Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/163 E. 2020/63 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/163
- Karar No
- 2020/63
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE :.... ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04.02.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : ... Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili: Taraflar arasında düzenlenen 10.02.2017 tarihli sözleşme ile müvekkili olan şirketin alt yüklenici olarak ... Uygulama Projeleri Tasarım Kontrolleri Danışmanlık hizmetini üstlendiğini, söz konusu sözleşmenin 6. maddesi gereğince çalışması raporlanan kısma ait ödemenin tamamının 15 gün içinde yapılması ve süresinde yapılmayan ödemeler için aylık %3 gecikme cezası ödeneceğinin kabul edildiğini, davalı tarafça ödemelerin ve gecikme cezalarının süresinde ödenmemesi üzerine davalı şirkete ... Noterliği'nin 09.02.2018 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarname gönderilerek davalıya 15.02.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, sözleşmeye göre müvekkil şirketçe üstlenilen işlerden ... bölümü ... sahaları geometrik tasarım kontrollerine ilişkin olarak; -1 nolu 150.000,00 TL + KDV bedelli raporun 01.03.2017 tarihinde teslim edildiğini ve ödemenin yapılması gereken tarihin 17.03.2017 olmasına rağmen ödemenin 26.04.2017 tarihinde yapıldığını, işbu 1 ay 9 günlük gecikmeden dolayı (150.000,00 x %3 + 9 x [3/30]) = 5.850,00 TL gecikme cezası doğduğunu, - 2 nolu 150.000,00 TL + KDV bedelli raporun 21.03.2017 tarihinde teslim edildiğini ve ödemenin 07.04.2017 tarihinde yapılması gerekirken 26.04.2017 tarihinde yapıldığını, işbu 21 günlük gecikmeden dolayı (150.000,00 x % 21 x [3/30]) = 3.150,00 TL gecikme cezası doğduğunu, - 3 nolu 860.000,00 TL + KDV bedelli raporun 21.04.2017 tarihinde teslim edildiğini ve ödemenin 07.05.2017 tarihinde yapılması gerekirken 07.08.2017 tarihinde 237.288,13 TL olarak yapıldığını, işbu 3 aylık gecikmeden dolayı (237.288,13 x %3 x 3) = 21.355,93 TL gecikme cezası doğduğunu, kalan 622.711,87 TL'nin 362.338,98 TL'sinin 8 ay 11 gün gecikme ile 18.01.2018 tarihinde yapıldığını ve buradan da (362.338,98 x % [8 x 3 + 11 x (3/30)] ) = 90.947,08 TL gecikme cezası doğduğunu, 860.000,00 TL'den kalan 260.372,89 TL'nin hâlâ ödenmediğini ve (260.372,89 x % [9 x 3 + 26 x (3/30)] ) = 77.070,37 TL gecikme cezası doğduğunu, Elektrik bölümü pist aydınlatma tasarım kontrolleri ve yaklaşma aydınlatma tasarım kontrollerine ilişkin olarak 1 nolu 130.000,00 TL + KDV bedelli raporun 08.09.2017 tarihinde teslim edildiğini ve ödemenin 25.09.2017 yapılması gerekirken dava tarihi olan 05.03.2018 tarihi itibariyle halen yapılmadığını, bu sebeple (130.000,00 TL x % [5 x 3 + 8 x (3/30)] ) = 20.540,00 TL gecikme cezası doğduğunu, Tamamlanan işlerle ilgili kalan alacak miktarının 390.372,89 TL + KDV ve dava tarihi olan 05.03.2018 tarihi itibariyle 218.913,38 TL + KDV gecikme bedeli olmak üzere toplam 609.286,27 TL + KDV olduğunu, belirterek taraflar arasında yapılan 10.02.2017 tarihli sözleşme gereğince tamamlanan ancak ödemesi yapılmayan işler sebebiyle müvekkili şirketin alacağına karşılığı şimdilik 10.000,00 TL ödenmemiş hak ediş alacağı ve 10.000 TL gecikme cezasının ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili: taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddelerinin Mahkemeyi yanıltmak maksadıyla esas anlamını yansıtmayacak şekilde eksik ve farklı aktarıldığını, müvekkil şirket tarafından ödemelerin yapılmasının adeta tek koşulu olarak davacı şirket tarafından rapor hazırlanması ve bu raporun teslim edilmesinin yanıltıcı bir şekilde belirtildiğini, halbuki sözleşmenin 6. maddesi incelendiğinde bu ifadenin gerçeği yansıtmadığı ve herhangi bir alacağın müvekkili şirket nezdinde doğmadığının açık olduğunu, sözleşmenin işbu maddesi uyarınca yüklenici müvekkili şirket tarafından alt yüklenici davacı şirkete karşı ödenecek bir borç doğmasının iki koşula bağlandığını, ilk olarak alt yüklenici davacı şirketin işe ait bir rapor düzenleyip teslim etmesi, ikinci olarak da bu raporun kontrol teşkilatı tarafından onaylanması gerektiğini, kontrol teşkilatının müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşme uyarınca '...üyeleri ... tarafından atanmış olan Danışmanlık Hizmeti inceleme ve kontrolünü gerçekleştirecek olan heyet...' olarak tanımlandığını, bu nedenle iş sahibi ...'ın da sözleşmeler uyarınca kontrol teşkilatı olmadığının özellikle belirtilmesi gerektiğini, sözleşmede kararlaştırılan bedelin ödenmesinin ancak kontrol teşkilatının onayına ve işin tamamlanmasına bağlı olduğunu, sözleşmede yer aldığı üzere davacı şirket tarafından sunulacak raporlara ilişkin kararlaştırılan herhangi bir bedel bulunmadığını, kontrol teşkilatının onayı olmaksızın ve işler henüz tamamen bitirilmeksizin davacı şirkete toplam KDV hariç 1.160.000,00 TL ödeme yapıldığını, her ne kadar dava dilekçesinde elektrik bölümü pist aydınlatma tasarım kontrolleri ve yaklaşma aydınlatma tasarım kontrolleri işleri için düzenlenen raporun 08.09.2017 tarihinde teslim edilip onaylandığı iddia edilse de belirtilen işlerin henüz tamamlanmaması ve kontrol teşkilatının onayı olmaması itibariyle müvekkili şirket tarafından yapılması gereken bir ödemenin söz konusu olmadığını, müvekkil şirketin davacı şirkete olan sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve henüz doğmamış muaccel olmayan davacı şirket alacaklarının dahi müvekkili şirket tarafından ödendiğini..." belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "Dava, danışmanlık hizmet alımı alt taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacının tamamlanan ancak ödemesi yapılmayan işler sebebi ile şimdilik 10.000,00TL, gecikme sebebi ile süresinde yapılmayan ödemelerden dolayı %3 gecikme bedeli karşılığı şimdilik 10.000,00TL'nin ticari faiz ile birlikte tahsiline ilişkindir. Uyuşmazlık : Muaccel olmuş ancak ödenmemiş hak ediş alacağı olup olmadığı, ödemelerin sözleşmenin 6. Maddesine göre zamanında yapılıp yapılmadığı davacının alacak ve gecikme cezası talebinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. Sözleşme : Taraflar arasında 10/02/2017 tarihinde imzalanan ''Proje Tasarım Kontrollük Danışmanlık Sözleşmesi '' delil olarak incelenmiş, Sözleşmenin 1. Maddesinde işin konusunun '' ...II. Pist ve Mütemmimleri 2. Etap İşlerinin Uygulama Projeleri Tasarım Kontrolleri Danışmanlık Hizmet Alımı '' olduğu, sözlemenin 2. Maddesinde anahtar teslim işler ve birim fiyat işler ayrımı yazılmış ve toplam iş bedeli (KDV hariç) 2.000.000 TL olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin "Tediye Şartları" başlıklı 6. Maddesinde "...yapılacak işlerin birim fiyat cetvelinde belirtilen her bir iş kalemine ait düzenlenecek raporun, kontrol teşkilatı onayını takip eden 15 gün içerisinde %100'ü alt yükleniciye (davacıya) ödenecek olup iş bitim tarihinde sözleşme bedelinin tamamı ödenmiş olacaktır, süresinde yapılmayan ödemeler için %3 oranında aylık gecikme bedeli alt yükleniciye (davacıya) ödenecektir..." hükmü düzenlenmiştir. Davalı ile dava dışı ... A.Ş ile imzalanan 15/02/2017 tarihli 2. Pistin 2. Etap işlerinin Uygulama Projeleri Danışmanlık Hizmeti Alımı sözleşmesi delil olarak incelenmiştir. Bu sözleşmede işin süresi 18 ay olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 12. Maddesinde idarenin izni alınarak alt yüklenici çalışmasına izin verilmiştir. Davacı bu sözleşme kapsamındaki işleri alt taşeronluk Sözleşmesi ile davalıdan almıştır. Delil olarak sunulan kontrol raporları, hak ediş ödemeleri, ... dan celbedilen kontrol tutanakları, ödemeler ve diğer belgeler, tüm deliller incelenmiş, bilirkişiden rapor alınmıştır. İhtarname : Davacı tarafça keşide 09.02.2018 tarihinde keşide edilen ihtarname ile "ödenmeyen 382.000,00 TL bakiye ile 171.060,00 TL gecikme cezasının 15 gün içinde ödenmesi" bildirilmiştir. Davalı da bu ihtara cevaben 07.03.2018 tarihli ihtarnameyi göndermiştir. Dava dışı ... A.Ş (...) dan gelen yazı cevabında ... ile davalının yaptığı esas sözleşme kapsamında davalı şirkete ... tarafından toplamda 1.343.760,00 TL tutarında 3 fatura düzenlendiği ve banka kanalı ile 1.343.760,00 TL ödendiği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporları: HMK nın 266. Maddesi gereğince bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, SMMM bilirkişi ...'tan alınan raporda, Taraflar arasındaki mevcut ticari ilişkide 20.04.2017 - 20.04.2018 tarihleri arasında davacı tarafça düzenlenen toplam 1.556.200,01 TL'lik 6 adet fatura bedelinin davalı tarafça ödendiği , cari hesabın kapatıldığı ihtarname tarihi itibariyle borç alacak kaydı bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı vekili sözleşmenin 6. Maddesi gereği ilk olarak alt yüklenicinin işe ait raporları düzenleyip teslim etmesi daha sonra da bu raporun kontrol teşkilatı tarafından onaylanması gerektiğini, davacının düzenlediği raporu teslim etmesi ile alacağın muaccel olmayacağını, idarenin revizyon talepleri nedeniyle işin tamamlanmadığını bilirkişi raporunun gerçeği yansıttığını sadece bir hak edişin rapora maddi hata ile yanlış yazıldığını savunmuştur. Davacı vekili 11.04.2019 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz etmiş raporun hatalı olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen süresinde yapılmayan ödemeler nedeni ile %3 gecikme bedeli taleplerinin incelenmediğini , ödeme tarihlerinin dikkate alınmadığını belirtmiş, yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını istemiştir. Bilirkişi heyetine ... mühendisi bilirkişi ilave edilerek kontrol raporlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir. SMMM bilirkişi ... ve ... Mühendisi ... tarafından düzenlenen 14.06.2019 tarihli raporda , yüklenici davacının sunmuş olduğu hizmet karşılığında bedel almak üzere idareye verdiği hak edişlerin kontrol teşkilatı tutanak tarihi esas alınarak bu tarihi izleyen 15 gün içinde ödemelerinin yapıldığı sözleşme uyarınca herhangi bir gecikmenin olmadığı, ödenmemiş hak edişi olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere ihtarname tarihinden sonra da 21/02/2018 tarihinde kontrol teşkilatının onay verdiği ödeme sözleşmedeki 15 gün ödeme süresinden önce 06.03.2018 tarihinde yapılmıştır. Davalının ticari defterlerinin de incelenmesine karar verilmiş, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile SMMM bilirkişi...ve ... mühendisi ...'ndan 15.01.2020 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu , fatura ve ödemelerin deftere kayıtlı olduğu, davacıya ödenmemiş borcu olmadığı, sözleşmenin 6. Maddesinde belirtilen ödeme planına uygun ödeme yapıldığı gecikmiş ödemesi olmadığı, alacak talebinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporlarına itiraz etmiş ise de, tüm raporlar denetime uygun olup birbirini doğruladığından itiraz reddedilerek tahkikata son verilmiştir. Netice olarak davacı tarafından 09.02.2018 tarihinde gönderilen ihtarnamede ödenmeyen hak ediş ve gecikme cezası talep edilmiş ise de dava dışı ... dan gelen belgelere göre davalının hak ediş ödemelerini sözleşmenin 6. maddesindeki süre içinde yaptığı, davacı defterlerine göre davacının düzenlediği tüm faturaların ödendiği bakiye alacak kaydı bulunmadığı, işin henüz bitmediği, alacağın muaccel olması için yapılan işin teslimi yeterli olmayıp kontrol teşkilatının onayından geçmesinin şart olduğu ihtarname tarihi itibariyle muaccel olmuş (kontrol teşkilatından geçmiş ) ödenmemiş alacağı bulunmadığı, ihtarnameden sonraki tarihte de kontrol teşkilatının onayladığı bir ödemenin daha yapıldığı davacının davaya konu ettiği kısmi dava olarak açtığı 10.000 TL bakiye alacak ve 10.000 TL gecikme cezası talebinin yerinde olmadığı kabul edilerek davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalı tarafından 25.04.2018 tarihinde yapılan 236.000,-TL ödemenin dava konusu yapılan işlerden kaynaklı alacaklardan mahsup edilmesinin mümkün olmadığını, dava tarihi itibari ile teslim edilen raporlardan ödenmesi gereken toplam alacak miktarının KDV dahil 1.522.200,-TL olduğunu, davanın açıldığı tarihe kadar davalının yaptığı toplam ödeme miktarının 1.012.960,-TL olduğunu, dava açıldıktan sonra 307.240,01 TL ödeme yapıldığını, iki bilirkişi raporunda da eksik inceleme yapıldığını, davalı şirketin ödemelerinin süresinde olmadığının aşikar olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve gecikme cezası istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/163E., 2020/63K. sayılı dava dosyasında verdiği 04.02.2020 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 54,40 TL'nin düşümü ile kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3.Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına. 29.05.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 29.05.2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır