Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/3342 E. 2019/1069 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/3342
Karar No
2019/1069
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/825 KARAR NO: 2025/271 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2022/185 Esas- 2024/112 Karar KARAR TARİHİ: 08/02/2024 DAVA: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2025 KARAR YAZMATARİHİ : 05/03/2025 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğ edildiğini ve itiraz edilmesine rağmen takibin niteliği itibariyle yanlış itiraz yolu ile başvurmuş olması nedeniyle sonuç alamadığını, bu süreçte itiraz süresinin kaçırıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı tarafından davacının tüm hesaplarına haciz işlemi uygulandığını, takibe konu senedin tahrif edildiğini ve sahte imzaya sahip olduğunu, davacının böyle bir senede imza atmadığını, davalı şirket ile herhangi bir ticari veya şahsi faaliyet ya da alış verişi olmadığını, şirket müdürü olan ... adlı kişi ile davacının Kayseri de bulunan taşınmaz için eser sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme gereği ...'a 3 parça senet verdiğini, takipteki senedi vermediğini, davacı ile imzalanan 29/07/2021 tarihli 149.000,00-TL tutarındaki eser sözleşmesi gereğince davacının üzerine düşen borcu ifa ettiğini, davalı şirket tarafından davacı aleyhine yapılan icra takibine konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, borcun varlığını da kabul etmediklerini, davacının kendisine ait taşınmaz üzerinde natamam evin tamamlanarak inşa edilmesi istemiyle dava dışı ... ile anlaştığını ve sözleşme imzaladığını, borcuna karşılık 50.000, 100.000, 8.000-TL lik 3 adet bono imzaladığını, ayrıca 50.000-TL ödeme yapıldığını, ... 'ın eksik ifası nedeniyel eksik ifaya ait kısmın mahsup edilerek kalan kısmın ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmeden 1 gün önce ...'ın hesabına yatırdığını, davacının evini yapması adına ... ile anlaştığını, takibe konu senette alacaklı olarak davalı şirketin müdürünün de ... olduğunu, senette tahrifat yapıldığını, bu sözleşme dışında davalı ile herhangi bir alış verişi olmadığını, davacının davalıya yaklaşık 43.000 TL fazla ödeme yaptığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle icra baskısı nedeniyle ödenen ve tahrif edilmiş bonoya dayalı ödenen miktarın eser sözleşmesine dayalı gerçek bonoyu vadesinde ödendikten sonra kalan borç miktarına dayalı yapılacak takipte ödenmesi gereken asıl alacak ve ferileri yönünden hesap yapılarak miktarın tespiti ile önceki takipte ödeme tarihi itibariyle tahsil edilenden bu miktarın mahsubu sonucu takipte fazla ödenen kısım için borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödenen kısmın istirdadını, % 20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibinin kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla alacak talep edildiğini, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, takipte borçlunun imzaya itiraz etmediğini, davasında ödenmeyen borç sebebiyle başlatılan takipte cebri icra yoluyla borçludan borç tahsil edildiğini, davacının tüm iddialarına itiraz ettiklerini, imzaya yönelik itirazların yersiz ve mesnetsiz olduğunu, borçlunun senette imzasının bulunmadığını, dava dışı ...'ın davalı şirketin sahiplerinden olduğunu, davacının iddialarının yersiz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Mahkemece; davacı taraf her ne kadar senedin (düzenleyen imzası dışındaki) diğer zorunlu unsurlarının senedi imza eden kimse (davacı) tarafından düzenlenmediğini (doldurulmadığını) ileri sürmüş ise de; düzenleyenin imzası dışındaki diğer zorunlu unsurların düzenleyen tarafından yazılması ve senedin doldurulmasının zorunlu olmadığı, senedin zorunlu ve ihtiyari unsurlarının, senet lehtarı tarafından anlaşmaya uygun olarak doldurulabileceği, kaldı ki sunulan uzmanlık raporuna göre; senetteki diğer zorunlu unsurların davalı şirket temsilcisi tarafından doldurulduğu, senetteki zorunlu unsurların aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeki senet borçlusunun iddiasının ise senede karşı tanıkla ispat yasağı çerçevesinde ancak senet, yemin gibi kesin delillerle ispatlanabileceği ve fakat davacının dava dilekçesinde senede karşı olan bu iddiasının ispata elverişli (senet, yemin gibi) bir delile dayanmadığı, bu sebeple senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı, davacının taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak davalının eksik iş yapması nedeniyle eksik ifadan kaynaklı olarak sözleşme bedelinin tamamına hak kazanamadığı yönündeki iddiasının bonoda ispat soyutluğu ilkesi gözetildiğinde ancak yazılı deliller ile kanıtlaması gerektiği (12.04.1993 gün ve 30/6 sayılı YİBK), davacının, eser sözleşmesinin varlığını ve davalının yüklenici olarak üzerine düşen edimleri eksik ve/ veya ayıplı olarak yerine getirdiğini, işin eksik yapıldığını yazılı deliller ile kanıtlaması ve ödemiş olduğu eksik iş bedelinin tarafına iadesini talep etmesi gerektiği ancak davacı/ borçlunun geçerli bir delil ve belge sunmadığı, bu sebeple iddialarını ispat edemediği, geçerli borç ilişkisine dayalı olarak davalı/ alacaklıya verilen, dava ve takip konusu senet nedeniyle davacının davalıya geçerli bir borç ilişkisi ve bunun yanında oluşturulan kambiyo ilişkisi çerçevesinde borç taahhüdü altına girdiği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kayseri Kocasinan'a bağlı ...mahallesinde yaptırmış olduğu inşaatla ilgili düzenlenen senetlerin dışında ayrıca tek senet düzenlenerek icra yoluyla tahsile konulması ve fazla ödeme yapılmasının sağlanması, Türk Ceza Kanununun ilgili hükülerine göre suç teşkil ettiğini, Kayseri Kocasinan ...Mahallesinde yaptırmış olduğum inşaatla ilgili olarak, iş tesliminde 50.000 (elli bin) TL ve daha sonra 20 Ekim 2021 tarıhinde ödenmek üzere 100.000(yüz bin )TL olmak üzere iki senet imzaladığını, daha sonra bahçe düzenlemesi ve bina etrafına beton dökerek taş kaplaması için 8000(sekiz bin) TL tutarında bir senet daha imzaladığını, 50.000lelli bin) TL tutarındaki senedin 45.000 kırk beş bin) TI tutarını Ağustos ayında kalan 5000(beşbin ) TL tutarını 1 Eylül 2021de ödediğini, ancak iş tesliminin tam yapılmadan yapmış olduğu bu ödemeler için ...'in çalışanlara ödeme yapmak zorunda olduğunu belirterek talepte bulunduğunu, kalan işleri “şimdi çok yoğunuz kasımda biraz hafifleriz o zaman tamamlarım” dediği için yapılan işlerin bedeli olarak 18 Ekimde 2021 tarihinde 85.000(seksen beş) TL ödeme yaptığını, aynı gün telefonla yapmış olduğu ödemeyi bildirdiğinde bana senetleri icraya koyduğunu ve eksik işlerini tamamlamayacağını belirtmesi üzerine kendisine neden böyle yaptığını sorduğunda bana avukata borcum vardı o nedenle senetleri ona verdim” dediğini, ödeme yapmış olduğu halde, oğlu için açmış olduğu okul parası hesabının haciz edilerek tahsil edildiğini, ancak, Hacze konu senedi kendisinin imzaladığı senetlerden farklı olarak tek bir senet ve 149.000 (yüzkırk dokuz bin)TL olmasının kendisini çok şaşırttığını, çünkü kendisinin tek senet imzalamadığını, bu senetin başkası tarafından kendisinin imza takliti edilerek düzenlendiğini, kaldı ki, duruşmaya katılan ...'in kendisinin yaptığı açıklamaları aynen tekrarlamış olmakla beraber Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen raporunda gerçeği yansıtmadığının açık olduğunu, ayrıca kendisinin ıslak imzalı senedin mahkemece gösterilmediğini belirterek; istinaf dilekçesinde yapmış olduğu açıklamalar ışığında adına düzenlenmiş olan sahte senet yoluyla tahsil edilen 70.000 (yetmiş bin) TL'nin tarafına yasal faiziyle birlikte ödenmesi, mahkeme masraflarının davalı tarafa yüklenmesi ve imza taklit yoluyla senet düzenleyen kişinin Türk Ceza Kanunları gereğince cezalandırılması talep etmiştir. DELİLLER : İddia, savunma ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler. İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, taraflar arasındaki davalının yükleniciliğini yaptığı (mesken) konulu eser sözleşmesi nedeniyle düzenlenen senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mesken olarak kullanılacağı belirtilen inşaatın yarım kalan işleri için düzenlenen 29/07/2021 tarihli eser sözleşmesi nedeniyle kurulduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yukarıda yapılan açıklama nezdinde somut olaya baktığımızda; aralarında düzenlenen eser sözleşmesi karşılığı düzenlenen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istenmiş olup, davacı iş sahibinin ticari işletmesiyle ilgili bir iş söz konusu değildir. Dolayısıyla nisbi ticari dava söz konusu değildir. Yine TTK'nın 4/son maddesinde düzenlenen hususlardan veya diğer kanunlarda yer alan hususlardan kaynaklanan bir dava da söz konusu değildir. Dolayısıyla mutlak ticari dava da söz konusu değildir. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğuna ve iddianın ileri sürülüş biçimi bakımından senedin eser sözleşmesi karşılığı olarak verildiği anlaşıldığından görevli mahkeme, ticaret mahkemesi değildir. Davalı cevap dilekçesinde her ne kadar eser sözleşmesini kabul etmemişse de davalı şirket yetkilisinin duruşmadaki isticvabı ve daha sonra davalı yanın bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde taraflar arasındaki eser sözleşmesinin kabul edildiği ve senedin bu nedenle düzenlendiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davacıya ait binanın yarım kalan inşaat işleri için taraflar arasında yapılan adi yazılı sözleşmeye istinaden senet verildiği tarafların kabulündedir . Bu bağlamda her iki tarafın iddiasına göre taraflar arasındaki ihtilafın münhasıran senetten kaynaklanmadığı, eser sözleşmesi kapsamında senet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine karşı menfi tespit istemli olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin, davacı tarafça konut olarak kullanılacağı belirtilen binanın yarım kalan inşaatının yapım işi nedeniyle kurulduğu gözetildiğinde hukuki ilişkinin Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme tüketici mahkemesi olup, 6502 sayılı Yasa'nın 73/1. maddesi uyarınca bu kanun kapsamında sayılan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevli olduğundan mahkemece davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddi ile talep halinde tüketici mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmadığından (Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2018/3342 E., 2019/1069 K.sayılı kararı) kararın kaldırılması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.02.2024 gün ve 2022/185 Esas-2024/112 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yoluna başvuranın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği İlk Derece Mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 7-Kararın taraflara Mahkemesince tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a.3. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/03/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/3342, K. 2019/1069, T. 08.02.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-3342-e-2019-1069-k-8e6e1550adeb