Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/631 E. 2021/632 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/631
- Karar No
- 2021/632
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/982 KARAR NO: 2024/2128 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2021 NUMARASI: 2017/631 E. - 2021/632 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... San.ve Tic. A.Ş. ye ait ve şirketin eski ortağı olan ... T.C. numaralı ...'de bulunan 2 adet boş çek karnesi 04.01.2017 tarihinde Yenibosna semtinde ...'in kullandığı ve eşi ... adına kayıtlı ... plakalı araç park halinde iken aracın camı kırılarak çalındığını, müvekkili davacı şirket tarafından ... T.A.Ş. Alkent Şubesi'ne çalınan çeklerin numarasını bildirdiğini, bu numaralar arasında ... Numaralı çekin de bulunmakta olduğunu, söz konusu çalıntı çekin 30.06.2017 tarihli ve 49.750,00 TL bedelli olarak doldurularak, ödemesinin yapılması için ibraz edildiğinin görüldüğünü, Müvekkili şirketin davalı ... Turz. Ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. 'ye lehdar olarak gözüken davalı ... San ve Tic. Ltd. Şti'ne ne de cirantalara herhangi bir borcu olmadığı gibi lehtar hamil ve cirantalarla hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, çeklerin çalınmasına ilişkin olarak soruşturma Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/16369 Sor. Numaralı dosya üzerinden devam etmekte olduğunu, icra takibine konu edilen çalıntı çekte keşideci müvekkili şirket unvanı yazılı olan bölümdeki imza ile müvekkil şirket yetkililerinin imzalarının çok açık şekilde farklı olduğunu, 27.03.2017 Tarih ve 9292 sayılı ticaret sicil gazetesi (Ek:3) vs ilanlardan da görüleceği üzere Yönetim Kurulu Başkanlığı'na İstanbul Ticaret Siciline ... numara ile kayıtlı ... San ve Tic A.Ş. yönetim kurulu başkan yardımcılığı'na ... seçilmediğini, ... San ve Tic A.Ş. nin yetkilileri Beşiktaş ... Noterliği 18.12.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirkülerinden (Ek:4) de anlaşılacağı üzere ... ve ... olduğunu, dilekçeleri ekinde (Ek:5) Bursa ... Noterliği 23.07.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirküleri örneği, Bursa ... Noterliği 13.12.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname örneği, Bursa ... Noterliği 07.12.1996 tarih ve ... numaralı imza sirkülerini, Bursa ... Noterliği 29.04.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirkülerini örnek mahiyette sunduklarını, çalıntı çek üzerindeki imza ile müvekkil şirket yetkililerinin imzası birbirinden açık şekilde farklı olduğunu, zaten çekin bankaya ibraz edildiğinde banka yetkililerince "Çalıntı olduğundan cihetle Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nın 2017/16369 no.lu soruşturma dosyasından verilen karar gereğince işlem yapılmamıştır." şerhi düşüldüğünü, muhatap banka tarafından dahi gerekli tespit yapıldığını, bu hususun zaten yapılacak yargılama neticesinde aldırılacak bilirkişi raporları ile dahi ortaya çıkacağını, İcra ve İflas Kanunu 72. Maddesi gereğince tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile ... çek numaralı ... Bahçekapı Ticari Şubesine ait 30.06.2017 tarihli 49.750,00 TL'lik keşidecisi ... San ve Tic. A.Ş. gözüken çek ile ilgili müvekkili şirketin (davalılara) borcu bulunmadığının tespitine, tedbir kararı alınmaması nedeniyle ve/veya borcun ödenmiş olması halinde davaya istirdat davası olarak devam edilmesine, İİK'nın 72 maddesi gereğince teminatsız veya müvekkil davacı tarafından gösterilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımızın saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-alacaklı tarafa yükletilmesine, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Petrol vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın bu davayı açmakta hukuki menfaati olmadığını, iş bu davaya konu olan çalındığı iddia edilen çeke, Cumhuriyet Başsavcılığınca el konulduğunu, çek taraflarında olmadığı için davacı taraf aleyhine icra takibi yapabilme olanaklarının bulunmadığnı, bu nedenle davacı tarafın iş bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, hukuki menfaat de dava şartı olduğundan, dava şartı olan hukuki menfaat yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin iş bu davaya konu çekte iyiniyetli 3. Kişi konumunda olduğunu, müvekkili şirketin davacı taraf ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirket EK 'te sunulu faturalar gereği ... 'den alacaklı olduğunu, EK 'te sunulu faturalı alacaklara karşılık ... 'den iş bu çek taraflarına geçtiğini, faturalı resmi alacaklarına karşılık, borçluları olan aynı zamanda iş bu davada davalı sıfatı ile yer alan ... 'den alacağına karşılık, iş bu çeki almış bulunduklarını, EK'te sunulu faturalardan da anlaşılacağı üzere müvekkili şirket iyiniyetli 3. Kişi olduğunu, bu nedenlerle, iş bu davanın açılmasında taraflarına yüklenebilecek herhangi bir kusur olmadığından, tarafları aleyhinde istenilen tazminata ve de yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere, dava açılmasında kusuru bulunmayan taraf aleyhine hiçbir şekilde yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini, iş bu davada müvekkili şirketin, davacıya göre daha mağdur durumda olduğunu, elindeki çeke, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından el koyulduğundan, alacakları olan diğer davalı ... hakkında sadece faturalar gereği basit bir itiraza tabi olan örnek 7 ilamsız takip yapabilme şansları kaldığını, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davanın KABULÜ İLE, ... Bahçekapı Ticari Şubesi'nin keşidecisi ... San. ve Tic. A.Ş. olan ... seri nolu 30/06/2017 keşide tarihli, 49.750 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, Davacı yanın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı tarafın bu davayı açmakta hukuki menfaati olmadığını, bu davaya konu olan çalındığı iddia edilen çeke, Cumhuriyet Başsavcılığınca el konulduğunu, çekin taraflarında olmadığı için davacı taraf aleyhine icra takibi yapabilme olanaklarının da bulunmadığını, dava şartı olan hukuki menfaat yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, -Davacı tarafın öncelikle çekin müvekkili şirkette olduğunu iddia ettiğini, daha sonrasında ise bu iddiasının asılsız çıkması üzerine bu iddiasından vazgeçtiğini, çek davanın en başından Cumhuriyet Başsavcılığının ilgili dosyasında olduğunu, çekte iyiniyetli 3. kişi konumunda olduklarını, müvekkili şirketin davacı taraf ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, Müvekkili şirketin ekli faturalar gereği ... 'den alacaklı olduğunu, faturalı alacaklara karşılık ... 'den iş bu çekin taraflarına geçtiğini, müvekkili şirketin iyiniyetli 3. Kişi olduğunu, davanın açılmasında taraflarına yüklenebilecek herhangi bir kusur olmadığından, tarafları aleyhinde istenilen tazminata ve de yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuken mümkün değil iken tazminat hariç olmak üzere vekalet ücretine ve de mahkeme masraflarını hükmedilmesinin hukuk ve adalet ile bağdaşmadığı gibi vicdanla da bağdaşmadığını, Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere, dava açılmasında kusuru bulunmayan taraf aleyhine hiçbir şekilde yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini, -müvekkili şirketin, davacıya göre daha mağdur durumda olduğunu, çeke, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından el koyulduğundan, alacaklı oldukları diğer davalı ... hakkında sadece faturalar gereği basit bir itiraza tabi olan örnek 7 ilamsız takip yapabilme şansları kaldığını, örnek 10 yapma şansı dahi olmadığını, davacı şirket yetkilisinin gerekli özen ve dikkati göstermeyerek olaya sebebiyet verdiğini, davacıya karşı örnek 10 takip başlatma imkanları bulunmadığını, bu nedenlerle istinaf istemlerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Çekte yer alan imzaların, müvekkili şirket yetkililerİ ... Ve ... eli ürünü olmadığını, Yargılama giderleri haksız çıkan taraftan alınır buna göre mahkeme tarafından davalılar aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323.maddesinde yargılama giderlerinin açıkça sayıldığını, mahkeme tarafından davanın kabulüne ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olup, istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İcra takibinden sonra açılan İİK. 72. Maddesine dayalı Menfi Tespit davası olup, ... Bahçekapı Ticari Şubesi'nin keşidecisi ... San. ve Tic. A.Ş. olan ... seri nolu 30/06/2017 keşide tarihli, 49.750 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. Bilirkişi ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 09/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...İnceleme konusu çekteki keşideci imzası ile her iki şirket yetkilisine ait mukayese imzaları arasında, genel şekil itibarı ile benzerlik bulunmadığı gibi, imzaların başlangıç ve bitiş karakteristiği, imzaların işleklik dereceleri, imzaların içersindeki harf ve gramların tersimi, kalem yürütme itiyatları ile diğer kaligrafik ve grafolojik özellikler bakımından da aynı elden çıkmış olduklarını gösterir uyarlık tespit edilememiştir. Belirlenen bulgulara göre, inceleme konusu, ... T.A.Ş. Bahçekapı Şubesi'ne ait, 30.06.2017 keşide tarihli, 49.750TL. meblağlı, ... seri numaralı, Keşidecisi “... san. Ve Tic. A.Ş.” olan çekin ön yüzündeki keşideci imzasının, mevcut mukayese imzalarına kıyasla, davacı şirket yetkilileri ... ve ... elleri mahsulü olmadıkları kanaatine varmış bulunmaktayız." şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Davalı taraf, davacının hukuki yararı bulunmadığını, çeke, Cumhuriyet Başsavcılığınca el konulduğunu beyan etmiş ise de, delilin Savcılıkta bulunmasının, esasa ilişkin hukuki değerlendirme içermediği sürece bağlayıcı olmayacağı, davacının genel yetkili Mahkemede dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Dava konusu çekte davacıya atfen atılı imzanın sahte olduğu, sahtelik iddiasının mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla davalının iyiniyetli son hamil olduğu yönündeki savunmasının dinlenemeyeceği, davalının bu yöndeki tüm istinaf isteminin reddinin gerektiği bu kapsamda, davacının dava konusu çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır. Vekalet ücretine yönelik davalı istinaf incelemesi yönünden ise, HMK madde 326'ya göre kural olarak yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilecek olup, HMK md. 323'de yargılama giderleri sayıldığı, vekille takip edilen davalarda kanun gereği takdir edilecek vekalet ücreti de bu kapsamda sayıldığını, A.A.Ü.T gereğince vekalet ücretini hesapladığını, kötüniyet tazminatına ilişkin istemlerin feri nitelikteki istemler olması nedeniyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, davacının alacağını başka şekilde tahsil edemeyeceğine ilişkin savunmasının da bu davanın konusunu oluşturmadığı, bu nedenle bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmesin gerektiği anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve görüşüne varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Dosya heyete sunulur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih ve 2017/631 E., 2021/632 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.398,42 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 989,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.408,82 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024