Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2016/38 E. 2019/906 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2016/38
- Karar No
- 2019/906
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/2077 KARAR NO: 2023/1692 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 02/10/2019 NUMARASI: 2016/38 E. - 2019/906 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit- Çek İstirdatı İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski çalışanlarından ... isimli şahsın davaya konu olan çekle birlikte onlarca çeki müvekkili şirket kasasından aldığını, müşteriden teslim aldığı bir kısım çekleri de müvekkili şirkete teslim etmeyerek 3. Kişilere verdiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine ilgili şahıs hakkında İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/589 E. sayılı dosyası açılmış olduğunu, çekte yapılan incelemede çeklerdeki imzaların müvekkili şirkete ait olmadığının görüldüğünü, yalnızca şirket personelinin değil, şirket dışından bir kısım kişilerin de bu eylemlere iştirak ettikleri anlaşılmış olduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet dilekçesi verildiğini, 2015/160164 soruşturma numaralı dosyada işlem gördüğünü, davaya konu çek hakkında İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1069 E sayılı davası ile çeklerin iptali ve ödeme yasağı konulması talep edildiğini ve Mahkeme tarafından ödeme yasağı kararı verildiğini, keşideci ... Tic.Ltd.Şti. tarafından çek bedelini ödemek için tevdi mahalli kararı verilmesi talep ettiğini, ilgili mahkeme tarafından 27.11.2015 tarihli karar ile çeklerin vadelerinde bankada çek bedeli kadar tutar bulunması halinde, banka tarafından tevdii mahalli sıfatıyla bloke konulmasına karar verildiğini, çekin bedelinin mahkeme tarafından belirlenmiş ödeme mahalli olan çek bankasında bulunduğunu ve bedelin bu şekilde ödendiğini, çek ile ilgili olarak müvekkili şirket ve keşideci aleyhine icra takibine girişildiğini, müvekkili şirketin sahte cirosundan sonra çeki aldığı görülen davalılardan ... Tic .Ltd Şti’ nin ise kayıtlarına bakıldığında şirket alacağı olmadığı, aksine müvekkili şirketin bu şirketten alacaklı olduğunun görüleceğini, söz konusu şirket hakkında da şikayette bulunulduğunu, çeki hırsızlık mahsul olduğunu, ve diğer hususları bildirerek, dava konusu çekin konu olduğu İstanbul ... İcra müdürlüğü’ nün ... E. sayılı icra takibinin durdurulması, icra kasasına ödenen /ödenecek bedellerin alacaklı /davalıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, borçlu olmadıklarının tespitini, davalıya bir bedel ödenmesi halinde çekin istirdatı ile çekin iadesini, tevdii mahallindeki bedelin müvekkili şirkete ödenmesi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin oldukça köklü, kurumsal ve saygın yapıya sahip olduğunu, bu nedenle de kanunda ihtiyati tedbir şartı olarak yer verilen “..hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden..” tehlikesinin söz konusu olmadığını, yönetmeliğe uygun hareket eden müvekkili şirketin telafisi güç şekilde zarara uğrayacağını, müvekkili Faktoring şirketinin bile bile borçlunun zararına hareket ederek kambiyo senedini iktisap etmediğini, şahsi defilerin Faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, kambiyo senetlerindeki soyutluk ilkesi gereğince iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunan müvekkili şirkete karşı asıl borç ilişkisinden kaynaklanan defi ve itirazların ileri sürülmesi hukuken mümkün olmadığını, işbu dosyada müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını bu yönden de tedbir kararına itiraz ettiklerini, davaya konu çekin ... Kiralama firmasında faktöring işlemi kapsamında alındığını, faturaların temlik edilerek ,bu kapsamda dav konusu çekin ciro edildiğini savunarak haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"....Mahkemece alınan 03.08.2018 tarihli grafolog bilirkişi raporu ile ekteki kaşe üzerindeki imzaların ... ve ... eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafın sunulan kayıtları incelenmesinde davacının davaya konu çekten dolayı davalı ... firmasına borçlu olmadığının kayıtlarda tespit edildiği, davalı ... tarafından ticari defter, kayıt ve belgenin dosyaya sunulmadığı, dava konusu çekteki imzaların da davacı şirket yetkilileri eli mahsulü olmadığı grafolog bilirkişi raporundan tespit edilmiş olup davacının dava konusu çekten dolayı ... firmasına borçlu olmadığı, davacı tarafından 21.02.2016 tarihli dilekçe ile ... yönünden davadan feragat ettiği dosyanın tefrik edilerek mahkememizin 2016/429 E. 2016/379 K. Sayılı ilamıyla bu davalı hakkında feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla davacının dava konusu çekten dolayı davalı ... firmasına takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığına" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından çek ve çek bedelinin istirdadına yönelik talepleri hakkında kabul yahut red şeklinde herhangi bir hüküm kurulmadığını, dava dilekçelerindeki istem sonucunu karşılamayan mahkeme kararının bu yönüyle kaldırılarak istirdat taleplerinin değerlendirmeye alınmasına karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporu ile davacı müvekkilinin davalılara çek ciro etmesini gerektirecek hiçbir borcunun olmadığının, dava konusu çekin müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının, bununla birlikte davalı ... Şirketinin müvekkili şirkete yarım milyon lirayı aşan borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, T.C. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının incelenmesi sonucunda dosyanın 26.01.2016 tarihinde ... tarafından ödenmiş olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin borçlusu ve müşterisi konumundaki keşideci ... Firmasının cebr-i icra tehdidi altında icra dosyasına çek bedelini ödediğini, ancak çekin keşidecisi ... Şirketi her ne kadar cebri icra tehdidi ile çek bedelini ödemişse de; dava konusu çekin müvekkili şirketin rızası hilafına elinden çıkmamış olsa idi yani çek çalınmasaydı çekin bedelinin müvekkili şirkete ödeneceğini, dava konusu çekin, keşidecinin, müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişkiye dayanan borcu sebebiyle müvekkili şirkete keşide edilmiş bir çek olduğunu, Davalı ... firmasının şirket çalışanları ile organize ettikleri suça konu eylemlerle çeki ele geçirip, sahte imzalarla 3. Kişilere ciro ettiklerini, bu çek vasıtasıyla piyasa borçlarını kapattıklarını, davalı ... Şirketinin çekin tahsil edilmesiyle 3. şahsa karşı çek bedeli kadar borcundan kurtulduğunu, 3. kişi konumundaki keşideci her ne kadar icra dosyasında çek bedeline tekabül eden kısmı yani icra asıl alacak bedelini ödemişse de, müvekkili şirketin bu ve bunun gibi çalıntı çeklerin takibe koyulduğu icra dosyalarında çek keşidecileri olan müşterilerinin mağdur olmaması ve mevcut hacizlerin kaldırılması için çek bedeli dışında kalan icra masrafları, harç ve vekalet ücretlerini keşidecilere ödemek zorunda kaldığını, işbu dava kapsamında çek bedelinin müvekkili şirkete ödenmesi gerekirken ... Şirketine ödendiğini, bunun yanı sıra ticari ilişkilerin korunması ve müşterilerinin mağdur olmaması adına asıl alacak dışındaki ( çek bedeli dışındaki) icra dosya masrafları ve vekalet ücretlerinin müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kaldığını, davaya konu çek hakkında icra takibi başlatılarak çek bedeli haksız şekilde tahsil edilmiş olduğundan çek bedelinin istirdadı yönündeki taleplerinini kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 21.02.2016 tarihli dilekçesi ile müvekkili ... A.Ş. yönünden davadan feragat ettiğini, Davacı talepleri açısından hukuka aykırılık ve çelişki söz konusu olduğunu, müvekkili yönünden istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit ve çek istirdatı davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. İcra dosyasında, ... Faktoring tarafından 07.01.2016 tarihinde, davacı aleyhine takip başlatıldığı, 26.01.2016 tarihli kapak hesabında, icra dosyasına 81.715,50 TL ödeme yapıldığı, ödemenin dava dışı ... tarafından yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından İlk Derece Mahkemesine sunulan 21.02.2016 tarihli dilekçe ile ... yönünden davadan feragat ettiği ve dosyanın tefrik edilerek mahkemenin 2016/429 E. 2016/379 K. Sayılı ilamıyla bu davalı hakkında feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, iş bu dosyada da bu nedenle tekrar davalılardan ... A.Ş. yönünden karar verilmediği anlaşılmıştır.Çek istirdatı ve çek bedelinin ödenmesinin iadesine ilişkin talep davalılardan ... A.Ş.'ye yöneltilmiş bir talep olup, bu davalı yönünden davadan feragat edilerek tefrik kararı verilmiş olması nedeniyle, çek istirdatına ilişkin talebin bu dosya kapsamında değerlendirilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2019 tarih ve 2016/38 E., 2019/906 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023