Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/633 E. 2019/794 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/633
- Karar No
- 2019/794
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1236 - 2024/1570 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1236 KARAR NO : 2024/1570 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 05.11.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/633 E., 2019/794 K. DAVACI : VEKİLİ DAVALI : Davalı ... Ltd. ... Şti. vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, DHMİ Genel Müdürlüğü’nün 08/06/1984 tarih ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak kurulmuş tüzel kişiliğe sahip bir kamu iktisadi kuruluşu olduğunu, hizmet binası ile işletmekte olduğu havalimanı/meydanları ve hava trafik kontrol merkezinin temizlik hizmetlerinin 4734 Sayılı Kanun uyarınca hizmet satın alınması yoluyla piyasaya yaptırıldığını, Antalya DHMİ Hava Trafik Kontrol Merkezi temizlik hizmetlerinin 18.01.2002-30.06.2002 tarihleri arasında ...... Ltd. Şti.'nden (... ... Ltd. Şti.), 01.07.2002-30.09.2003 tarihleri arasında davalı ...... Ltd. Şti. (... ... Ltd. Şti.) ve davalı ...... Ltd. Şti., 01.10.2003-31.03.2006 tarihleri arasında davalı ... ... Ltd. Şti., 01.04.2006-31.12.2006 tarihleri arasında ... ... Ltd. Şti., 01.01.2007-31.05.2007 tarihleri arasında davalı ... 'dan (... temizlik firması), 01.06.2007-31.01.2008 tarihleri arasında davalı ...... Ltd. Şti., 01.02.2008-31.12.2009 tarihleri arasında davalı ... Mühendislik... Ltd. Şti., 01.01.2010-30.04.2010 tarihleri arasında davalı ... Turizm ... Ltd. Şti., 01.05.2010-30.06.2010 tarihleri arasında davalı ... ... Ltd. Şti., 01.07.2010-31.07.2010 tarihleri arasında davalı ... Temizlik ... Ltd., 01.08.2010-31.12.2012 tarihleri arasında davalı ...... Ltd. Şti., 01.01.2013-31.05.2013 tarihleri arasında davalı ...... Ltd. Şti. tarafından yürütüldüğünü, davalılar bünyesinde Antalya DHMİ hava trafik kontrol merkezinde çalışmakta iken iş akdinin sona ermesi nedeni ile dava dışı ...’ya müvekkili tarafından Antalya 3. İş Mahkemesinin 2013/332 Esas sayılı dosyasında verilen karar nedeniyle kıdem tazminatı, yıllık izin ve resmi tatil günleri çalışma alacağı olarak Antalya 4. İcra Mahkemesinin 2014/12963 Esas sayılı dosyasında toplamda 47.423,58 TL ödeme yapıldığını, davalılar ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşme ve eklerinde yer alan teknik şartnamelere göre sorumluluğun davalılara ait olduğunu, davalılar ile imzalanan temizlik hizmetleri sözleşme hükümleri ve Yargıtay kararları gereğince davacı tarafından ödenen 47.423,58 TL’nin rücuen tahsili gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmelerde Ankara mahkemelerinin yetkili kılındığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 47.423,58 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... Tem. ... Ltd. Şti. İle ... Turizm ... Ltd. Şti. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, sorumluluğun davacı tarafa ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... .... Ltd. Şti. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmelerde açık hüküm bulunmadığını, ödenen işçilik alacağından davacı tarafın sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tip sözleşme niteliğinde olduğunu ve genel işlem koşullarından sayılması gerektiğini, sorumluluğun davacı tarafa ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince "...Asıl borcu ödeyen müteselsil borçlu, alacaklının halefi olarak diğer borçlulara müracaat (rücu) edebilir. Ancak söz konusu rücuya konu olan borç müteselsil nitelik taşımadığından, her borçlu kendilerine düşen kısmı ödeyerek sorumluluktan kurtulabilir. Burada sözleşmeden değil, kanundan doğan bir halefiyet söz konusudur. Ancak, alacaklı ve ödemede bulunan borçlu isterlerse, daha önce yaptıkları bir sözleşme ile halefiyeti ortadan kaldırabilirler. Kanunda bunu önleyen bir hükme yer verilmemiştir. Rücu hakkında sahip birden çok borçlunun mevcut olması halinde ise, rücu alacağı bunlar arasında teselsül ilkesine göre değil, her birinin rücu payına göre belirlenir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Eldeki davada; Sözleşmelerin 22.maddesinde; “yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde düzenlenmiş olup yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu” belirtilmiştir. Teknik şartnamelerin 3/5.maddelerinde ise; “Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin iş kanunu SGK Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlar ile belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici, işçilerin 4857 sayılı iş kanunu ve ilgili yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmek ile yükümlüdür, yüklenici tarafından istihdam edilen işçilere ilişkin, herhangi bir sorumluluk, ihale makamı olan DHMİ’ne yüklenemez.’’ Dava dışı işçinin davalı şirketlerin işçisi olduğu ve davacı kurum ile davalı şirketler arasında alt-asıl işverenlik ilişkisi bulunduğu, taraflar arasında akdedilen ve davacı tarafından sunulan sözleşmelerde işçilerin tazminatlarından davalı şirketlerin sorumlu olduğuna ilişkin doğrudan hüküm bulunduğu, bu nedenle davacı kurumun dava dışı işçi ... için yapmış olduğu toplam 47.423,58 TL ödemenin tamamını işçiyi çalıştırdıkları dönem ile sınırlı olarak davalı şirketlere rücu edebileceği kanaatine varılmıştır..." gerekçesiyle; davacının yaptığı son olarak 02.06.2017 tarihli 47.423,58 TL tutarındaki ödemeyi davalılardan rücuen talep edilebileceği anlaşıldığından davanın kabulü ile, toplam 47.423,58 TL'nin; 1.892,34 TL'sinin davalı ...... Ltd. Şti.'nden (... ... Ltd. Şti.); 5.273,17 TL'sinin davalılar ...... Ltd. Şti. (... ... Ltd. Şti.) ve davalı ...... Ltd. Şti.'nden; 10.177,11 TL'sinin davalı ...... Ltd. Şti.'nden; 3.173,13 TL'sinin davalı ... ... Ltd. Şti.'nden; 1.742,34 TL'sinin davalı ... 'dan (... temizlik firması); 2.469,27 TL'sinin davalı ...... Ltd. Şti.'nden; 8.434,77 TL'sinin davalı ... Mühendislik... Ltd. Şti.'nden; 1.384,64 TL'sinin davalı ... Turizm ... Ltd. Şti.'nden; 703,86 TL'sinin davalı ... ... Ltd. Şti.'nden; 357,70 TL'sinin davalı ... Temizlik ... Ltd. Şti.'nden; 10.200,16 TL'sinin davalı ...... Ltd. Şti.'nden; 1.615,09 TL'sinin davalı ...... Ltd. Şti.'nden 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... Ltd. ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı tarafın rücu talebinin zaman aşımına uğradığını, işçilik alacaklarında devreden işverenin sorumluluğunun iki yıl ile sınırlı olup bu yönüyle de zamanaşımı itirazında bulunduklarını; Davacının rücu davası açmasının mevzuat önünde haksız ve yersiz olduğunu, çünkü yasanın hizmet alım ihaleleri ile çalışan işçilerin kıdem tazminatından asıl işverenin sorumlu olduğunu düzenlediğini, 10.09.2014 tarihli 6552 sayılı yasanın 8. maddesi ile değişik İş Yasası 112. maddesinin açıkça Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan hizmet alım haleleri ile çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatından asıl işvereni sorumlu tuttuğunu, kıdem tazminatı ödenmesine dair yönetmelikte bunun asıl işveren tarafından işçiye ödemesinin düzenlediğini, maddenin hiçbir yerinde bunun alt işverene rücu edileceğine dair bir imanın bile bulunmadığını, davacı tarafın bunu yorum yoluyla alt işverene rücu etmeye çalıştığını, bu durumun yasaya aykırı olduğunu, işçilerin her ne kadar değişen taşeronlar zamanında SGK kayıtlarının değişen taşaron şirketlere aktarılsa da bunların taşeron işçisi olmayıp esasen asıl işverenin işçisi olduğunu; Tahkikatın akabinde alınmış olan bilirkişi raporunda işçinin son ücreti baz alınarak çalıştığı dönemlere oranlama yapılarak hesaplama yapılmadığını, yasal düzenlemeler ve yerleşik içtihatlar gereği müvekkilinin şirketi devrederken işçinin son ücretinin baz alınarak işçilik alacaklarının hesabının yapılması gerektiğini, sözleşme ve eklerinde yüklenicinin işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, resmi tatil alacağı haklarından sorumlu olacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı için müvekkilinin sorumluluğunun çalıştırdığı dönem ve bu dönemdeki ücret ile sınırlı olduğunu, yerleşmiş içtihatlar doğrultusunda da devir tarihindeki son ücret baz alınarak hesaplanan işçilik alacaklarının da 1/2'sinden sorumlu olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... Ltd. ... Şti. vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/633 E., 2019/794 K. sayılı dava dosyasında verdiği 05.11.2019 tarihli kararına yönelik davalı ... Ltd. ... Şti. vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 696,77 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 175,00 TL'nin mahsubu ile kalan 521,77 TL'nin davalı ... Ltd. ... Şti.'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davalı ... Ltd. ... Şti. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 20.11.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21.11.2024 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza