Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2016/3882 E. 2017/6192 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2016/3882
- Karar No
- 2017/6192
T.C. DİYARBAKIR BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/794 KARAR NO : 2025/727 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak (Çek) İptali BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 04/06/2025 Hasımsız olarak görülen davada İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi davacı tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; ...Şubesi'ne hitaben keşide edilen, ... numaralı, keşidecisi ...olan, ... keşide tarihli, .... TL bedelli çekin ...'ya, bu kişi tarafından da dava dilekçesi ekinde sunulan faturadan da görüleceği üzere müvekkiline ciro edildiğini, söz konusu çekin müvekkilinin himayesinde iken kaybolarak zayi olduğunu, müvekkilinin çekin lehtarı olarak hak sahibi olup işbu davayı açma hakkına sahip bulunduğunu beyan ederek; çekin ibrazında bankaca ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonucunda zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince, duruşma açılmadan dosya üzerinden verilen kararda; zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin davanın 21/03/2025 tarihinde açıldığı, çekin keşide tarihinin 19/04/2025 olduğu, davacı vekili tarafından müvekkilinin çekin yetkili hamili olduğu ileri sürülmüş ise de, verilen kesin süre içerisinde fatura dışında bu iddiayı destekleyecek açıklayıcı bir beyanda bulunulmadığı, öte yandan zayi nedeniyle iptali talep edilen çekin hamiline yazılı çek olduğu ve davacı tarafından çekin ciro yolu ile ....'dan alındığının ileri sürüldüğü, bu haliyle davacının hamil olabilmesi için çekin kendisinden önceki hamili tarafından ciro edilmesi gerektiği, hamil olduğunu iddia eden davacı tarafından çekin ön yüz bilgileri mahkemeye sunulmuş ise de arka yüz bilgilerinin sunulmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu haliyle davacının zayi nedeniyle iptali talep edilen çeklerin yetkili hamili olduğuna ilişkin kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar dava konusu çekin ...'dan alındığının beyanını destekleyecek herhangi bir delil sunulmadığı belirtilmiş ise de, müvekkili tarafından ...'ya satılan beyaz eşyalar karşılığında çek alınmış olup bu işleme ait faturanın sunulduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/11/2017 tarih ve 2016/3882 E., 2017/6192 K. sayılı kararında iptal davasında kesin ispat aranmayıp çekin kaybolduğunun kuvvetle muhtemel olduğunu göstermesi yeterli olduğunun, davacının çeklerin lehtarı ve hamili olduğu ileri sürerek iptalini talep ettiği çeklere dair bilgileri mahkemeye bildirmesinin yeterli olduğunun, davacının daha fazlasını ispata zorlanmasının zayi sebebiyle çek iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getireceğinin içtihat edildiğini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, 6102 sayılı TTK m. 818(1)-s atfıyla aynı Kanun'un m. 757(1) hükmü gereğince iradesi dışında kambiyo senedi elinden çıkan kişi tarafından açılan zayi nedeniyle çek iptali talebine ilişkindir. Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin “umumi hükümler” arasında TTK m. 651 ve 652’de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama (TTK m. 657) ve hâmiline senetlerin iptali hakkında (TTK m. 661-668) özel hükümler öngörülmüştür. TTK’da emre yazılı senetlerin iptaline dair ayrık hükümler bulunmamaktadır. Bunun yerine poliçenin iptali için özel bir düzenleme (TTK m. 757-765) getirilerek bu hükümlerin TTK m. 778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın m. 818(1)-s hükmü delaletiyle çekler hakkında da uygulanması gereken TTK'nın m. 757 hükmüne göre çek iptali davası, çeki elinden iradesi dışında çıkan hâmil tarafından açılabilir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu ... Şubesi’ne hitaben keşide edilen, ....TL çekin keşidecisinin ....olduğu, çekin hâmiline düzenlendiği, davacı tarafça çekin ön yüzünün fotokopisinin 07/04/2025 tarihli dilekçe ekinde sunulduğu, yine davacı vekilinin müvekkilinin dava konusu çeki ....'dan ticari faaliyetlerine karşılık aldığını beyan ederek davacı ..... tarafından dava dışı ....'ya hitaben keşide edilen .... bedelli fatura sunulduğu, faturanın sol alt kısmında "müşteri ürünü (...TL'lik) çek ile satın almıştır." ibaresinin yer aldığı, çek bedeli ile fatura bedelinin aynı olduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, iptali istenen çeklerde davacının yetkili hâmil olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin davalardaki ispat ölçüsü bakımından Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin uzun süreden beri uygulanagelmiş müstakar içtihatları bulunmaktadır. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir. Somut olayda, davacı tarafından, dava konusu hâmiline düzenlenen çekin kaybedildiği ileri sürülmüş ve anılan çekin ön yüzünün fotokopisi ile çeki aldığının iddia ettiği kişiye hitaben tanzim etmiş olduğu faturayı dosyaya sunulmuştur. Esasen hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu türden davalarda, davacının mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunmasını yeterli saymak gereklidir. Aksinin kabulü ile davacının daha fazlasını ispata zorlanması, çeklere de uygulanacak olan 6102 sayılı TTK'nun 757 ve devamı maddelerindeki zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir. Kaldı ki, dosya kapsamında davacının iddiasının aksini kanıtlayacak somut bir delil bulunmamaktadır. Öte yandan, dava sırasında yapılacak olan ilânlar sonucunda, hak sahipleri varsa ortaya çıkabilecek ve kendilerine karşı istirdat davası açılabilecek ya da hak sahipleri tarafından hasımlı olarak açılacak bir dava ile, çek iptali kararının iptali talep edilebilecektir. Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesini tereddüte sevk eden hususlar, esasen anılan davalarda tartışılacaktır. Bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilince sunulan mevcut delillerin yeterli sayılarak ve davacının işbu davayı açmasında yasal bir engelin bulunmadığı kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme, yetersiz ve dosya kapsamı ile uyuşmayan hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin 14/05/2018 tarih ve 2016/11761 E., 2018/3544 K. sayılı; 16/11/2017 tarih ve 2016/13113 E., 2017/6302 K. sayılı; 12/06/2017 tarih ve 2016/1132 E., 2017/3639 K. sayılı vb. kararları). Zira mahkemelerin amacı, ne olursa olsun uyuşmazlıkları ortadan kaldırmak değil, pozitif hukukun ölçüsünde, hakkı belirleyerek sonuca ulaşmaktır (Yargıtay HGK'nın 19/12/2019 tarih ve 2017/13-676 E., 2019/1415 K. sayılı kararı). Açıklanan nedenlerle, 7251 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi gereğince, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar harcının davacıya İADESİNE, 4-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359(4) maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a ve 362(1)-ç-g hükümleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/2025