Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/1082 E. 2019/880 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1082
- Karar No
- 2019/880
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/52 KARAR NO: 2024/214 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09.09.2019 NUMARASI: 2018/1082 E. - 2019/880 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul- kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışı paket ve kargo taşımacılığı işiyle iştigal ettiğini, taraflar arasında 31.03.2011 tarihli yurt dışı ve taşıma cari hesap sözleşmesinin akdedildiğini, davalıya ait alıcı ödemeli iki adet gönderinin 21.05.2015 tarihinde hava yolu taşıma senediyle davacı tarafından Amerikaya taşınarak alıcısına teslim edildiğini, taşıma sözleşmesi gereği taşıma ücretinin davalıya fatura edildiğini, davalının toplamda 21.146,36 TL olan iki adet faturayı ödemediğini, bu sebeple davalı aleyhine 16.09.2015 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, söz konusu dosyada davalının davacıya hiçbir borcu olmadığından bahisle takibe, borca ve faize itiraz ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ikinci maddesindeki düzenlemeye göre, müşterinin taşıma ücretlerinin alıcı veya üçüncü kişi tarafından ödenmemesi durumunda bu ücretleri ödemekle davalının yükümlü olduğunu, ödenecek fiyatların ve tutarın alıcıya uygulanacak olan fiyatlar ve tutarlar olduğunun kabul edildiğini belirterek, borçlu şirketin icra takibine vaki itirazının iptaline ve %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; taraflar arasındaki taşımanın alıcı ödemeli olarak kararlaştırıldığını, haksız olarak talep edilen taşıma ücretinden dolayı Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına itiraz edildiğini, taşıma ücreti olarak belirlenen ve takibe konulan ücretlerin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... taraflar arasında taşıma sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin davalının gönderileri ve davalıya gelecek kargolar için geçerli olmak üzere düzenlendiği, davacının iki taşıma için ayrı ayrı günlü ve aynı müşteriden tahsil edilmeyen navlun gerekçesi ile iki fatura düzenlediği ve bunları takip konusu yaptığı, davacının düzenlediği faturalara konu her iki taşımada da navlunun karşı taraf ödemeli olarak kararlaştırıldığı ancak dava dışı gönderilenden navlun alacağının tahsil edilememesi nedeniyle, davalıdan tahsilinin talep edildiği, taraflara arasında taşımaya ilişkin bir uyuşmazlık bulunmayıp, hangi bedel üzerinden taşımanın yapılacağına dair uyuşmazlığın bulunduğu, taraflar arasında dava dışı kişinin navlun ücretini ödememesi halinde, yabancı ülkede uygulanan ...'nin taşımayı yaptıran tarafından ödenmesinin sözleşmede kararlaştırıldığı, sözleşmenin 5. Maddesinde ilgili ülkelerdeki ... standart fiyat listesinde belirtilen taşıma ücretinin baz alınacağının belirtildiği, yabanca ülke tarafından kesilen ... faturasının hangi fiyat listesi baz alınarak kesildiği bilgisinin davacının ispat etmesi gerektiği ancak davacının, yabancı ülke tarafından kesilen ... faturasına ilişkin fiyat listesi sunmadığı, bu nedenle belirlenebilir ücretten ancak tarafların sorumluluğunun doğabileceği, davalı tarafça belirlenebilir ücretin de davacı şirketin web sitesinde yer alan ücret olduğu, bu miktar üzerindeki ücretler için davacının sözleşme şartlarına göre navlun alacağı doğduğu anda davalıdan bilgi ve onay alması gerektiği, bu tür bilgi ve onay alınmadan teslimin gerçekleştiği, davacının basiretli tacirin göstermesi gerektiği ihtar koşullarını gerçekleştirmeden ve fiyat bilgisi yer almayan Faturadan davalının sorumlu tutulmasının hakkaniyet gereği de mümkün olmadığı, böyle kabul edilmesi halinde yabancı ülke tarafından kesilen, dayanağı ve fiyat bilgisi yer almayan her fatura tutarından davalının sorumlu tutulması olanağı doğabileceği, davalının ancak fiyat bilgisi yer alan navlun miktarından sorumlu tutulabileceği, sözleşmede de "ilgili ülkelerdeki ... standart fiyat listesinde belirtilen taşıma ücretinin" baz alınacağının açıkça yer aldığı, bu durumda fiyat bilgisinin davacının ispatına muhtaç olup, fiyat bilgisi sunulmadığı için, davacının ancak davalının beyan ettiği faturalandırılabilir yani kendi listesindeki fiyat üzerinden navlun miktarına hak kazandığı, navlun miktarının 4620 USD, fatura tanzim kuruna göre 12.201,88 TL olduğu tespit edilmiş olmakla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin 12.201,88 TL lik kısmına itirazın itirazın iptaline, takibin 12.201,88 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş... " gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin 12.201,88 TL'lik kısmının itirazının iptali ile takibin 12.201,88 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak 12.201,88 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya içerisinde açık şekilde anlaşıldığı üzere müvekkili şirketin ... logosu ile yurtiçi ve uluslararası paket ve hızlı kargo taşıma işi ile iştigal ettiğini, dünyanın her ülkesindeki yerel ...'lerin müvekkili şirketin hizmet ortağı acentesi olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında 31.03.2011 tanzim tarihli yurt dışı taşıma sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkilinin taşıma sözleşmesi hükümlerine göre davalı şirkete ait gönderileri taşıdığını ve alıcılarına teslim edilmesini sağladığını, sözleşme hükümlerinde ayrıntılı düzenlemelerin mevcut olduğunu, davalı taşıtan/gönderen şirketin alıcı ödemeli/üçüncü kişi ödemeli olarak yaptığı gönderilerde uygulanacak hükümlerin taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesinde hüküm altına alındığını, dava dışı gönderilen, gönderici alıcısının müvekkili şirketin üstlendiği taşımanın tarafı olmadığından taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığından taşıma ücretinin gönderici alıcısı tarafından ödeneceğinin belirtildiği taşımalarda taşıma ücretinin gönderici alıcısı tarafından ödenmemesi durumunda gönderici alıcısı aleyhine herhangi bir hukuki işlemte bulunmasının mümkün olmadığını, çünkü gönderi alıcısının taşıma sözleşmesini tarafı olmadığını, zaten taşıma ücretinin gönderi alıcısı tarafından ödeneceği hususunun gönderen ile gönderici alıcısı arasında bir mutabakat/sözleşme olduğunu, dava konusunun davalı gönderen şirketin dosya içerisinde suretleri bulunan imzaladığı air waybill numaralı konşimento/uluslararası hava yolu taşıma senedinden anlaşılacağı üzere 21.05.2015 tarihinde ABD'ye 2 adet alıcı ödemeli gönderi yaptığını, müvekkilinin ABD'ye taşınmasını üstlendiği 2 adet gönderiyi Türkiye gümrüğünden geçirdiğini, ABD'ye sevk ettiğini, müvekkilinin acentesi konumundaki ABD'deki yerel ...'nin davalı şirketin yaptığı gönderilerin gümrük işlemlerini yaptığını, gönderileri ABD gümrüğünden geçirdiğini, alıcının adresine kadar taşıdığını ve gönderiyi alıcısına teslim ettiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen taşıma sözleşmesindeki hükümlere uygun olarak müvekkili şirketin acentesi konumundaki yerel ...'nin ABD'deki taşıma ücretleri nazara alarak tahakkuk ettirdiği taşıma ücretini tanzim ettiği faturalar ile ABD'deki gönderi alıcısından talep ettiğini, gönderi alıcısının taahhuk ettiren taşıma ücretini ödemediğini, durumun müvekkili şirkete bildirdiğini, müvekkilin taraflar arasında gerçekleştirilen yurt dışı taşıma sözleşmesi hükümlerine göre ABD'deki gönderici alıcısına uygulanan taşıma ücretini davalı gönderen şirket aleyhine tanzim ettiği faturalara konu ettiğini, davalı göndereni ödenmesi için gönderildiğini, davalının alıcı ödemeli olduğundan ve taşıma ücretinin yüksek olduğunu iddia ederek müvekkilinin tahakkuk ettirdiği fatura tutarlarını ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, bilirkişi raporunda bilirkişinin sözleşme hükümlerine tamamen aykırı rapor tanzim ettiğini, sözleşme hükümlerini hiçe sayarak tarafların yerine geçtiğini, mahkeme yerine geçerek hüküm tesis ettiğini, rapora itirazda bulunulduğunu, ek rapor tanzim edilmesinin talep edildiğini, ek raporda alıcı ödemeli gönderilerde taşıma ücretini gönderici alıcısına uygulanan taşıma ücreti olacağı şeklindeki beyanın sözleşme hükümlerine uygun olduğunun belirtildiğini, halbuki taşıma ücretinin gönderici alıcısı tarafından ödenmediği hususunun tartışmasız olduğunu, bu hususta ihtilaf bulunmadığını, her iki gönderinin navlun ücretinin ABD'deki gönderici alıcısı aleyhine tahakkuk ve tanzim edilen orjinal ve Türkçe tercümesi yapılan iki faturanın dosyaya ibraz edildiğini, kök ve ek rapora itirazlarında izah edilmiş olduğunu, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 2018/190 Esas, 2018/993 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere sözleşme hükümlerinin mahkeme tarafından yorumlanması gerektiğini, ücretlendirmenin taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığının değerlendirilmediğini, BAM kararında belirtilen kriterlerin nazara alınarak özellikle taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin belirleme dikkate alınarak davanın aynen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, BAM kararına karşı eski kararda direnilmiş gibi karar ittihaz edildiğini, gerekçenin hatalı kurulduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de Mahkemece, 04.11.2020 tarihli muhtıra ile gerekli olan posta giderinin ve eksik harçların bir haftalık kesin süre içerisinde dosyaya yatırılması için davalı vekiline muhtıra tebliğ edilmiştir. Davalı tarafa muhtıra tebliğ edilmiş olmasına rağmen gerekli masraf ve harçlar karşılanmamıştır. Mahkemece, 15.12.2020 tarihli ek karar ile davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK 344 maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verilerek istinaf istemi reddedilmiştir. Ek karar, davalı tarafa tebliğ edilmiş, bu ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. İstinaf incelemesi, davacı vekilinin istinaf başvurusu kapsamında yapılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul- kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, yurt dışı taşıma ve cari hesap sözleşmesinin mevcudiyeti, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların varlığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, ilk derece mahkemesi tarafından, dairemizin kaldırma kararı sonrasında gerçekleştirilen inceleme ve değerlendirme neticesinde verilen hükmün usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 31.03.2011 tarihinde yurt dışı taşıma ve cari hesap sözleşmesi adı altında sözleşmenin imzalanmış olduğu, sözleşmede davalı şirketin müşteri olarak yer aldığı, sözleşmenin konusunun müşterinin göndereceği ve kendisine gelecek zarf, pak ve paket vs kargonun iş bu sözleşme ve sözleşmenin ayrılmaz bir bütünü olan ... yurt dışı taşıma koşulları çerçevesinde ...'nin kapıdan kapıya taşıma hizmeti olarak tanımlandığı, faturalamanın (c) maddesinde düzenlendiği, maddede hizmeti verilen kargonun navlun bedelinin taşıma şekline göre ... tarafından müşteriye fatura çıkartılacağı, fiyat listelerinde verilen fiyatların standart taşımaya esas fiyatlar olduğu, standart taşıma dışında meydana gelen uzak bölge teslimatı farkını ek hizmet bedelleri limit aşım ücretleri, özel hizmet bedelleri, gümrüklerle ilgili vergi ve masraflar, ek ücretlerin ve de surcharge oranlarının faturalama sırasında navlun bedellerine ilave edilerek faturaların tanzim edileceği, müşterinin paketlerini ...'ye verdiği ve ...'den aldığı tarihteki kur üzerinden değil faturaların yapıldığı tarihteki döviz satış kuru üzerinden USD karşılığı TL cinsinden çıkartılmasını kabul ve taahhüt ettiğine yer verildiği, (f) bendinde, diğer üst başlığı ile sözleşmede yer alan fiyatların ödemenin müşteri tarafından yapılacağı, giden ve gelen gönderileri kapsadığı, taşıma ücretlerinin alıcı veya üçüncü kişi tarafından ödeneceği gönderileri alıcıların veya üçüncü kişilerin ödemeyip gönderi bedellerini kapsamadığı, ikinci bentte, müşterinin sözleşme ile kendisi ödemeli dışında karşı ödemeli üçüncü kişi ödemeli şeklinde gönderileri ...'de ile taşıtabileceği, ancak ödemeli olarak gönderi yapan müşterinin taşıma ücretlerini alıcı veya üçüncü kişi tarafından ödenmemesi durumunda bu ücretleri ödemekle yükümlü olduğu, paketin alıcıya teslim edilmiş olmasının bu yükümlülüğü ortadan kaldırmayacağı, ödeyeceği fiyatların ve tutarın alıcıya uygulanacak olan fiyatlar ve tutarlar olduğunu baştan itibaren kabul ve taahhüt ettiği, üçüncü bentte müşterinin karşı ödemeli gönderilerde alıcının gönderiyi kabul etmemesi durumunda gönderinin tekrar kendisine gelmesi için yazılı bir talimat vermesi halinde alıcıya uygulanacak fiyatlar ve tutar üzerinden gidiş geliş ücretinin fatura edilmesi şartıyla gönderinin tekrar müşteriye teslim edileceğinin düzenlendiği, davacı şirket tarafından davalı adına 15.07.2015 tarihli alıcı ödeme yapmıyor notu ile birlikte 13.948,81 TL tutarlı fatura düzenlediği, yine 15.07.2015 tarihli alıcının ödeme yapmadığı belirtilerek alıcıya ödemeli gidildiği, alıcısı tarafından ödemesi kabul edilmeyen gönderi ile ilgili uluslararası taşıma ücreti açıklamalarına ve taşıma şeklinin ekspress saver açıklamalarına yer verilerek 7.197,55 TL tutarlı fatura düzenlediği, fatura alacaklarının tahsili amacıyl davalı şirket hakkında 21.146,36 TL tutarında asıl alacak olmak üzere 2 adet taşıma ücreti faturasından doğan alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirketin icra takibine karşı süresinde itiraz ettiği, davacı şirketin İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, Dairemizin yukarıda yer verilen kaldırma kararı öncesinde bilirkişi raporu ve ek raporu alınmıştır. 24.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında sürekli ticari ilişkiyi kuran çerçeve taşıma sözleşmesine dayalı iki adet havayolu taşımasının yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, davacının iki taşıma için ayrı ayrı aynı günlü ve aynı müşteriden tahsil edilemeyen navlun gerekçesi ile iki fatura düzenlediği ve bunları takip konusu ettiği, davacının düzenlediği faturalara konu her iki taşımada da navlun “karşı taraf ödemeli” kararlaştırıldığı, karşı taraftan navlunu alamadığı halde yükü çerçeve taşıma sözleşmesine göre alıcısına teslim ettiği, bu durumda dava dışı gönderilenin fatura edilen navlunu ödemediğinin ve bunun miktarının davacı yanca ispatı gerektiği, davacının ancak dava dışı gönderilenden fatura konusu yaparak talep etmesi ve alamaması halinde navlun alacağını davalıdan talep edebileceği, bu durumda da teslim engeli gözetilerek yine davalıya malı geri getirmek veya alıcıya teslim etmek konusunda emir ve talimat için başvurulması gerektiği, böyle bir yol izlendiği halde malın alıcısına teslimi talimatı verilirse ancak davalının alıcı için-alıcı ülkesi şartlarına göre düzenlenen fiyatlar gözetilerek navlunu ödemek zorunda kalacağı, davalıdan emir ve talimat almaksızın sırf çerçeve sözleşmeye istinaden malı alıcısına teslim eden davacının ancak azami olarak 3.kişiler için geçerli ücret tarifesine göre navlunu davalıya yansıtabileceği, aksi yorumun dürüstlük kuralı ve güven nazariyesine aykırı olacağı, bu çerçevede davacının itiraz etmediğini davalının beyan ettiği faturalandırılabilir navlun miktarının 4.620 USD olduğu ve fatura tanzimi kuruna göre 12.201,88 TL hesaplandığı, aksi kanaat ile davacının davalı için düzenlenen faturalara göre navlun talep edebileceği kanaatine varılması halinde, davacının davalıya ne oranda indirim uyguladığı, sözleşme konusu mal gözetilerek ne kadar navlun düzenleyebileceği hususunun geçmiş ticari ilişkilerine göre ticari defterlerden araştırılabileceği, davacının bu miktar için takip tarihinden talep ettiği ticari temerrüt faizi, inkar tazminatı, kötüniyet tazminatı ve sair hukuki konularda değerlendirme mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Tarafların rapora itirazları üzerine ek rapor alınmıştır. 10.07.2017 ek bilirkişi raporunda; davacının düzenlediği faturaların yurtdışında ...-... tarafından gönderilen alıcıya düzenlenen faturalar ile uyumlu olduğu, davacı talebi olan toplam 21.146,36 TL navlun alacağının ...-... fiyatları ve faturasına göre düzenlendiği, taraflar arasında yazılı sözleşmede “karşı taraf ödemeli” kararlaştırılmış taşımalarda, karşı taraf ödeme yapmadığında malın karşı tarafa teslimi için davacının davalıdan emir ve talimat istemesi ve ona göre malı teslim etmek ya da başkaca şekilde hareket etmek durumunda olduğu, sırf sözleşmede yer alan karşı taraf ödemeli taşımada alıcı navlunu ödemezse gönderen ödemek durumunda kalacak hükmüne istinaden, alıcı-gönderilen ödemediği her durumda gönderenden navlun talep etmenin TTK m. 872/3 hükmüne aykırı olacağı, hem ödemeyi almayıp, hem de tamamından gönderenin sorumlu tutulmasının ancak bu yönde emir-talimat veya sonradan hususi anlaşma ile mümkün olduğu, mahkemece dosya kapsamına göre davalının navlun konusunda kabulü olduğu değerlendirilirse de; ancak 4.620 USD olduğu ve fatura tanzimi kuruna göre 12.201,88 TL navlun alacağının davacı tarafından talep konusu edilebileceği belirtilmiştir. Mahkemece, 11.09.2017 tarihli kararla bilirkişi rapor ve ek rapor sonucuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yeniden bilirkişi raporu alınmıştır. 06.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin incelenen 2015 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, sahibi lehine delil olabileceğinin tespit edildiği, davacı şirketin incelenen ticari defterlerinde; icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 21.146,36 TL alacak bakiyesi bulunduğunun kayıtlı olarak yer aldığı, davalı şirketin incelenen 2015 ve 2016 yılları ticari defterinin 6102 sayılı TTK 64-66 maddelerine göre yaptırılması gereken açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulmuş olduğu ve sahibi lehine delil olabileceğinin tespit edildiği, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde; icra takip tarihi itibariyle taraflar arasında borç / alacak bakiyesi bulunmadığının kayıtlı olarak yer aldığı, taraflar arasındaki hesap farkının davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği 15.07.2015 tarihli ... sıra numaralı 7.197,55 TL ve 15.07.2015 tarihli ... sıra numaralı 13.948,81 TL tutarında faturanın (toplam: 7.197,55 TL 4 13.948,81 TL - 21.146,36 TL) davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı iken davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı bulunmamasından kaynaklandığı, tarafların ticari defterlerinde işbu faturaların ödendiğine ilişkin kayıt bulunmadığı, davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği faturaların davacı şirket kanalıyla davalı şirkete 24.07.2015 tarihinde teslim edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin F- diğer 2. fıkrası “Müşteri taşıma ücretlerinin alıcı veya 3. kişi tarafından ödenmemesi durumunda bu ücretleri ödemekle yükümlü olduğunu, ... veya ... gönderilmiş pak veya paketin alıcıya teslim edilmiş olmasının bu yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, ödeyeceği fiyatların ve tutarın alıcıya uygulanacak olan fiyatlar ve tutarlar olduğunu baştan itibaren kabul ve taahhüt eder.”, 4. fıkrasında “Müşteri işbu sözleşme ile alıcı ülkede çıkacak tüm vergi ve resimleri kendisi, Alıcı (Collect), üçüncü kişi (...) tarafından ödenmesi talimatını verebildiği, müşteri vermiş olduğu alıcı ülkede çıkacak tüm vergi ve resimlerin alıcı veya üçüncü kişi ödemeli talimatlarında tüm vergi ve resimlerin alıcı veya üçüncü kişi tarafından ödenmemesi halinde düzenlenen ... faturasını nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” şeklinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin F- diğer 2 ve 4. Fıkraları uyarınca davacı şirketin davalı şirketten davaya konu icra takibine ilişkin 21.146,36 TL alacak tutarını talep edebileceği, Amerika Birleşik Devletleri' ndeki ... tarafından alıcıya tanzim edilen faturanın fahiş olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olmak üzere, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin F- diğer 2- 4 fıkraları uyarınca, davaya konu icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 21.146,36 TL asıl alacak tutarını talep edebileceği belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı davacı vekili beyanında, taleplerinin haklı olduğunun sübuta erdiğini, bu itibarla davanın kabulüne ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, 10.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere navlunun alıcıdan alınamadığı durumlarda taşıyıcının göndericiden emir ve talimat istemesi gerektiği ve bu emir talimat doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini, ancak böyle bir durumun varlığı halinde göndericinin navlundan sorumlu tutulabilmesinin mümkün olacağını, davacı şirketin müvekkilinin emir talimatı olmadan işlem yaptığını, taraflar arasında herhangi bir gönderi ve herhangi bir sözleşmenin olmadığının düşünülmesi halinde dahi üçüncü kişilere uygulanan ve taşıyıcı şirketin web sitesinde yer alan 4.620 USD aşmaması gerektiğini, taşıyıcının ücretlendirmesinin sözleşmeye uygun olmadığı gibi kendi belirlediği ve web sitesinde sunduğu ücretlendirmenin kat ve kat üzerinde olduğunu, bilirkişinin kanaatine davacı beyanına göre ulaştığını, sözleşmenin mahkemece uyarlanarak ücretlendirmenin sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, sözleşmenin yorumunun mahkemeye ait olduğunu, davacının sözleşme kapsamında 2.310,00 USD tutarında fatularandırılması gerekirken fahiş olarak 7.983,35 USD üzerinden faturalandırdığından davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden taraflar arasındaki akdedilen sözleşmelere ve bilirkişi raporlarına yer verilerek davacı tarafça fiyat bilgisinin sunulmadığı, kendi listesinden fiyat üzerinden navlun miktarına hak kazandığı gerekçeleri ile hüküm tesis edilmiştir. Bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere; davacı taşıyıcının taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesi kapsamında diğer hükümler başlığı altında düzenlenen maddeler gereğince gönderi bedelinin alıcı veya üçüncü kişi tarafından ödenmemesi durumunda davalı müşterinin bu ücretleri ödemekle yükümlü olduğu açıktır. Davacı tarafça söz konusu hüküm gereğince faturalar düzenlenmiştir. Ne var ki mahkeme gerekçesinde açıklandığı üzere, faturalar düzenlenirken ne şekilde fiyatlandırıldığına dair fiyat bilgisi dosya içerisine ibraz edilmemiştir. Bu kapsamda, mahkeme tarafından davacının kendi fiyat listesi üzerinden yapılan hesaplamaya göre navlun miktarının kabulüne yönelik verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 15.02.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.