İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/14767 E. 2014/18964 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/14767
Karar No
2014/18964
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/441 Esas - 2022/553 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/441 Esas KARAR NO : 2022/553 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI :... A Ş - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2020 KARAR TARİHİ : 09/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket tarafından ... Mah. ... Sk. No:43 adresinde bulunan işyerinde ... müşteri numarası ile elektrik abonelik tesis işlemi yapıldığını, müvekkil şirketin abonelik tesis işlemi yapıldıktan sonra işyerinin üçüncü kişiye devir edildiğini ve aboneliğin sorunsuz olarak kapatıldığını, müvekkil firmanın banka hesabına da abone olması nedeni ile yatırmış olduğu depozitosunun ödendiğini, elektrik aboneliği daha sonra aynı işyeri için 26/04/2017 tarihinde ... isimli kişiye geçtiğini, elektrik abonesi ... olduğu tarihte davalı kurum tarafından 28/04/2017 tarihinde usulsüz elektrik tüketimi tespit tutanağı müvekkil şirket adına düzenlendiğini, akabinde ise müvekkil şirket yetkilisi adına suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca davaya konu Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, öncelikli olarak ileride telafisi imkansız zararların doğması ve açıkça müvekkil hakkındaki icra takibinin haksız olması nedeni ile Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasındaki takibin teminatsız olarak durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulü ile davacı şirketin Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen hususlara katılmadığını, müvekkili kurum çalışanları tarafından 28/04/2017 tarihinde davacı şirketin adresine gidildiğini, ölçü devresine müdahale edildiğinin tespit edildiğini, ölçü bölümündeki mühürlerin kesilerek sayacın doğru ölçüm yapmasını engellediklerini, müvekkili kuruma ait ... tesisat numaralı sayaçtan müvekkili kurumun kontrolü ve izni olmadan kaçak elektrik tüketimi yapıldığı 28/04/2017 tarihinde tutulan tutanak ile tespit edildiğini, davacının 10/01/2017 tarihi ile 25/04/2017 tarihleri arasındaki bu usulsüz kullanımından kaynaklı fatura borcu 49.618,74 TL olduğunu, bu kullanım nedeniyle davacı hakkında Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2017/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, iş yerinin 26/04/2017 tarihinde devredilmiş fakat kaçak elektrik kullanım tutarı bu tarihten önceki ve davacı şirkete ait dönemdeki usulsüz kullanıma dayandığını, davalının sadece tutulan tutanağın tarihini göz önüne alarak önceki kullanımları gözardı ederek icra takip konusu olan fatura borcunu kabul etmemesi yersiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. YARGILAMA USULÜ : 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü gereğince , mahkememizde açılan 50.657,03 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Taraflar arasındaki ihtilafın; davaya ve Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı takibe konu kaçak elektrik kullanım tutanağı ve adı geçen icra takibi sebebiyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davalının davacı aleyhine 07.07.2017 tarihinde ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde faiz ve KDV dahil toplam 50.657,03 TL'ye takip tarihinden itibaren % 16,80 oranında faiz uygulanarak tahsili talep edildiği, takibin itiraz olmaksızın kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava konusu elektrik abonelik dosyası, kaçak elektrik tespit tutanağı, davacı tarafın ticari defterleri, Adana Vergi Dairesinin adres tespit yazıları üzerinden kaçak elektrik kullanımı iddiasına yönelik tespit ve hesap yönünden elektrik mühendisi ve mali müşavir aracılığıyla bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi heyeti 06.09.2021 tarihli raporunda özetle; davacı tarafından kaçak elektrik tüketiminin bulunduğunu, 28.04.2017 tarihli kaçak elektrik tutanağına binaen hazırlanan tutanağa göre yapılan hesaplamalara göre 49.618,74 TL asıl alacak 879,91 TL gecikme zammı ile 158,33 TL toplam 50.657,03 TL'den sorumlu tutulabileceğini rapor etmiştir. Hazırlanan rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili rapora itiraz etmiş, itirazlar ile vergi dairesi adres tespit tutanağı dikkate alınmak suretiyle bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti 03.02.2022 tarihli ek raporunda özetle; vergi dairesi kayıtlarına göre ... Mah. ... Sok. No:34/A Seyhan/Adana adresinde davacı şirketin faal olduğunun bildirildiği, ... yazı cevabında davacı aboneliğin 12.10.2016'da başladığını 29.08.2017 tarihinde sonlandırıldığını, 26.04.2017 tarihinde dava dışı ... aboneliğinin başladığının bildirildiğini, tüm bu hususlar ile beraber davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, 49.618,74 TL asıl alacak 879,91 TL gecikme zammı ile 158,33 TL toplam 50.657,03 TL'den sorumlu tutulabileceğini rapor etmiştir. Davacı vekili rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuş ve olaya ilişkin Adana CBS 2017/... sayılı dosyasının da derdest olduğunu bildirmiştir. Adana CBS 2017/... sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Soruşturma dosyasının incelenmesinden; şikayetçisinin ... şüphelisinin ... isimli firma olarak gösterildiği, soruşturmanın halen devam etmekte olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin rapora karşı itirazları; savcılık soruşturma dosyası da incelendikten sonra reddedilmiş, mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görülmüştür. Menfi tespit davasının düzenlendiği İİK 72/4 fıkrasına göre " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmiden" aşağı tayin edilemez.(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmisinden" aşağı olamaz." hükmü bulunmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun sözü geçen 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Yapılan açıklamalar kapsamında somut uyuşmazlık incelendiğinde; menfi tespit davasında, ispat yükü kural olarak davalı alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Davalı taraf dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile alacağını ispat etmiş; davalı taraf borcun ödendiğini ispatlayamadığından davanın reddi ile mahkememizce verilen tedbir kararının red kararı ile birlikte kaldırılması gerekeceğinden ( Yargıtay 12. H.D 2014/14767 E., 2014/18964 K.), İİK 72/4 maddesi gereği davacının, davalının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını karşılanması amacıyla icra dosyası asıl alacak bedeli olan %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilerek aşağıdaki şekilde hüküm hukuka uygun görülmüştür. KARAR: 1-Davanın REDDİNE, 2-Asıl alacak bedeli olan 50.657,03 TL'nin %20'si üzerinden icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 865,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 784,40 TL'nin karar kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. Katip ... ¸ Hakim ... ¸ **Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/14767, K. 2014/18964, T. 02.07.2012, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-14767-e-2014-18964-k-9b8c2ef38aca