Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/1348 E. 2021/87 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/1348
Karar No
2021/87
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/765 KARAR NO: 2024/693 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09/02/2021 NUMARASI: 2017/1348 E. - 2021/87 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket, davacı... aleyhine; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ... 08/09/2017 keşide tarihli, 16.000 TL bedelli, ... seri nolu çek ile icra takibi başlatmış olduğunu, takibe konu çekteki imzanın davacı ...'a ait olmadığını, vekaletnamedeki ...'m imzası ile dava konusu çekteki imza karşılaştırıldığında da çıplak gözle dava konusu çekteki imza davacı ...'a ait olmadığını, dava konusu çekdeki imzanın davacı ...'a ait olmadığını, İstanbul Anadolu ... îcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine başlatılan icra takibinin devamı halinde iş bu takip davacı ...'ın büyük zararlara uğramasına sebebiyet vereceğini, davacı ...'ın telafisi zor zararlara uğramasının önlenmesi için söz konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını buna ilişkin ihtiyati tedbir kararının verilmesini, ... 08/09/2017 keşide tarihli, 16.000 TL bedelli, ... seri nolu çekteki imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle davacı ...'ın söz konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesini, davacı aleyhine, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından; ... Gaziemir/İzmir şubesine ait, 08.09.2017 keşide tarihli, 16.000-TL bedelli ve ... Seri No'lu çekle ... hakkında icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından ise dava konusu çek üzerinde bulunan imzanın ...'a ait olmadığının tespiti için huzurdaki dava ikame edildiğini, dava konusu çek, müvekkili şirkete faktoring sözleşmesine istinaden geçmiş olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil konumunda olduğunu, müşteri ... ile müvekkili şirket arasında Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, müvekkil üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, çekin yasal ve iyi niyetli meşru hamili olduğunu, müvekkili şirketin TTK 790. maddesi uyarınca ciro silsilesinin düzgün olup olmadığını kontrol etmek dışında imza sıhhati kontrol yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine karar verilebilmesi için müvekkil şirketin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun kesin ve yazılı deliller ile kanıtlanmasının gerektiğini, her ne kadar dava konusu çek üzerindeki imzanın sahte olduğunu beyan ediğnii, iyiniyetli, yasal ve yetkili hamil olan müvekkiline karşı şahsi def’ilerin ileri sürülmesi mümkün olmayacağını, davacının iddialarını kabul etmemekle, birlikte imzanın kendisine ait olmasa dahi bu husus müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, işbu durumun davanın kabulünü gerektirmeyeceğini, müvekkili şirketin dava konusu çeki iyi niyetli olarak faktoring sözleşmesi kapsamında aldığını, karşılığında ödeme yapmış olmasına rağmen çekin tahsil edilememesi üzerine yasal takip başlatıldığını, müvekkilin faktoring ilişkisinin gerektirdiği dikkat ve özenin yerine getirildiğini, müvekkilinin meşru ve iyiniyetli hamil olarak kötü niyetli addedilemeyeceğini, bu nedenle kötü niyet tazminatı, yargılama giderleri, vekalet ücreti gibi taleplerde bulunulamayacağını, ödeme aracı olarak kullanılan kambiyo senetlerinin yetkili meşru hamilinin, kambiyo senetlerindeki imzaların sıhhatini kontrol etmek imkanı bulunmayacağını, dava konusu çek incelendiğinde tüm şekli unsurlarının tam olduğunu, müvekkili şirketin imza kontrolü gibi bir yükümlülüğünün olmayacağının, ticari hayatın olağan akışında, ticari piyasada ödeme aracı olarak kullanılan usul ve yasaya uygun olan çekte yetkili hamil sıfatı bulunduğunu, bu nedenle müvekkiline karşı haksız ve mesnetsiz olarak açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "DAVANIN KABULÜ İLE, 1-Davacının İstanbul Anadolu ... İcra müdr. ... esas sayılı dosyasına konu ... Gaziemir/İZMİR şubesine ait 8/09/2017 keşide tarihli, 16.000,00 TL bedelli ... seri nolu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötüniyet talebinin şartları oluşmadığından reddine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konu imza incelemesine dayalı menfi tespit davası olduğunda; şekli anlamda imza incelemesinin yanı sıra, davacı ile kıymetli evrakta davacıdan sonraki cirantaya ait ticari defter ve kayıtlar da borcun veya alacağın varlığının tespiti açısından belirleyici olduğunu, davacının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olan bir kıymetli evrakın ticari ilişki gereğince verildiğinin de sabit olacağını, davacı çek hesabı sahibi olup; çekin davacı elinden çıkması gerektiğinin de açıkça ortada olduğunu, çekin tacir çeki olduğunu, davacının imzaya itiraz etmesine rağmen, ''kendisinde sonraki cirantayla ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığına ve çekin ne şekilde elinden çıktığına'' dair hiçbir açıklama yapmadığını, davacının söz konusu çeke dair açmış olduğu herhangi bir dava ve cezai şikayet bulunmadığını, davacının, bizzat bilgisi dahilinde imzada yapılmış bir sahtecilik sonucu sadece şekli anlamdaki imza itirazına güvenerek ve imzanın kendisine ait olmadığını bilerek dava açmış olmasının muhtemel olduğunu, dolayısıyla; sadece imzaya dair araştırma yapılması borcun veya alacağın gerçekte var olup olmadığı sorununu çözüme kavuşturamayacağını, imza incelemesi için toplanan belge asıllarının yetersiz olduğu, bu açıdan da eksik tahkikata dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davacı vekili istinaf başvurusuna cevap mahiyetinde dilekçe sunmamıştır. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, uyuşmazlık konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığını beyanla, İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. Somut olayda; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında, davalı alacaklı tarafından davacı ve ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, takip konusu çekin ... Gaziemir İzmir şubesine ait 08/09/2017 keşide tarihli, ... seri nolu 16.000 TL bedelli çekin keşidecisinin davacı olduğu, ... lehine düzenlendiği ve lehtar ... (...) tarafından davalıya ciro edildiği , ibrazında karşılıksız kaldığı görülmektedir. Mahkemece grafoloji uzmanından alınan bilirkişi ek raporunda ; İnceleme konusu ... Gaziemir- İzmir şubesine ait, ... nolu, 16.000-TL bedelli çekteki keşideci imzası ile ...'a ait huzurda alınmış ve resmi belgelerde bulunun mukayese imza örnekleri arasında; imzaların genel tersim tarzı, işleklik derecesi, sürat ve seyir, eğim, yön ve doğrultu, fulaj, gramaların konstrüksiyonu, başlangıç ve bitiriş hareketleri ile diğer itiyadi imza unsurları bakımından anlamlı farklılıklar ve benzemezlikler saptandığından; inceleme konusu Çekte yer alan keşideci imzasının mevcut mukayese imza örneklerine kıyasla, ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. İmza incelemesine esas ek rapor, uzman bilirkişi tarafından çeklerin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan ve keşide tarihine yakın belgelerin mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapıldığı, imzanın basit tersimli olmakla birlikte kaligrafik ve karakteristik özelliklerinin ayrıntılı şekilde belirtildiği ve değerlendirildiği, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun dayanaklarının gösterildiği , raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu , hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre ; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim mahkemece de imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu çek nedeniyle takip yapıldığı, ancak çekin keşidecisi olan davacı adına atılmış olan imzanın davacının eli ürün olmadığının tespit edildiği, eldeki menfi tespit davasında çekteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğunu ispat yükü üzerinde olan davalı alacaklı tarafça imzanın davacıya ait olduğu ispat edilememiştir. Çekteki imzanın davacıya ait olmadığı bu nedenle davacının takip konusu çek nedeniyle iyiniyetli olsa dahi çek hamillerine karşı sorumlu tutulamayacağı, davacının 03.09.2013 tarihli vekaletname ile ... isimli kişiyi vekil tayin ettiği, 04.12.2017 tarihinde vekaletten azil ettiği, söz konusu vekaletnamenin içeriği itibariyle kambiyo senedi düzenlemeye ilişkin açık bir yetki içermediği bu nedenlerle alacaklının çek nedeniyle davacının sorumlu olduğunu ispat edemediği, davanın kabulü kararının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2021 tarih ve 2017/1348 E., 2021/87 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.092,96 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 273,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 819,02‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/1348, K. 2021/87, T. 04.12.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-1348-e-2021-87-k-30c6cd09cbbb