Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/382 E. 2021/65 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/382
Karar No
2021/65
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1104 Esas KARAR NO:2025/38 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI:018/382 Esas- 2021/65 Karar TARİH:02/02/2021 DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ:23/01/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından sigortalanan .... Şti.'nin kendisine ait ve kiraladığı araçlarla taşımış olduğu belirtilen muhtelif emtianın taşınması sırasında meydana gelen zarar ve ziyanların taşıtan veya 3. kişiler tarafından sigortalıya karşı ileri sürülebilecek taleplerin ... Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, üretim fabrikalarının İzmir'de bulunduğu belirtilen gönderen dava dışı ... A.Ş. ile Kansai A.Ş. tarafından Konya'da mukim bulunan ...-...'e ait muhtelif boya ve tiner emtialarının satıldığını, bu emtiaların alıcıya teslim edilmek üzere İzmir'den Konya'ya nakliyesi için anlaşma yapılan akdi taşıyıcı ... Lojistik'in alt taşıyıcı ... Şti. ile anlaştığını, alt taşıyıcının ise fiili taşıma işinin gerçekleşmesi için davalı ...'i atadığını, davalı sürücü ...'in İzmir'den ... plakalı kamyon ile Konya'ya doğru yola çıktığını, sürücünün Afyon-Konya karayolunda buzla kaplı zeminde kayarak yoldan çıkma/devrilme şeklinde gerçekleşen trafik kazasına karıştığını, kaza sonucunda emtiaların toprak zemine kayması sonucunda tamamen hasarlandığını, taşıtanların kaza neticesinde zayi olan emtialar için davacının sigortalısına talep faturası gönderdiğini, davacının bu faturalar nedeni ile ödeme yaptığını ve TTK'nın 1472. maddesi uyarınca hukuken davacının sigortalısının haklarına halef olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 113.720,10 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetkili mahkemenin Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, olaydan sonra malzemenin büyük bir kısmını iade ettiğini, sigortalının bizzat bu malzemeleri olay yerinden götürdüğünü, davacının sanki malın tamamı telef olmuş gibi talepte bulunduğunu, kendisinin C3 belgesine sahip olmadığını, sigorta ettiren bu belgeyi sormaksızın malı kendisine teslim ettiğinden kusurlu olduğunu, bu kusurun davacıya da yansıyacağını, bu sebeple istenen tazminat miktarında indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafından belirtilen bedeli kabul etmediğini beyanla davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 02/02/2021 tarih 2018/382 Esas- 2021/65 Karar sayılı kararında;"Dava hukuki niteliği itibariyle taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. ....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından sigortalanan ... Şti'nin kendisine ait ve kiraladığı araçlarla taşımış olduğu belirtilen emtianın taşınması sırasında meydana gelen zararın taşıtan veya 3. Kişilere yönelik yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası kapsamına alındığı, gönderen dava dışı ... A.Ş. İle ... A.Ş. Tarafından Konya da mukim bulunan ...'e ait muhtelif boya ve tiner emtiaların satıldığı bu emtiaların alıcıya teslim edilmek üzere İzmir'den Konya'ya nakliyesinin sağlanması için anlaşma yapılan akdi taşıyıcı...'in ... taşıyıcı... Şti ile anlaştığı alt taşıyıcının ise fiili taşıma işini davalı tarafından atandığı, davalının Ayfon-Konya karayolunda buzla kaplı zeminde kayarak yoldan çıktığı ve emtiaların zarar gördüğü, zararın tespiti açısından dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edildiği, davacının zararının 105.207,64 TL olarak belirlendiği, raporun hukuka uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. Davalının TTK m. 875. Hükmünde akdi taşıyıcı sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu, yine davalıların taşınan maddenin yanıcı madde olduğunu bilmiyordun iddiasının taşıma sırasında verilen sevk irsaliyesinde taşınan emtiaya ilişkin bilgilerin yer alması gerektiği dikkate alındığında davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 2-105.207,64 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya dair talebin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından gerçekleşen haksız fiil nedeniyle yapılan ödemenin rücuen tazminatının tahsili için müvekkiline karşı iş bu davanın ikame edildiğini, yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, verilen kararın usul ve esasa aykırı olduğunu; Meydana gelen zarar nedeniyle müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sürücü/araç işleteni müvekkili ...'in idaresindeki ... Plakalı araç ile İzmir'den Konya'ya yapılan yurtiçi taşıma esnasında 23.12.2017 günü Afyonkarahisar-Konya karayolunda karlı ve buzlu yolda seyir halinde iken direksiyon hakimiyeti kaybetmesi neticesinde aracın yoldan çıkarak sol yana doğru devrilmesi sonucu mücbir sebepten kaynaklı tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin dikkatsiz davranarak, meydana gelen kazaya kendi kusuru ile sebep olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır taşımacılık sektöründe çalıştığını, her zaman mesleğinin gereğini layıkıyla yerine getiren dikkatli bir sürücü olduğunu, mücbir sebep sonucu oluşan kaza sonrasında müvekkiline kusur atfedilmesinin tezatlık teşkil ettiğini, kaza sebebiyle kamyon kasasında bulunan muhtelif tiner ve boya emtiasının toprak zemine dağıldığını, dağılan emtiaların %70'lik kısmının zarar gördüğünün ekspertiz incelemesinde belirtildiğini, müvekkilinin kalan emtianın mevcut halini olay sonrası iade ettiğini, sigorta şirketi tamamen emtiaların deforme olduğunu ve emtianın tümüyle zayi olduğunun iddia etmiş olsa da sigortalı .... Şti.'nin kaza sonrası kalan emtiaları olay yerinden bizzat götürdüğünü, müvekkilinin kusurlu olduğunu kabul etmemekle beraber mahkeme tarafından tüm emtianın zarar gördüğü sonucuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, zira ekspertiz raporunda taşınan emtianın sadece %70 'lik kısmının zarara uğradığının açık ve net olduğunu;.... ŞTİ.'nin taşıma hususunda gereken özeni göstermediğini, Karayolu Taşıma Yönetmeliği ''Şoförlerde aranacak nitelik ve şartlar'' başlıklı 36/e bendinde yer alan ''Tehlikeli madde taşıyan taşıtları kullananlarının, ilgili mevzuatın öngördüğü eğitimi aldığını gösteren belgeye sahip olmaları'' hükmünü havi olduğunu, burada bahsi geçenin ... belgesi olduğunu, 01.01.2014 tarihinden itibaren yapılacak denetimlerde bu araçları kullanan şoförlerden talep edileceğini, müvekkiline taşınan malın tehlikeli olduğu hususunda bilgi verilmemiş olup kazadan sonra etrafa yayılan koku sonrasında malın içerisinde tiner olduğundan haberi olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tehlikeli maddelerin karayoluyla taşınması hakkında yönetmeliğin 2. bölümünde yer alan ''Taşımacılık faaliyetlerinde genel kurallar'' başlıklı 5/4. maddesinde; ''Tehlikeli maddelerin karayolu ile taşınmasında; ADR Bölüm 6’da tanımlanan ve Bakanlıkça yetkilendirilmiş kuruluş tarafından test edilip ... Numarası verilerek sertifikalandırılmış olan ambalajların kullanılması zorunludur.'' şeklinde yer alan düzenleme uyarınca ... A.Ş. gerekse ... A.Ş. tarafından araca yüklenen bazı maddeler için ''...'' numarası belirtildiğini, diğer malzemeler için belirtilmediğini; Nitekim TTK 875/2 maddesi "...Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır..." hükmüne havi olduğunu, ..., ... A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından müvekkilinin aracına yüklenen malın uygun olmadığı bilinmesine rağmen ve bu durumda özellikle .... Şti'nin tam kusurunun olduğu bilirkişi raporu ile ortaya konulmasına rağmen Yerel mahkeme tarafından bu hususun dikkate alınmadığını;Tiner, yanıcı ve patlayıcı bir madde olmasına rağmen gerekli bilginin verilmediğini, müvekkilinin de hayatının tehlikeye sokulduğunu, kaldı ki bilgisi dahilinde olsa müvekkilinin, tehlikeli madde taşımak için gereken belgeye sahip olmadığı için taşıma işini yapamayacağını belirteceğini, tüm bu hususlara rağmen akdi taşıyıcı .... Şti. gereken özeni göstermemiş olup Araç Kontrol Formu/ Araç Uygunluğu Belgesini düzenlediğini, nitekim bilirkişi raporunda da ''Araç Kontrol Formu/ Araç Uygunluğu Belgesini'' düzenlemesi nedeniyle .... Şti. %100 sorumludur'' şeklinde belirtildiğini, bu sebeple müvekkilinin gerçekleşen hasardan sorumlu tutulmasının kabulünün mümkün olmadığını;Tehlikeli eşya taşınacaksa gönderenin, taşıyıcıya zamanında açık, anlaşılabilir içerikte ve yazılı şekilde, tehlikenin türü ve alınması gereken önlemler konusunda bildirimde bulunmakla yükümlü olduğunu, taşıyıcının, eşyayı teslim alırken tehlikenin türünü bilmiyorsa veya kendisine herhangi bir bildirimde bulunulmamışsa, gönderene karşı herhangi bir tazmin yükümlülüğü doğmaksızın, tehlikeli malın boşaltılmasını, depolanmasını, geri taşınmasını veya gerektiğinde imhasını ve zararsız duruma getirilmesini ve bu önlemler sebebiyle gerekli giderlerin karşılanmasını, gönderenden isteyebileceğini, gönderenin taşıyıcıya teslim ettiği eşyanın barut veya diğer patlayıcı maddeler sınıfına giren tehlikeli eşyalardan olduğunu bildirmediği takdirde doğan zararlardan sorumlu olacağını, bu durumda halefiyet ilkesi kapsamında müvekkiline rücu şartının oluşmayacağının da ortada olduğunu;Nitekim; sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması, gönderen tarafından yapılan ambalajlamanın yetersiz olması, eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından yüklenmesi veya boşaltılması, eşyanın özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği, taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi, canlı hayvan taşınması durumlarında müvekkilinin sorumluluğunun söz konusu olmayacağını;Özellikle belirtildiği gibi hem uygun etiketleme ve ambalajlamanın yapılmaması hem de gönderici firmanın gerçeğe aykırı beyanı neticesinde müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığının ortada olduğunu, meydana gelen kazanın teminat kapsamı dışında kalmasına rağmen sigorta tarafından ödeme yapıldığını, bu sebeple sigortacının rücu hakkının doğmadığını, sigortacının TTK.nın m.1472 hükmüne göre halef sıfatı kazanabilmesi için Yurt İçi Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ek klozlar, özel şartlar ve istisnalara uygun olduğunun ortaya konulması gerektiğini, Yurt İçi Sorumluluk Sigortası özel şart m.6/4 ''Emtianın özelliğine uygun olmayan araçla taşınması, taşımayı yapan aracın yola, yüke, emtiaya elverişsiz olmasından kaynaklanan hasarlar teminata dahil değildir'' hükmünü haiz olduğunu; Sorumluluk sigortasına dayalı olarak, sigortalıya ödeme yapılabilmesinin taşımayı yapan aracın yola, yüke, emtiaya elverişli olması şartına bağlandığını, oysa, somut olayda, .... Şti. gereken özeni göstermemiş olmasına ve zarar teminat kapsamında olmamasına rağmen ödeme yapıldığını, bilirkişi raporunda; ''...Madde 4.8.1 'Tehlikeli Madde Taşımacılığı'' alt başlık ''Yönetmelikteki kritik maddeler'' altında irdelenen 10 madde içeriğinde, ... plakalı aracın İzmir-Konya arasında gerçekleşen taşıma faaliyetinin ''Karayolu ile Tehlikeli Maddelerin taşınmasına ilişkin yönetmelik''e tabi olduğunu, burada sayılan 10 maddenin de ihlal edildiğini, BU İHLALDEN AKDİ TAŞIYICI DAVA DIŞI .... ŞTİ.NİN SORUMLU OLDUĞU...'' şeklinde yer alan açıklamaların da iddiaları doğrular şekilde olduğunu; Bilirkişi raporunun sonuç ve kanaatinde ''...Poliçede yer alan ve yukarıda poliçenin incelendiği maddede ayrıntıları ile tartışılan ''Zorunluluk'' ve ''İstisnalar'' dikkate alındığında; bilirkişi heyetimizce aşağıdaki ihlallerin saptandığı...'' şeklinde davacı sigortanın teminat kapsamı dışında ödeme yapıldığının izah edildiğini, alınan raporlarda .... Şti.'nin teminat dışı halden kaynaklı sorumlu olduğu ve davacı ... şirketinin sebepsiz yere ödeme yaptığının görüldüğünü, müvekkili sadece fiili taşıyıcı olup sorumluluğun sözleşme kapsamında alt taşıyıcı olan ... Şti.'de olması gerektiğini;Müvekkilinin, .... Şti.'nin yapmış olduğu taşıma sözleşmesiyle, ... A.Ş. ile ... A.Ş.'nin, ...- ...'e satmış oldukları ''boya ve boya malzemeleri'' emtiasının fiili taşıyıcılığını üstlendiğini, müvekkili fiili taşıyıcı olup akdi taşıyıcının .... Şti. ve alt taşıyıcının ise ... Şti. olduğunu, bilirkişi raporunda da davacı ... kuruluşu vekili tarafından delil listesi ekinde aslında iki ayrı taşıma sözleşmesi sunulduğunun açıkça görüldüğünü, bu taşıma sözleşmelerinin her ikisinde de müvekkili sözleşmelerin tarafı iken, sözleşmenin bir tanesinde karşı tarafın .... Şti., diğerinde ise ... Ltd. Şti. olarak gözüktüğünü, müvekkilinin olası tüm sorumluluğu üstlenmesi için iyiniyeti suistimal edilmiş olup sözleşmelerin oluş biçiminin usulen hatalı olduğunu, olası zarar ve hasardan müvekkilinin sorumlu tutulmak istenilmesinin bahsi geçen sözleşmelerden de açıkça anlaşıldığını, nitekim müvekkilinin beyanına göre, müvekkilini olası zararlara karşı koruyacak şekilde sigorta poliçesi tanzim edildiğini, buna karşılık ise müvekkilinden belirli tutarda bedel tanzim edildiği ve kandırıldığını, müvekkili kendisini de koruyan bir poliçenin olduğu güvencesi ile hareket etmekte iken işbu dava ile karşı karşıya kaldığını, asıl mağdur olan müvekkili iken davacı şirketin sigortalısı olan şirketin zarar gördüğü iddiasının kabulünün mümkün olmadığını; Gerçek zararın hatalı şekilde hesaplandığını, müvekkilinin sorumlu olduğunu kabul etmemekle beraber, bilirkişi raporunda da ayrıntılı belirtildiği üzere talep edilen tutar çok fahiş olup gerçeği yansıtmadığını, düzenlenmiş faturalar esas alındığında ... A.Ş. tarafından, .... Şti. adına düzenlenen faturanın KDV düşülmeden düzenlendiğini, bilirkişi raporunda ''...... A.Ş. hem .... Şti.'ten 8.512,73 TL olarak %18 KDV tahsil etmiş hem de ...-...'den KDV tahsil etmiştir. Muhasebe açısından bu mümkün olmadığı gibi ... A.Ş. iki kere KDV'yi tahsil etmesinin mükerrerlik arz ettiğini ve muhasebe tekniğine aykırı olduğu..." nun ifade edildiğini, iki kere KDV tahsil edilmesi 8.512,73 TL için sebepsiz zenginleşme anlamını taşıyacağı için hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Yerel mahkeme tarafından sadece bu kısmın reddedildiği görülmekte olup sağlam olan emtiaların hasarlarının da müvekkilinden tahsil edilmeye çalışılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu;Kabul etmemekle beraber, taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminatın, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplandığını, eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın tazmin edileceğini, gönderinin tamamının değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının hesaplanmasıyla tazminat miktarının saptanacağını ancak belirtildiği üzere bilirkişi hesaplarında da zarar görmemesine rağmen zarar görmüş gibi tüm emtiaların zararı hesaplanıp müvekkiline yükletilmeye çalışılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla öncelikle İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2021 Tarih ve 2018/382E. 2021/65K. sayılı usul ve yasaya aykırı olan kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, kara yolu ile taşınan emtianın taşıma sırasında hasara uğradığı ve hasar bedelinin yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası poliçesi uyarınca sigortalıya ödendiğinden bahisle, ödenen tazminatın fiili taşıyıcıdan rücuan tahsili talebine ilişkindir.Davacı taraf, sigortalısı ... Şirketi'nin akdi taşıyıcı olarak taşımayı üstlendiği emtianın, davalı sürücü tarafından hakimiyetindeki araç ile taşındığı sırada, davalının kusuru ile aracın yoldan çıkarak devrilmesi nedeniyle zayi olduğunu, sigortalının zararının karşılandığını, davalının meydana gelen zarardan TTK'nın 875, 879. maddeleri uyarınca sorumlulu olduğunu beyan ederek toplam 113.720,10 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı taraf, emtianın bir kısmını kazadan sonra iade ettiğini, tamamının zayi olmadığını, taşıma için gerekli belgeye sahip olmadığını, bu nedenle davacıya da kusur yansıtılması ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamından; davacı tarafından ... Sözleşmesi ile dava dışı ... Şirketi'nin 09/03/2017 ila 09/03/2018 tarihleri arasında gerçekleştireceği taşımalar sırasında meydana gelecek hasarlar yönünden Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ve ...Sigortası Genel Şartları ile sözleşmede yazılı özel şartlar ve ilişik klozlardaki hükümler dahilinde sigorta teminatı sağlandığı, poliçenin 2. maddesinde sigorta teminatının kapsamında uygulanacak Genel Şartlar ile klozların gösterildiği, ayrıca özel şartların da sıralandığı, 6. maddesinde ise teminat kapsamı dışında kalan hallerin düzenlendiği ve bunlar arasında emtianın özelliğine uygun olmayan araçla taşınmasının da sayıldığı, davacı tarafından dava dışı sigortalı .... Şti.'ye 01/03/2018 tarihinde 113.720,10 TL tazminat ödemesinin yapıldığı ve sigortalının imzaladığı ibraname ile; davacı ile hasar konusunda mutabakata vardıklarını ve hasar bedelini davacıdan nakden ve tamamen alarak hasara sebebiyet verenler hakkındaki her türlü dava, talep ve hakkını davacıya devir ve temlik ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi kök raporu ayrıntılı olarak düzenlenmiş, davalı tarafından taşınan emtianın tehlikeli madde olduğu ve davalının söz konusu taşımayı gerçekleştirmek için gerekli yetki belgesine sahip olmadığı, dava dışı sigortalının araç uygunluk belgesini düzenleyerek %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınmasına Dair Yönetmelik'in "Taşımacılık Zincirinde Yer Alan Tarafların Yükümlülükleri" başlıklı 18 ve devamı maddelerinde, gönderenin, paketleyenin, yükleyenin, dolduranın, taşımacının, taşıt sürücüsünün ve taşıtta bulunan diğer görevlilerin, alıcının ve boşaltanın yükümlülükleri ayrı ayrı düzenlenmiştir.Dava, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca kanuni halefiyet ve düzenlenen ibraname uyarında akdi halefiyete dayalı olarak açılmıştır. Dava dışı sigortalının akdi, davalının ise fiili taşıyıcı olduğu ihtilafsızdır. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Aynı Kanun'un 888. maddesi uyarınca; taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiili taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir.Yapılan yargılama sırasında gerek davalı tarafından cevap dilekçesinde savunma olarak taşıma yönünden yeterli belgeye sahip olmadığı ve dava dışı sigortalının da kusurlu olduğunun ileri sürülmesi, gerekse bilirkişi raporunda meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususunda değerlendirmeler yapılmış olmasına rağmen Mahkemece karar yerinde; dava konusu hasarın davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesi özel şartları incelenmek suretiyle poliçe teminatının kapsamında olup olmadığı, hasarın poliçe teminatının kapsamında olmaması halinde davacının TTK'nın 1472. maddesi uyarınca poliçeye dayalı olarak davalıya rücu edip edemeyeceği değerlendirilmemiştir. Bundan sonra ise davacının, dava dışı sigortalı ile düzenlenen ibraname ve alacağın temliki hükümleri uyarınca sigortalının yerine geçtiği, sigortalının dava konusu taşımada akdi taşıyıcı olduğu, hasarın oluşumunda davalının kusur oranı ne ise ancak bu oranda davalıya rücu edebileceği, bir diğer anlatımla hasarın oluşumunda dava dışı sigortalıya atfı kabil bir kusur var ise sigortalı kendi kusurunu davalıya yansıtamayacağından, sigortalı yerine geçen davacının da aynı şekilde bu kusuru davalıya yansıtamayacağının kabulü ile sonucuna göre ibranameye ve alacağın temliki hükümlerine dayanan rücu talebi yönünden de herhangi bir değerlendirme yapılmamış, iddia ve savunmayı karşılamayan ve yetersiz gerekçe ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece, bilirkişi heyetine ambalaj konusunda uzman bir bilirkişinin dahil edilmesi ile heyetten; taşınan emtianın niteliği, bu niteliğe uygun ambalajlama yapılıp yapılmadığı, dava dışı sigortalı ile davalının taşıma ilişkisindeki konumları ve yukarıda açıklanan yönetmelik ile Karayolları Trafik Kanunu, TTK'nın taşımaya ilişkin hükümleri ve tüm yasal mevzuat nazara alınarak dava dışı sigortalı, gönderici ve davalının kazanın ve meydana gelen hasarın oluşumundaki kusur durumunun tespiti konusunda rapor alınması, bundan sonra öncelikle hasarın sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığının ve davalıya poliçe uyarınca rücu edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi, bu değerlendirmenin sonucuna göre de, ibraname ve alacağın temliki hükümleri uyarınca davalıya rücu edilip edilemeyeceğin değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2021 ve 2018/382 Esas ve 2021/65 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/382, K. 2021/65, T. 01.01.2014, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-382-e-2021-65-k-aeb00bbfb530