Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/481 E. 2022/65 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/481
Karar No
2022/65
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/1148 KARAR NO:2025/38 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:15/02/2022 NUMARASI:2017/481 E. - 2022/65 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilisi ...'nun çalışma ofisinden dava konusu çekin de aralarında bulunduğu 21 adet çekin çalındığını, çeke ilişkin İstanbul Bakırköy 1. ATM'nin 2016/1166 Esas sayılı dosyası ile zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, çekin lehtar olarak davacı şirketin emrine düzenlendiğini, yasal olarak ciro silsilesinin başlaması için müvekkilinin ciro etmesi gerektiğini, davalının müdahale talebi üzerinden İstanbul Bakırköy 1. ATM'nin 2016/1166 Esas sayılı dosyasından müvekkiline gönderilen tebligat ile istirdat davası açmak üzere 1 haftalık süre verildiğini bu nedenle davayı açtıklarını beyan ederek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek müvekkilinin dava konusu çek nedeniyle davalıya karşı borçlu olmadığını ve müvekkiline çekin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlu firma tarafından kredinin teminatı olarak keşidecisi .... Şti. olan 20/02/2017 keşide tarihli 43.300,00 TL bedelli ... Bankası A.Ş....Şubesine ait ... seri numaralı çekin borç ödeme aracı olarak .... Şti. tarafından temlik cirosuyla müvekkil bankaya devir edildiğini, dava konusu çekin müvekkili bankanın kredi borçlusu .... Şti tarafından ciro edildiğini, müvekkili bankanın iyi niyetli hamil sıfatı bulunduğunu, davacı tarafın çek üzerindeki imzasının kendine ait olmadığını belirttiğini ancak müvekkilinin çeki ... Ltd. Şti'ne kullandırmış olduğu kredinin teminatını teşkil etmek üzere almış bulunduğunu, üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilmesinin mümkün olmadığını ve müvekkilinin bu hususu araştırma zorunluluğunun da bulunmadığını beyan ederek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacının ... Bankası ... Şubesi'ne ait, ... çek no'lu 20/02/2017 keşide tarihli, 43.300,00-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının çekin yetkili hamili olduğu hususunun tespiti ile çekin istirdadı talebinin reddine," karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Dava konusu çekin, lehdar olarak davacı ... emrine düzenlendiğini, yasal olarak ciro silsilesinin başlaması, yani çekteki hakkın devrinin başlaması için lehdarın ciro etmesi gerektiğini, oysa çekin arka yüzünde lehdar adına basılan kaşe ve imzanın gerçek lehdara yani müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, kaşe de imzanın da sahte olduğunu, bu nedenle davalının yetkili hamil addedilmesinin de mümkün olmadığını, Davalının herhangi basit bir firma olmadığını, Bankacılık faaliyeti yürütmekte olan, dava konusu çek gibi belgeler hakkında çok daha fazla araştırma yapma imkanına sahip ve çok daha detaylı inceleme yapması gereken bir şirket olduğunu, Bankanın dava konusu çeki müşterisinin cari hesabına mahsuben aldığı tarihten önce şuç duyurusunda bulunulmuş çalıntı ihbarı yapılmış olduğunu, çek hakkında sistemlerinden bir sorgulama gerçekleştirmiş olsa çalıntı şikayetini görebilecek durumda olduğunu, Bankanın çek hakkındaki şikayeti görerek çeki kabul ettiğini, sistemden sorgulamadığı, görmediği kabul edilirse de ağır ihmali söz konusu olarak ağır kusuru mevcut kabul edilmesi gerektiğini, ağır kusur olgusu ispat edilmiş olup yerel mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesi hatalı olduğunu, "Davacının çekin yetkili hamili olduğu hususunun tespiti ile çekin istirdadı talebinin reddine," yönelik kararının bozulmasına/kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Dava konusu çekin müvekkili .... ye kredi borçlusu ...Şti tarafından ciro edilmiş olduğunu, müvekkilu bankanın iyi niyetli hamil sıfatı bulunduğunu, Müvekkili Banka tarafındarı çekin ....Şti 'ne kullandırılan kredinin teminatına ilişkin olarak alındığını ve çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilmesinin mümkün de olmadığını, Müvekkili Bankanın çekler üzerindeki imzaları araştırma sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili bankanın ...Şti'ye kullandırdığı krediye ilişkin alacağının halen devam ettiğini, Müvekkili Bankanın, dava konusu çek hakkındaki şikayeti görerek kabul ettiğinin doğru olmadığını, ağır kusuru bulunmadığını, Davacının İstinaf başvurusunun reddi ile davacının çekin yetkili hamili olduğu hususunun tespiti ile çekin istirdatı talebinin reddine ilişkin kararın kesinleşmesine, Müvekkili bankanın kusuru hulunmadığındarı 2.218,36 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6.429,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve 1.730,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönündeki kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, ... Bankası A.Ş.... Şubesine ait, ...seri numaralı, keşidecisi ... Şti. olan 20/02/2017 keşide tarihli 43.300,00-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.22/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda; İnceleme konusu çekteki Birol ... Şti. kaşesi üzerindeki 1. cirantacı imzası ile ...'un karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından benzerlik noktasında bir ilişki bulunmaması nedeni ile, 20.02.2017 olan, 43.300 TL bedelli, ... nolu çekteki ... İnşaat kaşesi üzerindeki 1.cirantacı imzasının, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...'un eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu çekteki .... Şti. kaşesi üzerindeki 1. cirantacı imzası ile ...'nun karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından tespit edilen yüksek derecedeki uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile, 20.02.2017 olan, 43.300 TL bedelli, ... nolu çekteki... İnşaat kaşesi üzerindeki 1. cirantacı imzasının, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...'nun eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının çeki iktisabında kötüniyeti ve ağır kusuru bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı yasanın 792. maddesine göre, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” Bu madde hükmüne göre, davalının çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Davalının çekin rıza dışında elden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. Çekin rıza dışı elden çıkması halinde ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerekmektedir.Davacı istinaf istemine ilişkin olarak;Somut olayda, dava konusu çekin lehdar olarak davacı ... lehine düzenlendiği, keşidecisinin dava dışı olduğu, lehtara teslim edilmek üzere kargo firmasına teslim edilen çekin çalındığı, sırasıyla lehtar,...Nakliye.., ... İht..., ...Mimarlık..., cirolarının bulunduğu, çekin Baha Mimarlık tarafından ...Bankası TAŞ şubesine temlik ve ciro edildiği ödeme yasağı kararı nedeniyle işlem yapılamadığı görülmektedir. TTK 818.maddesindeki atıfla çeklerde de uygulanması gereken aynı kanunun 677. maddesinde düzenlemeye göre senet kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. İmzaların bağımsızlığı olarak ifade edilen bu ilkeye göre, poliçeye atılan her geçerli imzanın sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder.Çekin “mücerretlik” vasfı nedeniyle davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır. Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Lehtar imzasının geçersiz, sahte olduğunun ileri sürülmesi, ciro zincirini koparmaz ise de, davacının çek istirdatını isteyebilmesi için çalınan çekin davalı tarafından kötü niyetli ya da ağır kusurlu olarak elde edildiği ve icraya konduğunu kanıtlaması gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. İspat yükü üzerinde olan davacı kötüniyet ve ağır kusuru her türlü delil ile ispatlayabilir.Davalı Bankanın, 28.12.2016 tarihinde çeki iktisap ettiği, iktisap ettiği tarih itibariyle ödeme yasağı kararı olmadığı, çek üzerinde ödeme yasağı olup Bakırköy 1. ATM 16/01/2017 tarih, 2016/1166 E. Sayılı dosyası ile verildiği, ödeme yasağı kararından önce çeki iktisap etmiş olması nedeniyle, ağır kusurlu olduğundan söz edilemeyeceği, başkaca yasal olarak yüklenen bir araştırma yükümlülüğü bulunmadığı, kötü niyetli olduğu ve istihbarat çalışması yapmadığı şeklinde yorum yapılamayacağı ve kambiyo senedini iktisap ederken çekin düzgün ciro silsilesi ile alındığı ve ağır kusurlu olmadığı ve çek istirdatı yönünden çekin istirdatına karar verilmesi halinde davalı hamil tarafından diğer borçlulardan çekin tahsil kabiliyeti kalmayacağından, çek istirdatı yönünden davanın red kararı verilmesi hukuken yerindedir.Davalı istinaf istemine ilişkin olarak; Dava konusu çekte davacıya atfen atılı imzanın sahte olduğu, sahtelik iddiasının mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla davalının iyiniyetli son hamil olduğu yönündeki savunmasının dinlenemeyeceği, davalının bu yöndeki tüm istinaf isteminin reddinin gerektiği bu kapsamda, davacının dava konusu çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır. Vekalet ücretine ve yargılama giderlerine yönelik davalı istinaf incelemesi yönünden ise, HMK madde 326'ya göre kural olarak yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilecek olup, HMK md. 323'de yargılama giderleri sayıldığı, vekille takip edilen davalarda kanun gereği takdir edilecek vekalet ücreti de bu kapsamda sayıldığını, davacının menfi tespit istemi asıl istem olup, kabul kararı verilmesi nedeniyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, bu nedenle bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmesin gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, ayrı ayrı istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2022 tarih ve 2017/481 E., 2022/65 K. sayılı kararına davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.957,82 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 739,46‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 2.218,36‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/481, K. 2022/65, T. 28.12.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-481-e-2022-65-k-2a2255fbd4da