Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/711 E. 2022/744 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/711
Karar No
2022/744
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1021 - 2025/922 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1021 KARAR NO : 2025/922 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/09/2022 NUMARASI : 2021/711 Esas 2022/744 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) KARAR TARİHİ : 04/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2025 Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2022 tarih ve 2021/711 - 2022/744 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle: müvekkili şirkete karşı davalı ... A.Ş. Tarafından Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2020/5034 esas ve Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2019/1167 esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, müvekkili şirketin her iki dosya için de alacaklı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkiline ait sayacın dosyaya konu olayın olduğu tarihlerde çalındığını, Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/579 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda sayacı çalan sanığın cezalandırıldığını, davalı tarafın müvekkili hakkında kaçak elektrik kullanımı ile ilgili şikayette bulunduğunu, Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/556 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda düşme kararı verildiğini, müvekkili şirketin kaçak elektrik kullanmadığını, kaçak elektrik kullanımına ilişkin miktarın karşılandığını, müvekkili şirket tarafından zararın karşılanmış olmasına ve bu konuda düşme kararı verilmiş olmasına rağmen icra takibinin açılmış olmasının davalının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu belirterek davacının icra dosyalarından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2020/5034 esas ve Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2019/1167 esas sayılı dosyaları ile başlatılan icra takiplerinin karar verilinceye kadar teminatsız olarak durdurulmasına, %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; davacı şirketin kullandığı ... ve ... nolu tesisattan kaçak kullanımdan dolayı enerji arzının durdurulduğunu, tespit tutanağı ile kaçak elektrik cezasının tebliğ edildiğini, davacı şirketin sayacın çalındığını, haklarında düşme kararı verildiğini iddia etmiş olsa dahi bu iddiaların hepsinin borçtan kurtulma gayretiyle söylendiğini, davacı tarafın birden fazla ve farklı şekillerde olmak üzere kaçak enerji kullanımı gerçekleştirdiğini, kaçak elektrik kullandığının belgelerle sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece"....Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davacı, davalı ... A.Ş. Tarafından aleyhlerine Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2020/5034 esas ve Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2019/1167 esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, her iki dosya içinde alacaklı davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, kendilerine ait sayacın dosyaya konu olayın olduğu tarihlerde çalındığını, Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/579 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda sayacı çalan sanığın cezalandırıldığını, Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/556 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda düşme kararı verildiğini, kaçak elektrik kullanmadığını, kaçak elektrik kullanımına ilişkin miktarın karşılandığını iddia ederek davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti için iş bu davayı açtığı, Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/579 esas sayılı dosyası ile Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/556 esas sayılı dosyası dosyamız arasına alındığı, Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/579 dosyasında monitör çalınmasından bahsedildiği, davacının iddia ettiği gibi bir sayaç çalınma olayının olmadığı dosyamızla bağlantısının bulunmadığının anlaşıldığı, yine davacı tarafından yapılan ödeme nedeniyle Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/556 esas sayılı dosyasında haklarında düşme kararı verildiği bu bakımdan icra takiplerinden kaynaklı borcunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de dosya içerindeki belgeler incelendiğinde Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/556 esas sayılı dosyasına konu kaçak tutanağın 15/11/2017 tarihli kaçak tutanak olduğu, mahkememizce borçlu olmadığının tespiti talep edilen icra takibine konu tutanakların 15.02.2018, 23.10.2018, 13.02.2020 tarihli tutanaklar olduğu, bu ceza dosyasının da dosyamız ile bağlantısının bulunmadığının anlaşıldığı, borcun tespiti ve miktarı için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği düzenlenen 22/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; "davalının Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2019/1167 esas sayılı dosyasında 15/02/2018 tarihli tutanaktan dolayı 5.605,83 TL, 23/10/2018 tarihli tutanaktan dolayı 7.840,39 TL ve Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2020/5034 esas sayılı dosyasında 13/02/2020 tarihli tutanaktan dolayı ise 2.659,39 TL alacağı olduğunu, davalının 14.741,51 TL asıl alacak, 1.156,02 TL işlemiş faiz ve bu faizin 208,08 TL KDV'si olmak üzere toplam 16.105,61 TL alacağının olduğunun" tespit edildiği, ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun usule, oluşa ve denetime uygun bulunarak hükme esas alındığı, bu bakımdan davacının Adana 10 . İcra Dairesinin 2020/5037 esas sayılı icra takibinden kaynaklı davalıya 55,02 TL Adana 3. İcra Dairesinin 2019/1167 esas sayılı icra takibinden kaynaklı olarak davalıya 224,46 TL olmak üzere toplam borcun 279,48 TL lik kısmından borcunun bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığına dair delilin bulunmadığı gözetilerek tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının Adana 10 . İcra Dairesinin 2020/5037 esas sayılı icra takibinden kaynaklı davalıya 55,02 TL Adana 3. İcra Dairesinin 2019/1167 esas sayılı icra takibinden kaynaklı olarak davalıya 224,46 TL olmak üzere toplam borcun 279,48 TL lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, Davacının tazminat talebinin reddine, ...." karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/711 E. ve 2022/744 K. sayılı dosyası ile müvekkil hakkında verilen kararın kısmen reddine ilişkin kısmı haksız, usule ve yasalara aykırı olduğunu, mahkeme dosyasına sunmuş oldukları dilekçesinde belirttiği üzere müvekkile karşı ... Anonim Şirketi tarafından Adana 10. İcra Dairesi'nin 2020/5034 Esas(4.251,76 TL) ve Adana 3. İcra Dairesi'nin 2019/1167 Esas(25.790,45 TL) sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, davalı tarafından başlatılan takip haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin, her iki dosyada da alacaklı olan ... Anonim Şirketine herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkiline haksız yere takip açılarak müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkili şirkete ait sayacın dosyaya konu olayın olduğu tarihlerde çalındığını ve Adana 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/579 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda sayacı çalan sanığın cezalandırıldığını, davalı tarafın kaçak elektrik kullanımı ile ilgili müvekkili hakkında şikayette bulunduğunu, ancak Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/556 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda düşme kararı verildiğini, müvekkili şirketin kaçak elektrik kullanmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada sayacın çalınmış olmasından kaynaklanan kaçak elektrik kullanımına ilişkin miktar kamu adına bir zarar oluşmaması adına karşılandığını, müvekkili şirket adına başlatılmış olan icra takiplerinin dayanakları belirtilmediği gibi zarar karşılanmasına rağmen neden takip açıldığının anlaşılmadığını, müvekkil şirketin her ne kadar kaçak elektrik kullanma durumu söz konusu olmasa da zarar karşılanmış bu sebeple de mahkeme tarafından düşme kararı verildiğini, müvekkili hakkında dayanaksız bir şekilde icra takibi açılmış olmasının davalı tarafın kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, müvekkili hakkında haksız yere başlatılan takipler yüzünden müvekkili şirketin zarara uğradığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun aleyhe olan hususları kabul etmemekle birlikte 23.10.2018 tarihindeki tutanağın abone olunan dönemde düzenlendiği belirtilmişse de yukarıda da belirttiği üzere müvekkil şirkete ait sayaç bu dönemde çalındığından müvekkilinin söz konusu tutanakla ilgisi bulunmadığını, davalı tarafından açılan takiplerin haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunun bilirkişi raporuyla ortada olduğunu, mahkeme tarafından gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmadan davamızın kısmen reddine ilişkin karar verildiğini iddia etmiş eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı borca istinaden başlatılan takibe konu borçtan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, iddia / savunma, dosya kapsamında yer alan belge ve deliller ışığında 22.06.2022 tarihli bilirkişi raporu alınmış, söz konusu rapor hükme esas alınarak,"davanın kısmen kabulüne, davacının Adana 10 . İcra Dairesinin 2020/5037 esas sayılı icra takibinden kaynaklı davalıya 55,02 TL Adana 3. İcra Dairesinin 2019/1167 esas sayılı icra takibinden kaynaklı olarak davalıya 224,46 TL olmak üzere toplam borcun 279,48 TL lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, Davacının tazminat talebinin reddine", karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dava konusu borcun dayanağını oluşturan 15/02/2018 tarihli tutanak yönünden yürürlükte bulunan 08/05/2014 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nde; Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi MADDE 26 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. (2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. Kaçak elektrik enerjisi kullanımı tespit süreci MADDE 27 – (1) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan hususlar göz önünde bulundurularak; kullanım yerinde yapılan kontrollerde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından; a) Dağıtım sistemine veya ölçü sistemine ya da tesisata tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle yapılan müdahalelerin tespiti veya 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi hallerinde, b) Elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek tüketilmesi halinde, c) Sayaçların tüketimleri doğru kaydetmediği şüphesi bulunması durumunda sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile incelemeye alınır. Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-2’de yer alan sayaç sökme takma tutanağı düzenlenir. İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin labaratuvar raporu ile tespiti halinde, EK-1’de yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir. (2) Tutanaklarda yer alan bilgilerin eksiksiz ve okunaklı olarak doldurulması esastır. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması MADDE 28 – (1) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için, a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 (üç) kW, diğerlerinde 5 (beş) kW’ın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer abone gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0.60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’ın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. (3) Mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplanır. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre; MADDE 29 – (1) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır. a) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde, 1) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez. 2) (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 3) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. c) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (2) Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat kabul edilir. b) Tarımsal sulama abonelerinde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat olarak kabul edilir. c) Sanayi abone grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat kabul edilir. ç) Diğer abonelerde; 8 saat kabul edilir. d) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri % 20 oranında artırılarak uygulanır. (3) İkinci fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin ikinci fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır. Kaçak elektrik enerjisinin faturalandırılması ; MADDE 30 – (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı fonsuz tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin abone grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı tarife üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller ile abone/okuma/fatura başına uygulanan bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketicinin, 29 uncu madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu abone grubuna kaçak elektrik enerjisi kullandığı dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen fonsuz tarifenin 1,5 (bir buçuk) katı ile çarpılarak, kaçak enerji bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (3) Yapılan kaçak tüketim hesabı ve kaçak tüketime ek olarak yapılan hesaplamalar dönemi içinde kalan, varsa daha önce yapılmış tüketim miktarları tenzil edilir. (4) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespiti durumunda, kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen fonsuz tarifenin 2 (iki) katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. (5) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi kullanımlarındaki hesaplamalar, ticarethane abone grubuna uygulanan fonsuz tarife üzerinden yapılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. -Dava konusu kullanım şekli yönetmeliğin 26/1-a maddesinde "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi" olarak tanımlanan kaçak tüketim şekline uymaktadır. Dosyaya sunulan 22/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda 15/02/2018 tarihli tutanak yönünden 08/05/2014 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Dava konusu borcun diğer dayanağını oluşturan 23.10.2018 ve 13.02.2020 tarihli tutanakların düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde; Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci MADDE 43 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır; a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır. b) (Değişik:RG-20/2/2021-31401) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’ da yer alan bilgilerin tamamını içeren sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir ve bu tutanağın bir örneği kullanım yerine bırakılır. İletişim bilgilerinin bulunması halinde tüketiciler kısa mesajla bilgilendirilir. Ayrıca yedinci fıkra kapsamında sayaçlar seri numaraları görülecek şekilde fotoğraflanır. c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir. ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (4) (Değişik:RG-8/4/2022-31803) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındaki tüm tespitler için, (a) ve (ç) bentleri kapsamında ise tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiğinin tespiti halinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilir. (5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. (6) (Mülga:RG-20/2/2021-31401) (7) (Değişik:RG-20/2/2021-31401) Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre,hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır. Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması MADDE 46 – (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dosyaya sunulan 22/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda, 23.10.2018 ve 13.02.2020 tarihli tutanaklar yönünden 30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Dava konusu Adana 10.İcra Müdürlüğünün 2020/5034 esas sayılı dosyasına yönelik yapılan istinaf itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesine göre; miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olup, bu parasal sınırlar ise 6763 sayılı Kanun'un 44. Maddesi ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Ek Madde 1 uyarınca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. Maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacaktır. Buna göre; karar tarihi olan 2022 yılı itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00 TL olup, menfi tespit talep edilen Adana 10. İcra Dairesi'nin 2020/5034 Esas sayılı takip dosyasında talep edilen toplam alacağın 4.251,76-TL olduğu gözetildiğinde HMK'nın yukarıda atıf yapılan 341/4. maddesine göre mahkemenin verdiği ret kararının davacı yönünden kesin olduğu, gerekçeli kararda sehven istinaf kanun yolunun açık olduğunun gösterilmesinin kesin olan karar hakkında taraflara istinaf yoluna başvurma hakkı sağlamayacağı anlaşılmıştır. Bu yasal düzenlemeler karşısında ilk derece mahkemesince Adana 10.İcra Müdürlüğünün 2020/5034 esas sayılı dosyası bakımından verilen karar davacı yönünden kesinlik sınırı içerisinde olmakla; istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu kısma ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu Adana 3.İcra Müdürlüğünün 2019/1167 Esas sayılı dosyasına yönelik yapılan istinaf itirazlarının incelenmesinde; Davalı şirket tarafından 15/02/2018 ve 23.10.2018 tarihli tutanaklara istinaden Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2019/1167 E sayılı takip dosyasıyla ilamsız icra takibine başlandığı, davacı tarafça takibe itiraz süresinin kaçırıldığı, bunun üzerine davacı tarafça takibe konu borçtan borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu davanın açıldığı, mahkemece usulüne uygun olarak 22.06.2022 tarihli bilirkişi raporu alındığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmadan kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği, bilirkişi tarafından davacının kullandığı kaçak elektrik miktarının hesaplanmasında, 08.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Yönetmeliğinin 26, 27, 28, 29/1-a maddelerine göre ve 30.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Yönetmeliğinin 42/1-a, 43/1, 44/1, 45/1-a,2,3 ve 46/3,4 maddelerine göre hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamaya esas alınan yönetmelikler ve ilgili maddelerinin doğru tespit edildiği, davacı tarafından kaçak tüketim yapıldığı, her ne kadar davacı vekilince; davaya konu sayacın çalındığı ve Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/579 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda sayacı çalan sanığın cezalandırıldığı, yine aynı olayla ilgili görülen davada Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/556 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda düşme kararı verildiği, davacının kaçak elektrik kullanmadığı, kaçak elektrik kullanımına ilişkin miktarın karşılandığı, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de, bahsi geçen Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/579 dosyasındaki hırsızlık olayında monitör çalındığının tespit edildiği, davacının iddia ettiği gibi bir sayaç çalınma olayının meydana gelmediği, yine bahsi geçen diğer ceza dosyasında davacı tarafından yapılan ödeme nedeniyle Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/556 esas sayılı dosyasında davacı hakkında düşme kararı verildiği ve söz konusu ceza dosyasına konu kaçak tutanağının 15/11/2017 tarihli kaçak tutanak olduğunun görüldüğü, oysa ki dava dosyasına konu tutanakların 15.02.2018, 23.10.2018 ve 13.02.2020 tarihli tutanaklar olduğu, bu nedenlerle bahsi geçen ceza dosyalarının mahkeme dava dosyası ile bağlantısının bulunmadığı dikkate alındığında, davacı vekilinin bu yöndeki iddialarına itibar edilmeyeceği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının itirazın iptal talebinde kısmen haklı olduğu, davacının davasını kısmen ispat ettiği, dolayısı ile mahkemece bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Mahkemece, hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin Adana 10.İcra Müdürlüğünün 2020/5034 esas sayılı dosyasına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine, davacı vekilinin Adana 3.İcra Müdürlüğünün 2019/1167 Esas sayılı dosyasına yönelik istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin Adana 3.İcra Müdürlüğünün 2019/1167 Esas sayılı dosyasına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin Adana 10.İcra Müdürlüğünün 2020/5034 esas sayılı dosyasına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 3-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 7-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince harç tahsil ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sy. HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/2025 Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/711, K. 2022/744, T. 13.02.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-711-e-2022-744-k-086c7cb93034