Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/1168 E. 2020/60 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/1168
Karar No
2020/60
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/208 KARAR NO: 2024/636 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL AND. 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/02/2020 ESAS NO: 2018/1168 KARAR NO: 2020/60 DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ 08/10/2018 KARAR TARİHİ 08/05/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, muhasebe kayıtlarında yapılan incelemelerde davalının, 18.12.2005 tarihli, 09.03.2008 tarihli Genel Kurullarda alınan karar gereğince ödemesi gereken toplam 34.722 TL ödenmemiş ortaklık ödemesi ve ödenmeyen bu ortaklık ödemelerine 30.06.2017 tarihine kadar tahakkuk ettirilmiş 28.124,82 TL faiz borcu olmak üzere toplam 62.846,82 TL'nin ihtarname tebliğine rağmen ödenmemesi üzerine davalıdan tahsili için İst.Anad. ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile şimdilik 09.03.2008 tarihli Genel kurulda alınan karar gereği ödemesi gereken 20.862,00 TL ve işlemiş olan yıllık %18 üzerinden hesaplanmış 16.898,22 TL faizi toplamı olan 37.760,22 TL için itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; dava ve takip konusu alacağın 5 yıllık zamanaşımına tabi olup, iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, 09.03.2008 tarihli Genel kurul Tutanağında toplanılmasına karar verilen ödemenin tapu alındıktan sonra yapılmak üzere belirlenen bir ödeme olduğunu, 07.05.2004 tarihinde karşılığını peşin olarak ödeyerek satın almış olduğu dairenin tapusunun kendisine verilmediğini, davacı kooperatifin kendi üzerine düşen yükümlülükleri yeine getirmeksizin salt üyelerden para toplamayı tercih ettiğini, davacı tarafından mağdur edilmesinin yanında haksız olarak icra takibine maruz kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''dava hukuki niteliği itibariyle davacı tarafın ortaklık ödemesi alacağına istinaden 34.722,00 TL Genel Kurul Kararlarınca belirtilen Ortaklık ödemesi toplamı, 28.124,82 TL Genel Kurul uyarınca 30.06.3017 tarihine kadar tahakkuk eden faiz toplamı olmak üzere toplam 62.846,82 TL'nin davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, icra müdürlüğünce yapılan icra takibine 09.03.2008 tarihli Genel Kurulda alınan 20.862,00TL ve işlemiş olan yıllık %18 üzerinden hesaplanmış 16.898,22TL faiz olmak üzere toplam 37.760,22TL üzerinden İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup,icra dosyasındaki diğer kısımların talep edilemdiği davacı vekili tarafından son duruşmada beyan edilmiş olup, davacı kooperatif ile davalı arasında 07/05/2004 tarihinde yapılan protokol gereğince davalı asil dairesini peşin ödeyerek satın alındığı ve yapılan protokolde inşaatların bitirilerek ferdi mülkiyete geçiş anına kadar başkaca bir ek bedel, aidat, arsa bedeli, çevre düzenlemesi, havuz yapım bedeli, vs.. talep edilmeyeceğinin karşılıklı olarak imzalanmak suretiyle kabul edildiği, yönetim kurulunun tahsil yetkisi bulunduğundan yapılan protokolün geçerliliği mahkememizce kabul edilmiş olup söz konusu inşaatların henüz ferdi mülkiyete geçmediği tapu kaydının toprak sahiplerinin üzerinde olduğu bununla ilgili davanın asliye hukuk mahkemesinde devam ettiği taraflarca beyan edilmiş olup, üye ile davacı kooperatif arasında ortalık devam etmekte olduğundan davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, icra takibinin dayanak sebebi olan 09.03.2008 tarihli Genel Kurul toplantısının 6. Günden maddesinde peşin ödeyenlerin tapusunu hemen alabileceğini, parantez içinde tapusu alındıktan sonra parasını ödemek üzere oy çokluğuyla kabul edildiği, bilirkişi raporunda da genel kurul tarafından alınan bu kararın çelişkili olduğu belirtilmiş olup davalının itirazlarının yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''Müvekkilim kooperatifin Ana Sözleşmesinde de 23. Madde 6. Bendinde : “Ortaklardan tahsil edilecek aidatların miktarı, ödeme tarihleri ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak kanunların getirdiği yasal tavanı aşmayacak şekilde gecikme cezasını tespit etmek,” görevi genel kurulun görev ve yetkileri içerisinde sayılmıştır. Bu durumda, davalının ileri sürmüş olduğu protokolün geçerli kabul edilebilmesi için işbu protokolün Genel Kurulca da onaylanmış olması gerekmektedir. Oysa müvekkilim kooperatif Genel Kurulunca sabit fiyatlı ortak kabul edebilmesi için Yönetim Kuruluna yetki verilmediği gibi yapılmış olan bu protokol de Genel Kurul onayından geçmemiştir. Hali ile geçersizdir. Davalı tarafından 27.05.2018 tarihli Genel Kurulca alınan ödeme kararı uyarınca bir kısım ödemede bulunulmuş olup, sunmuş olduğu protokolün geçersizliğini davalı taraf kendisi de ikrar etmiştir. Kaldı ki söz konusu protokolün geçerliğinin kabul edilmesi kooperatifçilik düşüncesinin özünü oluşturan Kooperatiflerdeki Hak ve Vecibelerde Eşitlik İlkesine de aykırı olacaktır. Davalı ile eşit konumda olan daire tapusunu arsa maliklerinden alamamış 69 ortaktan 65’i 2008 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca yapılması gereken ödemelerini yapmış iken, Mahkemenin, davalının ileri sürdüğü geçersiz protokolü geçerli sayarak hüküm kurmuş olması eşitlik ilkesine aykırı olmuş olup, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerekmektedir. Davalının tapusunu almadığı için kendisinden para talep edilemeyeceği yönündeki savunmasının kabulü yönünden: Davalının tapusunu almadığı için kendisinden para talep edilemeyeceği yönündeki savunması da yine Kooperatifler Kanunu 23. Maddesine ve iyi niyet kurallarına aykırıdır. Zira söz konusu bedel daire tiplerine göre tahmini ödeme rakamları olarak belirlenmiş, bu şekilde tahmini bütçe oluşturulmuştur. Bu tahmini bütçeye göre de kooperatifin o dönemdeki giderleri karşılanmıştır. Ancak davalı taraf bu ödemeyi ısrarla yıllardır yapmamıştır. '' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava kooperatif aidat bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenemesinde; davacı tarafın 20.862,00TL bedelli 09/03/2007 tarihli genel kurul kararınca belirlenen ortaklık ödemesi + 13.860,00TL bedelli 18/12/2005 tarihli genel kurul kararınca belirlenen ortaklık ödemesi ve 28.124,82 TL bedelli genel kurul kararları uyarınca yıllık %18den 30/06/2017 tarihine kadar tahakkuk eden faiz toplamı olmak üzere 62.846,82 TL'nin davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durduğunu, davacı vekilinin 20.862,00TL bedelli 09/03/2008 tarihli genel kurul kararınca belirlenen ortaklık ödemesi ve bu bedele işlemiş olan yıllık %18 üzerinden hesaplanmış 16.898,22 TL faizi toplamı 37.760,22 TL yönünden itirazın iptali talep ettiği anlaşılmıştır.Davalının sunduğu davalının ve davacı kooperatifin kaşesi ve imza bulunan 07/04/2004 tarihli protokol şu şekildedir: ''İstanbul, ..., ..., ... Pafta, ... Parselde kain ve ... cad. ... sok. No: ... adreste faaliyetini sürdüren, ... Kooperatifinden ... yapmış olduğu 44.780.000.000-TL ... BLOK ... nolu dublex daireye mahsup edilmek şartı ile 49.780.000.000 TL ve 40.000-USD satış bedeline karşılık ... ile sözleşme imzalanarak peşin olarak anlaşılmış olup inşaatların bitirilerek ferdi mülkiyete geçiş anına kadar başkaca bir ek bedel, aidat, arsa bedeli, çevre düzenlemesi, havuz yapım bedeli vs. Talep edilmeyecektir. Daire anahtar teslimi olarak teslim edilecektir. ''Genel kurul tutanaklarının incelenmesi 09.03.2007 tarihli Genel kurul toplantısında 6 no lu Gündem maddesinde, iskan alımı , tapu dağıtımının görüşmesine geçildiği belirtilerek Daire tiplerine göre tahmini ödeme rakamları (A,B,C,D, dublex, normal ve zemin kat tipine göre ayrı ayrı olmak suretiyle) belirlenmiştir. Anılan maddede ödeme şekillerinin oylamasında olduğu ve ödeme usulünün 4 eşit taksit ile 15 Nisan 2008, 15 Mayıs 2008, 15 Haziran 2008, 15 Temmuz 2008 tarihlerinde 4 taksitle ödemelerin yapılmasına 58 Oy ile oy çokluğu ile karar verildiği, anlaşılmaktadır. 6. No lu maddenin devamı '' ... Peşin ödeyenlerin tapusunu hemen alabilmesi ( tapusunu aldıktan sonra parasını ödemek üzere ) 83 (seksenüç) kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi. İskan harçlarının konut tapusunun verilmesi sırasında senet veya çek ile iki taksitte ödenmesi oylamaya sunuldu .67 (altmışyedi) kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi. '' şeklindedir. Kooperatif uzmanı bilirkişisinden alınan raporda özetle; Yapı Kooperatifi anasözleşmesinin 23. maddesinin 1. fıkrasının 6. bendine göre; " 6- Ortaklardan tahsil -edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek hususu, genel kurulun devir ve terk edemeyeceği görev ve yetkilerinden birdir. 09.03.2008 tarihli genel kurul toplantısının 6.gündem maddesinde alınan karara göre; Davalı ...'in davacı kooperatife 20.862.- TL. borçlu olduğu, tahakkuk ettirilen 16.898.22 TL'lik faizle birlikte toplam 37.760.22 TL 'yi davalı kooperatife ödemesi gerektiği görüş ve kanısına ulaşıldığını bildirmiştir. Davalı rapora karşı itiraz dilekçesinde özetle; ''09.3.2008 tarihli Genel Kurulun 6'ncı gündem maddesinde açıklanan gerekçeler: "Tapusunu alan kişinin aynı gün parasını yatırmasının yeterli olduğu), (Peşin veya kredi ile ödeme yapanların tapusunu hemen .vadeli olanlar ise son taksitini ödedikten sonra alabileceği) olarak yer almaktadır. Bilirkişin bahis konusu 35 ret, 60 kabul aylama, daire tiplerine ödeme bedelleri ” dir. Bu nedenle bu konuda iki oylama yapılmış. birncisinde ödeme tip ve bedelleri, ikincisinde ise, ödeme şekli olmaktadır.83 oyçokluğu ilekabul edilen karardaki (tapusunu aldıktan sonra parasını ödenme) İfadesi karar kapsamında olmaktadır. Ödeme süresi açık bırakılmıştır. Alınan karar, aidat ödemesi değildir. Tapusunu alabilmek için daire tiplerine göre ödemesi belirlenen rakamlar belirlenmiş ve üyeler bu ödemeleri yapmadan da Tapu talebinde bulunamayacaktır. Bu uygulama da vecibe eşitliği, ancak ödemelerini yaptığında tapularını alabilmeleridir Nitekim 6. Gündem maddesine istinaden 57 üye toplam 3.127.988,00 TL ödemişler ve halen de tapularını alamamışlardır. Ancak Tapuların verilme imkanı oluştuğunda ödeme önceliğine göre tapu alabilecekler ve bu konuda Genel Kurul kararı alınmıştır. 6. Madde değerlendirilmelidir.'' Bilirkişi ek raporunda; 16.07.2019 tarihli kök raporunda belirtilen görüş ve öneriler doğrultusunda davalı ...'in 20.862 TL borçlu olduğu, tahakkuk ettirilen 16.898,22 TL faizle birlikte toplam 37.760,22 TL davacı kooperatife ödemesi gerektiği sonucuna varıldığını bildirmiştir. Mahkemece davalının zamanaşımı dışındaki itirazları yerinde kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, takibe konu genel kurul kararında geçen ödemenin tapu alındıktan sonra yapılmak üzere belirlenen bir ödeme olduğunu, 07.05.2004 tarihinde karşılığını peşin olarak ödeyerek satın almış olduğu dairenin tapusunun kendisine verilmediğini ileri sürülmüştür.Öncelikle belirtilmesi gerekir ki, itirazın iptali davasına dayanak teşkil eden 09.03.2008 tarihli genel kurulun 6 no lu gündem maddesi iskan alımı ile tapu dağıtımına ilişkindir. Günden maddesi görüşülürken söz alan kooperatif başkanının tapu alınmadan kimsenin para ödeyemeyeceğini belirtmesi akabinde, daire tipine göre tahmini ödeme rakamları açıklanmış olup iskan harçlarının konut tapusunun verilmesi sırasında, peşin ödeme yapanların ise tapuyu aldıktan sonra parasını ödeyeceği yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır. Sunulan cevap dilekçesinde davalının peşin ödeme yaptığı, yasal olarak tapusunu almaya hak kazandığı ancak tapu tahsis işlemleri yapılmadığını ileri sürülmüştür.Bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere, davalı tarafça tapu alındıktan sonra 6 no lu maddeyle kararlaştırılan ödemelerin yapılacağının ileri sürüldüğü yani ödemezlik defiinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri, daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmeden veya ifasını önermeden, ifayı talep ederse, karşı taraf, bir "karşı hakka", özellikle "def'i hakkı"na dayanarak ifadan kaçınabilir. Bu tür sözleşmelerde ifadan kaçınma hakkına ödemezlik def'i denir (Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt III, s. 2090). Ödemezlik def'inin ileri sürülebilmesi için; karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olması (edimler arasında karşılık ilişkisi bulunması, karşılıklı borç yükleyen sözleşmenin içerdiği edimlerin değişim (mübadele) ilişkisi içinde bulunması), ödemezlik def'i ileri sürülen alacağın geçerli olarak doğması ve muaccel olması, tarafların edimleri aynı zamanda ifa yükümlüğü bulunması gerekmektedir. Somut davada, öncelikle mahkemece İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008 /676 E sayılı tapu iptal tescil davasında yargılamanın devam ettiği, henüz davacı kooperatif adına tapu kaydının olmadığı, bu sebeple söz konusu genel kurul kararının uygulanamayacağı anlaşılmakla; erken açılan davanın usulden reddine dair karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Kabule göre de; her ne kadar mahkemece protokol gereği davanın reddine karar verilmiş ise de; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 17/12/2014 tarih ve 2014/5728 esas, 2014/8218 karar sayılı ilamı ). Somut olayda protokolün, genel kurulca verilen açık bir yetkiyle düzenlendiği veya genel kurul tarafından benimsendiği tespit edilememiştir. Bu bağlamda mahkemece protokole itibar edilmesi hatalı olmuştur. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1168 E. 2020/60 K. Sayılı 05/02/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2- Davanın USULDEN REDDİNE,3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 330,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 96,97 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,b-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,d-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,3-İstinaf İncelemesi Yönünden;a-Davacı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL'nin kaldırma sebebine göre davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,c-Davacı tarafça sarf edilen istinaf yargılama giderinin kaldırma sebebine göre davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/05/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/1168, K. 2020/60, T. 09.03.2008, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-1168-e-2020-60-k-e84063e8e511