Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/156 E. 2021/685 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/156
- Karar No
- 2021/685
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/140 Esas KARAR NO: 2024/1489 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2021 NUMARASI: 2018/156 E. - 2021/685 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi ... San. ve Tic. A.Ş. lehdarı müvekkili şirket olan ... Bankası A.Ş Antalya Organize Sanayi Şubesinin ... çek nolu, 30.10.2017 tarihli, 20.379,00 TL bedelli çeki ... Kargo kuryesinin çantasındayken çalındığını, işbu davaya konu çek çalıntı bir çek olduğunu, çekin lehdarı olan müvekkili şirketin çekin arkasındaki kaşesi de imzası da sahte olduğunu, çalıntı çeki eline geçirenler kimseler, başta müvekkili şirketin kaşesini taklit etmek, şirket yetkilisinin imzasını sahte olarak atmak ve hatta çeke birden fazla sözde ciranta eklemek suretiyle haksız kazanç elde etmeye çalışmakta olduğunu, bahsi geçen çekten ötürü müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu çeke ilişkin olarak keşideci şirket ile lehdar müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını ve İstanbul ... icra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, müvekkili şirketin dava konusu çeki sözde ciro etmiş olduğunu, yani çekte müvekkili şirketin sözde cirosundan sonra yer alan ... İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında herhangi bir borç alacak ilişkisi bulunmadığı gibi aralarında herhangi bir ticaret de olmadığını ve bu şirketin tanınmadığını, kargoda çalınan çek müvekkili şirketin kaşe ve imzası sahtelenerek, sözde cirantalar eklenerek tedavül edildiğini ve bu yolla haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, anılan nedenlerle işbu davanın kabulü gerektiğini, izah edilen nedenlerle, çek zayi davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1041 esas sayılı dosyasından verilen kesin süreye binaen açılan istirdat davasında, öncelikle ve ivedilikle, çek zayi davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1041 E. Sayılı dosyasına sunmak üzere: keşidecisi ... Soğutma Makinaları Turizm San. Ve Tic. A.Ş. , lehdarı müvekkili şirket olan ... Bankası A.Ş Antalya Organize Sanayi Şubesi’nin 0040952 çek nolu, 30.10.2017 tarihli, 20.379,00-TL bedelli çeki hakkında işbu istirdat davasını açılmış olması nedeniyle ödeme yasağının devamına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu durumu gösterir derkenar düzenlenmesini, neticeten davanın kabulüne, keşidecisi ... Turizm San. Ve Tic. A.Ş., lehdarı müvekkili şirket olan ... Bankası A.Ş Antalya Organize Sanayi Şubesinin ... çek nolu, 30.10.2017 tarihli, 20.379,00-TL bedelli çekin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği gibi açılan dava TTK 792 (eski 704) maddesine göre açılan istirdat davası olup, menfi tespit davası olmadığını, davacı şirketin imzasının sahte olması, müvekkili olsa olsa kusurlu hale getirdiğini, istirdat davasının , menfi tespit davasını içermesi de mümkün olmadığını, zira İİK72. Maddesinde düzenlenen istirdat davası, bir menfi tespit davasını içeriyor olsa da TTK792. Maddesinde düzenlenen istirdat davası ise farklı hukuki nedenlere dayandığından, bu tür davalar menfi tespit talebini içermediğini, çekin ibraz şerhinde ödeme yasağı var ise de bu ödeme yasağı çekin iktisap tarihinde bulunmadığından, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, açıklanan ve mahkemece resen nazara alınacak sair sebeplere göre tedbirin kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; lehtar sıfatıyla çekte sözde imzası bulunan müvekkili şirket yetkilisi imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının imza incelemesinde tespit edildiğini, aynı şekilde dava konusu çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle açılan takibin iptal-şikayet davasında müvekkili şirket aleyhine takibin iptaline karar verildiğini, lehtarın kaşesi üzerinde yer alan imzanın müvekkili şirkete ait olmadığından bahisle lehtar aleyhine başlatılan takibin iptaline karar verildiği bu noktada açtıkları davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere sahtecilik suçuna konu edilmiş çekle alakalı savcılığa yapılan soruşturmanın halihazırda İstanbul CBS 2019/24200 soruşturma dosyası ile derdest olduğunu, derdest olan soruşturma dosyasının sonucu beklenerek verilen karara göre işbu davanın neticelendirilmesi gerekirken beklenmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkili şirketin sahte cirosundan sonra gelen şirket ile arasında ticari ilişkisi bulunmadığının ve cirodan sonra gelen ciroların da ticari ilişki tespit edilemeyecek şekilde şahıs cirolarını havi olduğunu, davalı lehtar ...'in suç işlemek adına kurulan örgüte üye olma suçundan hüküm giydiğini ve halihazırda Silivri 4 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda cezasının infazının devam ettiğinin tespit edildiğini, davalının iyi niyetli hamil olmadığını, bu deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalının iyi niyetli hamil olduğuna dair kararın çürüdüğünü, dava konusu çekin çalıntı bir çek olduğunu, müvekkili şirketin çekin arkasındaki kaşesinin de imzasının da sahte olduğunu, bahsi geçen çekten ötürü müvekkili şirketin hiçbir borcu olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava , zayi olan çekin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili, lehine düzenlenen çekin gönderim aşamasında çalınarak sahte ciro ile tedavüle sokulduğunu beyanla çekin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, açılan davanın TTK 792 maddesine göre istirdat davası olduğunu, bu tür davaların menfi tespit talebini içermediğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu çekin , ... Bankası A.Ş Antalya Organize Sanayi Şubesine ait, ... nolu keşidecisi ... San. Ve Tic. A.Ş., lehdarı davacı... şirket olan 30.10.2017 tanzim tarihli, 20.379,00-TL bedelli olduğu, çekin arka yüzünde sırasıyla , lehtar davacı..., ... Hırd. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti., ..., ..., ..., ... cirolarının olduğu , çekin ibrazında İstanbul 1. ATM. 23.10.2017 tarih ve 2017/1041 sayılı ödeme yasağı kararı nedeniyle işlem yapılmadığı görülmektedir. İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, dava konusu çeke dayalı olarak davalı tarafından keşideci, lehtar ve kendisinden önceki cirantalar aleyhine kambiyo takibine geçildiği, dosya borcunun keşideci ... San.ve Tic.A.Ş. tarafından 29.11.2017 tarihinde 28.166,00 TL olarak alacaklıya ödenmemesi kaydıyla yatırıldığı görülmüştür. 25/01/2019 tarihinde tanzim olunan bilirkişi raporunda ; inceleme konusu çek aslındaki birinci ciro "...” kaşesi üzerindeki imzanın şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. İstanbul 17.İcra Hukuk 2017/921 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da aynı tespit yapıldığı, 2019/343 K. sayılı 09.05.2019 tarihli kararı ile davanın kabulü ile İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından imzaya itirazın kabulü ile borçlu ... San. Tic. A.Ş. yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Mali bilirkişi rapor ve ek raporunda ; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, ... Soğutma firması ile davacı firma arasında süregelen ticari ilişkisi olduğunu, 26.07.2017 tarihi itibari ile ... firmasının 20.379,00 TL borçlu olduğunu, ... firmasının ödemelerini çekle yaptığına dair kayıtların bulunduğunu, ... tarafından...’ya ... Kargo vasıtası ile gönderilen çeke ilişkin 01.08.2017 tarihli ... nolu Ambar Tesellüm Fişinin sunulmuş olduğunu, davacının keşideciden alacaklı kaldığı 20.379 TL tutar bakiyenin kapanması için 1 ağustos 2017 tarihinde kargoya verilen çekin kargoda kaybolması sebebiyle davacı ... kablonun çekin yetkili hamili olduğunu, Davacı Hamil ... kablodan sonra Rasyo Yapı Malzemeleri cirosu olduğunu ancak davacı şirketin Rasyo Yapı Malzemeleri ile herhangi bir ticari ilişkisi kaydının bulunmadığını, bu şirketin kayıtlı adresinde tanınmadığını , bu şirketten sonraki ciroların da ticari faaliyeti tespit edilemeyecek şekilde şahıs cirolarına havi olduğunu, davalının çekin iktisabında iyiniyetli olduğuna dair karine dışında herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığını belirtilmiştir. Dava, çalınmak suretiyle zayi olan çekin istirdatı istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK 'nın 792. maddesinde düzenlenen " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklindeki hüküm gereğince davacının , dava konusu çekin yedinde iken rızası hilafına elinden çıktığını ve yeni hamilin çeki iktisabında haksız, ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunu ispatlamak zorundadır.Dosya kapsamına göre, dava konusu çekin keşideci tarafından davacı şirkete olan borcuna karşılık tanzim edilerek davacı şirkete teslim edilmek üzere kargo firmasına verildiği ve bu aşamada zayi olduğu , çek üzerindeki lehtar cirosunun davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı bu nedenlerle çekin lehtarın rızası hilafına elinden çıktığı hususunun ispatlanmış olduğu, mahkemece davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülüyorsa da, dava konusu çekin keşideci tarafından davacı şirkete olan borcuna karşılık tanzim edilerek davacı şirkete teslim edilmek üzere kargo firmasına verildiği ve bu aşamada zayi olduğu , çek üzerindeki lehtar cirosunun davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı bu nedenlerle çekin lehtarın rızası hilafına elinden çıktığı hususunun ispatlanmış olduğu, mahkemece davalının çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülüyorsa da, davacı tarafından İstanbul 17.İcra Hukuk 2017/921 E. sayılı dosyası ile 04.12.2017 tarihinde açılan takibin iptali talepli dava dilekçesinde , çek bedelinin keşideci tarafından davacı lehtar... şirketine ödendiğinin beyan edildiği, mahkemece 2017/921 E. ve 2019/343 K. sayılı 09.05.2019 tarihli kararı ile davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından imzaya itirazı kabulü ile borçlu ... San. Tic. A.Ş. yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, 24/07/2019 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Eldeki davanın 16.02.2018 tarihinde açıldığı, dava tarihinden önce çek bedelinin davacı tarafından tahsil edildiği dikkate alındığında davacının dava tarihinde çekin istirdatı davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetmesi gerektiği bu nedenle davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle HMK 114/1-h, 115 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/09/2021 tarih, 2018/156 E., 2021/685 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-h, 115 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcının tahsili ile, peşin yatırılan 1.707,75 TL harçtan fazladan yatan 1.280,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 63,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 225,60 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024