Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/1015 E. 2020/222 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1015
- Karar No
- 2020/222
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/902 - 2024/1451 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/902 KARAR NO : 2024/1451 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2022/565 Esas 2023/378 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 20/11/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 20/11/2024 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.08.2020 tarihinde sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Yenimahalle İlçesi İvedik Semti, 1354.cadde üzerinde kesintisiz sarı miğfer çizgisi olmasına rağmen kontrolsüz sola manevra ile dönüş yapmak istediği sırada, müvekkiline ait ... model ... plakalı aracıyla kendi yol bölümünde seyir halinde iken, müvekkiline ait ... plakalı araca çarptığını, kaza sonrası tutulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağından ... plakalı araç sürücüsü müvekkili ...'ın kural ihlali yapmadığının belirtildiğini, ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında hasar sonucu oluşan zararın ... plakalı aracın Zorunlu Trafik Sigortacısı (davalı ... Sigorta A.Ş.) tarafından karşılandığını, kaza nedeniyle müvekkiline ait aracın büyük oranda değer kaybına uğradığını, aracının kazalı konuma geldiğini, birçok parçasının değiştiğini, yeniden boyandığını, kaza ile oluşan maddi hasarları giderilmiş olsa da müvekkiline ait aracın kaza öncesindeki değerine sahip olmadığını, emsallerine göre büyük oranda değer kaybına uğradığını, ekspertiz raporu alındığını, raporda değer kaybının 2790-EURO'nun altına düşemeyeceğinin belirlendiğini belirterek, alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde talebi artırmak üzere şimdilik 1.000,00-TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faiziyle birlikte, davalılardan alınarak davacıya verilmesini, değer kaybının tespiti için alınan uzman görüşü için ödenen 708,00-TL’nin 24.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; başvuran taraf 11.08.2020 tarihli kazaya istinaden ... plakalı aracın uğramış olduğu değer kaybının tazminini talep etmiş ise de ilgili taleplerin trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, reel veya piyasa koşulları adı altında yapılan hesaplamaların büyük kısmının ise, kaza öncesi ve sonrası araç rayiç değerlerin karşılaştırması ve aradaki farkın sübjektif değerlendirmelere göre belirlenmesi noktasında yoğunlaştığı göz önüne alınırsa, basit bir işlemden ibaret bu yöntem için bilirkişi atanmasına da ihtiyaç bulunmadığını, bilirkişi atanması durumunda dahi bilirkişi görüşünün denetime elverişli olduğu ifadesinin ise anlamını yitirecek ve hukuki olmayacağını, bilirkişinin dikkate aldığı belirli bir yöntem, mihenk, ölçü veya kriter bulunmadığını, doğruluğu veya yanlışlığı ölçülemediğini, gerçekte değer kaybının tam olarak belirlenebilmesine yönelik objektif bir kriterlerin olmadığı ve belirlenemediği durumda tarafların haklarına halel getirecek, yüksek olabilecek iken düşük veya tersi durumlar oluşabileceğini, genel şartlar kapsamında da gerçek değer kaybı hesaplanmakta olup, yeknesak bir kriter setine sahip olması özelliği, gerçek değer kaybının hesaplanılması bakımından subjektif değerlendirmelerden üstünlüğünün tartışmasız olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza sonucunda savcılık tarafından başlatılan ceza soruşturma dosyasının celp edilmesi ve savcılık tarafından tespit edilen hususlarda değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davacı ..., katıldığı yargılama oturumunda davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, bilirkişi raporunda, sürücü ... yönünden; sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile gündüz vakti meskun mahalde yolun ortasında kesintisiz sarı miğfer çizgisi olmasına rağmen sola manevra ile dönüş yapmak istediği sırada sola karşı yönden gelen trafiği yeterince kontrol etmeden sola dönüş yaparken sola dönüş kuralına riayet etmemiş, sola doğru manevra yapmadan cadde üzerinde hareket halinde olan / gelen taşıtların geçmesini beklemeden sola manevra yaparak hatalı dönüş manevrası kural ihlali ile olaya sebebiyet vermiş olup çarpıştığı olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğu, sürücü ... yönünden; ... sevk ve idaresindeki aracın, gündüz vakti yerleşim yeri içinde bulunan bahse konu kazanın oluşumu ile illiyetli herhangi bir dikkatsiz ve tedbirsizliğinin bulunmadığı, kazayı önlemesine olanak bulunmadığı ve kazanın hazırlanmasında kural ihlali hatası görülmediği, 11.08.2020 tarihli kaza nedeniyle ... plaka numaralı 2005 model ... şase nolu ... aracın meydana gelen değer kaybının 1.000,00 EUR olabileceğinin belirtildiği, davacı vekilinin10/03/2023 tarihli dilekçesi ile talebini 20.055,56 TL'ye yükselttiği, 20/03/2020 tarih 31074 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 6.8.maddesinde; “ Yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı kazalarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kaybı talepleri” düzenlemesinin bulunduğu, davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya ZMSS sigortalı ... plakalı araçların 10/08/2020 tarihinde oluşan kazada sola dönüş yaparken manevra yapmadan cadde üzerinde hareket halinde olan, gelen taşıtların geçmesini beklemeden hatalı dönüş manevrası yapan sigortalı araç sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu, kendi şeridinde seyreden kazayı önleme imkanı bulunmayan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığı, meydana gelen kaza, değişen parçalar nedeniyle davacının aracında 1.000,00 Euro'luk değer kaybının oluştuğu, dava tarihi itibariyle değer kayıp tutarının 18.282,80-TL (1.000,00 TL X 18.2828 = 18.282,80 TL) olduğu, mahkemece alınan kusur ve hasar raporu, hasar dosyası ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla, davalıya sigortalı araca ait Poliçe ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yabancı plakalı araçlarda kaza nedeni ile oluşan değer kaybının teminat dışı olduğuna ilişkin düzenleme bulunması, sigortalı ile sigortacı arasındaki sözleşme ve ZMMS genel şartlarının tebliğe olan önceliği gözetildiğinde 20/03/2020 tarih, 31074 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartların Değiştirilmesine İlişkin Tebliğin 6.8.maddesinin uygulanama imkanının bulunmadığı ve oluşan zararın dava tarihindeki karşılığı da dikkate alınarak aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "Davacının davasının kısmen kabulüne, 18.282,80-TL'sinin 08/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine, 708,00-TL ekspertiz giderinin yargılama gideri olarak dikkate alınmasına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince bakiye poliçe limiti aşılarak hüküm kurulmuş olup kararın bu yönü ile fahiş hatalı olduğunu, gerek yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporuna itiraz, gerekse de davacının ıslah dilekçesine itiraz dilekçesinde belirtildiği üzere, davaya dayanak poliçe limiti 41.000,00-TL olup, davacının aracında meydana gelen hasara istinaden 24.442,36-TL sigorta tazminatı ödemesi yapıldığını, ilgili ödemeye ilişkin dekont ile ekspertiz raporunun dosya kapsamına sunulduğunu, poliçe limitinden yapılan ödeme çıkarıldığında bakiye 16.557,64-TL kaldığı belirtilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi'nce müvekkil sigorta şirketi poliçe limitini aşar şekilde 18.282,80-TL'den sorumlu tutulduğunu, başvuru konusu talepler zamanaşımına uğramış olup haksız başvurunun reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, başvuruya konu olan kazanın 11.08.2020 tarihinde gerçekleştiği iddia edilmekte olup huzurdaki başvurunun ise 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra ikame edildiğini, yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı kazalara ilişkin değer kaybı taleplerinin ZMMS poliçesi teminat kapsamı dışında kaldığını, bilirkişi raporunda, aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığı dikkate alınmadan düzenlenmiş olup raporun bu yönü ile de kabul edilemeyeceğini, her halükarda, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı istemine ilişkindir. Zamanaşımına ilişkin olarak, arabuluculuğa başvurunun, 6325 sayılı Kanunun 18-a-15 maddesi uyarınca zamanaşımının durmasına sebep olan hallerden olduğu, davacı tarafın 23.06.2022 tarihinde başvurusu nedeniyle duran zamanaşımı süresinin, 27.07.2022 tarihinde son tutanağın imzalanması ile yeniden kalan süre yönünden işlemeye başladığı, kaza tarihi 10.08.2020 tarihi olup, dava tarihi olan 01.09.2022 ile zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımına ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Faiz başlangıcına ilişkin olarak, davacının talebi haksız fiil nedeniyle maddi tazminat olup, haksız fiil failinin temerrüdü haksız fiil hükümlerine göre, davalı sigorta şirketinin temerrüdü ise sigortanın temerrüdüne ilişkin hükümler çerçevesinde belirlenmelidir. Davaya konu kaza 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde gerçeklemiş olup, HGK'nın 2017/1015 E. 2020/222 K. sayılı ilamında da değinildiği üzere, "Belirtilmelidir ki, haksız fiilde ve sebepsiz zenginleşmede temerrüt için ihtarın gerekmediği yolunda açık bir yasa hükmü yoktur. Ne var ki, müşterek hukukun “Gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesi, günümüzde de uygulama alanı bulmaktadır. Bu ilkeye göre, haksız fiilin faili ve sebepsiz zenginleşen daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının bunlara ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmez.". Buna göre, kaza tarihinde haksız fiil sorumlusunun temerrüdü gerçekleştiğinden haksız fiil tarihinden itibaren, zarar gören zararının faizi ile karşılanmasını talep edebilir. Nitekim kaza tarihinde sonra yürürlüğe giren 6098 Sayılı Yasanın 117/2. maddesinde, "Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." düzenlemesine yer verilerek, haksız fiilde temerrütte uygulamada düşülebilecek tereddütler giderilmiştir. Sigorta şirketinin temerrüdü yönünden ise, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarını takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleştiğinden, zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğduğundan açılan dava ile tazminatın tamamı yönünden temerrüdü gerçekleşeceğinden, ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi mümkün bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde değildir. Teminat limitinin aşıldığına ilişkin olarak ise, davalı ... Sigorta Şirketi hakkında, ZMMS kapsamında sorumluluğuna istinaden eldeki dava açılmış olup, sigorta şirketi sigorta teminat limiti ile zarardan sorumlu olduğundan, teminat limitini aşmamak üzere, teminat kapsamında daha önce ödeme yapılmış ise kalan bakiye teminat limiti gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmelidir. Kaza tarihinde, davalının maddi zararlarda araç başına sorumlu olduğu teminat limiti 41.000,00 TL olup, davalı sigorta şirketi teminat limitinden 24.442,36- TL ödeme yapıldığını ve bakiye limitinin 16.557,64-TL olduğunu savunmuş, buna ilişkin dekontları ibraz etmiştir. Davalının teminat limitine yönelik savunmaları değerlendirilmeden ve ayrıca sigorta teminat limitini de aşar şekilde tüm zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmuş olması isabetsizdir. Öte yandan davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olmasına göre; hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde KTK’nın 96.maddesi ve Sigorta Genel Şartlarının B.2 maddesi 5. fıkrası gereğince, trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamından değil, sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumludur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına;, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24/05/2023 tarihli, 2022/565 Esas - 2023/378 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 18.282,80-TL'sinin 08/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine (davalı sigorta şirketi bakiye poliçe limiti olan 16.557,64 TL ile sorumlu olmak kaydıyla), 708,00-TL ekspertiz giderinin yargılama gideri olarak dikkate alınmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.248,80 TL harçtan, dava açılışında alınan 80,70 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 325,43 TL ıslah harcının düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 842,76 TL harcın (davalı sigorta şirketi 724,92 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla)davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve ret oranı dikkate alınarak 1.089,78 TL'sinin davalı Sigorta Şirketinden 221,22 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 374,00 TL tebligat ücreti, 1,500,00 TL bilirkişi ücreti, 708,00-TL ekspertiz gideri toplamı 2.662,70-TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.600,11 TL'si ile dava açılışında alınan 80,70 TL peşin harç ve yargılama sırasında yatırılan 708,00-TL ekspertiz gideri toplamından oluşan 3.388,81 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı sigorta şirketinin yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.772,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN 1-Davalı sigorta vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 72,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.