Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/513 E. 2023/311 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/513
Karar No
2023/311
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1241 KARAR NO : 2025/140 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05.04.2023 NUMARASI : 2021/513 E. - 2023/311 K. DAVANIN KONUSU : Hisse Devrinin Şirket Kayıtlarına İşlenmesi KARAR TARİHİ : 30.01.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30.01.2025 İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.04.2023 tarih 2021/513 E. - 2023/311 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davalı şirket hissedarı olan dava dışı ...'in davalı şirkette %25 oranında paya sahip olduğunu, 20.03.2021 tarihli hisse devir sözleşmesiyle % 12.5 hissesini müvekkiline devrettiğini, hisse devrinin şirket kayıtlarına işlenmesi amacıyla gönderdiği ihtarnameyi, davalı şirketin 17.09.2015 tarihli genel kurul toplantısında sermaye artırımına gidildiği ancak ... tarafından taahhüt edilen sermayenin ödenmediği, dolayısıyla bedeli ödenmemiş payların şirket onayı olmadan devrinin mümkün olmadığı, ... aleyhine ortaklıktan çıkarma davası açıldığı, bu sebeple pay durumunun netlik kazanmadığı, Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğünün 2015/7029E sayılı dosyası kapsamında ...'in şirkette bulunan hisselerine haciz konulduğu, haczin pay defterine işlendiği, Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirildiği için bahse konu pay devrinin kabul edilemeyeceği ve şirket defterlerine işlenmeyeceği ifade edildiğini, ancak bu sebeplerin pay devrine engel olmayacağını ileri sürerek, 10.03.2021 tarihli hisse devri sözleşmesi kapsamında hissedar ...'e ait % 12,5 oranındaki 1.437.500,00 TL sermayeye denk gelen 57.5000 adet payın 1.437.5000,00 TL bedel ile müvekkiline kanuna ve usulüne uygun devredildiğinin tespitine bağlı olarak 10.03.2021 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca pay devrinin şirket kayıtlarına işlenmesi gerektiğini, belirterek; davacı ile davalı şirket hissedarı ... arasında yapılan sözleşme uyarınca, devir edilen davalı şirketteki pay devrinin şirket kayıtlarına işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davalı şirketin 2001 yılında davacı ... tarafından kurulduğunu, kuruluşundan bir süre sonra ...'in hisselerini ...'ya devrettiğini, ...'nın şirket içindeki etkinliği ve etkisinin artması üzerine dava dışı ... tarafından çok sayıda dava açıldığını, dava dışı ...'nın da şirkette sahip olduğu hisselerinin tamamını 03/06/2020 tarihinde dava dışı ... AŞ ye devrettiğini, dava dışı ...'in açmış olduğu davalarda maddi bir sonuç elde edememesi üzerine şirketi ve şirket yetkililerini sindirmek ve korkutmak amacıyla davacıya hisselerinin devrine ilişkin muvazaalı işlemlerde bulunduğunu, aralarında gerçek bir devir bulunmadığını, davacının iddia ettiği pay devrinin kanuna ve şirket esas sözleşmesine göre geçersiz olduğunu, ...'in sermaye arttırımından kaynaklı sermaye taahhüdünü ödemediğini, şirket hisselerinin şirketin onayı olmaksızın devredilemeyeceğinin düzenlendiği, devrin onaylanmadığını, davacının devir aldığını beyan ettiği ... hisseleri haciz şerhi bulunduğunu, alacaklının muvafakati ve icra müdürünün izni alınmaksızın borçlunun haczedilen mal üzerinde tasarrufta bulunamayacağını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça ...'e ait davalı şirketteki %12,50 oranındaki payına denk gelen 57.500 adet payın davacıya devrine ilişkin sözleşmenin muvazaalı olduğu iddia edilmiş ise de iş bu akdin muvazaalı olduğuna dair, davalı tarafın iddiasını kanıtlar mahiyette delil sunamadığı, sözleşmenin muvazaalı olduğunun kanıtlanmadığı, bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar hakkında, şirketin sadece devralanın ödeme yeterliliği şüpheli ise ve şirketçe istenen teminat verilmemiş ise onay vermeyi reddedebileceği, davalı şirketin davacının devri yapılan payın, pay defterine tescili hususunda yaptığı müracaat üzerine, davacıya ödeme yeterliliğinin şüpheli olduğu ve bu nedenle paya denk gelen pay bedeline karşılık teminat verilmesi istemine ilişkin herhangi bir karar ve ihtaratta bulunulmadığı, salt devre konu pay bedelinin ödenmemiş olmasının pay devrinin pay defterine tesciline engel nitelikte olmadığı, anonim şirketlerdeki ortakların nama yazılı paylarının İİK nun 94/1 maddesi hükmü uyarınca haczedileceği, haczedilen payların devrinin alacaklının haklarını ihlal ettiği oranda geçersiz olacağı, borçlu veya üçüncü kişinin borçlu ile payı devralan arasındaki tasarrufun geçersiz olduğunu ileri süremeyeceği, ancak takip alacaklısının pay devrinin haklarını ihlal ettiği oranda geçersiz olduğunu ileri sürebileceği, dava dışı takip alacaklısı şirket tarafından devrin geçersizliğine dair iddia ve talepte bulunulmadığından devre konu paya haciz konulmuş olmasının davalı şirketin payın devri onaylanmamasının gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceği, payın üzerindeki haciz şerhi ile birlikte devralana devrin gerçekleştirilerek pay defterine tescili gerektiği, davacı tarafından pay devrinin pay defterine tescili istemi üzerine, davalı şirketin makul süre içerisinde veyahutta en geç dava tarihinden önce payları kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına gerçek değeri ile almayı önerdiğine dair herhangi bir iddia ve kanıt sunulamadığı, davalı şirket esas sözleşmesinin 6. maddesinde nama yazılı pay senetlerinin devrinin şirketin onayına bağlandığına dair düzenleme bulunmakta ise de iş bu düzenlemede somut olarak payı devralacak kişilerde bulunması gereken niteliklere ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığı, davacının eski hükümlü ve bu kapsamda tanınırlığı ve şöhretinin nama yazılı pay senedi devrinin onaylanmasının şirket tarafından önemli sebep olarak ileri sürülemeyeceği, keza şirketlerin istenmeyen pay devirlerine ilişkin TTK 493/1 maddesine göre pay senedinin gerçek değerinin ödemeyi önererek bu şekilde istenmeyen ortakların şirkete ortak olmasının önlenmesine yasal imkan olduğu, davalı şirketin ise iş bu yasal olanaktan faydalanmadığı, bu sebeple davacının sahip olduğu şöhretinin pay devrinin onaylanmasına ve tesciline engel önemli bir sebep olarak ileri sürülemeyeceği, devri yapılan paya ilişkin ortaklıktan çıkma davası açılmış olması veyahutta şirket genel kurulu tarafından alınan kararlara ilişkin iptal davası açılmış olması, ancak iş bu davalarda pay devrinin tedbiren durdurulması halinde pay devrinin yapılmasına engel teşkil edebileceği, söz konusu dava dosyalarında davaya konu paya ilişkin herhangi bir tedbir kararı bulunmadığı, bu davaların derdest olmasının dava konusu payın devrinin onaylanması ve tesciline engel mahiyette olmadığı, belirtilerek, davanın kabulüne, karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davanın dava davacı Haluk Kırcı tarafından ihbar olunana ...’e ait % 25 hissenin % 12,5’ukluk kısmının ilişkin pay defterine kayıt davası olduğunu, ... ile davacı arasında gerçekleştiği iddia edilen devir gerçek bir devir olmadığını, muvazaa iddiası yeterince araştırılmadığını, şirket ortağı ...'in 2018 yılından bu yana şirketinin iş yapmasını, kanundan kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmesini engelleyici şekilde gerek şirket gerekse yöneticileri aleyhine haksız ve dayanaksız onlarca dava açtığını, bu davalar süresince şirketin önce yönetim ve sonradan denetim kayyımıyla yönetildiğini, malvarlığı üzerine tedbir konulduğunu, yine dava sürecinde şirket taşınır ve taşınmaz malları üzerinde tasarrufta bulunamadığını, ... hukuk yollarına başvurularının yanında şirkette bulunan % 25’lik hissesinin %12,5’luk ... isimli davacıya sattığını iddia ederek ve şirket üzerindeki baskısını başka bir boyuta taşıdığını, ihbar olunan ve davacı arasında kötüniyetli olarak muvazaalı olarak yapılan bu pay devrinde davacı payı bedel karşılığı aldığını banka kayıtları ile dahi ispat edemediğini, bedelin alındığı ve payın devredildiğine ilişkin ise herhangi bir noter kaydı da bulunmadığını, hacizli paya ilişkin prosedür takip edilmediğini, mahkemece alacaklıya bu hususta herhangi bir bildirim yapılmadığını, şirket tarafından bu geçersizliğin ileri sürülebileceğini, şirketinin hukuki menfaati bulunduğunu, şirketin hukuka ve emredici hükümlere aykırı şekilde gerçekleştirilmiş olan geçersiz bir pay devrini pay defterine işlemek durumda kalacağını, Esas Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında yönetim kurulunun iddia edilen devri pay defterine işlemememe hakkına sahip olduğunu, bu hükmün yalnızca rekabet maddesiymiş gibi ele alınmasına imkan bulunmadığını, davacının namı ile sadece ticaret piyasasında değil neredeyse tüm Türkiye'de bilindiğini, davacının şirkete ortak olmasının şirketinin tedarikçilerini, hizmet verenlerini, müşterilerini, yöneticilerini ve hatta son tüketiciyi bile etkileyeceğini, bu hususta daha geniş yorum yapılması gerekirken esas sözleşmenin kazuistik yazılması beklentisi içinde dar yorum yapmış olması hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, cevap dilekçesi ile davanın reddi, aksi kanaat halinde ise devre konu payların gerçek bedelleri hesaplanarak ... şirketine veya paydaşlarına satılıp devredilmesine karar verilmesi talep edildiğini, TTK hükmünde şirketin bu talebini ne zamana kadar ileri sürebileceğine dair bir düzenleme yer almadığını, bu talep var iken devre konu payların gerçek değerleri hesaplanarak payların şirkete ya da pay sahibine devrine karar verilmemiş olması hukuka aykırı olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. Davalı vekilleri istinaf süresinden sonra sundukları 24.06.2023 ve 30.01.2024 tarihli dilekçeler ile şirket tarafından pay devri onaylanmadığı ve davacının dava konusu hakka sahip olmaması nedeniyle davalı şirketle herhangi bir ilişkisi bulunmadığından, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, TTK'nun 493/ Esas Sözleşme’nin 6. Maddesi gereğince davacının geçmişi nedeniyle şirketin pay devrine onay veremeyeceğini, devre konu payların gerçek değerleri hesaplanarak, payların şirkete veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına devrine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu devredilen payların bedeli tamamen ödenmediğinden bedeli tamamen ödenmemiş payların devri mümkün olmadığını, iddia edilen dava konusu payların devri gerçek bir devir olmayıp şirketi zarara uğratmak amacıyla yapılmış muvazaalı bir devir olduğunu, hacizli paya ilişkin satışın yapılabilmesi için İcra İflas Kanunu gereğince yasal işlemler yapılması gerektiğini, bu hususta alacaklıya bildirim yapılarak, varsa itiraz hakını ileri sürmesi için süre verilmesi gerektiğini, devredilen payların gerçek değeri üzerinden satın alınarak devredenin şirket ortaklığından çıkarılması için dava açıldığını, bu dosyanın bekletici sorun yapılmadığını, ileri sürmüş olup süresinde yapılan istinaf başvurusunda yer verilen hususlar ile resen gözetilmesi gereken nedenler dışında davacıların süresinden sonra yapmış istinaf ek dilekçeleri değerlendirilmeye alınmamıştır. GEREKÇE : Dava, anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklı payın devrinin şirket kayıtlarına işlenmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, iddianın ileri sürülüş şekline göre ispat külfeti üzerinde bulunan davalı şirket tarafından pay devrine ilişkin sözleşmenin muvazaalı olduğunun ispatlanamamasına, TTK ve Esas Sözleşme hükümleri kapsamında davalı şirket yönünden pay devrinin şirket kayıtlarına tesciline ilişkin haklı red sebebinin bulunmadığının tespit edilmesine, şirket tarafından dava tarihinden önce TTK'nın 493/1. maddesi çerçevesinde payın devir alınması hakkının kullanılmamasına, dava dışı alacaklı tarafından devrin geçersizliğine dair ileri sürülen bir iddia ve talep bulunmamasına, payın üzerindeki haciz şerhi ile birlikte devralana devrin gerçekleştirilerek pay defterine tescil edilebilecek olmasına, payın devir ve tesciline engel oluşturacak tedbir veya karar mevcut olmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 30.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/513, K. 2023/311, T. 30.01.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-513-e-2023-311-k-ebf5c32163ad