Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2016/8127 E. 2019/5177 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2016/8127
Karar No
2019/5177
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2355 KARAR NO: 2023/1795 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/628 KARAR NO: 2020/369 KARAR TARİHİ: 14/07/2020 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 20/12/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı firma arasında 17/11/2017 tarihli "bellek aygıtları kayıt formu ve veri kurtarma hizmetleri şart ve koşulları" adı altında sözleşme imzalandığını; sözleşmede davalı tarafın başvuru nedeni teknik problemi açık bir biçimde kaydedildiğini, davacı firmaya veri kurtarma işlemi için teslim edilen 6 adet cihaz model, tip ve marka bilgisiyle belirtildiğini, kayıt formu ile birlikte sözleşme hükümlerinin imza altına alındığını, cihazların davacı tarafından 17/11/207 tarihinde teslim alınarak teknik incelemesinin yapıldığını; disklerin numaralandırılmadığı ve davacı tarafından numaralandırılan 4 ve 5 numaralı diskin okuma yazma kafalarının çalışma fonksiyonlarını kaybettiği bilgisinin davalı tarafa bildirildiğini; davalı firma müdürü tarafından 18/11/2017 tarihinde e-mail üzerinden davacı şirket yetkilisine yapılan iş karşılığı ödenecek bedel olan 18.000,00 TL'yi kabul ettiklerini açıkça beyan edildiğini; davalı tarafın son bir kez şifahi olarak indirim talebinde bulunarak 17.000,00 TL + KDV üzerinden anlaşılmasının talep ettiğini; 28/11/2017 tarihli e-posta üzerinden davalının 17.000,00 TL + KDV olarak ve 2 taksit halinde ödemeyi kabul ettiklerini beyan ederek anlaşmaya son halini verdiğini, ancak bedellerin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği belirtilerek vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket uhdesinde bulunan 6 adet diskin arızalandığını; veri kurtarma firması araştırmaları sırasında öncelikle dava dışı ... Limited Şirketi ile veri kurtarma hizmeti hususunda görüşüldüğünü; Komtera tarafından disklerin fiziken incelendiğini; akabinde teklif edilen fiyat üzerinde anlaşılamaması üzerine davacı firma ile temasa geçildiğini; arızaların giderilmesi için davacı şirketle anlaşıldığını; davacı şirket tarafından disklerin teslim alındığını; gerçekleştirilen işlemler neticesinde disklerde ... olarak bilinen üretici tarafından disklerin hangi bölümlerinin okunmaması gerektiği ile ilgili bilgilerin bulunduğu alanın kasten ve manuel olarak Komtera tarafından değiştirildiğinin bildirildiğini, işbu durumun veriler üzerinde hasara yol açtığının iddia edildiğini; tüm bunlara rağmen veri kurtarma işleminin gerçekleştirildiği belirtilerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Veri Kurtarma Hizmetleri Şart ve Koşulları" başlıklı bilgilendirmeye ilişkin belgenin 16. maddesinde "Eğer teklif ettiğimiz veri kurtarma yöntemi başarısız olursa, size başka bir yöntem önerebilir ve yeni bir teklif sunabiliriz. Bu yükümlülükten bağımsız bir teklif olacaktır." düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı şirket tarafından kurtarılan verilerin yeterli bulunmadığı ve ücrette indirim talep edildiği, davacı şirketin ücrette indirim yapmayı kabul ettiği dosya kapsamı ile sabittir. Veri kurtarma hizmetinin tamamlanmasının ardından taraflar arasında ücretin 10.000,00 TL olması hususunda karşılıklı iradelerin uyuşması söz konusudur. Her ne kadar taraflar arasındaki vekalet sözleşmesi ile edim sonucu taahhüt edilmemiş ve veri kurtarma hizmetinin tamamlanması ile kararlaştırılan ücret muaccel hale gelmiş ise de davacı şirketin, tanık beyanları ve dava dosya içerisinde yer alan mail yazışmalarına göre ücrette indirim yapmayı kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı şirketin takipte talep ettiği 17.000 ilave KDV olmak üzere toplam 20.060 TL tutarın çelişkili davranış yasağı (...) uyarınca dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Kanun, dürüstlük kuralına aykırı tutum ve davranışı himaye etmez. Açıklanan gerekçeler gereği, davacı şirketin 10.000 TL ücret alacağına hak kazandığı, aşan istem yönünden ise korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunmadığı yönünde oluşan tam ve bağımsız vicdani kanaat ile 1-Davanın kısmen kabulü ile; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın 10.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına,Fazlaya ilişkin istemin reddine,Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının taraflar arasında yapılan yazışmalarında da 10.000,00 TL tutarındaki ödemeyi kabul etmediğini belirtildiği, ücretin en başta sözleşmede kararlaştırılan tutarının tamamı olduğu, bununla birlikte mail yazışmalarında ödenecek tutarın 10.000,00 TL ye indirilmesi konusunda konuşma geçtiği ve davacının bu miktarı kabul ettiğini beyan ettiği ancak burada dikkat edilmesi gereken noktanın davacının bu tutarı ücretin en kısa sürede eline geçmesi amacıyla kabul etme iradesinin olduğu ve bu kabul edilen ücret için belirli bir tarihin belirtildiği, ancak bu tarihte ödeme yapılmadığından dolayı taraflar arasındaki 10.000,00 TL miktarına yönelik anlaşmanın geçerliliğini yitirdiği, aynı zamanda davalı aleyhine başlatılan takipteki alacağın likit ve belirli alacak olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. 2-Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; veri kurtarma işleminden sonra taraflar arasında ücretin 10.000,00 TL olacağı yönünde bir anlaşmaya varamadığı, 12 Aralık 2017 tarihli mail dışında dava içeriğinde 10.000,00-TL ödemeye işaret eden herhangi belge bulunmadığı, davada müddeabih 4.480,00-TL'nin üzerinde olup, iddialar senetle ispat edilmesi gerektiği, davacı şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği dolayısıyla ücreti hak kazanmadığı, davacı şirketin ayrıca çok az oranda veri kurtarabildiği göz önüne alınarak davacı şirketin ücrete hak kazanamadığının kabul edilmesi gerektiği ve bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı hizmet bedeli alacağına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ... ve ... numaralı faturalara istinaden 20.060,00 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 17.11.2017 tarihli ''...'' başlıklı Bellek Aygıtlarının Kayıt Formu'nun İncelenmesinde; İş bu kayıt formunun 6 adet 146.8 GB model, 2.5 Hard Drive için düzenlendiği, müşterinin Veri Kurtarma Teknoloji ve Bilişim Ticaret Şirketinin, çalışanlarının ve bağımsız müteahhitlerin (veri kurtarma için gönderilen) cihazı almalarına ve tesislerine veya tesislerinden kurye aracılığıyla sevk etmesine izin verdiği ,müşterinin veri kurtarmanın garanti edilemeyeceği, bazı durumlarda ''Veri Yoksa Para Yok'' politikasının geçerli olduğu ve bazı durumlarda işe başlamadan önce bir başlangıç ödenmesinin gerekebileceği, her zaman için cihazın değerlendirmesinden sonra verilecek teklifte ücretin belirtileceği (m.d.11), veri kurtarma işi tamamlandıktan sonra istenilen tüm dosyaların incelenebileceği ve test edilebileceği, verinin ofisten alındıktan sonra ya da ödeme yapma için verilerin kuryeyle ulaştırılmasından sonra dosyaların hasarlı, eksik ya da bozuk olmasında dahi herhangi bir sebeple geri ödeme yapılamayacağı (m.d. 14) eğer teklif edilen bir kurtarma yöntemi başarısız olursa başka bir yöntemin önerilebileceği ve yeni teklifin sunulabileceği, bu yükümlülükten bağımsız bir teklifin olacağı (m.d. 16), aygıttan ne kadar veri kurtarılabileceğini garanti edilemeyeceği ancak bunun yalnızca kurtarma girişimi tamamlandığında bilinebileceği (m.d. 17) belirtilmiştir. Takibe konu ve davacı tarafça düzenlenen faturalar incelendiğinde ise; ... seri numaralı 8.260,00 TL bedelli faturanın ''veri kurtarma hizmet bedeli-kalan bakiye''... seri numaralı 1.770,00 TL bedelli faturanın ''veri kurtarma hizmet bedeli- ikinci taksit''... seri numaralı 10.030,00 TL bedelli faturanın ''veri kurtarma hizmet bedeli-ilk taksit'' açıklamasıyla düzenlendiği tespit edilmiştir. Ön teknik analiz neticesinde, yapılan incelemeler sonucunda raıd yapısının, disklerin hasar gördüğü, disklerin numaralandırılmadığı ve davacı tarafça yapılan numaralandırma sonucunda 4 ve 5 numaralı diskin okuma yazma kafalarının çalışma fonksiyonunu kaybettikleri verilerin kurtarılabilir olarak değerlendirildiği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişki istinaden ''yeni tedarikçi cari hesap tanımlama formu'' düzenlenmiştir. 28.11.2017 tarihli bu formda davacı tedarikçi ile çalışma şekli sürekli olduğu, ilk taksitin peşin sonraki taksitin 30 gün vadeyle ödeneceği yer almıştır. Doç. Dr. ... Tarafından düzenlenen 03.06.2020 tarihli raporda özetle; 17.11.2017 tarihli form içerisinde yer alan maddelerde davacının verileri kurtarabileceğini garanti etmediği, bu sebeple eksik bir kurtarmadan ötürü sorumlu tutulamayacağı, bu sebeple eksik bir kurtarmadan ötürü davacının sorumlu tutulamayacağı, taraflar arasında düzenlenen kayıt formunu içerisinde yer alan bazı maddeler (14. madde) uyarınca davalının ve diğer müşterilerin veri kurtarma işleminden sonra verileri istedikleri şekilde kontrol ve tespit edebilecekleri, bu kontrolden sonra dosyaların hasarlı eksik ya da bozuk olması durumunda herhangi bir sebeple geri ödeme yapılamayacağının ifade edildiği ve buna göre davalının veri kurtarma işleminden sonra verileri kontrol edip onay verdiği için artık ödemeyle ilgili bir değişiklik hakkına sahip bulunmadığı görüş ve tespitinde bulunulmuştur.Kadıköy .... Noterliği vasıtasıyla davacı tarafça davalıya gönderilen 16.01.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile takibe konu 3 adet faturanın davalıya 19.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Tanık beyanları Davacı tanığı ... duruşmada alınan beyanında özetle, davacı şirket de veri kurtarma uzmanı olarak çalıştığı, önce verilerin kurtulup kurtarılamayacağı konusunda ücretsiz bir ön analiz yaptıkları ve verilerin kurtarılabileceğini tespit edilmesi nedeniyle fiyat teklifinde bulunulduğu, %30 oranında bir kaybın olabileceğinin müşteriye bildirildiği, kurtarılan verilerin davalıya teslim edildiği, 3 gün kadar ödeme yapılmasının beklenildiği ancak taraflar arasında 10.000,00 TL ödeme konusunda anlaşmaya varıldığı, ertesi gün davalının 5.000,00 TL teklifinde bulunduğu ancak bu tutarın kabul edilmediğini beyan etmiştir.Davalı tanığı ... duruşmada alınan beyanında özetle , davalı şirkette bilgi teknolojileri müdürü olarak çalıştığı, sabit disklerde arıza çıkması nedeniyle davacı şirket ile anlaşmaya varıldığı, verilerin bir kısmının kurtarıldığı , davacı şirketin veri merkezine gidildiği ve aciliyeti olan verilerin kurtarılıp kurtulmayacağını kontrol edildiği, daha sonraki süreçte detaylı yapılan incelemede verilerin %30'u kadarının kurtarıldığının geri kalanı ise işe yarar durumda olmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında 10.000,00 TL miktar üzerinde anlaşmaya varıldığı ancak daha sonra şirketin emeğine karşı 5.000,00 TL ödemenin teklif edildiği, kurtarılamayan verilerin başka bir veri kurtarma şirketi ile kurtarmasına karar verildiği ve bu verilerin kurtarıldığı, davacı şirketten önce başka bir şirkete de sabit disklerin götürüldüğü ancak teslim edilmeden geri alındığı, fiziksel müdahalenin davacı şirket tarafından yapıldığı bu itibarla verilerin içeriğinin bozulduğunun düşünüldüğünü belirtmiştir. 17.12.2017 tarihli davalı tanığı ... tarafından ... gönderilen ''veri kurtarma -rapor'' konulu mail ''... sonuçta sizinle telefonda defalarca konuşmamızda da kısmen kurtarıldığını belirttiniz ve bu şekilde olduğunu bugünkü telefon konuşmamızda da belirtiriz.Kurtarılan veriler gerçekten bir anlam ifade etmediğini siz de biliyorsunuz ben de biliyorum, eksik ve kullanım imkanı bulunmuyor.10000 TL ödeme bilgisi için de Pazartesiye kadar beklediğiniz için teşekkür ediyorum'' şeklindedir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:-Davacı tarafça sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde taraflar arasında hizmet bedelinin 10.000,00 TL olacağı yönündeki anlaşmanın geçerliliğini yitirdiği yönündeki iddia incelendiğinde ise, yukarıda belirtilen mail yazışmaları, dinlenen tanık beyanları nazara alındığında, taraflar arasında hizmet bedelinin yani ödenecek tutarın 10.000,00 TL olduğu yönündeki anlaşmanın geçerliliğini koruduğu ve aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığına karar vermek gerekmiştir.-Davalı tarafça sunulan istinaf yolu başvuru dilekçesinde, davacının veri kurtarma hizmetini gereği gibi ifa etmediği belirtilmiştir. Bu haliyle davalının, sunulan hizmetin ayıplı olduğu iddiasında bulunduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay HGK. 25/05/2016 tarih ve 2014/19-861 E., 2016632 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20. maddesinde tacir olmanın bağlandığı genel hükümler düzenlenmiş olup, tacirler arasındaki ihbar veya ihtarların ne şekilde yapılacağı bu genel hükümler arasında yer almaktadır. 6762 sayılı TTK'nin 20/3. fıkrasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya sözleşmeyi fesih yahut ondan rücu amacıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için bu işlemlerin noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır. Taraflar TTK 16. madde hükmünce tacir olduğundan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2015 tarih ve 2015/8094 Esas, 2015/12630 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere ayıp ihbarının TTK’nin 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde yapılması gerektiği gözetildiğinde, davalının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve TTK'nin belirttiği şekilde geçerli olarak yapıldığını kanıtlaması gereklidir. Tacirler arasında açık ayıpların 2 gün içinde, açıkça belli olmayan 8 gün içinde ihbar edilmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/8127 E. 2019/5177 K. numaralı ilamında ''... Türk Ticaret Kanunun 23/son maddesi uyarınca tacir ticari emtiada açıkça anlaşılmayan bir ayıp olması halinde 8 gün içerisinde incelemek, incelettirmek ve sonucu satıcıya bildirmek zorundadır. Aksi takdirde bunun sonuçlarına katlanır. '' ifadesi yer almaktadır. Dosya kapsamında yer alan incelemelerde, Uyap sisteminde yapılan incelemede Beyoğlu ....Noterliği vasıtasıyla 29.01.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede davalının uyuşmazlığa konu 3 adet faturayı iade etmiş ve davacı tarafça edimlerin gereği gibi yerine getirilmediğini belirttiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı anlaşılmaktadır. -İspat yükü yönünden inceleme:6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "... Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, davalı tarafın ticari defterleri incelenmediğinden uyuşmazlığa konu faturaların davalı defterlerine kayıtlı olup olmadığı tespit edilmemiş ise de; davalı tarafça 29.01.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile iade edildiği ve yukarıda yazılı olan tespitlerden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davacının yükümlü olduğu ve uyuşmazlığa konu edilen veri kurtarma işinin yerine getirildiği sabittir. İş bu nedenle, aksi yöndeki davalı tarafça ileri sürülen istinaf sebebinin yerinde olmadığına karar vermek gerekmiştir. -İcra İnkar tazminatı yönünden inceleme: Genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez (YHGK 14.07.2010 gün ve 2010/19-376 Esas 397 K.sayılı ilamı). Davaya konu edilen alacağın fatura alacağına dayanmakla, icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu ve bu nedenle davacı vekilince bu yönde sunulan istinaf başvuru sebebinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. İş bu nedenle; davacı avukatının istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüne, davalı avukatı tarafından sunulan istinaf sebebinin reddi ile 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-a) Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, b) Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE,İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2018/628 Esas, 2020/369 Karar sayılı ve 14/07/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; A)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, B)Davalının İstanbul Anadolu .. İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasına yapılan 10.000,00 TL asıl alacak yönünden İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin bu miktar üzerinden takip şartları doğrultusunda aynen devamına,C)10.000,00 TL alacağın %20'si oranında İCRA İNKAR TAZMİNAT bedelinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,D)Fazlaya dair istemin ise REDDİNE,2-İlk Derece Mahkemesi Yönünden:a-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 683,10 TL harçtan peşin alınan 242,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 440,82 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından sarf edilen 934,6‬0 TL yargılama giderinden davanın red %50,15 ve kabul %49,85 oranına göre hesaplanan 465,90 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, c-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,ç-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, d-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, e-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İstinaf Giderleri Yönünden;a-Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,b-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,c-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 170,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 256,83‬ TL'nin istinaf eden davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,ç-Davacı tarafından sarf edilen 203,00TL istinaf harcı ve 33,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, e-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından kalan kısmın davacı ve davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,f-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, g-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20.12.2023

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2016/8127, K. 2019/5177, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2016-8127-e-2019-5177-k-2e38a3ebed4b