep, kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.(1163 sayılı yasa m. 27 ve ana sözleşme m.14) Davacı, ihtarnamede yazılı borç miktarının gerçeği yansıtmadığını, ihtarnamede yasa ve ana sözleşmeye uygun düzenlenmediğini, istenilen faiz oranının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, hakkında verilen ihraç kararının iptalini istemiş; davalı yanda, ihraç kararının yasaya uygun düzenlendiğini savunmuştur. Davalı kooperatif tarafından davacıya keşide edilen 06/12/2016 tarihli ihtarnamede (1. ihtarname); Kasım 2016 tarihi itibariyle borç çıkarılmıştır. Aidat borcu miktarı 44.555.00TL olarak gösterilmiştir. Anasözleşmenin 14. maddesi uyarına parasal yükümlülüğün 30 gün geciktirilmesi beklenmemiştir. İhtarnamenin tebliğ tarihi 17/12/2016'dır. İhtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren borcun 10 gün içinde ödenmesi, aksi halde yasal prosedürün takip edileceği, ödeme olmazsa davacı hakkında KK.'nun 27. maddesi gereği ihraç kararı alınarak kooperatif ortaklığından çıkartılacağının ihtaren duyurulmuştur. Parasal yükümlülüklerini belli koşullarda yerine getirmeyen bir ortağın ihracına karar verilebilmesi için diğer şartların yanı sıra asgari on gün ve bir aylık öneller tanınarak ortağa iki ihtar yapılması gerekmektedir. Mevcut belgeler incelendiğinde, davacıya gönderilmiş ikinci bir ihtarname yoktur. Sayılan nedenle Yasa ve anasözleşmede belirlenen prosedür çalıştırılmadan, yapılan çıkarma işleminin geçeri bir işlem olmayacağı açıktır. Diğer yandan ihtarnamelere (birinci ve ikinci) yazılan borç rakamı doğru ve ortağın gerçek borcunu gösterecek şekilde yazılmalıdır. Ancak; Yasa ve anasözleşme hükümleri gereğince, ortağa tanınmış olan haklar, kooperatif yönetimlerince kısıtlanamayacağından, ortağa on gün ve bir aylık öneller tanınmadan, davacının ortaklıktan çıkarılması mümkün bulunmamaktadır. Yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı gibi çıkarma prosedürü kooperatifçe ters işletilmiştir. Yani ilk önce çıkarma kararı alınarak işlemler başlatılmış, genel kurulca alınan onama kararı çıkarma kararı olarak davacıya tebliğ edilmiştir. Kooperatifin kabul ettiği ihraç kararında çıkarılan ortakların adı geçmemektedir. Diğer yandan; konuyla ilgili genel kurulun 7. gündem maddesi "Kooperatif ödeme yapan yeni üyeleri ile borçlu ve icralık olan üyelerin durumlarının karara bağlanması, kooperatifte üyelik iddiasında bulunan ve herhangi bir ödeme yapmayan kişiler ile ilgili kararın alınması" ve 8. gündem maddesi "İhraç karan alman üyeler ile ilgili genel kurul Kararının alınması" şeklindedir. Yani yönetim kurulunca yapılan ihraç işleminin genel kurulun takdirine sunulmasıdır. Ancak sadece 7 numaralı kararda, çıkarılan 3 ortağın adı yer almaktadır. Bizzat davacının adının geçtiği karar genel kurul tutanak metninde "... Borçlu ve icralık olan ...'un ihracına..." şeklinde olduğundan, bu metni çıkarma kararı olarak kabul edilip, davacı açısından iptali gerektiği kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, ihraç kararlarına dayanak yapılan ihtarnameler yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun düzenlenmediği anlaşıldığından, ihraç kararlarının iptaline" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının üyelik yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı kooperatife olan bağını kestiğini, ihraç kararının yönetim kurulu ve genel kurul kararı ile alındığını, davacının kötüniyetli olduğunu, bir üyeliği elinde tuttuğunu, davanın kabulü yönündeki kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIK : Uyuşmazlık; davalı kooperatif üyesi olan davacının 04.06.2017 tarihli genel kurulun 8. gündem maddesi uyarınca ihracının Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif Ana Sözleşmesi ile hukuka uygun olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle davalı kooperatif tarafından davacıya 06.12.2016 tarihli ödeme ihtarının gönderilmiş olmasına rağmen Kooperatifler Kanunu uyarınca ikinci ihtarnamenin gönderilmemesine göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/444E., 2019/582K. sayılı dava dosyasında verdiği 09/10/2019 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 44,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 383,20 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, 05/06/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza