Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/356 E. 2020/252 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/356
- Karar No
- 2020/252
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/11 Esas KARAR NO: 2024/156 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 10/09/2020 NUMARASI: 2017/356 E. - 2020/252 K. DAVANIN KONUSU: FSEK-Tecavüzün Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yemek alanında ülkemizin tanınan simalarından olup, ... Ltd. Şti. arasında 08/02/2008 tarihinde ... kanalında yayınlanmak üzere yemek programı yapımı hususunda anlaşmış olduklarını, müvekkili ile ... Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşmenin Madde-4.3 fıkrasına göre sunucunun, sözleşme uyarınca görev alacağı programa ilişkin fikir ve sanat eserleri Kanunu çerçevesindeki her nevi telif haklarının yapımcıya ait olduğunu kabul ve beyan ettiğinin, madde-2’de tanımlanan programın gerek Türkiye’de gerekse tüm dünyada tüm telif haklarının, yayım hakları mali haklarının ve işleme haklarının yapımcıya ait olduğunu, program kesintiye uğradığı takdirde, çekilen programların herhangi bir kanalda tekrar yayımlanmasının ...’in iznine bağlı olduğunun, DVD, VCD ve benzeri şekilde çoğaltılamayacağını herhangi bir şekilde işlenmesi (kitap şeklinde) ...’in iznine bağlı olduğunun hüküm altına alınmış olduğunu, müvekkiline ait olan ve yapımcılığını ... Ltd. Şti’nin üstlenmiş olduğu programın uzunca bir süredir kesintiye uğradığını, akabinde; sözleşmeye aykırı olarak davacının izni alınmaksızın tekrar yayınlanmaya başlamış olduğunu, ... ile yapılan müvekkiline ait programların halen ... AŞ’nin sahibi olduğu www...com.tr adlı internet sitesi üzerinden pazarlandığını, bu durumun müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlaline sebebiyet verdiğini, müvekkilinin programların pazarlanmasına ilişkin olarak izninin bulunmadığını, internet ortamındaki ihlallerin tespiti amacıyla İstanbul 2. FSHHM 2016/54 D.iş sayılı dosyası ile alınan raporun iddialarını destekler nitelikte olduğunu, bilirkişi incelemesinde yapılan tespitte internet sitesi adresinin 13/02/2012 tarihinde indekslendiği ve sayfanın bu tarihten önce yayına sunulmuş olduğunun kabul edilebileceğinin belirtildiğini, yaklaşık 5 yıldır davacının programının haksız kullanımının söz konusu olduğunu, taraflar arasında davalılardan ... ile yapılan sözleşme dışında herhangi bir hizmet yahut telif sözleşmesinin bulunmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla tecavüzün ref’ine, şimdilik 1.000 TL olmak üzere uğranılan zararın 3 katı kadar maddi tazminatın, davalının elde ettiği kazanç yönünden şimdilik 1.000 TL’nin ve 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya yayın tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı tarafından varsayılan kullanımların son bulmasından yıllar sonra davanın açılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 2. FSHHM'nin 2016/54 D.iş sayılı dosyasından yapılan tespitin müvekkili şirketin yetkilileri yokluğunda yapıldığını, delil tespiti işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tespit dosyasında alınan raporda davacı vekilinin iddia ettiği ihlallerin varlığına dair herhangi bir tespitte bulunulmadığını, söz konusu internet sitesi üzerinde yer aldığı ifade edilen salt bir takım yazı ve ifadelerin, davacının iddia ettiği şekilde bir hak ihlali gerçekleştirildiğinin ispatı niteliğinde olmadığını, dava konusu içeriğin müvekkili tarafından iddia edildiği şekilde kullanımının davacı tarafın yalnızca soyut iddiasından ibaret olduğunu, müvekkili şirket tarafından iddia konusu kullanımların gerçekleştirilmediğini, programın geçmiş zaman bir yana halihazırda müvekkili şirkete ait internet sitesi üzerinden pazarlanmakta olduğu yönündeki beyanların gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu programa ilişkin halihazırda hiçbir pazarlama faaliyetinin bulunmadığını, davacının ihtiyati tedbir talebi ve buna yönelik beyanlarının, manevi tazminat isteminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yasal bir dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından itiraz edilen İstanbul 2. FSHHM'nin 2016/54 D.iş sayılı tespit dosyasının ve alınan raporun delil olarak kabulünün hukuka aykırı olduğunu, delil tespitinin müvekkili şirketin bilgisi ve haberi olmaksızın gerçekleştirildiğini, davacının bu davayı açma yetkisine sahip olmadığını, dava ile ihlal edildiği iddia olunan hakka ilişkin hak sahibi sıfatını taşımadığını, davacının dava konusu içeriklerde bulunduğunu iddia ettiği ve yapımcılığını müvekkili şirketin gerçekleştirdiği televizyon programlarında sadece sunucu olarak görev aldığını, bu kapsamda kendisinin eser sahipliğine dayanan taleplerde bulunmasının FSEK kapsamında hukuken mümkün olmadığını, eser sahibi olmayan davacının eser üzerinden eser sahipliğinden kaynaklı hak talep etme hak ve yetkisine sahip olmadığını, bu nedenle davada davacı sıfatına haiz olamayacağını, davacının icracı sanatçı olarak kabulü halinde ise, müvekkili şirket ile imzalamış olduğu 08/02/2008 tarihli ve imza tarihinden itibaren bir yıl yürürlük süresine sahip sözleşmede açıkça davacının görev alacağı programa ilişkin FSEK çerçevesinde her nevi telif hakkının yapımcıda yani müvekkilinde olduğunu ve programın gerek Türkiye’de gerekse tüm dünyada tüm telif hakları, yayım hakları, mali hakları ve işleme haklarının yine yapımcıya ait olduğunun belirtildiğini, davacının icracı sanatçı olarak kabulü halinde dahi söz konusu icracı sanatçılıktan doğan haklarını kullanma yetkisinin filmin yapımcısı sıfatını haiz müvekkili şirkete devretmiş olması kapsamında herhangi bir dava açma hakkı bulunmadığını, dava konusu içeriklere erişilemediğinden ve dava konusu içeriklerin müvekkili şirketin yapımcılığını yaptığı programlar olduğunun tespit edilememiş olduğundan müvekkili şirket açısından pasif husumet yokluğunun söz konusu olduğunu, davacının hakarının ihlal edildiğini ispat edemediğini, haksız fiil sorumluluğuna dayalı davasında haksız fiil şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; " Tüm dosya kapsamı, sözleşme hükümleri, izahı yapılan mevzuat ve rapor içerikleri bir arada değerlendirildiğinde; davacının davasının her iki davalı yönünden de FSEK 80/1-A ve FSEK 68 kapsamında sübut bulduğuna kanaat getirilmekle maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile kabul edilen miktarların tespit raporunda yer alan ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, " davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, takdiren 3.571,42 TL'nin FSEK 68.maddesi gereği üç katı hesabı ile 10.714,28 TL'nin 13/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, takdiren 3.000,00 TL'nin 13/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF: Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı iddialarını ispatlayamadığını, bilirkişi raporları ile huzurdaki davacının haksızlığı ortaya konduğunu, mahkemenin davaya konu yayının varlığını ortada hiçbir delil yokken kabulü yönünde karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, soyut tespitlere dayanarak FSEK md. 68 kapsamında telif tazminatına hükmedilemeyeceğini, kök bilirkişi raporunda "Delil tespit raporunda programın kesintiye uğrayıp uğramadığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığını, dava dosyasında da bu hususta başkaca bir delile rastlanmadığının belirtildiğini, ne dava dosyasında ne de delil tespit raporunda davacının sunucusu olduğu programın www...com.tr sitesinde yayınlandığına ilişkin içerik ve görüntüler bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından ticari defter kayıtlarının mahkemeye sunulmamış olmasının davacı lehine karine teşkil etmeyeceğini, müvekkil şirketin "olmayan kayıtları" dosyaya sunamayacağını, yayın gerçekleşmediği için davanın 3 tarafı da bu yönde bir kayıt dosyaya sunamadığını, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine, istinaf isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Aş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tahkikatın başından beri çelişkili ve hukuka aykırı şekilde bir karar verdiğini, davacı iddialarını ispatlayamadığını, bilirkişi raporları ile davacının haksızlığının ortaya konduğunu, mahkemenin davaya konu yayının varlığını ortada hiçbir delil yokken müvekkili yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar vermesi gerekirken kabulü yönünde karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 30/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda açık bir şekilde davacının taleplerini ispatlayamadığının yer aldığını, davada ispat yükü öncelikle davacıya ait olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan 08.02.2008 tarihli sözleşme kapsamında, “...” isimli bir program yapmadığını, " ...” isimli ve ünlü bir oyuncu olan ... tarafından sunuculuğu yapılan gündüz kuşağı programının içinde “...” isimli bir yemek bölümünü hazırlattığını, davacının iddia ettiği internet sayfasında davacının başka bir ypımcı veya kanal için sunuculuğunu yaptığı bir yemek programın bulunuyor olmasının ihtimal dahilinde olduğunu, halen Facebook ve youtube üzerinden sunuculuğunu yapmış olduğu pek çok programına erişilebileceği, davacının pek çok yapımcı ile benzer içerikli programlarda çalışmış olduğunu, mahkemenin 2016/54 E. sayılı tespit dosyasını gerek usulen gerek esasen bu davada delil olarak kabulünün hukuka aykırı olduğunu, delil tespiti müvekkilinin bilgisi ve haberi olmadan ve müvekkiline herhangi bir tebligat yapılmaksızın gerçekleştiğinden hukuka aykırı yapıldığını, davacının manevi tazminat talebinin zamanaşımına uğradığından manevi tazminata hükmedilmesinin usulsüz olduğunundan kısmen kabul edilen mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından müvekkile ait olan ve yapımcılığını ... LTd. şti. üstlenmiş olduğu programın uzunca bir süre kesintiye uğradığını, akabinde sözleşmeye aykırı olarak davacının izni alınmaksızın tekrar yayınlandığını, İstanbul 2. FSHHM'nın 2016/54 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile iddialarının desteklendiğini belirterek maddi ve manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsili talebidir. İstanbul 2. FSHHM'nın 2016/54 D.iş sayılı dosyasında alınan 27/06/2016 tarihli bilgisayar mühendisi-marka ve patent vekili tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; http://....com.tr internet sitesinin sağ üst kısmındaki arama bölümünden "... " kelimeleri ile arama yapıldığında herhangi bir sonucun bulunmadığı, ancak google üzerinden "..." ibareleri aratıldığında talepte bulunanın http://www.....com.tr sitesi üzerinden dilekçesinde belirttiği sayfanın arama sonuçlarında gösterildiği, buradaki bağlantıdan veya sayfa adresi doğrudan yazıldığında ilgili sayfaya ulaşılabildiğinin tespit edildiği, sayfa kodları incelendiğinde kodlar üzerinde 12 yerde "..." kelimelerinin kullanıldığı, ayrıca arama motorlarında indekslemede önemli yer tutan keywords anahtar kelime bakımından da ...kelimelerinin etiket olarak kaydedildiği, ulaşılan içeriğin " ... 1-10 böl " başlığı ile açıldığı burada ... isimli programın 1-10 bölümlerinin gösterildiği, açıklama olarak " ... güler yüzüyle herkesin gönlünde taht kurmuş bir isim genelde unutulmuş ya da unutulmaya yüz tutmuş yöresel yemekleri bulup insanlarla paylaşan ...mutfağın bir ev için çok önemli olduğunu dile getiriyor." ibarelerinin kullanıldığı, programın site üzerinden izlenebilmesi için hizmet satış bedelinin 4,99 TL olduğunun belirtildiği, sayfanın yayın tarihinin arşiv kayıtları incelendiğinde 13/02/2012 tarihinden itibaren indekslenmiş olduğu, bu tarihten önce yayına sunulduğunun kabul olunabileceği yönünde tespitlerde bulunulduğu belirtilmiştir. 25/01/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davaya konu televizyon programında davacı sunucu olup yemek tarifleri ile birlikte yemek hazırladığından FSEK 80 çerçevesinde icracı sanatçı sıfatını haiz olabileceği, delil tespit raporunda programın kesintiye uğrayıp uğramadığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı, dava dosyasında da bu hususta başkaca bir delile rastlanmadığı, ne dava dosyasında ne de delil tespit raporunda davacının sunucusu olduğu programın www.....com.tr sitesinde yayınlandığına ilişkin içerik ve görüntüler bulunmamakta olduğundan delil tespit raporunda www.....com.tr isimli sitede ulaşılan içerikte yer alan ancak izlenemeyen “.... içeriğinin davalı ... tarafından yapımı gerçekleştirilen program olup olmadığı da tespit edilemediğinden takdiri mahkemeye ait olmak üzere dosyadaki halihazır durum itibariyle davacının taleplerinin ispatlanamadığı belirtilmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili beyan dilekçesinde müvekkil şirket ile davacı arasında 08/02/2008 tarihli sözleşme kapsamında " ..." isimli bir program yapılmadığını, " Kadının gücü isimli ve ünlü oyunca ... tarafından sunuculuğu yapılan" gündüz kuşağı programı içinde davacıya ... İsimli yemek bölümü hazırlatıldığı, www.....com.tr. isimli internet sitesinde pazarlandığı ileri sürülen programların içeriğine ulaşım imkanı bulunmadığından dava dilekçesinde de buna ilişkin bilgi belge yer almadığından söz konusu içeriklerin müvekkil şirket tarafından prodüksiyonu gerçekleştirilen bir programa ait olup olmadığı hususunda bilgi verilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. 25/01/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; takdiri mahkemeye ait olmak üzere; davaya konu programın kesintiye uğramasından sonra www...com.tr adresinde yayınlandığının mahkemece kabulü ihtimalinde vaki husus taraflar arasındaki sözleşmenin 4.3 maddesi hükmüne aykırılık teşkil edeceğinden davacı taraf vaki yayın nedeniyle maddi tazminat talep edebileceği, FSEK 68 çerçevesinde talep edilebilecek telif bedelinin 5.000 TL olabileceği davacının bu bedelin 3 katını talep edip edemeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olacağının belirtilmiştir.Somut olayda davaya konu edilen "..." isimli televizyon programına ilişkin görüntüleri içeren CD'nin dosya kapsamında bulunmadığı, ancak davacı tarafça dosyaya ibraz edilen davalılar ... şirketi ile yapılan sözleşmeye öre, davacı tarafın ... yapımcısı olduğu ... isimli programın sunucusu olmakla, davacının icracı sanatçı olarak kabulü gerekmiştir.Davacı tarafça, program yayınının davalı Kreaya ait digitürk isimli platformda en son 13/02/20212 tarihinde yayınlandığının ileri sürüldüğü ref talep edilerek FSEK 68. maddesi gereğince üç katı tazminat talep ettiği anlaşılmakla, tazminat isteminin kabulü halinde taraflar arasında sözleşmesel ilişki kurulmuş gibi sonuç doğuracağından, uyuşmazlıkta TBK hükümleri göre 10 yıllık zaman aşımı uygulanacağından zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul 2.FSHHM 'nin 2016/54 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespitler ve alınan bilirkişi raporundan, davacının izniyle çekilen ve mali hakları davalı Yapımcı şirkete ait olan programların davalı .... Şirketine ait diğitürk isimli platformda yayınlandığının anlaşılamadığı, bilirkişilerce "..." isminin anahtar kelime olarak kullanıldığının ve etiketlendiğinin tespitinin davalı yapımcı için çekilen programın yayınlandığının ispat yönünden yeterli olmadığı, program içeriklerine ulaşılamadığından,, sözleşmenin 43. maddesine aykırı davranıldığına ilişkin ispatın gerçekleşmediği kanaatine varıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/09/2020 tarih, 2017/356 E., 2020/252 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcının (peşin harç+tamamlama harcı) 444,93 TL'den mahsuben fazla alınan 17,33 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı ... AŞ tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 50,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile davalı ... AŞ'ne verilmesine, 4/ç-... AŞ tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 50,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile davalı.... AŞ'ne verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 3/2.mad.göre 25.500,00 TL (ret sebebi ortak olması sebebiyle tek )vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı ... AŞ tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 32,63 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 181,23 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalı ... AŞ'ne verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı ... AŞ tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalı ... AŞ'ne verilmesine, 5/ç-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7- İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına yatırmış olduğu 41.497,32 TL (... A.Ş. Yönünden) 41.543,13 TL (... A.Ş. yönünden) teminatın 2004 Sayılı İİK'nun 36/5. maddesi gereğince yatıran davalılara talepleri halinde İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2024